THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Ermenilerin Kafkasya’da Baskın Olma Hülyası

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»Çatışmalar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
18221
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Kafkasya, insanlık tarihinde her zaman önemli konuma sahip bir bölge olmuştur. Doğu ile Batı’nın, Kuzey ile Güney’in kesişiminde yerleşen bu bölge; çeşitli uygarlıkların, dinlerin ve halkların karşılaştığı bir yerdir. Kafkasya’nın coğrafi konumu ve doğal zenginlikleri onun jeo-siyasi önemini daha da arttırmıştır. Dünyanın jeo-siyasi bakımdan hassas olan bu bölgesi, tarihte birçok imparatorluğun dikkatini çekmiştir. Kafkasya uğruna kimler savaşmamıştır!

Lakin geçen zaman süresince hiçbir dış müdahaleci Kafkasya’da sürekli kalamamıştır. Çağdaş devrin jeo-siyasi gerçekleri ışığında ise, Kafkasya’nın en büyük sorunu bu dış müdahalecilerden ziyade, onların bölgeye göç ettirdikleri Ermenilerdir. Kafkasya’nın yerli halkı olmayan Ermeniler, daha ziyade 18’inci yüzyıldan başlayarak Rus-Türk ve Rus-İran savaşlarından sonra, Kafkasya’nın ayrı ayrı bölgelerine göç ettirilmiş ve o zamandan beri sözün asıl manasında bölgenin baş belasına çevrilmişlerdir. Bölgeye zavallı, miskin göçmenler olarak gelen Ermeniler, hamilerinin sayesinde bir zaman sonra Kafkasya’nın esas söz sahibi olduğunu iddia edenlere çevrildiler.

Güney Kafkasya’da ezeli Azerbaycan topraklarının Ermenilere peşkeş çekilmesi sayesinde kurulan bu küçük devletin iştahı oldukça büyüktür. Yüzyılın başlarında Erivan, Zengezur, Dereleyez, Vedibasar ve Göyçe mahali gibi tarihi Azerbaycan topraklarını ele geçiren Ermeniler, Azerbaycan’ı coğrafi yönden parçalamayı (Nahçıvan, Azerbaycan’ın esas bölümünden ayrıldı.) ve Dağlık Karabağ’da özerklik almayı başardılar.

Yaklaşık 70 yıl boyunca Ermeniler, “Büyük Ermenistan” hülyasına hazırlanmakta ve elverişli bir ortam oluşmasını beklemekteydiler. Geçen yüzyılın sonlarında, dünyada meydana gelen siyasi çalkantılar ise, Ermenilere yeni bir şans verdi: Ağabeylerinin işini kolaylaştırmak ve bunun karşılığında yeni topraklar kazanmak. Dağlık Karabağ özellikle bu senaryonun kurbanı oldu. Geçen dönem zarfında yürütülen tüm müzakerelere ve dünya kamuoyunun Ermenileri işgalci olarak resmen tanımasına rağmen, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü hala sağlanmamıştır. Ermeniler, buldukları farklı farklı ağabeylerin jeo-siyasi amaçlarına hizmet ederek kendi isteklerini gerçekleştirmeye can atmaktadır.

Ermeni kurnazlığının en önemli özelliklerinden biri de elverişli zaman ve mekânı hissetmesidir. Tarihe bakıldığında, adet olduğu üzere bu halkın hain önderlerinin, dünya siyasi tereddütlerle karşılaştığında, kendi çirkin amaçlarını gerçekleştirme doğrultusunda harekete geçtiği netleşir. 1905-1908 yıllarında Çar Rusyası’nın zor durumunda, Birinci Dünya Savaşı zamanı siyasi istikrar bozulduğunda, SSCB’nin dağılma döneminde v.b.

