THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Bölücülüğe Karşı Mücadelede Türkmen örneği

Bölücülüğe Karşı Mücadelede Türkmen örneği
30 Kasım 2017

Küreselleşme sürecinin toplumun her katmanına derinden nüfuz ettiği çağdaş dönemin en büyük tehditlerden biri bölücülüktür. Ne kadar paradoksal olsa dahi, sadece ekonomik, siyasi veya kültürel ortaklığa değil, hatta ortak değerlerin oluşturulmasına yönelik küreselleşme bölücülüğün genişlemesine engel olamadı. Yeni binyılda insanlığın en büyük baş ağrısı haline gelen bölücülüğün gerçek nedenleri nelerdir? Neden farklı bölgelerde ve farklı toplumlarda bölücülüğe farklı yaklaşılıyor?

Azerbaycan`a Çamur Atanlar: Devlet Başkanın Kararlılığından Korkuyorlar

Azerbaycan`a Çamur Atanlar: Devlet Başkanın Kararlılığından Korkuyorlar
11 Eylül 2017

Yine tekrarlanıyor. Batı'nın bazı medya kuruluşları ve parmakarası örgütleri bir sonraki anti-Azerbaycan kampanyasına start verdiler.Cumhurbaşkanı ve ailesini esas hedef olarak seçmişlerdir. Farklı hayali rakamlardan bahsediyorlar. Bazı gizli ödemelerden konuşuyorlar. Bu zaman öyle davranıyorlar ki, sanki "tutarlı olgulara" dayanıyorlar. Aslında eski şarkının yeni kıtalarını okuyorlar. Her defa Azerbaycan uluslararası alem için önemli adımlar attıkta, hemen onu kıskananlar çeşitli uydurmalara başvuruyor. Ve bunu Ermeni marionetlerinin verimsizliği ve hareketsizliği üzerine yapıyorlar. Çünkü son birkaç aydır Azerbaycan uluslararası alanda çok aktif olmuştur, ancak Ermenistan görülmemiştir. Erivan, şikayetçi olmadan ve yardım için yalvarmadan başka herhangi bir adım atamadı. Fakat böyle şeyler Azerbaycan'ı yolundan dönderemiyor. Reformlar ve kalkınma her alanda devam edecektir. Çünkü insanlar liderleriyle özdeşleşmişler. Azerbaycan toplumu bağımsız devletin değerinin farkındadır. Çünkü zengin bir tarihi deneyime sahiptir!

Türkiye'nin S-400 Cevabı: Küresel Jeopolitiğin Yeni Hususları

Türkiye'nin S-400 Cevabı: Küresel Jeopolitiğin Yeni Hususları
02 Ağustos 2017

Ankara'nın Rusya'dan hava savunma sistemlerinin satın alınmasına ilişkin beyanatından sonra bazı çevrelerde rahatsızlık arttı. Özellikle, Birleşik Devletler ve Avrupalı müttefikleri itirazlarını dile getirdiler. Onlar hesap ediyorlar ki, Türkiye bu adımı ile NATO'nun savunma olanaklarını kısıtlar. Ancak bazı nedenlerden dolayı, aynı sistemleri Yunanistan, Bulgaristan ve Macaristan'ın satın alması göz ardı ediliyor. Uzmanlar, burada daha ciddi jeopolitik faktörlerin rol oynadığına inanıyorlar. Türkiye'nin büyük devlet olarak dünya çapında daha geniş konumda olması söz konusu. Ankara bölgenin büyük devleti olarak daha önemli jeopolitik statüye can atıyor. Bu bağlamda, Batı, onun attığı her adıma tepki veriyor. Fakat her ne olursa olsun, Türkiye güvenliğinin temini bakımını kendisinin gerekli gördüğü şekilde ve çerçevede sağlayacak ve sağlaması gerekiyor. Orta Doğu'da gergin bir jeopolitik mücadele olduğunu söylemek mümkündür. Sorunun bu tarafının analizi önemlidir.

