THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Sözde DKC’nin Sosyo-iktisadi Durumu Hakkında

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»Çatışmalar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
7123
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Son dönemde bölgedeki kitle iletişim araçlarında, Sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ne (DKC) ilişkin yayınlanan haberlerde, bu ayrılıkçı bölgede yeni yolların yapıldığından ve işgal edilen Zengilan topraklarında yeni bir şehrin inşasının hazırlıklarından bahsediliyor. Kitle iletişim araçlarında yer alan bu bilgileri, ermenilerin yeni bir kışkırtma hareketine girişerek, güya yarattıkları “devletin bağımsızlığını”, buradaki “refahı”, “geniş sosyal ve demografik olanakları” ve “elverişli hayat şartlarını” gösterme amacına yönelik siyaseti şeklinde açıklanabilir.

Sözde DKC “bağımsızlığını” ilan etmiş olsa da, sosyo-iktisadi göstergelerine göre hiçbir zaman kendini kanıtlayamamıştır ve ciddi sorunlar yaşayan Ermenistan’ın omuzlarında ağır bir yük olarak kalmaktadır. Ermenistan ve sözde DKC hükümetleri, “yüksek gelişme grafiğine” ilişkin verdikleri beyanatlara ise kendileri de inanmıyor.

Temel olarak ziraat ile geçimini sağlamaya çalışan Sözde DKC, Ermenistan ve kopuntu teşkilatlardan gelen bağışlarla sosyo-iktisadi sorunlarını çözmeye çalışıyor. Ancak, bu bölgenin iktisadi-sosyal sorunlarının bağışlarla çözümlenmeyeceğini ermeniler de iyi biliyor.

Ermenistan ve Sözde DKC’nin raporları, Ermenilere ve Azerbaycan’a yönelmiş psikolojik propagandadan başka bir şey değildir. Savaş durumunda olan ve iç kaynakları tükenmeye yüz tutmuş bu bölge, ermeniler bakımdan gelecek vaad etmiyor.

Sözde DKC’nin Başbakanı Araik Arutunyan, 2011 yılının “DKC” için önemli olduğunu, bu yılda sosyo-iktisadi alanlarda elde edecekleri başarıların, 2012 yılındaki refahın temelini oluşturacağını bildirmiştir.

Ziraat alanında elde ettikleri “başarıları” değerlendiren Arutunyan, aynı zamanda, Ermenistan’da ve yurtdışında yaşayan soydaşlarının Karabağ’ın sosyo-iktisadi sorunları ile ilgilenmediklerini ve DKC’ye yatırım yapmak istemediklerini ve böylelikle, ermeni halkına hakaret ettiklerini kaydetmiştir. Arutunyan’ın bir yandan başarılardan bahsederken, diğer yandan bölgenin sorunlarının çözülemeyecek kadar zor olduğunu bildirmesi gerçekleri ortaya koyuyor.

2010 yılında “DKC’nin” Gayri Safi Milli Hâsılası (GSMH), 115 milyar Dram (320 milyon Dolar) olmuştur. 2011 yılı bütçe hesaplamalarına göre, bütçe gelirleri 61 milyar 773,8 milyon Dram (172 milyon Dolar), bütçe giderleri 64 milyar 620 milyon Dram (180 milyon Dolar), bütçe açığı 2 milyar 846,2 milyon Dram (8 milyon Dolar) ve 2010 yılında 724 bin Dram olan kişi başına düşen GSMH’nın, 2011 yılında 805 bin Dram (2240 Dolar) olduğu bildirilse de, bu sayılar inandırıcı görünmüyor.

Ermenistan’ın muhalif basını ve uzmanlar, bu istatistik verilerinin tam tersini iddia ediyorlar.

Sözde DKC’nin sanayisini; temel olarak, altın ve bakır üretimi (Drambon fabrikası), dağ ve maden sanayisi (tüf, bazalt, granit ve alçı), elektrik enerjisi sanayisi (Terter Çayı üzerinde kurulan Serseng hidroelektrik santrali), eğlence sektörü ve turizm oluşturuyor. Fakat bu alanda üretilen mallar, hem düşük niteliklidir hem de bölge ticareti için üretilmez; bunlar sadece iç pazara ve Ermenistan pazarlarına erişim olanağına sahiptir.

