THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Erdoğan-Trump Görüşü: Sorulara Cevap Bulunamadı

Erdoğan-Trump Görüşü: Sorulara Cevap Bulunamadı
31 Mayıs 2017

Amerika'nın yeni yönetiminin tamamen farklı siyaset yürüteceği önceden tahmin ediliyor. Başkan Donald Trump`ın bazı devletlerin başkanları ile konuşmaları, belirli uluslararası meselelerle ilgili verdiği beyanatlar, ülke genelinde atmak istediği adımlar bu tür tahminlerin esaslı olduğunu ortaya koyuyordu. Bu süreçlerinlerin fonunda Amerika Devlet Başkanının Rusya Dışişleri Bakanından sonra Türkiye Cumhurbaşkanı ile yapacağı müzakerelerin içeriği büyük ilgi doğuruyordu. Washington'a Çin'den giden Recep Tayyip Erdoğan D.Trump`la görüşmeden üzüntülü kalmasa da, razı da görünmedi. Taraflar açık, somut konuşmuşlar. Türkiye Cumhurbaşkanı Trump`ın yeterince somut görüş bildiren, onu açık diyen bir siyasetçi olmasını ayrıca kaydetti. Ancak ilkesel tutum gösterisine gelince, örneğin, uzmanlar böyle bir hususa dikkat çektiler ki, tercüman Erdoğan'ın "terör örgütü YPG" kelimesini sadece "YPG" gibi ingilizceye çevirmiş. Bu demektir ki, Washington'la Ankara arasında Suriye'deki gruplarla ilgili görüş ayrılığı kalmaktadır. Küresel jeopolitik meselelerde de tarafların görüşlerinde farklılıklar vardır. İlk olarak Ortadoğu ile ilgili aralarındaki çelişkilerin keskinleşmesi gözlenilendir. Tüm bu gibi hususlar iki Başkanın yaptığı görüşmelerin analizini önemli kılıyor.

Riyad Zirvesi: Gerçek Tehlikeler, Vaatler ve Çıkış Yolu

Riyad Zirvesi: Gerçek Tehlikeler, Vaatler ve Çıkış Yolu
30 Mayıs 2017

Suudi Arabistan'ın başkentinde Arap-İslam-Amerika zirvesi yapıldı. Etkinliğe dünyanın çeşitli ülkelerinin liderleri katıldı. Zirvede uluslararası terörle mücadele temel müzakere konusu oldu. Amerikan Başkanı Donald Trump konuşması sırasında bazı tezler ileri sürdü. Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Novruz Mammadov bununla ilgili kendi röportajında kaydetti ki, aslında, ABD yönetiminin bütünüyle dış politikaya korrekteler etmesi söz konusudur. Aynı şekilde Donald Trump artık Amerika'nın diğer devletlere kendi yaşam tarzını yansıtmayacağını ve onlara yardım edeceğini açıkladı. Bu, tabii ki, ilginçtir, aynı zamanda, dikkate almak gerekir ki, onları gerçekleştirmek için güçlü siyasi irade gerekiyor. Çünkü şimdiye kadar büyük devletler terörle mücadelede çifte standartlara üstünlük verdiler. Önemlidir ki, zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı da katıldı. Somut olarak, uygarlıklar, dinler ve kültürler arasında işbirliğinin somut modellerini Azerbaycan'ın Devlet Başkanı birkaç yıldır ileri sürüyor. Bunların dikkate alınması genellikle dünya için ciddi faydalar verebilirdi.

Avrupa'da Türkofobi Eğilimleri Yalancı Demokrasi Perdesi Altında Saklı Tutuluyor

Avrupa'da Türkofobi Eğilimleri Yalancı Demokrasi Perdesi Altında Saklı Tutuluyor
28 Nisan 2017

Günümüzde yaşanan olaylar bir kez daha göstermektedir ki, Avrupa ortaçağ tefekküründen ileri gidememiştir. Günümüzde Avrupa'nın modernleşmenin ve küreselleşmenin çekirdeği olarak kabul edilmesine rağmen, olayların analizi gösteriyor ki, bu yaklaşım, sadece Batı değerlerinin tüm dünyaya tek şablonlar çerçevesinde uygulamasına dayanıyor. Şu anda kendisine ait olmayanların ötekiler hesap edilmesi ve bu ötekilerin bağımsız karar ve tercihlerine saygı gösterilmemesi Avrupa'nın ortaçağ tefekküründen doğuyor. Zira, Ortaçağ'da "İhtiyar kıta" sakinleri sadece Hıristiyan değerlere inanıyor ve bu değerlerin ötesinde olan hiçbir şeyi kabul etmiyorlardı. Avrupa "Hıristiyanlık Kalesi" olarak görülüyordu ve bu mekanda en büyük düşman veya rakip gibi Müslüman Türkleri görüyorlardı.