"Brexit" ve "Frexit": AB Siyasi Çalkantılar Devam Ediyor

"Brexit" ve "Frexit": AB Siyasi Çalkantılar Devam Ediyor
24 Temmuz 2017

Fransa'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları, mevcut AB siyasi sorunlarının çözümünde bazı umutlar yarattı. Siyasi çevreler ve seçmenler sağ merkezli Emmanuel Macron'un eski kıtanın "kurtarıcısı" rolünü oynayabileceğine inanmıştı. Bu görüşün büyük oranda, anti-Avrupa etkisine neden olan Avrupa siyasi bilinci için korkunç addedilebilecek milliyetçi Marine Le Pen'in sloganlarından kaynaklandığı açıktır. Bununla birlikte, E.Macron Frexit'in oluşabileceğini ekarte etmez. Ona göre, bunu önlemek için AB'deki ciddi reformlar uygulanmalıdır. Eğer böyle olmazsa, Fransa Avrupa Birliği'nden çekilebilir. Bununla birlikte, seçimden sonra E.Macron'un çalışmaları, Fransa'nın yeni cumhurbaşkanının Avrupa Birliği'nin güçlendirilmesine daha çok ilgi gösterdiğini gösteriyor. Hatta O, Batı değerlerini bir bütün olarak tercih ettiğini gösteriyor. Uzmanlar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşü zamanı Fransa Cumhurbaşkanı'nın cesur tutumunu ve Donald Trump'dan korkmadan NATO zirvesine Avrupalı politikacıları gururlandıran davranışını örnek olarak gösteriyor.

"Türk Akımı": Avrupa'nın Enerji Güvenliği ve Jeopolitik Çıkarlar Bağlamında

"Türk Akımı": Avrupa'nın Enerji Güvenliği ve Jeopolitik Çıkarlar Bağlamında
10 Temmuz 2017

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Haziran ayının sonlarında "Türk akımı" projesinin gerçekleşmesinin bir sonraki aşamasının startını verdi. O, Anapa`da gemide düğmeye basarak "ileri" dedi. Bu, "Türk akımı" projesinin denizin dibi ile çekiminin başlaması demektir. Uzmanlar kabul ediyorlar ki, bu süreç başarıyla tamamlanacaktır. Çünkü şimdi teknoloji o kadar gelişti ki, bu gibi işleri hızla görmek zor değil. Üstelik, bu boru hattı çevresel olarak tam zararsızdır. Rusya boru hattını Türkiye kıyılarına kadar çekecek. Sonrasını Türk tarafı hayata geçirmelidir. Uzmanların görüşüne göre, bu olayın jeopolitik önemi az değildir. Yani o, sadece enerji meselesi ile sınırlı değildir. Bir yandan, Ortadoğu'daki jeopolitik dinamiğe, diğer taraftan ise Avrupa'nın enerji ile teminatına ciddi etkisi olabilen faktördür. Burada Amerika'nın olası tepkisini ve cevap adımlarını da dikkate almak gerekir. Tüm bunlar "Türk akımı" projesinin Batı'nın enerji güvenliğinin temininde önemli rol oynaya bilmesinin yanında, belirli jeopolitik riskleri de meydana çıkardığını gösteriyor.

Katar Krizi: Ortadoğu'yu Bölme Planının Bir Parçası

Katar Krizi: Ortadoğu'yu Bölme Planının Bir Parçası
06 Temmuz 2017

"Arap baharı" denilen belirsizlik ve risklerle dolu bir sürecin Müslüman ülkelerine getirdiği trajediler devam ediyor. Irak, Suriye, Libya ve Mısır'dan sonra Katar`ı ortaya atmışlardır. Fakat bu sonuncu ile ilgili farklı senaryoların kurulduğu hissediliyor. Öyle ki, Katar`a karşı birkaç Arap ülkesini koyuyorlar. Hem de bunu başka Müslüman devletleri olan İran ve Türkiye'ye karşı yöneltmek şartıyla ediyorlar. Doha`dan talep ediyorlar ki, İran'la ilişkileri genellikle kessin ve Türkiye ile güvenlik alanında işbirliği yapmasın. Yeteri kadar önyargılı, anti-Müslüman mahiyette ve bozguncu taleplerdir. Çünkü Müslüman devletinden talep ediyorlar ki, başka Müslüman ülkelerine düşman kesilsin ve nicatı Hıristiyan ülkelerinde bulsun. Ne yazık ki, buna destek veren dört Müslüman-Arap ülkesi de vardır. Bu gibi süreçlerin ötesinde jeopolitik gelişmelerin hangi yönde değişebileceği çok düşündürücüdür.

