THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Avrupa'da Türkofobi Eğilimleri Yalancı Demokrasi Perdesi Altında Saklı Tutuluyor

Avrupa'da Türkofobi Eğilimleri Yalancı Demokrasi Perdesi Altında Saklı Tutuluyor
28 Nisan 2017

Günümüzde yaşanan olaylar bir kez daha göstermektedir ki, Avrupa ortaçağ tefekküründen ileri gidememiştir. Günümüzde Avrupa'nın modernleşmenin ve küreselleşmenin çekirdeği olarak kabul edilmesine rağmen, olayların analizi gösteriyor ki, bu yaklaşım, sadece Batı değerlerinin tüm dünyaya tek şablonlar çerçevesinde uygulamasına dayanıyor. Şu anda kendisine ait olmayanların ötekiler hesap edilmesi ve bu ötekilerin bağımsız karar ve tercihlerine saygı gösterilmemesi Avrupa'nın ortaçağ tefekküründen doğuyor. Zira, Ortaçağ'da "İhtiyar kıta" sakinleri sadece Hıristiyan değerlere inanıyor ve bu değerlerin ötesinde olan hiçbir şeyi kabul etmiyorlardı. Avrupa "Hıristiyanlık Kalesi" olarak görülüyordu ve bu mekanda en büyük düşman veya rakip gibi Müslüman Türkleri görüyorlardı.

Avrupa Birliği 2017 Yılında: Esas Çelişkiler ve Olası Dönüşümler

Avrupa Birliği 2017 Yılında: Esas Çelişkiler ve Olası Dönüşümler
10 Nisan 2017

Uzmanlar AB gibi büyük ve potansiyelli örgütün geleceğine yönelik düzenli tahliller yapıyorlar. Onların verdikleri tahminler her zaman ilginçtir. Hazırda dünya siyasi ortamında paradoksal durum oluştu. Bir yandan güvenlik sorunu daha da güncelleşmiş, diğer yandan ise bunu gerçekleştirebilecek güçler dengesi hala şekillenmemiş. AB`de gözlenen gelişmelere bu düzlemde bakıldığında, bazı düşündürücü hususlara rastlanıyor. Bu örgütün 2017 yılında karşılaşabileceği çelişkilerin analizi ilginçtir. Aynı zamanda, onun mümkün dönüşüm senaryoları da uzmanların dikkatini çekiyor. Onlar üzerinde durmaya gerek görüyoruz.

Ortadoğu Krizi Yeni Düzeyde: Büyük Güçler Etkinleşiyor

Ortadoğu Krizi Yeni Düzeyde: Büyük Güçler Etkinleşiyor
06 Nisan 2017

Son günler Suriye ve Irak'ta askeri çatışmalar daha da şiddetlendi. Bunun başlıca belirtilerinden biri sivil halkın bombalanması. Sonuçta, yüzlerce insan öldürüldü, binlerce kişi de mülteci durumuna düştü. Özellikle Musul'da durum, o kadar gergindir ki, hükümet askeri operasyonları durdurmuş. Suriye'de ise Minbiç ve Afrin etrafında jeopolitik gerginlik arttı. Burada Washington ve Moskova PYD`ye açık destek vermeye başladılar. Amerikalılar Rakka`ya saldırıdan bahsediyorlarsa, Ruslar Afrin`e temsilcilerini yerleştirmiş, çıkarlarını sağlamaya çalışıyorlar. Bunlara Ankara uygun tepki vermiş. "Fırat kalkanı" operasyonunun devam edeceğini söylüyorlar. Böylece Ortadoğu'da yeni gerginlik "üçgeni"nin – ABD-Rusya-Türkiye mücadelesinin çizgileri oluşmuş gibi görünüyor.

