THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Hak ve adaletin inkarı: Freedom House'un ön yargılı raporları

 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
2955
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 14 Şubat 2019 – Newtimes.az

Birtakım Batı'lı kuruluşların oluşturduğu ön yargılı ve objektif olmayan raporlara birçok kez rastlandı. Söz konusu raporlar sırasında insan haklarıyla ilgili olanları da görülüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House'un, ne denli "tarafsız" olduğu konusunda yeteri kadar örnek gösterebiliriz. Fakat Ermeni lobisinin çıkarlarına hizmet eden Freedom House'un 2019'a ilişkin raporu ve oluşturduğu basın özgürlüğü derecelendirme tablosu bir başka icat olarak görülebilir. Raporda yer alan hususlar Batı siyaset camiasının ifade ettiği tezlerle uyuşmuyor. Net olarak Batı devletleri, Ermenistan'da yapılan seçimlerde usulsuzlukların, yolsuzluğun, insan hakları ihlallerinin olduğunu söyledikleri sırada Freedom House, Ermenistan'a''kısmen özgür'' ülkeler sınıfında yer verdi. Aynı zamanda Azerbaycan'la ilgili çifte standartlara dayanan yaklaşım hala görülebilmektedir. Bu kadar ikiyüzlülük, haksızlık, yalancılık ve sahtekarlık nasıl yapılabilir? Kendisini demokrasinin beşiği olarak tanımlayan jeopolitik coğrafyada birtakım konularla ilgili kedi inadı yapılıyor. Bu noktada sıradan bir gerçeği bile anlamak istemiyorlar: el için kuyu kazan, evvela kendi düşer. Ayrıca bu tür davranmakla kendi itibarına gölge düşürüyorlar. Artık diğer toplumlar onları örnek olarak görmemekte, haksızlık kaynağı diye tanımaktadırlar. Bu durumda stratejik ölçekte kaybeden taraf kim oluyor? Bu konu üzerine detaylı değinmek istedik.

Bağımsız olmayan kuruluş: ön yargılı rapor

Freedom House, 2019'a ilişkin yeni rapor yayınladı. Yine eski geleneğine sadık kalarak ön yargılı ve çifte standartlar doğrultusunda değerlendirme yaptı. Ciddi olmayan, sözde bağımsız Freedom House, bir kez daha Ermenistan'ı "kısmen özgür", Azerbaycan'ı ise "özgür olmayan" ülkeler sınıfında değerlendirdi. Bu değerlendirmeni kimlerin yaptığını biliyoruz. Fakat konuyla ilgisi olan taraflar da vardır. Batı'da bazı güçlerin adalet duygusunu ve rasyonelliği tamamen kaybettikleri görülüyor. Hatta sıradan hataların yapıldığı da oluyor. Bu aslında beklenmedik bir durum değildir. Çünkü bir başkasıyla ilgili hadsiz konuşan birileri ne doğru dürüst akıla ne de doğru mantıka sahip olamazlar ve muhakkak hataya yolverirler. Freedom House da bu sıraya ait edilebilir. Onun "ünlü derecelendirmesi"ne bakmadan önce birtakım gerçekleri hatırlamağa çalışalım.

Birkaç ay önce Batı siyaset camiası, Ermenistan'da Sarkisyan döneminde seçimlerde yapılan usulsuzluklar, yolsuzluk, insan hakları ihlallerinin sık sık yaşandığını kaydederek seçim usulsuzluklarının sonucu olarak 1 Mart 2008 olaylarını gösteriyorlardı. Söz konusu olaylar sırasında Ermenistan güvenlik güçlerinin göstericilere ateş etmesi sonucunda 10 kişi hayatını kaybetti. Ancak Avrupalı politikacılar ve sivil toplum kuruluşları, Ermenistan'da seçimlerin uluslararası standartlara uygun şekilde yapıldığını sürekli ifade ettiler. Buna rağmen dönemin Freedom House raporunda Ermenistan, "kısmen özgür" ülkeler sınıfında yer aldı.

