THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

2019 yılının sonuçları: İç ve dış politikanın yeni düzeyde sentezi

2019 yılının sonuçları: İç ve dış politikanın yeni düzeyde sentezi
03 Ocak 2020

Azerbaycan, 2019 yılında tüm alanlarda büyük başarılar kazandı. Kapsamlı analizler bu başarıların ülke yönetiminin mükemmel politika gerçekleştirmesi sayesinde sağlandığını gösteriyor. Vatandaşların refah düzeyinin yükseltilmesi, sosyal güvenlik, maaşlara ve emekli parasına zam yapılması yönünde önemli gelişmeler kaydedildi. Ayrıca birtakım dev stratejik altyapı projeleri gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra bölgesel iş birliği yönünde önemli adımlar atıldı. Dış politikada da kayda değer ilerlemeler elde edildi. Azerbaycan hem komşuları hem de Avrupa ve Asya ülkeleriyle ilişkilerin derinleştirilmesi yönünde de ciddi başarılar kazandı. ABD'yle stratejik iş birliği üst düzeye ulaşmış durumda ve çeşitli alanları kapsıyor. Avrupa Birliği'yle Azerbaycan arasında ilişkilerin gerek ekonomi gerekse de diplomasi alanında derinleştirilmesi karşılıklı faydalı iş birliği için yeni imkanlar sağlıyor.

Bölgesel güvenlik: Ermenistan'ın bozucu faaliyeti ve Azerbaycan, Türkiye, Gürcistan arasında iş birliği imkanları

Bölgesel güvenlik: Ermenistan'ın bozucu faaliyeti ve Azerbaycan, Türkiye, Gürcistan arasında iş birliği imkanları
08 Kasım 2019

Güney Kafkasya'da güvenlik sisteminin oluşturulmasının ilkin şartları, gidişatı ve perspektifleri önde gelen politika ve ekonomi uzmanlarının, gazeteci ve analistlerin yürüttükleri müzakerelerin ana maddesini oluşturuyor. Gözlemler bu konuda çok sayıda belirsiz hususların olduğunu gösteriyor. Bu hususlar daha ziyade Erivan'ın bozucu faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Başarısız dış politika izleyen Ermenistan yönetimi, bölgede belirsizliklerin ve çeşitli risklerin meydana gelmesine neden olmaktadır. Erivan, bu adımları özellikle Güney Kafkasya'da iş birliği ve güvenlik alanında ciddi olumlu faaliyetlerin yürütüldüğü bir aşamada atıyor. Bu ise bölgede jeopolitik manzaranın hasar gördüğü anlamına geliyor. Bu hususlar bazında Güney Kafkasya'da güvenlik sisteminin Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan iş birliği bazında oluşturulması perspektiflerini jeopolitik açıdan ele almamızın yararlı olacağı kanısındayız.

Millî Mücadele Döneminde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri: Atatürk ve Nerimanov Şahsiyetleri

Millî Mücadele Döneminde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri: Atatürk ve Nerimanov Şahsiyetleri
29 Ekim 2019

Siyasi olayların karmaşıklığının, politik kimliklerin farklılıklarının bol olduğu bu süreçte, yani XX. Yüzyılın 20`li yıllarında Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde iki isim Atatürk ve Nerimanov şahsiyetleri belirleyici oldular. Bu iki isim aynı tarihte, "fakat farklı zeminde, ülkelerinin bağımsızlığı, milletlerinin mutluluğu ve refahı için mücadele etseler de, benzer yönleri olduğu kadar, doğal olarak farklı yönleri de vardır. İkisi de dönemin temel problemi emperyalizme karşı mücadele etmelerine rağmen, mücadele yöntemleri ve seçtikleri yol farklıydı. Aynı milletin evlatları ve milli kimliklerinin farkında oldukları halde, dünya görüşleri oldukça farklıydı. Bu farklılıklar, onların ortak olan milli kimliklerine sahip çıkmalarına ve zamanı geldiğinde birbirlerine yardımcı olmalarına asla engel olmadı".

