THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Fransa’daki Ermenilerin Hocalı soykırımı endişesi

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»Çatışmalar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
9532
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

20’nci yüzyılın en sancılı ve en kanlı sayfasını oluşturan Hocalı faciasının her sene Azerbaycan’da ve onun sınırları dışarıda geniş şekilde anılması sadece Ermenistan’da değil, yabancı ülkelerde, örneğin Fransa’da yaşayan Ermenileri endişeye düşürüyor. Bunu Fransa’da yayınlanan ermeni basınında facia ile ilgili yazıların ruhundan açıkça hissetmek mümkündür.

Dünya kamuoyuna kendilerini insanlığın “barışçıl ve en insancıl halkı” olarak tanıtmak için varını yoğunu ortaya koyan Ermeniler Fransa’da yayınladıkları basın kuruluşlarında Hocalı olaylarından bahsederken “facia” kelimesini kullanmaktan çekiniyor, 1992 yılının Şubat ayının 25’inden 26’sına geçen korkunç gecede meydana gelen vahşiliği “Hocalı uğrunda giden savaşlar” gibi uluslararası camiaya ulaştırmaya çaba gösteriyorlar.

Fransa’da yaşayan Ermeniler 1855 yılından itibaren güçlü Ermeni lobisinin mali desteği sayesinde onlarca farklı isim altında gazete, dergi ve bülten basmaya başlamıştır. Onların birçoğu sonralar kendi yayınlarını durdurmuşlardır. Hali hazırda yayınlanan “ACAM”, “France-Armenie”, “Hayistan”, “Armenizer”, “UMAF”, “Azadmagazin”, “Ermenistan haberleri”, “Parev” ve diğer yayın organları yıllardır Türkiye’ye ve Azerbaycan’a karalamakla meşgul olmuş ve bu gün de bunu devam ettirmektedir.

Fransa Ermenilerinin Koordinasyon Konseyi ve temeli 19’uncu yüzyılın sonlarında Fransa’da atılmış “Taşnaksütyun” Partisi’nin düşüncelerine hizmet eden bu basın kuruluşunun çoğu modern silahlarla silahlanmış ermeni askeri birliklerinin Rus alayının yardımı sayesinde Hocalı’da yaptıkları faciaya başka görünüm vererek Fransız kamuoyunu aldatmaya çalışıyor.

Paris’te güçlü ermeni lobisinin mali desteği sayesinde günlük yayınlanan “Ermenistan haberleri” (“Les Nouvelles d’Armenie”) dergisinin sayılarında Hocalı faciasına ilişkin yazılan yazıların yazarı olayları farklı şekilde yönlendirmeye çalışıyor. Şöyle ki, bahsedilen yazılarda Azerbaycan devletinin bundan Azerbaycanlılarda Ermenilere karşı nefret hissini güçlendirme ve Ermenileri dünya kamuoyunun gözünden düşürme aracı gibi kullandığına ilişkin saçma düşünceler yer alır. Diğer bir yazıda ise 7 binlik nüfusu olan Hocalı’da yapılmış katliamın kasıtlı olarak Ermenilerin üzerine atıldığı şeklinde uydurma fikir dile getirilerek Fransız okurlarını yanıltmaya çalışıyor.

“France-Armenie” yayın organı ise daha da ileri giderek, “Sumgayıt olaylarını” sık-sık hatırlatıyor, Azerbaycanlılar tarafından onlarca Ermeninin katledilmesini Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının başlama nedeni olarak  gösteriyor. Böylece diğer bir tarihi sahtekârlığa yol veriliyor, olayın gerçek mahiyeti olduğu gibi okurlara iletilmiyor.

Yazının yazarı tarihe başvurarak araştırmalar yapmak yerine olayla ilgili Ermenilerin uydurduğu olgulara dayanarak kendine kolay yolu seçmiştir. O, nedense Ermenilerin bu olaya yıllardan beri hazırlandıklarını, 1905-1907 ve 1918 yıllarında Ermenilerin Azerbaycanlılara karşı yaptıkları soykırımı, 1948, 1953 ve 1988 yıllarında tarihi Azerbaycan topraklarının bir kısmı olan şimdiki Ermenistan’dan Ermenilerin etnik temizleme siyaseti sonucunda yüz binlerce Azerbaycanlının anayurdundan göçe zorlandığı gerçekliğinin üstüne sünger çekmiştir.