Ayrıca Ermenistan'da insan hakları ihlallerinin somut örneğini Başbakan Nikol Paşinyan oluşturmaktadır. Paşinyan, birkaç yıl boyunca hiçbir suçu bulunmaksızın hapis yattığını iddaa ediyor ve dönemin Ermenistan yönetiminde bulunan Serj Sarkisyan ve Robert Koçaryan bu yüzden şu an sorgulanıyorlar.Kuşkusuz, binlerce diğer örnekler de vardır. Ancak Paşinyan olayı farklı bir konu. Çünkü Ermenistan Başbakanı, ülkede kendi hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini açık şekilde itiraf etti. Fakat Freedom House,buna rağmen Ermenistan'a "kısmen özgür" ülkeler sınıfında yer veriyor.

Bunun yanı sıra politika uzmanları, yolsuzluğun Ermeni yönetimini ve toplumunu tamamen kapsadığını uzun süredir dile getiriyorlar. Yolsuzluğun olduğu ortamda suç oranı önemli ölçüde artıyor, vatandaşların özgürlükleri ciddi biçimde kısıtlandırılıyor. Örneğin, bu durumda iş hayatı normal faaliyet yürütemez. Örgütlenmeler, ticarette ve iş hayatında kayırmacılık, haksızlık her alanda tüm hızıyla devam ediyor. Bu durumda yabancı yatırımcılar ülkede iş yapmak istemiyorlar. Ülke tamamen çökmüş durumda. Ermenistan yönetimi, yolsuzlukla ilgili binlerce dava açıldığını beyan etti. Hatta bir defasında Başbakan Paşinyan, ülkede yolsuzlukla ilgili konuşanlara "Yeter artık dayanamıyorum, git bir başkasına konuş", diye sitem etti. Paşinyan, duyduğu cinayetlere inanamadığını da belirtti. Fakat Freedom House, tüm bu cinayetleri görmezden gelerek Ermenistan'a özgür ülkeler sınıfında yer veriyor.

İşte, Ermenistan'ın devlet olarak kimliğini somut şekilde gösteren son gerçek: Haynews.am haber sitesinin yönetmeni ve Ermeni Kartalları: Birlik Ermenistan Partisi başkan yardımcısı Mger Yegiazaryan, Ermenistan'ın Nubaraşen hapishanesinde başlattığı 44 günlük açlık grevi sonucunda hayatını kaybetti. Yegiazaryan, ölmeden önce bir mektup yazdı. Ermenistan basınında yer alan haberlere göre mektupta şöyle yazıyor: "Otuz yıl boyunca beni susturamadılar ve ben konuşmağa devam edeceğim. Devletten tek kuruş bile çalmadım, vatanı beni suçlu yapmağa kalkışan şimdiki yönetimden daha fazla sevdim."

Yegiazaryan, mektubunda önceki dönemlerde olduğu gibi yönetimde bulunanların kendisini işlemediği cinayette suçlamağa çalıştıklarını yazdı. Fakat Yegiazaryan, tamamen suçsuz olduğunu açık şekilde kaydediyor. Aynı zamanda sorumluluk almaktan kaçınmadığını da belirtiyor.

Ermenistan'da siyasi mahkumun ölümü:... ve Batı'nın suskunluğu

Bu husus Ermenistan'da insanların siyasi görüşlerine göre asılsız ittihamlar doğrultusunda hapise atılmasının artık sıradan bir olaya dönüştüğünü gösteriyor.En son Yegiazaryan'ı asılsız ittihamlarla suçlayıp öldürdüler. Fakat Batı'lı tüm sivil toplum örgütleri, siyaset camiası bunu görmezden geliyor. Ayrıca Freedom House, kendi raporunda bu olaya asla önem vermedi. İnanılır gibi değil, bir insan ölümü yaşanıyor, bir siyasi mahkum, gazeteci hapishanede ölüyor, fakat sözde ''demokrasi'' yanlıları hala suskunluklarını bozmuyorlar...

Bunun yerine Azerbaycan'a özgürlüğün olmadığı ülkeler sınıfında yer veriyorlar. Bu gerçekten inanılır bir durum değildir. Hangi verilere dayanarak bunu yapabilirler? Birileri Mehman Hüseynov'u örnek göstermeğe kalkışıyorsa kaydetmek gerekir ki kendisinin can güvenliği için bir tehdit bulunmuyor. Hüseynov, açlıktan ölmüyor, hapis süresi asılsız şekilde uzatılmıyor,tüm hakları temin ediliyor. Oysa Yegiazaryan'a "özgürlüğün olduğu" Ermenistan'da tüm bu imkanların hiçbiri nasip olmadı.