İslamabad Zirvesi: Jeopolitik Önemi ve Azerbaycan'ın Katkıları

İslamabad Zirvesi: Jeopolitik Önemi ve Azerbaycan'ın Katkıları
17 Mart 2017

Pakistan'ın başkentinde Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 13`üncü zirvesi yapıldı. Etkinliğe ilgi büyük oldu. Uzmanlar bu etkinliğin bir çok küresel jeopolitik konulara etkisinin olduğunu vurguluyorlar. Özellikle Güney Asya'da bölgesel işbirliği perspektifleri ile ilgili EİT üyelerinin faaliyetlerinin önemi büyüktür. Ortadoğu'da yaşanan süreçlerin dinamiğine de EİT`e dahil olan büyük devletler etk gösterebilirler. Bunların yanında, EİT ulaşım, ticaret, ekonomi, güvenlik, enerji gibi alanlarda geniş faaliyet gösteriyor. Ayrıca, Azerbaycan'ın teşkilatta aktifliği herkes tarafından kabul ediliyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in İslamabad Zirvesi'nde derin içerikli konuşması yukarıda vurgulanan hususlar bağlamında yeterince ilgiyle karşılandı.

Farklı Değerleri İçeren AEB ile AB Arasında "Ermenistan Köprüsü"

Farklı Değerleri İçeren AEB ile AB Arasında "Ermenistan Köprüsü"
27 Şubat 2017

Küresel çapta jeopolitik gelişmelerin hızlanması ile çeşitli bölgelerde mümkün değişiklikler daha da güncelleşiyor. Sır değil ki, 2017 yılında Batı ile Rusya arasında yoğun siyasi diyalog başladı.Taraflar çeşitli yönleri tartışıyorlar, ama şimdilik çelişkiler hakimdir. Bunun fonunda Ermenistan gibi küçük ülkelerin tutacağı konum da ilginçtir. Aynı şekilde Avrupa Birliği ile Avrasya Ekonomik Birliği ilişkilerinin içeriği bağlamında Erivan'ın oynadığı rol ile ilgili bazı fikirler seslendiriliyor. Ermeni uzmanlar iki kurum arasında "köprü" rolü oynamaktan bahsediyorlar. Peki gerçekte durum nedir? Ermenistan gerçekten iki büyük kurum arasında birleştirici faktör olabilir mi? Bu gibi konular üzerinde durmaya ciddi ihtiyaç görüyoruz.

Hocalı Soykırımı – Türkofobinin Somut Tezahürü

Hocalı Soykırımı – Türkofobinin Somut Tezahürü
23 Şubat 2017

Tarihte 20`inci yüzyıl bir dizi evrensel nitelik taşıyan suç, tehdit ve zorlukların ortaya çıkmasıyla kendisini tanıtmıştır. Öyle ki, işte bu yüz yılda dünya faşizm, rasizm, yabancı düşmanlığı, aparteid, soykırım, uluslararası terörizm ve en nihayetinde farklı değerlerin kabul edilemezliği üzerinde kurulan çeşitli fobilerle, aynı şekilde günümüzde oldukça güncel olan İslamofobi ve Türkofobio ile daha yakından karşılaşmalı oldu. Geçen yüzyıl iki dünya savaşı, milyonlarca insanın ölümü ve savaşın sonucu olarak nükleer bombanın uygulanması ile tarihe yazıldı. 20`inci yüzyıl milli, dini, ırkı ayrı ayrımcılığın tezahürünün en keskin biçimde yansıdığı tarihi dönemlerden biridir. İnsanlık aleyhine suçlar milyonlarca insanın ölümü, milli, dini, etnik düzlemde fobiler hakim olduğu bir dünya düzeninin oluşmasına yol açmıştır. Çok üzülerek söylemeliyiz ki, insanlığı bir sınav karşısında koyan tüm bu olaylar dünyada örnek alınan Batı dünyasının, Avrupa'nın adı ile ilişkilidir.

Ortadoğu: Yeni Jeopolitik Çatışma?

Ortadoğu: Yeni Jeopolitik Çatışma?
15 Şubat 2017

Washington İran'a karşı yeni sert adımlar atmaya başladı. Tahran'a yeni yaptırımlar uygulanıyor. Onun Ortadoğu'da askeri varlığı tüm dünya için ciddi tehlike olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda, İran'ın balistik füzesini test etmesine oldukça negatif tepki verildi. Tahran'dan bu denemeleri durdurmak talep ediliyor. Ayrıca, Başkan D.Trump İran'a terörist devlet demiş. Amerika'nın Ortadoğu'da Rusya-İran askeri alyansının bozulması yönünde adımlar atacağından bahsediliyor. İran da bu gibi beyanatlara sert tepki gösterdi. Tahran konumundan geri çekilmeyeceyini söyledi. Uzmanlar Ortadoğu'da yeni bir sorunun ortaya çıkışından endişe ediyor. Tüm bunların bölgede güvenliği yeni risklere götürmesinden bahsediyorlar.

