THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Rusya-Türkiye: İdlib engeli ve yeni iş birliği imkanları

Rusya-Türkiye: İdlib engeli ve yeni iş birliği imkanları
29 Ağustos 2019

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Federasyonu'na ziyareti Suriye'nin İdlib bölgesinde durumun kritik noktaya geldiği aşamada gerçekleşti. Bu bölgede yaşanan sürecin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vladimir Putin'le telefon görüşmesi gerçekleştirerek iki liderin bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Bu durumda Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Rusya'yı ziyaret etmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a davette bulundu. Bu ziyaretin pek çok açıdan önemli olduğu ortaya çıktı. İki taraf, jeopolitik konuların yanı sıra askeri alanda iş birliği yönünde de fikir alışverişi yaptı. Ayrıca son model Rus savaş uçaklarının Türkiye'ye satılması imkanları da masaya yatırıldı. Bu bağlamda doğal olarak İdlib konusu ciddi biçimde ele alındı. Moskova ve Ankara genel anlamda anlaşmaya vardı. Fakat devlet başkanlarının, görüşmelerin içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi vermeyişleri ilgiye neden oldu.

OPEC+ formatı: Azerbaycan'ın enerji politikasının daha bir başarısı

OPEC+ formatı: Azerbaycan'ın enerji politikasının daha bir başarısı
21 Ağustos 2019

Kuşku yok ki bu süreç bölgesel sorunların çözümünde Azerbaycan'ın rolünün ve ağırlığının artmasına yeni bir olanak sağlıyor. Bu bağlamda Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun barışçıl yolla çözümü sürecinde arka bahçe konumundaki Ermenistan'ın çıkardığı birtakım kışkırtmaların da fazla sürmeyeceği izlenimi oluşuyor. Tüm dünya için büyük önem arz eden bir ülkenin – Azerbaycan'ın haklı tutumunun gözetilmesi artık bir zarurete dönüşmüştür. Bu gerçeğin büyük devletler tarafından idrak edilmesi gerektiğini özellikle vurgulamak lazım. OPEC+ formatı bu anlamda tüm dünya için önemli bir müzakere formatı olarak değerlendiriliyor.

Azerbaycan'ın dönem başkanlığı: Bakü, Bağlantısızlar Hareketi'ne yeni katkı sağlıyor

Azerbaycan'ın dönem başkanlığı: Bakü, Bağlantısızlar Hareketi'ne yeni katkı sağlıyor
16 Ağustos 2019

Geçtiğimiz yüzyılın ortalarında uluslararası ilişkiler sistemini düzenlemek için çeşitli mekanizmalara başvuruldu. Bu mekanizmalar sırasında 1955 yılında kurulan Bağlantısızlar Hareketi özel bir ağırlığa sahip. Örgütün resmi kuruluş tarihi Belgrad Konferansı'nın düzenlendiği 1961 yılı düşünülüyor. Bağlantısızlar Hareketi'nin başlıca görevini küresel çapta barış, istikrar, birlikte yaşama, adil iş birliği prensiplerinin yaygınlaşması oluşturuyor. Yaşananlar dünyada böyle bir örgüte ciddi ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. İtiraf etmek gerekir ki Soğuk Savaş'ın ardından Bağlantısızlar Hareketi'ne duyulan ilginin belli bir süre boyunca azaldığı görüldü. Ancak yaşanan süreçler tam tersi, XXI. yüzyılda uluslararası alanda söz konusu örgüte daha ziyade ihtiyaç duyulacağını ortaya koydu. Bu nedenle şimdi bahsi geçen örgütün güçlenmesinden yana tutum sergileyen ülkelerin sayı önemli ölçüde artmış durumdadır. 2019 yılı itibarile Bağlantısızlar Hareketi dönem başlanlığını iki yıl boyunca Azerbaycan yürütecektir.

