THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Azerbaycan'ın yeni iş birliği girişimleri: Cumhurbaşkanı'nın Beyaz Rusya ziyaretinin üç tarihi özelliği

 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
3565
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 26 Kasım 2018 – Newtimes.az

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Beyaz Rusya'ya gerçekleştirdiği beşinci ziyaret politika uzmanlarının büyük ilgisine neden oldu. Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nı sabırsızlıkla beklediklerini açıkca dile getirdi. Cumhurbaşkanları, yaptıkları görüşmelerde ciddi konuları ele aldılar ve mutabakata vardılar. İki ülke arasında çeşitli alanlarda anlaşmalar imzalandı. İlham Aliyev ve Aleksandr Lukaşenko, ortak bildiriyi de imzaladı. Tüm bu söylenenler doğrultusunda politika uzmanları, Azerbaycan-Beyaz Rusya ilişkilerini bölgesel ve küresel bazda değerlendirmeğe çalışıyorlar. Uzmanlar, Bakü'nün ve Minsk'in, samimi stratejik partner olduklarını bir kez daha onayladıklarını kesin bir dille söylemekteler. Bu eğilimin daha da gelişeceği bekleniyor. Konunun bu yönü birtakım jeopolitik faktörlerle ilgilidir. Bu faktörlerın birbirine bağlantılı şekilde yorumlanması Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın, Beyaz Rusya ziyaretinin üç tarihi özelliği üzerine konuşmak için zemin oluşturuyor.

Tarihi dostluk ve çağdaşlık: Bakü-Minsk iş birliğinin temel prensipleri

Minsk'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nı sabırsızlıkla bekliyorlardı. Bunu Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko bizzat açık söyledi. Lukaşenko, Azerbaycan-Beyaz Rusya iş birliğinin başka bir devlete karşı yönelmediğini ve iki ülke arasında stratejik partnerliğin hep devamlı olacağını da sözlerine ekledi. Tabii, bu kelimeler sıradan bir devletle ilgili söylenmemektedir. Özellikle Ermenistan yönetiminin, Beyaz Rusya'ya yönelik birtakım suçlamalarda bulunduğu bir dönemde Lukaşenko, asıl dost, güvenilir partner olduğunu sergiledi. Aynı zamanda, bu açıdan baktığımızda İlham Aliyev'in, Beyaz Rusya ziyaretinin üç tarihi özelliğini de görmek mümkün.

Önce kaydetmek gerekir ki meselenin bu yönü jeopolitik açıdan da son derece önemlidir. Çünkü Ermenistan'la Beyaz Rusya aynı siyasi-askeri örgütte yer alıyor. Fakat Minsk, cesaretli, tarafsız ve objektif tutum sergileyerek haklı tarafa karşı gelmeyeceğini açıkca sergiledi.

Bunun bir nedeni, Azerbaycan ve Beyaz Rusya devlet başkanlarının birbirine duydukları büyük saygıya bağlıdır. Diğer yönden ise Azerbaycan, Güney Kafkasya'da hızla gelişen tek ülke. Böyle bir ülkeyle iş birliği yapmak her ülkenin çıkarlarına uygundur.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Minsk'de yaptığı görüşmeler ve imzalanan anlaşmaların içeriği bu tezi tam şekilde doğrulamaktadır. Azerbaycan'la Beyaz Rusya, neredeyse tüm alanlarda - ekonomi, ticari, ulaşım, enerji, askeri-savunma, olağanüstü hal, çevre, ortak üretim alanlarında iş birliğini yeni düzeye ulaştırmak yönünde adımlar atmışlar. Uzmanlar, bu adımlar arasında birkaç önemli noktaya ayrıca vurgu yapıyorlar.