Ermenistan 2017`de: "Stratfor"un Öngörüsündeki Uyarılar

Ermenistan 2017`de: "Stratfor"un Öngörüsündeki Uyarılar
13 Şubat 2017

Amerika'nın ünlü "düşünce kuruluşlarından" olan ve CİA`e yakınlığı hakkında bilgiler yayılmış "Stratfor" analitik merkezi 2017 yılı için kendi tahminlerini verdi. Orada hem dünyanın genel jeopolitik trendleri, hem de somut bölgeler üzere ileri sürülen analitik hükümler yer aldı. Belgeden görünüyor ki, 2017 yılında küresel jeopolitik manzara kendi karmaşıklığını koruyayacak. Çeşitli bölgelerdeki savaşlar, ihtilaflar, silahlı çatışmalar devam edecek. Ayrıca Güney Kafkasya'daki çatışmaların çözümünü beklemek de zordur. Aynı şekilde Ermenistan'ın herhangi bir ciddi askeri desteğe ümit etmesi gerçekçi görünmüyor. Bütün bunların fonunda Güney Kafkasya ile ilgili hangi durumun oluşabileceği güncel izlenim oluşturuyor.

Teröre karşı milli seferberlik: Ankara'nın yeni jeopolitik hamlesi

Teröre karşı milli seferberlik: Ankara'nın yeni jeopolitik hamlesi
03 Şubat 2017

Türkiye Cumhurbaşkanı terörle mücadelede yeni stratejiye geçtiklerini açıkladı. Artık bu belaya karşı tüm toplum mücadele edecek. Kolluk birimleri tüm yetkilerini kullanabilecek. Yerel yetkililer ise her evde kimlerin yaşadığı ve hangi işlerle uğraştığı konusunda bilgili olacaktır. Siyasi güçler de terör konusunda ortak faaliyet göstereceklerini beyan etmişlerdir. Uzmanlar bu gelişmelerin bölgesel ve küresel jeo-siyasete nasıl etki edebileceği ile ilgili tahliller yapıyorlar. Burada Türkiye'nin Ortadoğu'daki sorunların çözümünde aktivitesini artırmasına özel önem vermektedirler.Nihai tasarruf olarak, Ankara'nın kararlılıkla Suriye ve Irak da dahil olmak üzere geniş bir alanda terörle keskin mücadele edeceğinden konuşuyorlar. Tüm bunlar Türkiye için hangi sonuçları doğurabilir? Bu konuyla ilgili bazı tahminler vermek mümkün mü?

BM'nin Yeni Dünya Düzeninin Şekillenmesinde Rolü: "Post-kriz" Aşamaya Geçiş

BM'nin Yeni Dünya Düzeninin Şekillenmesinde Rolü: "Post-kriz" Aşamaya Geçiş
12 Ocak 2017

Siyasetçiler, akademisyenler, analistler ve uzmanlar dünyanın yeni jeopolitik düzene ihtiyacının olduğunu hep vurguluyorlar. 21`inci yüzyılın başlarından itibaren küresel çapta gözlenen çeşitli tehlikeli gelişmelerin yanında bu, tamamen doğal görünüyor. Küresel sorunlar denilen ve sayısı gittikçe artan bir takım olumsuz eğilimler insanlığın varlığını bile şüphe altına almaktadır. Bu nedenle tüm devletleri tatmin edebilen ve uluslararası hukuk üzerine kurulu jeopolitik düzen oluşturulmalıdır. Şiddet, terör, çifte standartlar, yoksulluk, açlık, hukuk ihlalleri, en azından, en aza indirilmelidir. Genel olarak insanlık bu görevi yerine getirmelidir. Ancak, ilginç olduğu ölçüde hem de gariptir ki, dünya bu geçişi gerçekleştiremiyor. Bu süreçte zayıf yönlerden birinin uluslararası kurumlara öncelikle BM'ye öncelik verilmemesinden ibaret olduğunu düşünüyoruz. Teorik olarak BM'nin rolü ve önemini herkes kabul ediyor. Fakat somut işe gelince, meydana belli engeller çıkıyor. Kurtuluş yolu var mı? Araştırmacılar bu konuda hangi görüştedirler?

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri