THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Yeni asılsız Ermeni iddiaları: Çözüm sürecinin önündeki engeller ve eş başkanların sorumluluğu

Yeni asılsız Ermeni iddiaları: Çözüm sürecinin önündeki engeller ve eş başkanların sorumluluğu
12 Nisan 2019

Ermeni basınında Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümüne ilişkin propaganda amaçlı ön yargılı ve tahrifedici yazılar yer almaktadır. Birtakım politika uzmanı, işgal sonrası oluşan durumun ebedi ve değiştirilemez olduğunu sunmağa çalışıyor, bu yaklaşımı asla kabul etmeyen Azerbaycan yönetimiyle ilgili yanlış demeçlerde bulunuyorlar. Çözüm sürecinin formatına sadık kalan Bakü yönetimi, hep olumlu tutum sergiliyor ve bu süreç devam ediyor. Azerbaycan yönetiminin talebi hiç değişmiyor: işgalci ülkenin ilhak ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi gerekir. Bu talep BM İçtüzüğü'ne, uluslararası hukuk normlarına birebir uygun. Fakat Ermenistan, herkesçe açık şekilde görülebilir durumu yıllarca destekcilerinin yardımıyla belirsizliğe sürüklemekte ve bölgede risk faktörü olarak kalmaktadır. Viyana görüşünün ardından Ermenistan yönetiminin, savaş söylemlerinden vaz geçeceği bekleniyordu. Fakat son gelişmeler farklı sürecin yaşandığını gösteriyor. Bu yüzden meselenin bu yönünün jeopolitik analizini yapmağa karar verdik.

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü: çelişkilerin yeni aşaması

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü: çelişkilerin yeni aşaması
05 Nisan 2019

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla ABD başkentinde ihtişamlı kutlamalar yapıldı. Jübile etkinlikleri gürültülü açıklamalar eşliğinde gerçekleşti. Üye devletler arasında görüş ayrılığı çerçevesinde birtakım olaylar da yaşandı. Politika uzmanları, bu olaylar doğrultusunda analizler yapıyor ve tahminlerde bulunuyorlar. Özellikle ABD-Türkiye ilişkileri konusunda yorumlar yapılmaktadır. Fakat bu konuda önemli bir husus dikkate alınmıyor: Amerika, genellikle NATO üyeleriyle zıtlık içindedir. Fransa ve Almanya'nın, bağımsız Avrupa Ordusu oluşturulması tezini gün ışığına çıkarması tam da bu hususla ilişkilendirilmektedir. Bu gelişmeler bazında Amerika'nın, Türkiye'ye karşı asılsız iddialarının temel yapısını anlamak mümkündür. Diğer yönden, bu noktada Rusya faktörünü de dikkate almak gerekir. Bütün bu hususların yanı sıra NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü bazında büyük devletler arasında jeopolitik ilişkilerin önemli yönlerini detaylı biçimde ele almağa karar verdik.

Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporu: kapsamlı ve kararlı faaliyetin katkıları

Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporu: kapsamlı ve kararlı faaliyetin katkıları
19 Mart 2019

Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı Novruz Mammadov, Milli Meclis'te Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporunu sundu. Rapor, tüm ayrıntılarına kadar milletvekillerinin büyük ilgisini çekti. Raporu kapsamlı şekilde yorumlayarak sunan Başbakan, hükümetin geçtiğimiz yıldaki faaliyetini detaylı biçimde anlattı. Raporda kaydedilenler doğrultusunda geçen yıl hükümetin, faaliyetini ülkenin stratejik kalkınma programına uygun biçimde yürüttüğü görülüyor. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı'nın belirlediği bütün hedeflere ulaşılmasına çalışıldığı anlaşılıyor. Sonuçta bütün alanlarda başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Başbakan'ın sunduğu raporun analizi Azerbaycan'ın, 2018 yılında büyük başarılar elde ettiğini gösteriyor. Bu başarılar üzerine detaylı yorum yapılmasının önemini dikkate alarak konunun tüm ayrıntılarını ele almak gereksinimi duymaktayız.

Azerbaycan-BM: 27 yıllık iş birliğinin gelişme özellikleri

Azerbaycan-BM: 27 yıllık iş birliğinin gelişme özellikleri
07 Mart 2019

Azerbaycan'ın, Birleşmiş Milletler üyeliğinin 27. yıldönümü tamamlandı. Politika uzmanları, 2 Mart 1992'den günümüze kadar Azerbaycan ile BM arasında ilişkilerin kaydadeğer şekilde geliştiği yönünde ortak görüş belirtmektedirler. Azerbaycan, bu süre zarfında BM ile ilişkilerini bütün alanlarda hızla geliştirmeği başarmıştır. Fakat bağımsızlığın ilk yıllarında BM ile ilişkilerde birtakım sorunlar yaşanıyordu. Dönemin Azerbaycan yönetiminin politik açıdan deneyimsizliği ve bazı güçlerin tahripkar faaliyetleri sonucunda ülke, BM ile aktif şekilde iş birliği yapamadı. Milli Lider Haydar Aliyev'in yönetime dönüşüyle durum tamamen değişti. Söz konusu dönemden itibaren Azerbaycan'la BM arasında iş birliği kapsamlı şekilde devam etmenin yanı sıra bağımsız Azerbaycan'ın çıkarları doğrultusunda gelişti. Bu bağlamda Azerbaycan-BM ilişkilerinin jeopolitik özellikleri üzerine detaylı değinmenin gerekli olabileceğini düşünüyoruz.