Sözde DKC’nin İstatistik Hizmeti’nin verdiği bilgilere göre, 2011 yılında nüfus 143.574 kişi olmuştur. Bu, 2010 yılıyla karşılaştırıldığında 2174 kişi fazladır. 2011 yılında Sözde DKC’ye 1637 kişi göç etmiştir. Bu, geçen yıldan 97 kişi fazladır. Cari yılda Sözde DKC’yi 446 kişi terk etmiştir.

Evlilik ve boşanmalarda da artış olmuştur. Örneğin; her 1000 evlilikten 11’i boşanma ile sonuçlanıyor.

Ermenistan ve Sözde DKC, her fırsatta yurtdışında yaşayan ermenilerin Karabağ’a göç etmelerini teşvik ediyor. Ancak bu, tüm çabalara rağmen istenilen sonucu vermiyor. “Bizim Ev” isimli sivil toplum kuruluşunun başkanı Aida Yeremyan, 2006 yılında düzenlediği basın toplantısında, 25 bin ermeni’nin Karabağ’a yerleşmek istediğini bildirmiştir. Yeremyan’a göre, Azerbaycan’dan gelen 6 bin ermeni mülteci ailesi de “Karabağ’ın Yeniden İnşası” programı çerçevesinde, DKC’ye göç etmek istediklerini bildirmiştir.

Ermenistan, özellikle, Rusya’nın Krasnodar eyaletinde yaşayan ermenilerin ve Kırgızistan’da yaşayan hemşinli ermenilerin Sözde DKC’ye göç etmesinin özellikle üstünde duruyor. Hemşinli ermeniler, Müslümanlığı kabul eden ermenilerdir.

Daşnaksutyun Partisi, hemşinli ermenilerin Karabağ’a göç etmelerinden memnun olacaklarını ve cami inşa etmelerine bile yardımcı olacaklarını bildirerek, hemşinlileri bölgeye göç etmeye heveslendirmiştir.

İddialara göre, 200 hemşinli ailesi Karabağ’a göç etmeye karar vermiştir. Fakat, bu iddialar yaklaşık bir yıldır gündemde olmasına rağmen, hala hemşinli ermenilerin Karabağ’a göç ettiklerine ilişkin güvenilir bir bilgi elde edilememiştir.

Sözde DKC hükümeti, göç edenlerin giderlerinin karşılanacağını ve onların bütün sorunlarının çözümleneceğini bildirmiştir. Ancak bu da inandırıcı değildir. Bunun sebebi, Ermenistan’ın kendi sosyo-iktisadi sorunlarını çözmekte bile ciddi sorunlarla karşılaşmasıdır. Ermenistan’ın dış borcu 2015 yılında 5 milyar dolar olacak. Bu, devlet bütçesinin yaklaşık olarak 2 katından fazladır.

Sözde DKC’de her km2’ye 13 kişi düşüyor. Nüfusun %52,5’i şehirde yaşıyor. Nüfusun orta yaş sınırı 33,5’tir. Kadınlar %52 ile çoğunluğu oluşturuyor ve nüfusun %61,6’sı çalışma çağındadır.

Göç ettirilmeye ilişkin konularla ilgilenen bazı sivil toplum kuruluşları, göç etmenin teşvik edilmesi için özel programlar hazırlamıştır. Ancak istatistik ve tarih gösteriyor ki, ne Ermenistan ne de sivil toplum kuruluşlarının yurtdışında yaşayan ermenileri Dağlık Karabağ’a göç ettirme planları gerçekçi değildir.

Ermenistan ile karşılaştırıldığında, Sözde DKC’nin sosyo-iktisadi göstergeleri oldukça alt düzeydedir. Yolsuzluk ve rüşvetin artması, kopuntu ermenilerinin bağışlarının zimmete geçirilmesi, demokratik değerler ve insan haklarının açıkça çiğnenmesi, ermeni silahlı kuvvetlerinin sosyo-politik hayata müdahalesi gibi sorunlar her gün biraz daha sertleşiyor.

Dr. Hatem Cabbarlı,

Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmaları Merkezi’nin Başkanı

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...