THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

"RİA Novosti"nin Politika Yorumcusunun Yeni Karabağ Maceraları

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Yorumlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
15623
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
Bakü, 6 Mart 2013 – Newtimes.az
 
Uluslararası hukukta diğer devletlerin içişlerine karışmamak ana ilkelerden sayılır. Rus politika yorumcusu Vadim Dubnov ise bu kuralı çiğneyerek, Bakü'nün izni olmaksızın Dağlık Karabağ'a gitmiştir. Amacı ise, Azerbaycan'ın bu bölgesiyle ilgili yalan bilgilerle dolu yanlı bir makale yazmaktır. Genelde böyle yazıları, iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut durumundan rahatsız olanlar, bu ilişkileri soğutmak isteyenler yazıyor.
 
Azerbaycan-Rusya ilişkileri günümüzde hem ikili hem de çok yanlı düzlemde başarıyla gelişmektedir. Bu süreç zemininde Rusya'da bazı çevrelerin yanlı amaçlarını gösteren görüşleri ve iki ülke ilişkilerinin yüksek düzeyde olmasını istememesi üzüntü doğuruyor.
 
Hatta geçtiğimiz 20 yılda, oldukça karmaşık bir ortamda birçok başarı kaydederek, pekçok alanda stratejik ortaklık düzeyine yükselen Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin, Rusya'da bazılarının işine çomak soktuğu izlenimi bile akla geliyor. Vladimir Jirinovski ile birlikte, Vadim Dubnovda bunlar arasında sayılabilir.
 
Vadim Dubnov resmi bir yetkilidir. Ancak onun Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışması ile ilgili yaptığı açıklamalar Rusya'nın duruşu ile örtüşmüyor. Buna rağmen, konumunu korumayı sürdürüyor. V. Dubnov, bu tür bir yanlı tutumu Rusya devlet haber ajansı olan "RİA Novosti"nin yorumcusu olarak yayımlamıştır. Burada onun bu kuruluşun sitesinde Dağlık Karabağ ile ilgili yayımlanan son makalesini kastediyoruz (Bkz.: Карабах за 25 лет научился быть непризнанным. www.ria.ru,25 Şubat 2012). Yazıda Rus yorumcu sözde 25 yıldır Karabağ'da Ermeni devletinin şekillendiğini iddia ediyor. Bütün görüşlerini bu safsata ekseninde ifade etmeye çalışıyor.
 
O zaman, yazısını lirik ve edebi öğelerle süslemeye çalışsa da, kasıtlı amacını gizleyemiyor. Bu amacına ulaşmak için ise her türlü yolu deniyor. V. Dubnov’un uluslararası hukuku, siyasi gerçekleri, hatta Rusya'da yaşanan süreçlerin bile niteliğini dikkate almadan bir siparişçiye hizmet etmeye çalıştığı yazılanların mantığı ve içeriğinden açıkça görülmektedir. Onun savları yapaydır. Ermeni ayrılıkçılarla ilgili söylemek istediği olumlu düşüncelerin hiçbirini temellendiremiyor.
 
Bu bakımdan politika yorumcusunun yazısı birbiri ile ilişkisi olmayan, ilgisiz paragraflardan ibarettir. Örneğin, bu karalamanın başında Dağlık Karabağ'daki ayrılıkçıların hayatını çelişkili bir biçimde betimliyor. Bir yandan, çatışmanın çözümlenmediği için, Ermenilerin rahat olamadığını söylüyor. Onlar her an Azerbaycan tarafından bir saldırı bekliyor. Fakat diğer taraftan, sözde ayrılıkçılar bu hususa önem vermiyor, günlük işleriyle meşgul oluyorlar. Hatta çağdaş bir havaalanı yapmışlar. Turizmi geliştirmeyi düşünüyorlar. Bütün bunlar sebebiyle, V. Dubnov, uluslararası alanda tanınmasa da, Karabağ'da Ermenilerin devlet kurabildiği sonucunu çıkartıyor. Asıl konu budur.
 
Yanıtsız Sorular ya da Acemi Yorumcunun Siyasi Hataları
 
Şüphesiz, resmi bir yetkili olsa da V. Dubnov’un bu görüşleri sersemce olduğu kadar, tam bir amatörlük örneğidir de. Aynı zamanda, siyasi beceriksizliğin göstergesidir; çünkü devletin tam olarak kurulması iç ve dış koşulların ciddi şekilde, aynı derecede göz önüne alınmasıyla söz konusu olabilir. Eğer herhangi bir kurum uluslararası alanda kabul görmüyor ve teşkilatlar onu yasadışı olarak kabul ediyorsa, nasıl bir devletten bahsedilebilir? V. Dubnov, ayrılıkçıların bütçesinin olmadığını, onlara Ermenistan’ın yardım ettiğini bizzat kendi yazıyor. Dünyada bütçesi olmayan bir devlet var mıdır?
 
Sonra, herhangi bir toprak parçasında insanların yaşıyor olması, nasıl orada bir devletin var olduğu anlamına gelebilir? O zaman Rusya, Almanya, Fransa, Çin ve ABD'de onlarca bağımsız devlet vardır. Aslında, bu saçma görüşle V. Dubnov ulus devlet olmayan Rusya'nın devlet bütünlüğüne darbe vuruyor.
 
O zaman örneğin, yarın bir Azerbaycanlı gazeteci Çeçenistan, İnguşetya, Tataristan, Başkurdistan; Ural, Sibirya ya da diğer Rus eyaletlerinden bağımsız devletler olarak bahseden yazılar hazırlayabilir. O topraklarda Dağlık Karabağ'dan farklı olarak tüm sosyo-ekonomik altyapı, iletişim ağları, demiryolları, hava limanları mevcuttur. Bu baş belası politika yorumcusunun da gidip "bağımsız devletler" olarak o yerlerle ilgili röportajlar hazırlayabileceği görülüyor. Böyle olmuyorsa, onun Azerbaycan'ın bir vilayetine burnunu sokmasının arkasında yatan nedir?
 
Fakat Sayın Dubnov’a resmi bir kurumu temsil ettiğini unutmamasını hatırlatmak isteriz. Ayrıca hiçbir şekilde gerçeğin üzerinde oynanamaz. Yazdıklarının Rusya'nın resmi konumuyla örtüşmediğini ve içerik itibarıyla ülkesi için zararlı bile olduğunu göremiyor. Bu durumda, birkaç hususu tekrar hatırlatmak gerekir: Sayın Dubnov, Rusya AGİT Minsk Grubu eş başkanlarından olup ve uzun yıllardır Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasının çözümüyle ilgili meseleyi üstlenmiştir. Bu gerçeği dikkate alarak, siz Dağlık Karabağ ile ilgili görüşlerinizi ülkenizin şimdiki tarihine yansıtabilir misiniz? Siz görüşlerinizin vatanınız için ne kadar tehlikeli ve zararlı olduğunun farkında mısınız? Diyelim ki, Nikolay Bordyuja Rusya'nın üniter devlet olmadığını anlamıyor. Jirinovski ise, kendi siyasi amaçları için binbir şekle giriyor. Peki, size ne oldu? Bu yazı ile ne elde etmek istiyorsunuz? Bir sonuç elde edebildiniz mi?
 
Hayır, eğer bunu bilerek yapıyorsanız, yıkıcı bir tavır sergilemekten başka hiçbir şey elde edemeyeceksiniz. Ermenilerin Moskova olmadan bir hiç olduklarını bildiğini yazıyorsunuz. Onlar Rusya'nın desteği olmadan bir dakika bile var olamaz. Sayın politika yorumcusu, öyleyse Dağlık Karabağ'da kimin bağımsızlığından bahsediyorsunuz? Bu, Dağlık Karabağ'da ayrılıkçı rejimin var olmasında Kremlin’in parmağı olduğu anlamına mı geliyor? Fakat Rusya AGİT Minsk Grubu eş başkanlarındandır. Sizin mantığınızdan hareketle, Rusya’nın Güney Kafkasya'da yapay ve önyargılı jeopolitik oyunlarını sürdürdüğü sonucunu mu çıkartmalıyız?
 
Bu sorular ışığında V. Dubnov resmi yetkilisi olduğu ülkenin yeni dış politika yaklaşımıyla ilgili de görüşlerini bildirmektedir. Bu güvenlik yaklaşımında bütünleşmeden, uluslararası hukuk normlarına saygıdan, başkalarının içişlerine karışmamaktan bahsedilmiştir. Şimdi biz kime inanalım; Rusya Devlet Başkanı’na mı, bu ülkenin Dışişleri Bakanlığı’na mı, yoksa resmi haber ajansı olan "RİA"nın baş belası yorumcusuna mı? Belki de bu soruyu o yanıtlayabilir?
 
Newtimes.az
Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...