Sumgayıt olaylarının Ermenilerin Azerbaycan’a karşı planlı şekilde gerçekleştirdiği çirkin siyasetin yansıması olduğunu, olay zamanı bir kaç Ermeninin öldürülmesinde özellikle kendi soydaşlarının parmağının olduğuna dair inkâr edilmez kanıtların artık su yüzüne çıkmasını bu gazeteciye hatırlatmaya ihtiyaç yoktur. Bu durumda halkımızın bir atasözü tam yerini buluyor: Utanmazsan oynamaya ne var ki.

Diğer bir Ermeni basın kuruluşunda yayınlanan yazıda Hocalı faciası ile ilişkin olgular gizlenmiş, “Hocalı namına yapılmış savaşlarda” askerlerle beraber 200 kişinin hayatını kaybettiği kaydedilmiştir. Doğruyu yalan, yalanı ise doğru şeklinde sunarak dünya kamuoyunu kandırmaya alışkın olan atalarının izinden giden Ermeni kökenli bir Fransız gazeteci Hocalı faciası ile ilişkin Azerbaycan basınına değil, yaşadığı ülkenin aynı dönemde, faciadan bahseden gazetelerine göz atsaydı iyi olurdu. ”Le Monde”, “Le Figaro”, “Valeur actuelle” ve diğer Fransız gazetelerinde 19’uncu yüzyıldan günümüze kadar ülkemizin devamlı olarak Ermeni vahşetine maruz kaldığına dikkat çekilmiş, facia esnasında 613 masum Hocalılının, bu doğrultuda 106 kadının ve 54 çocuğun katledildiği, binden fazla kişinin esir alındığı ve 150 kişinin kaybolduğu kaydedilmiştir.

Yalan ve iftiraya başvuran bu gazeteci ASALA Ermeni terör örgütünün etkin üyelerinden olan Vazgen Sisyan’ın onlarca Azerbaycanlıyı vahşice katletmesinden gurur duymasını, eli masum insanların kanına bulaşan bu katilin Hocalı faciasını gerçekleştiren soydaşlarından ger kalmayan Ermenistan eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan tarafından “ulusal kahraman” adı verilmesini, gerçekleştirdikleri cinayetlerin izini kaybettirmek için öldürülmüş Azerbaycanlıların cenazelerini bir yere yığarak yakmalarını, gözlerini kan bürümüş, vahşiliğe susamış Ermenilerin cenazeler arasında sağ kalmış çocuklara bile acımadan ateşe atarak hayatlarına son vermelerini neden hatırlatmıyor?

Hocalı faciasının Ermenilere korku vermesi nedensiz değildir. Bir taraftan tarihi olgulara dayanan Azerbaycan diplomasisinin Ermenistan diplomasisine üstün gelmesi, diğer taraftan ise Hocalı faciasının olduğu gibi dünya kamuoyuna iletilmesi konusunda ülkemizin yürüttüğü siyaset Fransa’da yaşayan Ermenilerde gerçek bir endişe yaratmıştır.

Aslında Ermenilerde Hocalı faciasının korkusu bundan birkaç sene önce Haydar Aliyev Vakfı tarafından Azerbaycan gerçeklerini, Hocalı faciasını tüm dünya kamuoyuna iletmek üzere çeşitli dillerde basılmış kitap, broşür ve diğer vesaitlerin çeşitli ülkelerde yayılması, ünlü dünya kütüphanelerine yerleştirilmesi, Vakfın desteği ile ülkemiz sınırları dışında düzenlenen törenlerle başlamıştır. 2007 yılının Şubat ayının sonlarında Paris’te Ermenilerin yaptıkları mitingde Azerbaycan propagandasının gitgide güçlenmesini, öğrencilerimizin Hocalı faciasının tam ve doğru şekilde Fransızlara iletmek için geniş çalışma yapmalarını, bununla ilgili bildiriler yayınlamalarından rahatsız olduklarını itiraf etmeleri onların endişeye düşmesinden vermişti. Hatta onlar açık-açık Azerbaycan propagandasına karşı mücadele etme konusunda çağırılar seslendirmekten bile çekinmemiştir.

Son olarak, faciaya siyasi anlam yüklenmesi ve soykırım olarak tanınması için Azerbaycan devletinin uluslararası mahkemeye başvurmaya hazırlanması Ermenilerin korkusunu bir kat daha arttırmıştır.

Halkımız, Hocalı faciası ile ilgili adaletin yerini bulacağından, olaya uluslararası kamuoyu tarafından siyasi anlam yükleneceğinden, elleri yüzlerce Hocalılının kanına batmış katillerin ise gereken cezalarına çarptırılacaklarından emindir.

Asker Aliyev (Paris)

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...