THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

STAR Rafinerisi'nin açılışı: daha bir başarılı adımın jeopolitik yönleri

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»Çatışmalar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
4003
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 24 Ekim 2018 – Newtimes.az

Günümüz dünyasında somut programların gerçekleştirilmesi kolay değildir. Tüm insanlığı kapsayan çeşitli nitelikte krizler ortaya birtakım zorluklar çıkarıyor. Özellikle, Güney Kafkasya bölgesinde jeopolitik ve jeoekonomik manzara son derece karmaşık. Yaşananlardan alınan deneyim, Azerbaycan'ın gerçekleştirmek istediği büyük ve önemli projelere engel olmağa çalışan güçlerin bulunduğunu gösteriyor. "Asrın Anlaşması", TANAP ve TAP'la ilgili süreçlerde, Güney Gaz Koridoru projesinin gerçekleştirilmesinde tüm bu söylenenlere şahit olduk. Azerbaycan'ın yurt dışında en büyük yatırımı olma özelliğine sahip STAR Rafinerisi'nin kullanıma sunulması bu bağlamda çok önemli jeopolitik ve jeoekonomik olaydır. Azerbaycan ve Türkiye Cumhurbaşkanları, Rafineri'nin açılış töreninde yaptıkları anlamlı konuşmalarında bu konuya geniş yer verdiler. Bu yüzden söz konusu hususlara detaylı değinmek istedik.

Pragmatik ve faydalı: iki kardeş ülkenin dünyaya işbirliği örneği

Azerbaycan, bir kez daha başarıya imza attı. Kardeş Türkiye'nin İzmir bölgesinde STAR Rafinerisi'nin açılış töreni yapıldı. Bu olayın jeopolitik ve jeoekonomik önemini, onun yapım imkanları bağlamında daha net idrak etmek mümkün. STAR Rafinerisi, Türkiye'nin ilk ve tek petrokimya tesisi olan Petkim'in arazisinde inşa edilmiştir. Azerbaycan'ın petrol şirketi SOCAR, 2008'de Türkiye'nin Tüpraş şirketiyle beraber Petkim'in hisselerinin yüzde 51'ni satın aldı. STAR Rafinerisi'nin temel atma töreni 26 Ekim 2011'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atıldı.

Türkiye'deki petrokimya tesisleri ülkenin ihtiyacını karşılayamıyor. SOCAR'ın 6,3 milyar dolar sermayeyle inşa ettiği STAR Rafinerisi'nin kullanıma sunulması bu yönde ciddi ilerlemelere neden olabilir. Her sene 10 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip STAR, yılda 1,6 milyon ton üretim gücüyle Türkiye'nin uçak yakıtı ihtiyacını giderecek.

STAR Rafinerisi'nde yılda 5 milyon ton dizel yakıtı üretilecek. Tesis, Türkiye'de genel kullanımın yüzde 20'sini temin edecek. Böylece kardeş ülkenin dizel yakıtı ithalatı yüzde 40 azalacak. Star Rafinerisi'nden ilk beş yılda her sene Azerbaycan ekonomisine 614 milyon dolar gelir sağlanacaktır. Sonraki on yılda bu rakamın 864 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Genellikle Türkiye, dış ticaret hacmindeki cari açığını 1,5 milyar dolar azaltabilecek.

Tüm bu söylenenlerin yanı sıra STAR'ın faaliyeti sıvılaştırılmış gazın ithalını yüzde 70 azaltmağa olanak sağlayacaktır. STAR, petrolün fıyatına bağlı kalmadan her sene 6-8 milyar dolar değerinde ticaret hacmi oluşturacak. Tesis, üretime başladığı zaman 1100 kişiye istihdam sağlayacaktır. Ayrıca SOCAR'ın, 19,5 milyar dolarlık yatırım paketiyle Türkiye'de en büyük yabancı yatırımcı olduğunu da özellikle kaydetmek gerekir.

Bu rakamlar STAR Rafinerisi'nin kullanıma sunulmasının sadece ekononik faktörlerle ilgili olmadığını gösteriyor. İki kardeş ülkenin tüm alanlarda karşılıklı fayda prensibi doğrultusunda verimli işbirliği yapması konunun temel niteliğini oluşturuyor. Bu anlamda tesisin inşasının jeopolitik ve jeoekonomik önemi son derece büyüktür. STAR'ın açılış töreninde Azerbaycan ve Türkiye Cumhurbaşkanları'nın anlamlı konuşmalarında bu konularla ilgili net hususlar yer almaktadır.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı, konuşmasının başında kaydetmiştir: "Yedi sene önce değerli kardeşim Recep Tayyip Erdoğan'la burada – Aliağa'da STAR'ın temelini attığımızı hatırlıyorum. Bu gün bu dev projenin açılışını beraber yapıyoruz. Bu belirlediğimiz hedeflere başarıyla ulaşmamızı bir kez daha gösteriyor. Ayrıca bu tür dev projelerin gerçekleştirilmesi için Türkiye ve Azerbaycan liderlerinde güçlü siyasi iradenin olmasının da bir göstergesidir. Bu projenin gerçekleşmesinin başlıca nedeni Türkiye-Azerbaycan dostluğu ve kardeşliğidir." Zira, bu proje, ülkelerimizin liderlerinin güçlü siyasi iradesine dayanarak iki devletin dostluk ve kardeşliğinden esinlenmesinden dolayı başarıyla sonuçlanmıştır.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın bu hususlara vurgu yapması, Türkiye'yle ilişkilerin gelişmesinin günümüz gerçekleri, küresel politikanın temel eğilimleri ve bölgesel işbirliğinin nitelikleri göz önünde bulundurularak devam ettiğini gösteriyor. Bu açıdan Azerbaycan'ın bağımsız ve egemen devlet olarak her zaman kendi ulusal çıkarlarına önem verdiği kanaatini de dikkate almak mümkündür. Bu sırada İlham Aliyev'in, kendi konuşmasında kaydettiğimiz hususları kararlılıkla ifade etmesi devlet başkanının üstün siyasi iradeye sahip olduğunu ve devlet kuruculuğu sürecinde hedefleri çok net belirlediğini bir kez daha gösteriyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı, STAR Rafinerisi'nin açılış töreninde "... bu gün Türkiye-Azerbaycan ilişkileri en üst düzeydedir. Bu da çok doğal. Çünkü biz yüzyıllarca beraber yaşadık, birbirimizin yanında olduk. Tarih, bazen bizi birbirimizden ayırsa da bu geçici olmuştur. Biz yüz yıl önce beraberdik, daha önceki dönemlerde de beraberdik, bu gün de beraberiz", şeklinde konuştu.