Son zamanlar, Ermenilerin yeni hülyalarının sınırları çizilmektedir. Hali hazırdaki en büyük hedef ise, Gürcistan topraklarıdır. 2002 yılında yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre, Gürcistan’da 248 bin Ermeni yaşamaktadır ki, bunların 113 bini Samshe-Cavahetiya bölgesindedir. Bu bölgede Ermeniler toplam nüfusun %54,6’sını oluşturmaktadır. Bölgede Ermenilerin demografik üstünlüğü ise, Müslümanların (Mehseti Türkleri ve Azerbaycanlıların) sıkıştırılması sayesinde oluşmuştur. Şöyle ki, 1897 yılında Çar Rusyası’nın yaptığı nüfus sayımına göre, Tiflis vilayetinin Ahalçik ilçesinde Ermeniler toplam nüfusun %22’sini, 24.317 kişi olan Mehseti Türkleri (%35,1) ve 12.370 kişi olan Azerbaycanlılar (%18) ise, birlikte toplam nüfusun %53’ünü oluşturmuştur.1 2002 yılı nüfus sayımına göre ise, Samshe-Cavahetiya’nın Ahalçik ilçesinde sayıları 16.879 olan Ermeniler artık, toplam nüfusun %36,6’sını oluşturmaktadır. Sovyet İmparatorluğu’nun Mehseti Türklerini sürgün etmesi, bölgede Ermeni nüfusun üstünlüğüne sebep olmuştur. Ermeniler burayı tarihi vatanları olarak kabul etseler de, gerçek şudur ki, bölgeye göç ettirildikleri toplam 150-170 yıl zarfında azınlıktan çoğunluğa çevrilebilmişlerdir.

Samshe-Cavahetiya’daki Ermenilerin ayrılıkçı söylemleri günden güne artmaktadır. İlk olarak, idari bakımından Kvemo-Kartli bölgesine dâhil olan Çalk belediyesinin (Nüfusunun yaklaşık yarısı Ermeni’dir.) Cavahetiya ile birleştirilmesini talep etmekteler. Bunun ardından ise, Samshe-Cavahetiya’ya özerklik verilmesini, Ermeni dilinin resmi dil olmasını, Ermeni apostol kilisesine ise statü verilmesini talep etmekteler.

Samshe-Cavahetiya bölgesi, Ermenistan Cumhuriyeti ve Türkiye ile doğrudan sınıra sahiptir. Ermenistan için kuzeyden tampon bölge rolünü oynamaktadır. Buradaki Ermeniler siyasi bakımdan “Tek Cavakh” sosyo-politik hareketi etrafında birleşmiştir ve hem Gürcistan hem de Ermenistan’ın siyasi hayatına etki edebilecek siyasi bir kuvvete çevrilmiştir. Şöyle ki, bu bölgeden olan 5 Ermeni’nin mecliste temsil edilmesine ilişkin olarak, Ermenistan yönetiminden talepte bulunmaktalar.

Ayrıca, Gürcistan siyasi hattına etki etmeye çalışmaktalar. Şöyle ki, Gürcistan’ın uluslararası kamuoyu karşısında verdiği taahhütlerden biri olan “Mültecilerin Ülkelerine Geri Dönmesi hakkında Kanun”un taleplerini yerine getirmesine ve Mehseti Türklerinin anavatanlarına geri dönmesine engel olmaya çalışmaktalar. Yerli Ermenilerin fikrince, Mehseti Türklerinin bölgeye göç ettirilmesi ile Ermenistan Cumhuriyeti dört bir yandan Türklerle çevrilecektir ve bu Ermenistan’ın jeo-siyasi konumu bakımından en büyük tehlikedir. Gürcistan-Rusya, Gürcistan-Türkiye ve Gürcistan-ABD ilişkilerinde de Ermeni unsuru önemli bir unsurdur. Ahalkalaki’de Rusya’nın askeri üssü kapatıldığı zaman, Ermenilerin kopardığı gürültü ve Gürcistan’ın NATO’ya üyeliği konusunun gündeme getirilmesine karşı Ermenilerin tavrı, ülkenin siyasi hayatına etki edebilecek güçtedir. Cavahetiya Ermenilerinin, Gürcistan hükümetinden sözde “Ermeni soykırımı”nı tanımasını talep etmesi de onların siyasi inatçılığından ileri gelmektedir.