Batı Politikası: Liberalizm ile Popülizm Arasında

Batı Politikası: Liberalizm ile Popülizm Arasında
26 Nisan 2017

Dünyanın çeşitli bölgelerinde jeopolitik çatışmalar daha keskin seviyeye yükseliyor. Sivil insanların hayatlarını kaybetmesi halleri hızla artıyor. Büyük devletler adeta sırayla birbirini itham ederek, masum insanların başına bombalar yağdırıyorlar. Sanki insanlığı yok etmek için yarışma başladı. Bir takım analist ve uzmanlar bu gibi gelişmelerin arkasında hangi jeopolitik konuların durduğu üzerinde kafa yoruyorlar. Ünlü Amerikan analist, Harvard Üniversitesi Profesörü Joseph Nye yayınladığı makalesinde soruna jeosiyasetin genel ilkeleri ve evrimi açısından göz atmış. Uzman yaptığı analiz bazında 19`uncu yüzyıldan bu yana jeopolitik ortamda gözlenen değişikliklerin şu anda dünyayı riskli bir duruma getirdiği sonucuna varıyor. Somut olarak, o, Batı'nın liberalizm ile popülizm arasında kaldığını vurguluyor. Analist böyle bir durumun insanlığı yeterince tehlikeli duruma düşürebileceğini vurguluyor. Fakat sonra çok geç olabilir.

Tarihi Referandum: Türkiye Tekamül Yoluna Değişiklik Yapıyor

Tarihi Referandum: Türkiye Tekamül Yoluna Değişiklik Yapıyor
24 Nisan 2017

Kardeş ülkede Anayasaya değişikliklerle ilgili halk oylaması 16 Nisan tarihinde başarıyla sona erdi. Seçmenler yenilenmeye "evet" demişler. "Hayır" diyenler de az miktar teşkil etmezler. Ancak oylamanın maksimum demokratik olarak yapılması doğru sonuç almaya imkan verdi. Dünyanın çeşitli ülkelerinden tepkiler oldu. Türkiye'nin dostları tebriklerini gönderdiler. İlk olarak Azerbaycan Cumhurbaşkanının tebrik etmesi gurur vericidir. Çünkü Devlet Başkanı daima hakkın, adaletin, demokrasinin yanında oldu. Avrupa ülkeleri bir kez önyargılılık ve çifte standartlar gösterdiler. Onlar Türkiye'nin iç işine karışmaya çalışıyor ve çeşitli ithamlar ileri sürüyorlar.

Brzezinski'nin Yeni Öngörüleri: Küresel ve Bölgesel Jeosiyasetin Kavşağında

Brzezinski'nin Yeni Öngörüleri: Küresel ve Bölgesel Jeosiyasetin Kavşağında
17 Nisan 2017

Ünlü Amerikan stratejisti ve analisti, şu anda Washington Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nin Danışma Konseyi Eşbaşkanı olan Zbigniew Brzezinski son müsahibelerinin birinde bizim bölge için de önemli olan konular hakkında ilginç tezler belirtti. Küresel jeopolitik trendlerin analizi esasında o, eski Sovyet mekanında meydana gelen bütünleştirici kurumların kaderi ile ilgili somut fikirler ileri sürdü. Amerikan uzman düşünüyor ki, Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) geleceği yoktur. Yakın vadede bu örgüt dağılacak. Bunu kanıtlamak için Z. Brzezinski çeşitli argümanlar getiriyor. Aynı zamanda, o, eski Sovyet cumhuriyetlerinin bazılarının siyasi kursunu karakterize etmeye çalışır. Bu konuların üzerinde durmaya gerek görüyoruz.