Dış politikada ulusal çıkarlar: Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın dünyaya mesajı

Dış politikada ulusal çıkarlar: Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın dünyaya mesajı
20 Şubat 2019

Modern dönemde bağımsız politika yürütmek asla kolay olmamaktadır. Günümüzde küresel çapta zıtlıklarla dolu bir jeopolitik süreç yaşanıyor. Büyük devletler kendi çıkarlarını sağlamak için güç kullanmaktan kaçınmıyorlar. Bu durumda uluslararası hukuk kurallarının ihlalleri yapılabilir ve uluslararası örgütlerin iradesi dikkate alınmıyor. Böyle bir ortamda bağımsızlıklarını sağlamış ülkelerin dış politikayı hangi prensipler doğrultusunda oluşturması konusu büyük önem taşır. Ayrıca bağımsızlığını yeni kazanan devletlerin dış politikanın yönünü belirledikleri artık birkaç yıl oldu. Azerbaycan'ın dış politikasında başlıca prensip neden oluşuyor? Günümüzde bu prensiplerin gözetilmesi ne kadar mümkün olabilir? Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Real Televizyonuna verdiği röportajda bu tür soruları detaylı biçimde cevapladı.

Hak ve adaletin inkarı: Freedom House'un ön yargılı raporları

Hak ve adaletin inkarı: Freedom House'un ön yargılı raporları
14 Şubat 2019

Birtakım Batı'lı kuruluşların oluşturduğu ön yargılı ve objektif olmayan raporlara birçok kez rastlandı. Söz konusu raporlar sırasında insan haklarıyla ilgili olanları da görülüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House'un, ne denli "tarafsız" olduğu konusunda yeteri kadar örnek gösterebiliriz. Fakat Ermeni lobisinin çıkarlarına hizmet eden Freedom House'un 2019'a ilişkin raporu ve oluşturduğu basın özgürlüğü derecelendirme tablosu bir başka icat olarak görülebilir. Raporda yer alan hususlar Batı siyaset camiasının ifade ettiği tezlerle uyuşmuyor. Net olarak Batı devletleri, Ermenistan'da yapılan seçimlerde usulsuzlukların, yolsuzluğun, insan hakları ihlallerinin olduğunu söyledikleri sırada Freedom House, Ermenistan'a''kısmen özgür'' ülkeler sınıfında yer verdi. Aynı zamanda Azerbaycan'la ilgili çifte standartlara dayanan yaklaşım hala görülebilmektedir. Bu kadar ikiyüzlülük, haksızlık, yalancılık ve sahtekarlık nasıl yapılabilir? Kendisini demokrasinin beşiği olarak tanımlayan jeopolitik coğrafyada birtakım konularla ilgili kedi inadı yapılıyor. Bu noktada sıradan bir gerçeği bile anlamak istemiyorlar: el için kuyu kazan, evvela kendi düşer. Ayrıca bu tür davranmakla kendi itibarına gölge düşürüyorlar. Artık diğer toplumlar onları örnek olarak görmemekte, haksızlık kaynağı diye tanımaktadırlar. Bu durumda stratejik ölçekte kaybeden taraf kim oluyor? Bu konu üzerine detaylı değinmek istedik.

ABD'nin Azerbaycan'a büyük ilgisi: Bolton, iş birliğinin üç yönü üzerine

ABD'nin Azerbaycan'a büyük ilgisi: Bolton, iş birliğinin üç yönü üzerine
04 Şubat 2019

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un, 29 Ocak'ta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından siyaset camiasında ve politika uzmanları arasında büyük bir hareketlilik yaşanıyor. ABD'nin Güney Kafkasya politikasında ne türlü değişikliğin yapıldığına ilişkin tahminlere sık sık rastlanıyor. Bu olaydan birkaç gün önce John Bolton'un, Nikol Paşinyan'ı da telefonla araması ilgi doğuruyor. Ermenistan Başbakanı, telefon görüşmesi sırasında ciddi konulara değinmediklerini belirtse de Ermeni politika uzmanları buna inanmıyorlar. Paşinyan'ın bazı hususları gizli tuttuğu düşünülüyor. Bunun yanı sıra John Bolton'un, Paşinyan'la bölgesel konuları, özellikle Yukarı Karabağ sorununu ele almağa gerek duymadığı izlenimi oluşuyor. Bolton'un, bu konuyu başlıca olarak Azerbaycan ile ele almağa özen gösterdiği anlaşılıyor. Bu gerçeklik bazında John Bolton ile İlham Aliyev arasında yapılan görüşmede ele alınan konular jeopolitik önem taşıdığı için bu hususa detaylı değinmek ihtiyacı duymaktayız.