Azerbaycan'la ilgili başka hususlar da bulunuyor. Azerbaycan'da muhalefet gösteriler düzenliyor, oysa Ermenistan'da muhalefet neredeyse hiç görülmemektedir. Varsa eğer, son bir senede hangi bir gösteri düzenlemiştir? Ülkede iktidar da, muhalefet de Paşinyan olmaktadır. Ancak Freedom House, "kısmen özgür ülke"de tam da böyle olması gerektiğini belirtmektedir. Peki bu yalana kim inanır? Bundan böyle Batı'da demokrasinin olduğuna kim inanır?

Aslında uluslararası örgütlere, Batı'da bulunan sivil toplum kuruluşlarına sorulması gereken birtakım sorular vardır. Örneğin, Ermenistan'ın, Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini işgal altında tutması uluslararası hukukun hangi maddesine dayanıyor? Yahut Ermenistan'ın kendi komşusunun topraklarını işgal etmek hukukunun olduğu hangi uluslararası örgütün veya sivil toplum kuruluşunun içtüzüğünde yazıyor? Böyle değilse eğer işgalci ülke hangi prensip doğrultusunda "kısmen özgür" ülke olarak görülüyor? Batı'lı politikacılar ve politika uzmanları, bu soruları net şekilde cevaplayamaz. Bu husus argüman veya bilgi eksikliğiyle ilgili değildir. Çünkü bu sorular doğrudan adaleti gösteriyor. Bu sorular hak, dürüstlük ve haklı itirazı içeriyor. Fakat tüm bu hususların Freedom House için bir anlam taşımadığı anlaşılıyor.

Ancak biz tüm eksiklikleri anlamağa çalışıyoruz. Azerbaycan laik bir Müslüman devlet olarak Güney Kafkasya'nın lideri, bölgenin en hızlı gelişme kaydeden ve hep bağımsız politika yürüten tek ülkesi konumundadır. Azerbaycan bir örnek sunmaktadır ve devlet altyapısının oluşturulması açısından kaydadeğer model olarak görülüyor. Politikada aktif şekilde görülen Azerbaycan Cumhurbaşkanı, sık sık bölgesel ve küresel iş birliği modelleri sunuyor. Bu iş birliği modelleri herkesçe kabul ediliyor ve büyük katkı sağlıyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı, devamlı reformlar gerçekleştiriyor. Ülkeye yatırım yapması için yabancı iş adamlarını davet ediyor ve sonuçta milyarlarca dolar değerinde sermaye Azerbaycan'a emanet ediliyor.

Azerbaycan devlet başkanı, dinler, medeniyetler ve uygarlıklar arasında diyaloga katkı sağlayan birtakım programların da girişimcisidir. Bakü Süreci diye tanımlanan diyalog projesi somut başarılar elde etmiştir.

Azerbaycan yürüttüğü enerji politikasıyla bölgesel ve küresel iş birliğine büyük katkı sağlıyor, ulaştırma alanında ciddi iş birliği gerçekleştiriyor. Azerbaycan, artık Güney Kafkasya'nın jeopolitik kavşağı fonksiyonunu yürütmektedir.

Kaydedilen tüm bu özellikler dünyada bir takım güçleri rahatsız ediyor. Bu güçler, Güney Kafkasya'da Müslüman bir devletin iki Hristiyan ülkeye oranla önemli ölçüde ileride olduğunu kabullenemiyorlar. Bu hususun göstergelerinden birisini de Freedom House'un tarafsız olmayan derecelendirme tabloları oluşturuyor. Fakat gerçekler net şekilde gözüküyor. Azerbaycan, bölgenin parlayan yıldızıdır. Ülkenin kalkınmasının önünü kesmeğe çalışanların bu niyeti amacına ulaşmayacaktır. Azerbaycan'a çamur atmak isteyenler bunu başaramayacaktır. Çünkü "Azerbaycan, dünyaya doğan bir Güneş"tir. Güneş'e çamur atılamaz.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...