Hazar Ekonomik Forumu: perspektif vaat eden yeni iş birliği formatı

Hazar Ekonomik Forumu: perspektif vaat eden yeni iş birliği formatı
14 Ağustos 2019

Hazar havzasının küresel jeopolitika için önemine ilişkin analistler tarafından birtakım tezler ifade edilmektedir. Bu coğrafyada Hazar havzasının güvenliğinin yanı sıra iş birliğinin de önemi kaydedilmektedir. 2018 yılında Hazar Denizi'nin hukuki statüsüne ilişkin yasal düzenlemenin ardından karşılıklı faydalı iş birliği imkanlarının da arttığı görüldü. Bu bağlamda Hazar Ekonomik Forumu bir iş birliği formatı olma özelliği açısından ilgiye neden olmaktadır. Türkmenistan'da yapılan Birinci Hazar Ekonomik Forumu'nda Hazar Denizi'ne kıyısı bulunan ülkelerin üst düzey temsilcilerinin yanı sıra bir takım devletlerin de heyetleri hazır bulundu. Bu husus bu tür iş birliği formatının küresel düzeyde ciddi destek bulabileceğini gösteriyor. Bu tezin Forum'da ifade edilen hususlar açısından önemli ölçüde mantıklı olduğu görülüyor. Bu bağlamda Birinci Hazar Ekonomik Forumu'nun jeopolitik, ekonomik ve güvenlik açısından analizini yapmağa karar verdik.

Daha bir primitiflik: vizesiz gidiş-dönüşün Ermeni tarzı "analizi"

Daha bir primitiflik: vizesiz gidiş-dönüşün Ermeni tarzı "analizi"
26 Temmuz 2019

Günümüzde küreselleşme süreci hız kesmeden devam ediyor. Birbirinden binlerce kilometre uzak coğrafyada bulunan ülkeler arasında bile vatandaşların serbestçe gidiş-dönüş yapabilmesi için adımlar atılmaktadır. Avrupa Birliği'nde malum Schengen bölgesi oluşturulmuştur. Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde vize uygulanmıyor. Çok sayıda ülkeler kendi aralarında vize uygulamamaktadırlar. Bu süreçin kapsama alanı zamanla daha da genişliyor. Birkaç gün önce Azerbaycan yönetimi, Türkiye vatandaşlarına ülkede bir ay boyunca vizesiz kalabilme hakkının tanınmasına ilişkin tarihi bir karar aldı. Doğal olarak bu adım kamuoyunda olumlu tepki gördü. Fakat Ermenistan'da basın ve analistler bu adımı ön yargılı ve mantıksız ifadelerle basit bir şekilde yorumlamakla kendilerini rezil ettiler. Daha kapsamlı baktığımızda Ermeniler'in hangi nedenlerden dolayı bu tür asılsız ve sıradan bir görüş izledikleri anlaşılıyor.

Yaptırımlar yahut diyalog: Batı-Türkiye ilişkilerinde başlıca soru

Yaptırımlar yahut diyalog: Batı-Türkiye ilişkilerinde başlıca soru
25 Temmuz 2019

Rusya üretimi olan S-400 hava savunma sisteminin Türkiye tarafından alınmasıyla küresel jeopolitikada bir çalkantı meydana geldi. Amerikan Kongresi, Ankara'ya yönelik politik ve ekonomik yaptırımların uygulanması yönünde çağrıda bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı da Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması yönünde ifadelere yer veriyor. Türkiye'nin güvenliğinin Batı'yı asla ilgilendirmediği açıkca görülüyor. Yahut Batı, Türkiye'nin güvenliğini kendi çıkarlarını göz önünde bulundurarak düşünüyor. Oysa bu tümüyle durumu belirsizliğe sürüklüyor. Doğal olarak Türkiye, kendi tutumundan taviz veremez. Batı ise tutumunda değişiklik yapmak ve eşit hukuklu ortak olarak Türkiye ile diyaloga gitmek zorundadır. Fakat bu gelişme hissedilmemektedir. Bu yüzden ABD-Türkiye ilişkilerinde daha bir süre boyunca da riskli gelişmelerin yaşanacağını bekleyebiliriz. Bu gelişmeler bağlamında dünyada nasıl bir süreçlerin yaşanacağı üzerine düşünmek gerekir. Türkiye-Rusya ilişkileri de bu bağlamda ilgi doğurmaktadır.

AGİT'in yeni kararı: toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka saygı ifadesi

AGİT'in yeni kararı: toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka saygı ifadesi
18 Temmuz 2019

Dünyanın çeşitli bölgelerinde etnik ve yerel çatışmaların çözümünün küresel jeopolitika için güncel konulardan birisi olduğu herkesçe bilinmektedir. Güney Kafkasya'daki sorunların da adil bir şekilde barışçıl yolla çözümü büyük önem arz ediyor. Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümüyle uğraşan AGİT Minsk Grubu ise gerektiği kadar verimli faaliyet yürütemiyor. Çoğu zaman gerçek durum uluslararası örgütlerin sorunla ilgili aldığı kararlara olduğu gibi yansıtılmıyor. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi'nin (AGİT PA) Lüksemburg'ta yapılan yıllık toplantısında sorunlarla ilgili alınan karar bu açıdan büyük önem arz ediyor. Söz konusu belgede önemli hususlara yer verilmiştir. Ermenilerbu karara sert tepki verdi. Çünkü kararda yer alan hususlar tamamen gerçeği yansıtıyor. Bu yüzden bahsi geçen kararda yer alan hükümlerin analizini yapmağa karar verdik.

Generaller Bakü'de buluşuyor: küresel güvenlik ve iş birliği imkanları

Generaller Bakü'de buluşuyor: küresel güvenlik ve iş birliği imkanları
17 Temmuz 2019

NATO Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Tod Wolters ile Rusya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valeriy Gerasimov arasında Bakü'deyapılan görüşme birtakım hususlar açısından analistlerin ilgisini çekti. Dünyanın iki süper gücünün Bakü'de küresel öneme haiz konuları ele alması sıradan bir olay değildir. Bu açıdan analistler, ABD ve Rusya'nın buluşma noktası olarak tercihlerini Bakü'den yana kullanmalarının sebepleriyle ilgili çeşitli yorumlar yapıyorlar. Bu konuda birtakım faktörlerin etken olduğu görülüyor. Azerbaycan bağımsız devlet olarak büyük başarılar elde ediyor. Uluslararası alanda Azerbaycan'ın önemi her geçen gün artıyor. En saygın uluslararası toplantılara ev sahipliği yapan Azerbaycan'ın istikrarlı ülke ve güvenilir ortak olması da uluslararası alanda ifade edilmektedir. Kaydedilen bu hususlar bazında Amerika ve Rusya'nın önemli konuları Bakü'de ele alması normal gözüküyor. Bu açıdan iki generalin Bakü buluşmasının jeopolitik etkisi üzerine birkaç yorum yapmağa karar verdik.

Donald Tusk'un Güney Kafkasya ziyareti: Doğu Ortaklığı'nda yeni aşama doğrultusunda

Donald Tusk'un Güney Kafkasya ziyareti: Doğu Ortaklığı'nda yeni aşama doğrultusunda
16 Temmuz 2019

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk'un Azerbaycan ziyaretinin ardından Ermenistan'da ve Gürcistan'da bulunması bölge için güncel olan birtakım jeopolitik konuyu tekrar gündeme taşıdı. Analistler, post-Sovyet coğrafyası için önemli olan bazı hususların daha aktif hale geldiğini belirtiyorlar. Bu noktada Tusk'un Ermenistan'da verdiği demeç ilgi doğuruyor. Tusk, yaptığı açıklamada Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun uluslararası hukuk normları temel alınmakla Helsinki Nihai Kararı'nın hükümleri gereği çözülmesi gerektiğini açık şekilde ifade etti. Oysa bu Ermenistan'ın işgalci ülke olduğunu onaylamak anlamına geliyor. AB, Azerbaycan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve sınırlarının dokunulmazlığını savunuyor. Bu tutum Doğu Ortaklığı Programı'nın 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen uluslararası toplantıda da ifade edildi.

Azerbaycan-Türkiye: ''Bir millet, iki devlet'' ilkesine sadakat

Azerbaycan-Türkiye: ''Bir millet, iki devlet'' ilkesine sadakat
13 Temmuz 2019

Azerbaycan ve Türkiye arasında eski tarihlere uzanan olaylara, kültürel ve etnik bağlara dayanan özel ilişkiler vardır. Azerbaycanlılar ve Türkler, aynı Türk kökenlidirler ve ortak ataları bulunmaktadır. Oğuz Türkleri tarafından kurulan Selçuklu İmparatorluğu, günümüz Türkiye'sinin ve Azerbaycan'ın temeli olarak görülmektedir. İki ülke coğrafi konum olarak ta birbiriyle yakın mesafededir. Azerbaycan, Türkiye ile Nahçivan bölgesinde küçük bir sınır hattı bulunan tek Türk dili konuşan ülkedir. Kaydedilen bu hususlar günümüzde Azerbaycan ve Türkiye arasında özel ilişkilerin oluşmasına büyük bir katkı sağlamıştır.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...