İlk sırada, Minsk'in, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tamamen desteklemesini ve Yukarı Karabağ sorununun uluslarlarası hukuk normları doğrultusunda adaletli biçimde çözüme kavuşmasını temel prensip olarak gördüğünü kaydetmek gerekiyor. İlham Aliyev, Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı ile ortak basın açıklamasında bu konuda net konuştu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı, "Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümü konusunda Beyaz Rusya'nın tutumu için kendi adıma ve Azerbaycan halkı adına son derece minnetdar olduğumu belirtmek isterim. Ortak bildiride vurgular çok net. Bildiride, bu sorunun, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı ilkeleriyle ilgili Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde uluslararası hukuk normları doğrultusunda çözülmesi gerektiği kaydediliyor. Beyaz Rusya'ya gerek bizim, gerekse de tüm bölge için son derece önemli olan meselede objektif tutum sergilediği için minnettarız'', şeklinde konuştu (Bkz: Azerbaycan ve Beyaz Rusya Cumhurbaşkanları'nın basın açıklaması / AZERTAC, 19 Kasım 2018). Bu husus, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın ziyaretinin tarihi öneminin birinci yönünü oluşturuyor. Çünki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün Astana Zirvesi'nin ardından Beyaz Rusya'nın nasıl tutum sergileyeceği önem taşıyordu.

Ermenistan yönetimini en çok kızdıran Beyaz Rusya'nın bu konuda sergilediği adaletli yaklaşımdır. Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı, böylece tüm dünyaya net mesaj verdi.

Ermenistan'ın diğer eleştirileri daha ziyade bahane niteliktedir. Çünkü Cumhurbaşkanı Lukaşenko, Yukarı Karabağ sorununun çözümü sürecinde haklı tarafın yanında yer aldığını defalarca belirtti. Bu süreçte Azerbaycan haklı olan taraftır. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanı Lukaşenko, tarihi açıdan da Azerbaycan'la Beyaz Rusya'nın birbiriyle yakından bağlılığına vurgu yapmış oldu.

Bu noktadan yola çıkarak Rusya'dan olan bazı politika uzmanları bile Cumhurbaşkanı Lukaşenko'yu türkçülük yapmakta eleştirmekteler. Fakat doğal olarak bu konunun gerçekle hiçbir bağlantısı bulunmuyor. Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı, bu noktada Osmanlı döneminde söz konusu devletler arasında ilişkilerin gelişmesine vurgu yapmış. Ayrıca sovyet döneminde de Beyaz Rusya'yla Azerbaycan'ın ilişkileri hep üst düzeyde olmuştur. Tabii, bu hususta Büyük Önder Haydar Aliyev'in ihsanı ve etkisi büyük rol oynamıştır.

Yeni aşama: Dönemin talebine uygun ortak kalkınma hattı

Şimdi Azerbaycan-Beyaz Rusya ilişkileri küresel düzeyde yeni anlam taşımaktadır. Minsk'te yapılan görüşmelerde Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın yaptığı teklif dediklerimizi net şekilde onaylıyor. İlham Aliyev, Azerbaycan ve Beyaz Rusya heyetlerinin katılımıyla gerçekleşen görüşmede, "Kanaatimce, gelecek iş birliğimizin başlıca yönlerinden biri ulaştırma olacak. Konuşmanızda "Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru"na değindiniz. Azerbaycan, kendi torpaklarında söz konusu koridorun faaliyetiyle ilgili tüm çalışmaları bitirdi. Şimdi biz bu gün büyük hacimde taşıma kapasitesine sahip ulaştırma altyapımızın daha da modernleştirilmesi işlerini yapıyoruz. Azerbaycan, ayrıca "Doğu-Batı Ulaştırma Koridoru"nun da önemli aktörlerinden biridir." söyledi (Bkz: Azerbaycan ve Beyaz Rusya Cumhurbaşkanları'nın heyetlerin katılımıyla görüşmesi gerçekleşti / AZERTAC, 19 Kasım 2018). Bu husus ise İlham Aliyev'in, Beyaz Rusya'ya ziyaretinin tarihi öneminin ikinci yönünü ifade ediyor.

