THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Mehmetçik Suriye'de

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»Çatışmalar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
4817
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 25 Ağustos 2016 – Newtimes.az

Ve sonunda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Suriye’de bir "sınır ötesi'' harekâtına girişti, Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Böyle bir operasyon son zamanlarda bu bölgeden gelen çeşitli saldırılar karşısında zorunlu sayılıyor ve arzulanıyordu. Ancak bunun gerçekleşmesini engelleyen nedenler vardı. Örneğin geçen Kasım ayında ortaya çıkan uçak krizinden sonra Türk askeri uçakları Kuzey Suriye’nin hava sahasına giremiyordu.

Bu bakımdan TSK’nın dün başlattığı harekât, "gecikmiş'' görülse de, gerek planlama, gerekse zamanlama olarak uygun bir noktada gerçekleşti.

Planın uygulanabilmesi için siyasi alanda gereken adımlar atıldı: Rusya ile ilişkiler düzeltildi ve hatta askeri konuların da ele alındığı bir diyalog kuruldu. ABD ile mevcut uyuşmazlıklara rağmen, IŞİD’le mücadele bağlamında üst düzey askeri işbirliği ve koordinasyon müzakereleri yapıldı. Bu arada İran ile de temas kuruldu...

Zamanlama olarak, Gaziantep’e karşı girişilen menfur saldırı böyle bir operasyon için "meşru müdafaa'' gerekçesini daha da güçlendirdi. Ve bu harekât, ABD Başkan yardımcısı Joe Biden’in Ankara’ya geldiği günün erken saatlerine denk geldi (veya getirildi)...

Stratejik hedefler

Türkiye’nin giriştiği bu askeri müdahalenin önemli bir özelliği, bunun ilk kez bir yabancı devletin Suriye’de bir kara harekâtına girişmiş olmasıdır.

ABD, onun öncülüğündeki Koalisyon ve Rusya, Suriye’de sadece hava operasyonları yürütüyorlar. İran’ın ve Hizbullah’ın silahlı unsurları Esad’ın safında yer alıyorsa da bunlar bir devletin resmi ordu mensupları sayılmazlar. Kaldı ki hedefleri de farklıdır.

IŞİD ile mücadelede hava bombardımanının yeterli olmadığı, mutlaka kara birliklerine ihtiyaç olduğu hep söylenir. Ama şimdiye kadar hiçbir devlet, kendi kara kuvvetlerini bu cepheye sevk etmek istemedi. Sonuçta açıkçası IŞİD’e karşı mücadele etkisiz kaldı.

Şimdi Türkiye, bir yandan kendi askerini Suriye’ye gönderirken, diğer yandan çeşitli muhalif güçlerden oluşan Özgür Suriye Ordusu’nu (ÖSO) IŞİD’i Cerabulus bölgesinden söküp atması için yönlendiriyor.

Ankara’nın ilk stratejik amacı, kendisi için direkt tehdit oluşturan IŞİD’i bu bölgeden temizlemektir. İkinci stratejik hedef ise, buraların Kürt PYD/YPG güçlerinin eline düşmesini ve onların Fırat’ın batısına yayılmasını engellemektir. Operasyona "Fırat Kalkanı'' adının verilmesi bu bakımdan anlamlıdır...

Önemli sonuçlar

Bu harekâtın önemli yanı, bunun ABD öncülüğündeki Koalisyonun desteğiyle yapılmasıdır. Hedefin IŞİD olması ve buna karşı etkin bir kara savaşının göze alınması, ayrıca ÖSO’nun da devreye sokulması, genel bir destek sağlamış görünüyor.

Bu harekâtla IŞİD Cerabulus bölgesinde darbe yemiş, Cerabulus’ta tutunamayacağını anlamıştır.

Mehmetçiğin bölgeye girmesi, PYD/YPG’ye de hâkimiyet kurmaya çalıştığı bölgedeki yayılmasının mümkün olmadığının mesajını açıkça vermiştir.

Ve nihayet bu eylem, Türkiye’nin öteden beri Kuzey Suriye’de oluşturmak istediği "tampon bölge''nin fiilen gerçekleşmesinin yolunu açmaktadır...

Milliyet

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka
03 Kasım 2017 Anadolu Ajansı

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağları Güney Kafkasya stratejik dengesini değiştirecek bir askeri ittifak haline gelmiş durumda.

Daha...
Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou
13 Ekim 2017 Mediapart

Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou

Je reviens du Karabagh. S'il y avait bien un lieu au monde où je n'aurais jamais pensé aller, c'est bien dans ce Caucase incertain et méconnu.

Daha...

Dünya Kentleri