THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Fani Dünyada Her Şey Fanidir

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
8000
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 14 Kasım – Newtimes.az

Ermenistan, ona hep destek olan dış güçlerin her zaman onun arkasında duracağını düşünüyor. Fakat bu hayatta hiçbir şeyin ebedi olmadığını, her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi bir sonunun da olduğunu unutmamak gerekiyor.

Uluslararası kamuoyu her şeyi çok iyi biliyor ve anlıyor. Ancak ne yazık ki, günümüzde uluslararası hukuk hiç de belgelerde yazıldığı şekliyle uygulanmıyor ve çoğu zaman büyük devletlerin jeopolitik çıkarlarının kurbanı oluyor. Eğer siz yönetimdeyken adalet ilkelerine uymayacaksanız; halkın, denetiminizdeki kurum ya da kuruluş yahut toplumun çıkarlarını her şeyden üstün tutmayacaksanız o zaman nasıl bir geleceğiniz olabilir? İşte bu soruyu Erivan yönetimine sormak istiyorum.

Tarih boyunca Ermeniler “gördüm, beğendim, benim oldu” politikasını yürütmüştür. Onlar kendilerinin olmayan her şeye hep ilgi göstermiştir, ayrıca, herkesin bir bakıma onların bu politikasını desteklemesi için, bunu çok büyük bir ustalıkla sunmuşlardır.

Sözde "Ermeni soykırımı" meselesini sürekli gündeme getirerek uluslararası kamuoyunun dikkatini kendilerine çekmekten ve isteklerine ulaşmak için bütün çirkinliklere el atmaktan bile çekinmemişlerdir. Sanki dünyada bunlardan başka hiç kimse yaşamamaktadır ve herkes sadece onların sorunlarıyla meşgul olmalıdır. Peki Hocalı'da Ermeni saldırganlar tarafından gerçekleştirilen soykırım ne olacak? O Ermenistan'ı koruyup kollayanlar, buna neden zamanında gereken dikkati göstermemiş ve göz yummuştur? Terör ve terörle mücadele 11 Eylül 2001 tarihinde ABD'de, gökdelenleri hedef alan saldırı olayından sonra dünya çapında daha da güncel bir meseleye dönüşmüştür. Bugün herkes terör ve terör kurbanlarından konuşuyor, hatta birçok devlet, dış politikasını terörle mücadeleye ithaf etmeye hazırdır. Onlar haklıdır; terör gerçekten hiçbir şekilde kabul edilebilir bir şey değildir. Peki, neden uluslararası kamuoyu 1992 yılında Ermeni teröristler tarafından Hocalı'da yapılan katliamı görmüyordu? Neden bu olaya hak ettiği değer verilmemiştir? Neden Ermeni yobaz ve ideologların bu suçu açığa çıkarılmadı? Demek ki gerçekten de, Ermenilerin yalan ve sahtekârlığı uluslararası hukukun tüm kural ve kaidelerine tercih ediliyor.

Ermeniler, işledikleri suçlar azmış gibi, komşu devlet ve ulusların topraklarına, kültürlerine, tarihlerine de göz dikmeye başlamıştır. Ermeni işgalciler tarafından Azerbaycan'ın tarihi toprakları olan Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi idari bölge işgal edilmiş, o topraklarda etnik temizlik politikası yürütülmüş ve bir milyondan fazla insan memleketlerini bırakarak mülteci ve zorunlu göçmen haline gelmiştir. İşte asıl terör budur. Büyük devletler uluslararası hukuku ellerinde bayrak yaparak istedikleri ülkeye askeri birlik konuşlandırıyor, istedikleri ülkede iç duruma müdahale ediyor; ancak mesele Ermeni işgalciliğine, Ermeni terörüne ve Ermenilerin acımasızlığına gelince uluslararası hukuk kural ve kaideleri güçsüz kalıyor.

Ermenistan'a destek verenler, onlara askeri teçhizat sağlayanlar, bunun ne tür zararlara sebep olacağını görmüyor mu? Bu desteğin arkasında, Ermenistan'ı düşünenlerden daha ziyade kendi jeopolitik çıkarlarını düşünenler çoğunluğu oluşturuyor.

Evet, belki bugün sen bazıları için bir ortak, bir müttefiksin. Ancak Ermeniler, bu ortaklığın da müttefikliğin de dünyada güç dengesi değişir değişmez değişikliğe uğrayacağını bilmelidir. Birbiriyle müttefik olup aynı cephede mücadele edenleri, tarih defalarca birbirine karşı cephelere düşürmüştür.