Stratejik ortaklığa doğru: Erdoğan'ın "soğuk" Moskova'da "sıcak" müzakereleri

Stratejik ortaklığa doğru: Erdoğan'ın "soğuk" Moskova'da "sıcak" müzakereleri
28 Ocak 2019

Büyük devletlerin iş birliği sadece ulusal sınırlarla kısıtlı kalmamaktadır. Bu devletler, büyük jeopolitik alanda gelişmelerin hareketliliğini etkileyebilirler. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Moskova ziyareti bu bağlamda ele alındığında ilginç sonuçlara varılabilir. İki büyük devlet neredeyse tüm konularda iş birliğinin gelişmesine ilişkin mutabakat sağladı. Bu ise kapsamlı konularda beraber faaliyet yürütmek anlamına geliyor. Doğal olarak bu bağlamda akıllara önce Suriye meselesi gelir. Suriye konusunda Putin'le Erdoğan, faydalı fikir alışverişi yaptı, somut anlaşma sağlandı. İki devlet başkanı, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulması, teröre karşı ortak mücadele, istikrarın sağlanması, İdlip, Menbiç konuları, askeri alanda iş birliği ve diğer konularda ortak görüş sergiledi. Bu bazda ticaret, üretim, turizm, nükleer ve enerji alanlarında iş birliğini genişlendirmeğe ilişkin mutabakat sağlanması güncel konulardan biri olarak görülüyor. Aynı zamanda Türkiye ile Suriye arasında 1998 yılında imzalanan ve Adana Anlaşması olarak tarihe geçen anlaşmanın tekrar gündeme taşınması büyük önem arz ediyor.

Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı: dünya enerji haritasında yeni gelişme

Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı: dünya enerji haritasında yeni gelişme
17 Ocak 2019

Günümüzde küresel jeopolitik düzeyde karışık ve risklere sık sık rastlandığı süreç yaşanıyor. Bu süreç tüm dünyada farklı alanlarda belirsizliklere neden oluyor. Politika uzmanları, tüm insanoğluna fayda verebilecek iş birliği formatlarının gerekliliğini özellikle kaydediyorlar. Bu bağlamda Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı politika uzmanlarının büyük ölçüde ilgisini çekiyor. Söz konusu devletler karışık jeopolitik bölgede bulunuyorlar. Rusya ve Türkiye büyük devletler olarak dünya politikasını etkilemek gücüne sahipler. Azerbaycan, Güney Kafkasya'da lider devlet olarak bağımsız politikasını kararlı biçimde yürütüyor. Bunun yanı sıra Rusya'da ve Azerbaycan'da zengin enerji rezervleri bulunuyor. Bu nedenle söz konusu üç ülkenin iş birliği yapması bölgesel ve küresel kapsamda jeopolitik önem arz etmektedir. Bu bağlamda birtakım önemli hususları ele almak gereksinimi duymaktayız.

Pompeo Orta Doğu'da: Washington'un bölgeye ilişkin stratejik planlarının yönleri

Pompeo Orta Doğu'da: Washington'un bölgeye ilişkin stratejik planlarının yönleri
14 Ocak 2019

Politika uzmanları, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Orta Doğu ülkelerine ziyaretinin birtakım özellikleri üzerine yorumlar yapıyorlar. Doğal olarak, konuya jeopolitik açıdan yaklaşılıyor. Washington'un Orta Doğu için karmaşık bir aşamada ne biçim adımlar atmağa çalıştığı merak ediliyor. Bu husus Donald Trump'ın, ABD askeri birliklerinin Suriye'den çekileceği yönünde aldığı karardan sonra daha büyük önem arzetmeğe başlamıştır.Yapılan yorumlar Amerika yönetiminin aslında ciddi politika yürütmeği düşündüğünü gösteriyor. Jeopolitik açıdan ABD'nin bu politikasının başlıca özelliği Orta Doğu'da birtakım yerel devleti biraraya getirmek suretiyle oluşturulacak askeri ittifakı kendi çıkarlarından yana kullanmaktır. Fakat tehlike içeren bu adım bölgede yeni savaşlara neden olabilir. Aynı zamanda Orta Doğu'nun büyük devletlerinin duruma mudahale etme olasılığı da artıyor. Çünki bu husus bir taraftan söz konusu ülkelerin güvenliğiyle ilgilidir. Bu durumda Mike Pompeo'nun bölgeyi ziyaretinin jeopolitik özellikleri üzerine detaylı değinmek ihtiyacı duyduk.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...