THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Hocalı Soykırımı – Türkofobinin Somut Tezahürü

Hocalı Soykırımı – Türkofobinin Somut Tezahürü
23 Şubat 2017

Tarihte 20`inci yüzyıl bir dizi evrensel nitelik taşıyan suç, tehdit ve zorlukların ortaya çıkmasıyla kendisini tanıtmıştır. Öyle ki, işte bu yüz yılda dünya faşizm, rasizm, yabancı düşmanlığı, aparteid, soykırım, uluslararası terörizm ve en nihayetinde farklı değerlerin kabul edilemezliği üzerinde kurulan çeşitli fobilerle, aynı şekilde günümüzde oldukça güncel olan İslamofobi ve Türkofobio ile daha yakından karşılaşmalı oldu. Geçen yüzyıl iki dünya savaşı, milyonlarca insanın ölümü ve savaşın sonucu olarak nükleer bombanın uygulanması ile tarihe yazıldı. 20`inci yüzyıl milli, dini, ırkı ayrı ayrımcılığın tezahürünün en keskin biçimde yansıdığı tarihi dönemlerden biridir. İnsanlık aleyhine suçlar milyonlarca insanın ölümü, milli, dini, etnik düzlemde fobiler hakim olduğu bir dünya düzeninin oluşmasına yol açmıştır. Çok üzülerek söylemeliyiz ki, insanlığı bir sınav karşısında koyan tüm bu olaylar dünyada örnek alınan Batı dünyasının, Avrupa'nın adı ile ilişkilidir.

BM'nin Yeni Dünya Düzeninin Şekillenmesinde Rolü: "Post-kriz" Aşamaya Geçiş

BM'nin Yeni Dünya Düzeninin Şekillenmesinde Rolü: "Post-kriz" Aşamaya Geçiş
12 Ocak 2017

Siyasetçiler, akademisyenler, analistler ve uzmanlar dünyanın yeni jeopolitik düzene ihtiyacının olduğunu hep vurguluyorlar. 21`inci yüzyılın başlarından itibaren küresel çapta gözlenen çeşitli tehlikeli gelişmelerin yanında bu, tamamen doğal görünüyor. Küresel sorunlar denilen ve sayısı gittikçe artan bir takım olumsuz eğilimler insanlığın varlığını bile şüphe altına almaktadır. Bu nedenle tüm devletleri tatmin edebilen ve uluslararası hukuk üzerine kurulu jeopolitik düzen oluşturulmalıdır. Şiddet, terör, çifte standartlar, yoksulluk, açlık, hukuk ihlalleri, en azından, en aza indirilmelidir. Genel olarak insanlık bu görevi yerine getirmelidir. Ancak, ilginç olduğu ölçüde hem de gariptir ki, dünya bu geçişi gerçekleştiremiyor. Bu süreçte zayıf yönlerden birinin uluslararası kurumlara öncelikle BM'ye öncelik verilmemesinden ibaret olduğunu düşünüyoruz. Teorik olarak BM'nin rolü ve önemini herkes kabul ediyor. Fakat somut işe gelince, meydana belli engeller çıkıyor. Kurtuluş yolu var mı? Araştırmacılar bu konuda hangi görüştedirler?

Küresel Jeosiyaset ve Güvenlik: Mali Kriz Fonunda Değişiklikler

Küresel Jeosiyaset ve Güvenlik: Mali Kriz Fonunda Değişiklikler
15 Aralık 2016

Ulusal para birimlerinin ABD dolarına göre değer düşüklüğü çeşitli alanları etkiliyor. İnsanların yaşam kalitesi düşüyor, bazı ülkelerde enflasyon derinleşiyor. Bu durumdan çıkış yolu aranıyor. Aynı şekilde Türkiye Rusya ve Çin'le ticareti ulusal para ile yapma kararı aldı. Uzmanlar bu değişikliğin jeopolitik dinamiği ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguluyorlar. Bu olayların arka fonunda Ortadoğu'da askeri durum da daha gergin ve dramatik bir hal alıyor. Suriye'de durum hayli karıştı. Burada savaş şiddetleniyor, taraflar arasında amansız çatışmalar oluyor. Diğer yandan ise Irak'ta IŞİD`le mücadele güçleniyor. Fakat orada hem de terör gruplarından bazıları ek güç alıyorlar. Tüm bunlar bölgenin jeopolitik manzarasını yeterince karıştırıyor. Peki onların sonucu nasıl olabilir?