Bu noktada İlham Aliyev, son derece büyük önem arzeden jeopolitik hususa değinmiştir. Azerbaycan, uluslararası projelerde aktif katılımcı olmanın yanı sıra girişimci vasfında da rol alıyor. Net olarak, Beyaz Rusya'yı "Yeni İpek Yolu ekonomi kemeri" projesinde daha aktif rol almağa davet ediyor, bunun gerçekleşme mekanizmasını da gösteriyor. Bu mekanizma, "Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru" ve "Doğu-Batı Ulaştırma Koridoru" arasında bağlantı kurmak yoluyla gerçekleşebilir. Söz konusu projelerden birine önem verip, diğerini dikkate almamak jeopolitik dengeyi altüst edebilir ve karşılıklı faydaya dayalı iş birliği prensibine zarar verebilir. Bu nedenle Azerbaycan, her iki ulaştırma koridorunu çıkarları doğrultusunda verimli şekilde kullanmakla gerçek anlamda bölgesel jeopolitik güzergahların kavşağı vasfında kendini ispatlıyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı, tüm bu söylenenleri göz önünde bulundurarak, "Düşünüyorum, bu iki önemli ulaştırma güzergahıyla ilgili ülkelerin faaliyetinin ilişkilendirilmesi iş birliği için tamamen yeni ortam oluşturacak, on binlerce kişiye istihdamın sağlanmasıyla sonuçlanacak, ülkelerimiz arasında taşımaları önemli ölçüde artıracak.", şeklinde konuştu. (Bkz, a.g.k.)

Bu hususlar bazında uzmanların büyük ilgisini çeken askeri-teknik alandakı iş birliği ayrı bir önemli nokta konumundadır. Minsk, bu yönde Azerbaycan'la iş birliğinin hep gelişeceğini ve kimsenin buna karşı gelmesinin hiçbir etkisinin bulunmayacağını doğrudan beyan etti. Net olarak, Azerbaycan'la Beyaz Rusya arasında hava savunma silah ve sistemlerinin donanımı alanında karşılıklı faydaya dayalı iş birliğinin pekiştirilmesine ilişkin Mutabakat Anlaşması imzalandı.

Bu, Azerbaycan'ın hava sahasının tam şekilde savunulması anlamına geliyor. Tabii, bu, Ermenistan için arzu edilen bir husus değil. Fakat Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'nin, gücünü devamlı olarak artıracağını ve işgalciyi Azerbaycan topraklarından püskürtmek için tüm imkanlarını ve gücünü kullanacağını işgalci ülkenin bilmesi gerekir. Ordumuzun önüne hiçkimse geçemeyecek.

Kuşkusuz, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Minsk ziyaretinin başarıyla gerçekleşmesinde az önce belirttiğimiz hususlar önemli rol oynamıştır. Bunun yanı sıra Azerbaycan'la Beyaz Rusya arasında tarım makineleri üretimi alanında iş birliğini yeni düzeye ulaştırmak konusunda mutabakatın sağlanması da ciddi öneme haiz. Özellikle, iki ülke Türkiye'de beraber traktör yapımına başlamağı planlıyorlar.

Ayrıca iki ülkenin iletişim ve ileri teknolojiler alanında iş birliği yapmasına ilişkin anlaşma da imzalandı. Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı, bu anlaşmaya büyük önem veriyor. Gerçekten ortak makine üretimi Azerbaycan'ın artık makine ve teknoloji alanında geliştiğini gösteriyor. Üstelik, bu süreç önce uluslararası iş birliği bazında yaşanıyor. Bu yenilik, devlet başkanının Beyaz Rusya'ya ziyaretinin tarihi öneminin üçüncü yönü gibi değerlendirilebilir.

Nitekim, Azerbaycan, gerçek anlamda yeni kapsamlı iş birliği modellerini gerçekleştirme aşamasına girmiş bulunuyor. Devlet başkanı İlham Aliyev'in Beyaz Rusya ziyaretinin en çok ilgi çeken ve önemli yönlerinden birini işte bu husus oluşturuyor.

Böylece, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan devleti için büyük öneme haiz daha bir önemli ziyaret gerçekleştirti. Beyaz Rusya-Azerbaycan iş birliği hem ikili ilişkilerin, hem de uluslararası alanda verimli iş birliği formatlarının gelişmesi açısından ciddi bir ilerleme kaydetmiştir. Tüm dünya, bu sürecin Azerbaycanın dış politikasının önceliklerine ve uluslararası hukuk normlarına tam uygun biçimde devam etmesini bir kez daha görmüş oldu.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...