Diğer taraftan, ikiyüzlü Ermeni kişiliği burda da kendini göstermektedir. Bir taraftan Rusya’nın belirli organlarına bağlı olan “Rusya’nın Cavakh kopuntusu” Aralık 2011 tarihinde yayınladıkları beyanatta; “Gürcistan’ın NATO’ya üyeliğinin, Cavahetiya Ermenilerinin çıkarlarına karşıt olduğunu ve Cavahetiya Ermenilerinin Gürcistan’ın egemenliğinden ayrılma konusunu ortaya atabileceğini” bildirmiştir.2 Diğer taraftan, ABD’de Ermeni taraftarı Kongre üyeleri, ABD’nin Cavahetiya Ermenilerine de yardım ayırması konusunu gündeme getirmiştir. Yani, Ermeniler kendi amaçları için herkesi satmaya hazırdır.

Gürcistan’ın Ermeni ayrılıkçılığına maruz kalan diğer bir bölgesi Abhazya’dır. Bağımsızlığını ilan eden bu sözde “devletçik”te Ermeniler öncü konumdadırlar. Yapılan resmi istatistiklere göre 2003 yılında Ermeniler, toplam nüfusun %21’ini (44.900 kişi) oluşturmuştur.3 Gayri-resmi bilgilere göre ise, bu sayı yaklaşık 70 bine ulaşmaktadır. Toplam 180-200 binlik Abhazya’da bu oldukça büyük bir sayıdır. Ermenilere hükümette de yeterince yer verilmiştir. Sözde cumhuriyetin Ekonomi Bakanı ve Meclis Başkan Yardımcısı Ermeni asıllıdır. Milletvekilleri arasında ve iş çevrelerinde de Ermeniler temsil edilmektedir.

Abhazya’da Ermenilerin konumunu belirleyen önemli unsurlardan biri de “Bakramyan taburu”dur. Gürcü-Abhaz çatışmasında Abhazların tarafında savaşan, özellikle Gürcülere karşı amansızlığı ve gaddarlığı ile tanınan bu askeri birlik, Gürcü-Ermeni dostluğunun üstünü tamamıyla çizmiştir. Bakramyan taburunun komutan ve askerleri ise Abhazya’da özel ağırlığa sahip, siyasi bir konumu sahiplendiler.

Samshe-Cavahetiya ve Abhazya, Gürcistan’da, Ermenilerin açıkça ayrılıkçı söylemlerine şahit olan bölgelerdir. Buna ek olarak, henüz somut olarak görünmeyen, fakat olası patlamalar yaratabilecek üçüncü bir bölge ise, Acaristan Özerk Cumhuriyeti’dir. Gürcistan’ın yatırıma elverişli olan bu bölgesinde Ermenilerin kirli paraları aklanır. Bölgede yüzden fazla Ermeni şirketi etkinlik gösterir. Ermenilerin Gürcistan’daki iş çevresine kendi soydaşlarını çektiği gözlemlenir. Ermeni işadamları yerli Ermeniler aracılığıyla burada büyük mülk ve araziler satın alır. Erivan-Batumi demir yolu hattının yapımına ilişkin müzakereler yürütülür.

Görünen odur ki, Ermenistan’dan Samshe-Cavahetiya-Acaristan doğrultusunda hareket ederek hayali isteklerini gerçekleştirmek amacındalar. Bu yol, Ermenilerin Karadeniz’e çıkışını sağlamalıdır. Karadeniz’e çıktıklarında ise, Abhazya ile de iletişim güçlenmiş olacaktır. Böylece, Ermenilerin esas müttefikleri ile doğrudan iletişim isteği de gerçekleşebilir. Yani, Ermenilerin önümüzdeki yüz yıldaki hedeflerinin sınırları artık belli olmaktadır.

Fakat ilginç olan şudur ki, devlet bütünlüğüne karşı oynanan bütün bu jeo-siyasi oyunlar Gürcistan’ı o kadar da rahatsız etmemektedir. Umarız sonra çok geç olmaz. Azerbaycan, tarihi topraklarında Ermenilerin iki defa kendi kaderini belirleme macerası ile karşılaşmıştır. Bu sebeple, Ermenilerin bu siyasi oyunlarının tehlikeli sonuçlarını önceden görmektedir. Kafkasya’ya göç ettirilmiş bir halk olan Ermenilerin bu büyük hülyası ise, bölge için hayır vaad etmemektedir.

Erestu Habibbayli (Ph. D)

  1. http://www.ethno-kavkaz.narod.ru/rngeorgia.html
  2. http://javakhk.ru/news/111.html
  3. http://www.ethno-kavkaz.narod.ru/rnabkhazia.html
Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...