Tarihi zeruretten günümüze: Kararlılıkla bölgesel liderliğe doğru

Devlet başkanı, bu düşüncesinde önemli bir jeopolitik hususa net biçimde vurgu yaptı. Azerbaycan'la Türkiye, tarihi, siyasi, jeopolitik ve işbirliği açısından ebediyen birbirinin yanında olmak zorunda. Son yüz yılda bu ülkelerin birbirinden ayrı kalması istisnai durum oluşturmaktadır. Azerbaycan, bağımsızlığına kavuştuktan sonra tekrar beraber olmak için her hangi bir engel de kalmamıştır. Yani, Azerbaycan ve Türkiye, bağımsız ve egemen olduğu sürece hep beraber olacaklar. İşte, bu husus İlham Aliyev'in sözlerinin önemli jeopolitik anlamlarından birisi niteliğinde.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın, benzer düşünceleri ülkemizin gerçekleştirdiği ve direkt katılımcısı olduğu uluslararası dev projelerin açılış törenlerinde de ifade etmesi gurur vericidir. Çünkü birtakım devlet liderleri, sadece genel ifadelerle yetiniyor, somut örnek gösteremiyorlar. Azerbaycan Cumhurbaşkanı ise net olarak gerçekleştirilen projelerin açılış törenlerinde düşüncelerini dile getirir. İlham Aliyev'in STAR Rafinerisi'nin açılış törenindeki konuşmasında, Bakü'de düzenlenen askeri törene bir kez daha vurgu yapmasını da işte bu açıdan idrak etmek lazım. Cumhurbaşkanı, Aliağa'da bu konuda "Bu askeri törende Türkiye ve Azerbaycan askerleri omuz omuza Bakü'nün en büyük meydanı olan Azatlık Meydanı'nda şerefle yürüdüler. 15 Eylül 1918 tarihi bir gün. İşte aynı gün Bakü kenti Nuri Paşa'nın komutasındaki Kafkas İslam Ordusu ve yeni oluşturulan Azerbaycan Milli Ordusu tarafından işgalden kurtarıldı", diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı da konuşmasında Cumhurbaşkanı Aliyev'in sözleriyle örtüşen hususlara değindi. Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında, "Bu gün "Star" Rafinerisi'nin açılışı ile dünyaya örnek teşkil eden ilişkilerimizi bir adım daha ileriye taşıyoruz. Azerbaycan'la ilişkilerimizi sadece hamaset, sadece siyaset boyutunda bırakmayıp güçlü bir ekonomik çerçeveye de oturtuyoruz. Bu tesis enerji alanındakı dayanışmamızı güçlendirmek için uzun süredir yaptığımız çalışmaların en önemli ve somut örneklerinden biridir", diye söyledi.

Zira, Türkiye, STAR Rafinerisi'nin kullanıma sunulmasının ekonomik öneme haiz olmasının yanı sıra ciddi jeopolitik önem de arzettiği kanaatinde. Ayrıca tüm dünyanın da bunu böyle kabul ettiği görüşündedir. Herkes STAR Rafinerisi'nin faaliyete başlamasının Türkiye ve Azerbaycan'ın kardeşlik bağlarının stratejik boyutunu daha da güçlendirdiğini anlıyor. Bu bağlamda Türkiye Cumhurbaşkanı, tarihi tez ileri sürdü. Erdoğan, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le tamamen hemfikir olduğunu kaydederek, "Türkiye ile Azerbaycan'ın öncülüğünde hayat geçirdiğimiz her proje, ülkelerimizin bölgesel güç olma vasfını tahkim etmektetir.", şeklinde konuştu.

Bu hususların pragmatik faaliyette bulunan, karşılıklı faydaya dayalı işbirliği ortaya koyan iki bağımsız devletin, ciddi jeopolitik ve jeoekonomik başarısı olduğu kanaatindeyiz. Siyaset bilimcileri, Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin beraber yürüttükleri projelerin genellikle bölgesel ve küresel işbirliğine, güvenliğe, istikrara ve barışa hizmet ettiğine vurgu yapıyorlar. Bu özellik açısından söz konusu devletlerin işbirliğinin eşi benzeri bulunmamaktadır.

Azerbaycan ve Türkiye liderleri, Aliağa'dan dünyaya gereken mesajı çok net ve tam zamanında verdiler. Bazı güçler, Güney Kafkasya'da sırf kendi çıkarlarını sağlamağı düşünerek hareket ediyorlarsa ve bu zaman adaleti, objektif yanaşmayı, uluslararası hukuk normlarını unutuyorlarsa, Ankara ve Bakü, karşılıklı şekilde fayda getiren programlar uyguluyorlar. Bu somut örnektir ve diğerleri için de faaliyet felsefesidir. Dünyanın Türk devletlerinden örnek alması vakti gelmiştir.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...