Uluslararası arenada ve yaptıkları görüşmelerde Ermeni yetkililer, vatandaşlarının haklarının çiğnendiğinden, savaşın ağır zararlarından, bölgede istikrarın olmamasından bahseder ve üstelik bütün bunlarda Azerbaycan'ı suçluyorlar. Hakikaten, Ermenistan'da yaşayan Ermenilerin haklarını ve bölgede istikrarı kim bozuyor? Ülkede nüfusun yaşam düzeyinin düşük olmasının, işsizliğin, ifade özgürlüğünün olmamasının, ülkenin dış borcunun artmasının, vatandaşların ülkeyi terk etmesinin, siyasi çekişmelerin, bölgede istikrarın bozulmasının asıl suçlusu saldırgan politika yürüten Ermenistan yönetimidir.

Azerbaycan'ın uluslararası alanda artan nüfuzuna halel getirmek için Ermeniler, dışarıdaki himaye edenlerinin desteğiyle çeşitli yollara başvurmaktadır. Howard Berman ve Brad Sherman, yakında yapılacak Kongre seçimlerinde Ermeni kopuntusunun oyunu almak için, Azerbaycan'a yönelik çirkin suçlamalarda bulunmuşlardır. ABD Hükümeti ve NATO'yu Azerbaycan ile iş birliğini durdurmaya çağırıyorlar. Azerbaycan'ın uluslararası hukukun hiçbir kural ve ilkesini bozmadan elde ettiği silah ve cephaneyle, aynı zamanda Azerbaycan'a yapılan maddi yardımla ilgili itirazlarını dile getirmişlerdir. Bunların yerinde olmadığını belirterek, bu yardımların durdurulmasını talep etmişlerdir. Acaba bu Kongre üyeleri; Ermenistan'a yapılan maddi yardımları,  Erivan'ın dolaylı yollarla "dost ülkelerden" hibe şeklinde aldığı, Azerbaycan'a yapılan maddi yardımları defalarca aşan silah ve cephaneyi görmüyor mu? Tabii ki, görüyorlar. Fakat Ermenilerin sözüyle oturup kalkan bu kişiler, bu konuya adeta gözlerinde güneş gözlüğüyle bakıyorlar. Onlar bile bile, artık dünyaya nam salan Ermeni ikiyüzlülüğü ve yalanlarını temel alarak sahneye konan bir oyunun başrol oyuncularına çevrilmiştir. Fakat herkes, hatta Ermeniler bile bu oyunun sonunun onlar için faciayla sonlanacağını çok iyi biliyor.

Nasıl ki dünya değişiyor, devletlerin çıkarları da değişecektir. O zaman ortaklar ve müttefikler de değişecektir. Yalan üstüne kurulan bir devletin ne geçmişi ne de geleceği olur. Erivan yönetimi bunu çok iyi anlıyor ve her tür yola başvurarak halkını aldatmaya, onlara gelecekle ilgili umut vermeye devam ediyor. Bu sinsi oyuna, yalana alet olmak istemeyenler ise, başını alıp yurtdışına yönelerek ülkeyi terk ediyorlar.

Ülke ekonomisinin acınacak durumu açıkça görülüyor. Geçenlerde Ermenistan, ülkenin çok önemli kurumlarından biri olan Dışişleri Bakanlığı’nın binasının satılmasına ilişkin haberlerle gündeme gelmiştir. Bazı yorumcular, bu şekilde Erivan yönetiminin yeni binayı daha uygun fiyata inşa ettirebileceğini, kalan meblağı ise Ermeni halkının "refahı" için harcayacağını düşünüyor. Acaba bu insanlar ne zaman uykudan uyanacak? Eğer bir devlet kazanç elde etmek için Dışişleri Bakanlığı’nın binasını satıyorsa, bu o devletin iflası demektir.

Sahip olduğun, senin için değerli olan herhangi küçük bir eşyayı yitirmemek için hayat boyu uğraş veriyorsun; çünkü o senin için çok önemlidir. Ermenistan'da ise değer verilen, önemli olan tek bir şey var, o da iktidarı kaybetmemek. Ermeni yöneticiler ise zaman zaman bu amaç uğruna her şeyi yaparak başkaları sayesinde iktidarda kalmaya çalışıyorlar.

Asif Babayev

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...