Sivil ve demokratik entegrasyon süreci: Türk Dili Konuşan Ülkeler örnek sergiliyor

Sivil ve demokratik entegrasyon süreci: Türk Dili Konuşan Ülkeler örnek sergiliyor
28 Ekim 2019

Analistler, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin (Türk Keneşi-Türk Konseyi) 7. Zirvesi'nin Bakü'de başarıyla gerçekleştiğini kaydediyorlar. Zirveye katılan devlet ve hükümet başkanları büyük öneme haiz ilginç tezler ifade ettiler. Kökeni bir olan halkların iş birliğinin daha verimli gelişme modelinin oluşturulması yönünde önemli fikir alışverişi yapıldı. Türk Konseyi'nin şimdiye kadar elde ettiği başarılara gölge düşürmeden, bütünleşme eğiliminin daha büyük perspektif vaad eden biçimde hayata geçirilmesine ilişkin görüş birliğine varıldı. Bu yönde somut teklifler ileri sürüldü. Zirve toplantısında konuşan liderler, Türk Dili Konuşan Ülkelerin iş birliğinin tarihi perspektifine özellikle vurgu yapmanın yanı sıra bir sonraki aşamayla ilgili düşüncelerini de dile getirdiler.

Türkiye-Rusya ilişkileri: küresel jeopolitikada güç dengesi ve Soçi mutabakatı

Türkiye-Rusya ilişkileri: küresel jeopolitikada güç dengesi ve Soçi mutabakatı
25 Ekim 2019

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Soçi ziyareti jeopolitik açıdan ciddi önem arz ediyor. Analistler, Putin-Erdoğan görüşmesini birtakım hususlar açısından dünya politikasında güç dengesini değiştirebilecek olay gibi nitelemeye çalışıyorlar. Bu öngörü ilginç bir şekilde doğrulanmış oldu. Soçi'de Putin ve Erdoğan, küresel jeopolitika ve Orta Doğu'nun geleceğiyle ilgili önemli fikir alışverişi yaptılar. Varılan mutabakatın Suriye'de durumun normalleşmesi açısından önemli rol oynayacağı ön görülüyor. Uluslararası kamuoyunun olaya tepkisi bu tezin önemini onaylıyor. ABD ve Avrupa, Soçi mutabakatıyla ilgili olumlu yönden değerlendirmede bulundu. Mutabakatın yükümlülüklerinin yerine getirilmesi durumunda sorunun tamamen ortadan kaldırılabileceği düşünülüyor. Bu bağlamda Türkiye'nin uluslararası alanda konumunun güçlenmesi büyük önem arz ediyor.

Azerbaycan Cumhuriyeti Dış Politikasında Bağlantısızlık Hareketi

Azerbaycan Cumhuriyeti Dış Politikasında Bağlantısızlık Hareketi
24 Ekim 2019

120 üye devlet, 17 gözlemci devlet ve 10 uluslararası örgütü gözlemci statüsünde bünyesinde bulunduran Bağlantısızlık Hareketi'ne Azerbaycan 26 Mayıs 2011'de tam üye olmuştur. Hareket'i Azerbaycan için çekici kılan hiç şüphesiz onun Prensipleri'dir. Azerbaycan için uluslararası hukukun egemenlik, bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve iç işlere karışmama prensiplerivaroluşsal kırmızı çizgiler addedilmektedir. Ermenistan tarafından işgal edilen ve yağmalanan Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ ve çevre bölgeleri ile ilgili soruna adalet ve uluslararası hukuk normları çerçevesinde çözüm bulmaya çalışan Azerbaycan Diplomasisi için Bağlantısızlık Hareketi gibi büyük ve etkili platform son derece büyük önem arzetmektedir.

Türkiye'nin adalet savaşı: Barış Pınarı Harekatı'nı kıskananlar

Türkiye'nin adalet savaşı: Barış Pınarı Harekatı'nı kıskananlar
15 Ekim 2019

Ankara'nın kuzey Suriye'de askeri harekat başlatmasına dünyanın büyük devletleri farklı tepki verdi. Söz konusu devletler arasında yol göstereni, tehdit edeni, belirli şartlar ileri süreni de oldu. Özellikle Amerika'da çeşitli söylemlere rastlanıyor. Donald Trump, onurlu duruş sergileyemediği için sert şekilde eleştiriliyor. Birleşik Devletler'de ABD'nin, Türkiye'yi cezalandırma hakkına sahip olduğu düşünülüyor. Diğerleriyse Vladimir Putin'in adım atmasını bekliyorlar. Diğer bir kısım ise Fransa ve Britanya'ya umut ediyor. Hepsinin derdi aynı; Türkiye'nin teröre karşı yürüttüğü Barış Pınarı Hareketi'na engel olmak. Fakat garip bir şekilde bazı kesimler nedense Türkiye'nin de büyük bir güç olduğunu ve en önemlisi kendini savunma hakkına sahip olduğunu "unutuyorlar." İşin aslı, bunu unutmuş olmayışları değil de, öyle yapıyorlarmış gibi davranmalarıdır.