Multikültürel Değerlerin Oluşmasında "Öteki" Kavramı

Multikültürel Değerlerin Oluşmasında "Öteki" Kavramı
03 Temmuz 2017

Günümüzün en önemli zorluklarından biri hiç kuşkusuz ki, küreselleşme ve bu süreçlerin etkisiyle uluslararası ve ülke içinde toplum genelinde yaşanan dönüşümlerdir. Küreselleşme öncelikle evrensel değerler, multikültürel ortam, farklılıklara hoşgörülü yaklaşım, süreç ve olayların astronomik hızı ile nitelendiriliyor. Bu açıdan küresel düzlemde yeni dünya düzeninde de belirttiğimiz hususların yer bulamaması mümkün değildir. Liberal dünya düzeni taraftarları tüm dünyada evrensel değerlerin, hem de sadece Batı'nın kabul ettiği tek evrensel değerlerin toplumun ve uluslararası ilişkiler sisteminin temelinde durmalı olduğunu savunuyor. Aslında sadece Batı'nın kabul ettiği değerlerin evrensel adlandırılmasının kendi içinde evrensel nitelik taşıyabilmesi ve tüm dünyaya ait edilmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Ortadoğu'da Değişim: Bölünme Politikasının Yeni Belirtileri

Ortadoğu'da Değişim: Bölünme Politikasının Yeni Belirtileri
30 Haziran 2017

Suriye etrafında jeopolitik durumun daha da gerginleşmesi uzmanları endişelendiriyor. Aslında ülkenin bölünmesi sürecine başladılar. Çeşitli bölgelerde birkaç büyük devlet kendi askeri güçlerini yerleştirmektedir. ABD, Rusya, Türkiye ve İran hangi mekanlarda askeri kuvvetlerini yerleştireceklerini tartışıyorlar. Bunlardan başka bazı Arap devletleri de kendi "paylarını" almakta israrlıdırlar. Katar krizinin arkasında duran hususlardan birinin bundan ibaret olduğunu yazıyorlar. Tüm bu olaylar, Ortadoğu'da riskleri ve tehditleri artırıyor. Aynı zamanda, bu dalganın Kafkasya ve Orta Asya'ya yayılması ihtimalini çoğaltıyor. Özetle böyle bir eğilimin geniş jeopolitik mekanda hangi sonuçlar verebileceği üzerinde düşünmeye değer.

"Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye" – Başarılı Üçlü İşbirliğinin 25 Yılı

"Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye" – Başarılı Üçlü İşbirliğinin 25 Yılı
08 Haziran 2017

Üçüncü bin yılda Azerbaycan'ın dış politikasına yeni işbirliği biçimi eklenmiştir. Bağımsızlığın ilk yıllarından itibaren cumhuriyetimizin uluslararası ilişkiler sisteminde ikili ve çok taraflı formatta işbirliği öncelik olmuştur. Yeni aşamada ise Azerbaycan dış politikasına üçlü bölgesel işbirliği formatı eklemiştir. Azerbaycan bölgesel düzlemde birkaç üçlü formatın girişimcisi veya katılmıştır. Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye, Azerbaycan-İran-Türkiye, Azerbaycan-Türkiye-Türkmenistan ve Azerbaycan-Rusya-İran formatları bölgesel meselelerin müzakeresi, işbirliği ilişkilerinin daha da derinlemesine geliştirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli teşebbüslerdir. Bu yeni trend aynı zamanda Azerbaycan'ın saldırgan Ermenistan hariç tüm komşularıyla karşılıklı faydalı ilişkilere verdiği önemi gösteriyor.

Ankara'nın Amacı: Referandumdan Sonraki Politikanın Jeopolitik Yönleri

Ankara'nın Amacı: Referandumdan Sonraki Politikanın Jeopolitik Yönleri
06 Haziran 2017

Türkiye'de Anayasa değişikliklerine ilişkin referandum sonuçları fonunda analistler jeopolitik dinamiğin değişimine bağlı analizler yapmakta ve tahminler vermektedirler. Bazı uzman düşünüyorlar ki, Ankara genel olarak dünya siyasetinde daha aktif yer tutmaya doğru gidiyor. Bu anlamda oylamanın sonucu olumlu değerlendirilmelidir. Başka kısım uzmanlar ise Türkiye'ye karşı Batı ile Rusya'nın ortak hareket etmesi için zamanın geldiğini belirtiyorlar. Bunların yanında, modern karmaşık jeopolitik aşamada sonuçlar çıkarırken bir kadar dikkatli olmayı tercih eden analistler de vardır. Her durumda, Türkiye'nin küresel jeosiyasette oynadığı yeni rolü açık görünüyor. Bunun fonunda bölgesel ve küresel ölçekte Ankara'nın etkinliği artabilir mi?

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka
03 Kasım 2017 Anadolu Ajansı

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağları Güney Kafkasya stratejik dengesini değiştirecek bir askeri ittifak haline gelmiş durumda.

Daha...
Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou
13 Ekim 2017 Mediapart

Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou

Je reviens du Karabagh. S'il y avait bien un lieu au monde où je n'aurais jamais pensé aller, c'est bien dans ce Caucase incertain et méconnu.

Daha...

Dünya Kentleri