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi
14 Aralık 2016

İstanbul'da bir kez daha kan döküldü. Masum insanlar hayatını kaybetti. Terör amansız şekilde sivil insanlara üzüntü getirdi. Kardeş ülke bir bütün olarak katliamlara karşı yeniden birleştiğini gösterdi. Ülke yönetimi gelişim paradigmasını hayata geçirmekte kararlı olduğunu ve bunun için gereken her fedakarlığı göstermeye hazırlığını bir daha beyan etti. Dost devletler de Türk halkına başsağlığı verdiler. Azerbaycan Cumhurbaşkanı derin üzüntü duygusunu ifade etti. Uzmanlar yaşanan olayı jeopolitik bağlamda değerlendirmeğe eğilimlidirler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söyledi ki, bır takım çevrelerin Türkiye'ye karşı yürüttükleri kirli oyun söz konusudur. Eylemi doğrudan yapanlar onların emir kullarıdır. Ankara meseleyi kökünden çözmekte kararlıdır. Onu kendi yolundan kimse döndüremez. Bütün bunların fonunda son terör olayının hangi jeopolitik gelişmelere yol açabileceği meselesi güncel görünüyor. Bununla ilgili analizler yapmak zarureti mevcuttur.

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları
05 Aralık 2016

Bazı uzmanlar Ankara'nın son zamanlarda dış politikada daha aktif olduğunu vurguluyorlar. Onlar belirtiyorlar ki, Türkiye Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya yönlerinde hayli etkili adımlar atmaya başladı. Aynı şekilde Ankara Ermenistan'ın silahlandırılmasına hassasiyetle yaklaşmaktadır. Ortadoğu'da Suriye'ye askeri güç yollayarak burada kendi varlığını doğrulamanın yanı sıra, Türkiye, Güney Kafkasya'da jeopolitik istikrarın sağlanması konusunda Azerbaycan ile yoğun işbirliğini geliştirmektedir. İki Türk devletinin ilişkileri bütün bölgenin istikrarı, insanların refahı ve ülkelerin güvenliğinin sağlanmasına hizmet eder. Gürcistan da bu gerçeği kabul ediyor ve Bakü-Ankara eksenine destek veriyor. Fakat bazı uzmanlar Türkiye'nin bölgedeki rolüne şüphe ile yaklaşıyor ve asılsız fikirler ileri sürüyorlar. Bu açıdan Türkiye'nin Güney Kafkasya yönünde dış politikasının bazı hususları üzerinde geniş durmaya ihtiyaç duyuyoruz.

IŞİD`in Yeni Tehdidi: Kaosu Büyütme Planı

IŞİD`in Yeni Tehdidi: Kaosu Büyütme Planı
01 Aralık 2016

Musul`a saldırının sınırları genişledikçe terör kendi acımasız yüzünü daha da güçlü şekilde göstermeye başlar. IŞİD ise sıradab insanlarda korku yaratmakta, onları ölümle tehdit etmekte devam ediyor. Bu terör örgütünün lideri son ses yazısında Ortadoğu'nun bazı ülkelerine karşı yeni bir savaşa çağırdı. IŞİD`in başına bombalar yağdıranlar bir tarafta kalmış, o kanlı ellerini yine Müslüman ülkelerine doğru yöneltmeye çalışıyor. Defalarca tekrar olunan bu gibi çelişkili süreçler jeopolitik bağlamda bir takım sorular doğuruyor. IŞİD kimdir? O, hangi güçlerle mücadele ediyor? Kimlere hizmet ediyor? Bu tip sorulara cevap vermek zordur. Görünen o ki, IŞİD Müslüman coğrafyasında kaosu güçlendirmek, yeni kanlar dökmek niyetindedir. Yine de ancak Müslümanların kanı akıtılıyor. Ne zamana kadar?

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?
30 Kasım 2016

Şimdi dünyanın birçok analistleri küresel jeopolitik belirsizliğin saçıp savurduğunu vurguluyorlar. Aslında, bu konuda birkaç yıldır konuşuluyor, ancak bu kez konuşma daha derin hususları kapsıyor. Uzmanlar bu bağlamda esas olarak devletlerin kapasitesizliğinin artmasını ve daha dayanıksız duruma gelmesini belirtiyorlar. Kuşkusuz, yeterince ilginç bir savdır bu. Çünkü dünyanın kaderi ile doğrudan ilgilidir. Fakat bu durumun uzun süre devam etmesi insanlığı yıkıma götürebilir. Bu açıdan kurtuluş yolu nede görülüyor? Maalesef, bu konuda konuşan şimdilik yoktur. Umut veren etkenlerden biri tarihte benzeri durumların olmasıdır. Bugünkü gerçeğe bu açıdan bakıldığında, insanlık için bir fırsatın oluştuğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte, itiraf etmek gerekir ki, ona ulaşmak ciddi teorik ve pratik faaliyet gerektiriyor. Yeni paradigma oluşturmak kolay bir süreç değil!