Cumhurbaşkanı'nın cevabı: İlham Aliyev'in Valday'da ifade ettiği tarihi tezler

Cumhurbaşkanı'nın cevabı: İlham Aliyev'in Valday'da ifade ettiği tarihi tezler
07 Ekim 2019

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen 16. Valday Uluslararası Tartışma Kulübü toplantısına katıldı ve uzun bir konuşma yaptı. İlham Aliyev, 15 dakikalık konuşmasında küresel ve bölgesel jeopolitikanın güncel gelişmeleri bazında Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin stratejik niteliğine, Ermenistan yönetiminin son dönemde ifade ettiği sorumsuz açıklamalara, Azerbaycan'ın kararlı tutumuna ve kazanılan başarılara yer verdi. Rusya ile iş birliğinin çeşitli yönleri üzerine değerlendirme yapan Azerbaycan Cumhurbaşkanı, bu sürecin hızlı gelişiminden yana olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Yukarı Karabağ sorunuyla ilgili söylediği popülist ifadelere gereken cevabı vermesi özellikle büyük ilgiye neden oldu. Katılımcılar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın anlamlı konuşmasını özenle dinlediler.

Azerbaycan petrol politikası: Asrın Anlaşması – başarılı yolun başlangıcı

Azerbaycan petrol politikası: Asrın Anlaşması – başarılı yolun başlangıcı
01 Ekim 2019

1994 yılında imzalanan ve dünyada büyük bir üne kavuşan Asrın Anlaşması'nın 25. yıl dönümünde Azerbaycan halkının gururlanmasına neden olan çok sayıda hususlar bulunmaktadır. Anlaşmanın sağladığı katkılar saymakla bitirilemez. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Asrın Anlaşması'nın 25. yıl dönümü ve Petrol Çalışanları Günü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada bu hususa ayrıntılı şekilde yer verdi. Cumhurbaşkanı, projenin jeopolitik kazanımlarına vurgu yaparak anlaşmanın stratejik önemine değindi. Bu hususlar ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, İngiltere Ticaret Bakanı Elizabeth Truss'ın ve Birleşik Krallık Avrupa Birliği işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Christopher Pincher'in Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na mektuplarında da yer aldı. Söz konusu ülkelerin Azerbaycan'la iş birliğine büyük önem verdiği ve ülke yönetiminin izlediği politikayı üstün değerlendirdiği açıkca görülüyor. Bu bağlamda Asrın Anlaşması'nın, Azerbaycan petrol politikasının önemli bir branşı gibi jeopolitik önemi üzerine analiz yapmaya karar verdik.

Patruşev'in Bakü müzakereleri: küresel ve bölgesel jeopolitik gerçekler fevkinde

Patruşev'in Bakü müzakereleri: küresel ve bölgesel jeopolitik gerçekler fevkinde
09 Eylül 2019

ABD Başkanı Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un Ukrayna, Moldova, Belarus ve Polonya gezisinin analizi henüz sona ermeden Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev, Azerbaycan'ı ziyaret etti. Analistler, Patruşev'in Bakü ziyaretinin de John Bolton'un Doğu Avrupa gezisi kadar beklenmedik olduğu yönünde değerlendirmelerde bulunmaya çalıştılar. Konu Patruşev'in Ağustos'ta Ermenistan ziyareti bağlamında özellikle ilgi doğurmaktaydı. Avrasya coğrafyasında ciddi jeopolitik rekabet içinde bulunan iki super gücün güvenlik konularından sorumlu iki önemli yetkilisinin jepolitik açıdan hassas bölgelere ziyaretleri soz konusu olunca bu tür kıyaslamaların yapılması da sıradan bir husus olarak görülemez. Söz konusu iki yetkili ziyaretleri sırasında nasıl bir teklif götürdüler? Bolton ve Patruşev genel anlamda güvenlik konularına önem verdiklerini ifade ettiler. Fakat bu ifadelerin arkasında hangi faktörlerin durduğu merak ediliyor. Özellikle Patruşev, ziyareti sırasında hangi hususları ele alabilirdi? Bu tür sorular üzerine kapsamlı bir analiz yapmaya karar verdik.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...