Güney Kafkasya'da Jeosiyaset: Ermenistan'ın Savaş Arzusu

Güney Kafkasya'da Jeosiyaset: Ermenistan'ın Savaş Arzusu
14 Nisan 2017

Küresel düzeyde süpergüçlerin nüfuz uğruna mücadelesi çeşitli bölgelerde risk faktörünü daha da güncelleştirmiş. Aynı şekilde Güney Kafkasya'da süreçlerin gelişme senaryoları ilginçtir. Avrupa'nın "düşünce kuruluşları" bununla ilgili ilginç tahminler verirler. Onların görüşleri çeşitli açılardan farklıdır. Önemlisi ise Rusya ve çatışmalar konusunda düşündürücü tezler ileri sürüyorlar. Ermeni analistler daha fazla savaştan bahsediyorlar. Onlar hesap ediyorlar ki, sadece yeni savaş Ermenistan'ı bağımsız edebilir. Bu savaş ABD ile Rusya arasında olmalıdır. Yeteri kadar tehlikeli olan bu fikrin fonunda Güney Kafkasya'da jeopolitik manzaranın geleceği endişe uyandırıyor. Gerçekten, dünya bir sonraki Ermeni provokasyonuna uyacak mı?

Avrupa Birliği 2017 Yılında: Esas Çelişkiler ve Olası Dönüşümler

Avrupa Birliği 2017 Yılında: Esas Çelişkiler ve Olası Dönüşümler
10 Nisan 2017

Uzmanlar AB gibi büyük ve potansiyelli örgütün geleceğine yönelik düzenli tahliller yapıyorlar. Onların verdikleri tahminler her zaman ilginçtir. Hazırda dünya siyasi ortamında paradoksal durum oluştu. Bir yandan güvenlik sorunu daha da güncelleşmiş, diğer yandan ise bunu gerçekleştirebilecek güçler dengesi hala şekillenmemiş. AB`de gözlenen gelişmelere bu düzlemde bakıldığında, bazı düşündürücü hususlara rastlanıyor. Bu örgütün 2017 yılında karşılaşabileceği çelişkilerin analizi ilginçtir. Aynı zamanda, onun mümkün dönüşüm senaryoları da uzmanların dikkatini çekiyor. Onlar üzerinde durmaya gerek görüyoruz.

Ortadoğu Krizi Yeni Düzeyde: Büyük Güçler Etkinleşiyor

Ortadoğu Krizi Yeni Düzeyde: Büyük Güçler Etkinleşiyor
06 Nisan 2017

Son günler Suriye ve Irak'ta askeri çatışmalar daha da şiddetlendi. Bunun başlıca belirtilerinden biri sivil halkın bombalanması. Sonuçta, yüzlerce insan öldürüldü, binlerce kişi de mülteci durumuna düştü. Özellikle Musul'da durum, o kadar gergindir ki, hükümet askeri operasyonları durdurmuş. Suriye'de ise Minbiç ve Afrin etrafında jeopolitik gerginlik arttı. Burada Washington ve Moskova PYD`ye açık destek vermeye başladılar. Amerikalılar Rakka`ya saldırıdan bahsediyorlarsa, Ruslar Afrin`e temsilcilerini yerleştirmiş, çıkarlarını sağlamaya çalışıyorlar. Bunlara Ankara uygun tepki vermiş. "Fırat kalkanı" operasyonunun devam edeceğini söylüyorlar. Böylece Ortadoğu'da yeni gerginlik "üçgeni"nin – ABD-Rusya-Türkiye mücadelesinin çizgileri oluşmuş gibi görünüyor.

İslamabad Zirvesi: Jeopolitik Önemi ve Azerbaycan'ın Katkıları

İslamabad Zirvesi: Jeopolitik Önemi ve Azerbaycan'ın Katkıları
17 Mart 2017

Pakistan'ın başkentinde Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 13`üncü zirvesi yapıldı. Etkinliğe ilgi büyük oldu. Uzmanlar bu etkinliğin bir çok küresel jeopolitik konulara etkisinin olduğunu vurguluyorlar. Özellikle Güney Asya'da bölgesel işbirliği perspektifleri ile ilgili EİT üyelerinin faaliyetlerinin önemi büyüktür. Ortadoğu'da yaşanan süreçlerin dinamiğine de EİT`e dahil olan büyük devletler etk gösterebilirler. Bunların yanında, EİT ulaşım, ticaret, ekonomi, güvenlik, enerji gibi alanlarda geniş faaliyet gösteriyor. Ayrıca, Azerbaycan'ın teşkilatta aktifliği herkes tarafından kabul ediliyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in İslamabad Zirvesi'nde derin içerikli konuşması yukarıda vurgulanan hususlar bağlamında yeterince ilgiyle karşılandı.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...