ABD-Azerbaycan-Türkiye İlişkileri: Yapıcı İşbirliğinin Geliştirilmesi

ABD-Azerbaycan-Türkiye İlişkileri: Yapıcı İşbirliğinin Geliştirilmesi
28 Kasım 2016

Başkanlık seçimlerinden sonra Amerika'nın dış politikasında mümkün değişiklikler hakkında uzmanlar görüş bildiriyorlar. Bu sırada Washington'un Azerbaycan ve Türkiye yönünde atabileceği adımlar üzerinde duruyorlar. Bu zaman bir hususa dikkat çekiyorlar ki, Donald Tramp hatta bazı Avrupa devletleri başkanlarından önce Azerbaycan ve Türkiye yönetimi ile telefon konuşması yapmış. Üstelik ABD'nin yeni Başkanı her iki ülke ile işbirliğini daha da geliştirmek niyetinde olduğunu açık söyledi. Bunlara uzmanlar çeşitli değerler vermişler. Ermeni uzmanların ise kıskançlığı ve taraflılığı aydınca hissediliyor. Onlar Amerika'nın bölgede iki Müslüman ülkesine ağırlık vermesini sindiremiyorlar. Ama gerçek budur ve Azerbaycan`la Türkiye bağımsız siyaset yürütüyor, tüm devletlerle eşit yapıcı işbirliğini tercih ediyorlar.

Yeni Güvenlik Stratejisi: Ankara Karşısına Büyük Amaçlar Koyuyor

Yeni Güvenlik Stratejisi: Ankara Karşısına Büyük Amaçlar Koyuyor
24 Kasım 2016

Küresel ölçekte hızlı jeopolitik değişikliklerin gittiği bir zamanda Türkiye resmen güvenlik konseptini yenileştirdiğini açıkladı. Onun çeşitli hükümlerine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan fikir söyledi. Bunlardan anlaşılıyor ki, Ankara kendi karşısına yeterince ciddi hedefler koymuş. Buna Batı ve Çin'in tepkisi de ilginçtir. Avrupa Birliği Türkiye'yi kaybetmek istemiyor, Çin ise onu Şanghay İşbirliği Örgütü'nde görmeyi arzuluyor. Türkiye'nin kendisinin amaçları ise biraz farklıdır. O, artık süperdevlet iddialarını ortaya koyuyor. Atacağı tüm adımlar bu amaca hizmet etmelidir. Mevcut jeopolitik ortamda bu ne derecede gerçektir? Ankara bu amaca ulaşmak için somut kaynaklara ve güce maliktir mi? Bu tür sorulara cevap bulmak ilginç olurdu.

Uluslararası Hukuk Unutulursa veya "Ne Dökersen Aşına, O da Çıkar Kaşığına"

Uluslararası Hukuk Unutulursa veya "Ne Dökersen Aşına, O da Çıkar Kaşığına"
11 Kasım 2016

21`inci yüzyılın başlarında modern uluslararası ilişkiler sistemi oldukça gergin aşamaya ayak bastı. Sistemin şekillenmesinde önemli bir rol oynamış faktörler küresel ve lokal nitelikte ciddi tehditlerin etkisine maruz kalıyor. Bu tehditlerin bazıları sistemdeki lider güçler tarafından suni olarak yaratılır, diğerleri ise adil dünya düzenine aykırı davranışların sonucu olarak ortaya çıkar. Artık şimdiden açıkça görülüyor ki, uluslararası ilişkiler sistemi ya kendisinin beyan ettiği kurallara uyarak bu tehditlere karşı mücadelede başarılı olacak, ya da bu tehditler karşısında yenilgiye uğrayacak. Bu ise yeni temel prensipleri ortaya çıkmasına ve bir bütün olarak sistemin değişmesine neden olacak. Ne yazık ki, günümüzde sistem karşısındaki tehditlerin ortadan kaldırılması yönünde şimdilik gerçekçi adımlar atılmıyor.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri