THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Hillary Clinton’un Güney Kafkasya Ziyaretinin Düşündürdükleri

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
7194
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

ABD-İran gerginliğinin ve Suriye’ye uluslararası baskıların arttığı, Şikago Zirvesi’nde NATO’nun geleceğine ilişkin planlanan proje ve programların hayata geçirilmesinin belirsiz olduğu, Avrupa Birliği’nde iktisadi krizin etkilerinin hala devam ettiği ve İran’ın Azerbaycan’a karşı uluslararası hukuk ve siyasi etik normlarına sığmayan şekilde baskı yaptığı bir dönemde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, 4-7 Haziran 2012 tarihinde Güney Kafkasya ülkeleri ve Türkiye’yi ziyaret edecek. Clinton, Güney Kafkasya ülkelerinin devlet başkanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile görüşecek. Aynı zamanda Gürcistan’da, Stratejik İş Birliği Komisyonu’nun açılış oturumuna ve Türkiye’de, terörizmle mücadeleye ilişkin düzenlenen uluslararası bir konferansa katılacak.

Bu şartlar altında Clinton’un bölgeyi ziyaret etmesi, ABD’nin Güney Kafkasya devletlerine yönelik dış siyaset ve güvenlik konularına ilişkin yeni planlarının olduğunu göstermektedir. NATO’nun 20-21 Mayıs’ta düzenlenen Şikago Zirvesi’nde, Gürcistan’ın bu kuruma üyeliğe ilişkin birkaç yıldır devam eden talebi yine kabul edilmemiştir. Gürcistan’la yalnızca, NATO çerçevesinde iş birliğine devam edilmesi ve iş birliğinin genişletilmesi hakkında karar alınmıştır. NATO’nun Rusya’nın konuya yaklaşımını dikkate alarak, henüz Gürcistan’ı tam üye olarak kabul etmekte aceleci olmadığı görülmektedir. ABD’nin Doğu Avrupa’ya füze kalkanı ve hava savunma sistemlerini yerleştirmeye çalıştığı bir dönemde, Gürcistan’ın NATO’ya üye olması Rusya ile gergin olan ilişkileri daha da körükleyebilir.

Clinton, Ermenistan’da Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan ile ikili ilişkileri, siyasi ve iktisadi iş birliğinin genişletilmesini, bölgesel ve uluslararası sorunları ve karşılıklı çıkarlara ilişkin konuları görüşecek. Büyük olasılıkla Clinton, bölgeyi ziyaretinde demokrasi ve insan hakları sorunlarını daha geniş olarak görüşmelere açacak. Clinton; Ermenistan’da 6 Mayıs’ta gerçekleşen genel seçimlerde yaşanan sorunlar, insan haklarının ihlal edilmesi, ifade özgürlüğünün sınırlandırılması, seçimlere hile karıştırılması, muhalefet partileri ve basına yapılan baskılar hakkında ABD hükümetinin eleştirilerini Sarkisyan’a bildirecek mi? Demokratik olmayan rejimlere “savaş” ilan eden, bu rejimlere iktisadi ve siyasi yaptırımlar uygulayan ABD, nedense bu yaptırımların hiçbirini Ermenistan’a uygulamıyor. Aksine, bu ülkeye her yıl karşılıksız olarak on milyonlarla Dolar mali yardımda bulunuyor. ABD’nin bu tür çifte standardı onun demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğünü koruma siyasetiyle uyuşmamaktadır.

Clinton’un bölgeye ziyaretinden önce, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2011 yılında yayınlanan insan hakları raporunda; “Etnik Ermeni ayrılıkçıların, Ermenistan’ın desteği ile Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi bölgesini hala denetim altında tuttuğu” kaydedilmiştir. Bu, Clinton’un Azerbaycan’ı ziyaretinden önce, iki ülke arasındaki ilişkilerde olumlu bir hava yaratmıştır. Basında yayınlanan bilgilere göre; Clinton, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile ikili ilişkileri, enerji güvenliğini, iktisadi ve siyasi iş birliğinin genişletilmesini, bölgesel ve uluslararası güvenlik sorunları ile demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü konularını görüşecektir.

Son dönemde, Azerbaycan ABD’nin, Avrupa devletlerinin ve Avrupa Parlamentosu’nun demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü konularına ilişkin haksız suçlamaları ile karşı karşıya kalmıştır. Azerbaycan’ın bu alanda bazı sorunları olsa da, bu konulara ilişkin son 20 yılda ciddi bir ilerleyiş de elde edilmiştir. Mevcut sorunlar ise, Batı dünyasının iddia ettiği gibi çözülemeyecek kadar karmaşık değildir. Azerbaycan’dan demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü alanındaki sorunları tamamen çözmesini talep etmek ve karşılaşılan bazı bireysel sorunları genelleştirmek yanlıştır. Azerbaycan yeterince demokratik bir devlettir ve demokrasi geleneğini geliştirmek için Avrupa’nın çeşitli kurumları ile iş birliğini genişletmektedir. Enerji sorunlarının çözümüne katkı sağlamakta; iktisat, siyaset ve güvenlik alanlarında iş birliği yapmaktadır.

ABD ve Avrupa’nın Azerbaycan’ı demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğünün ihlal edilmesi ile suçlamalarına rağmen, birçok durumda kendileri bu ortak insanlık değer ve normlarını göz göre göre ihlal ediyor. Örneğin; bağımsız uzmanların görüşüne göre, Avrupa ve ABD’de göçmenlerin ve dini azınlıkların (özellikle de Müslüman azınlıkların) hakları çiğneniyor ve hükümetler gereken önlemleri almıyor. ABD ve Avrupa; Yemen, Mısır, Libya ve Suriye’de (Suriye hala bu müdahaleye karşı mücadele ediyor.) demokratik değerlerin sağlanması için mevcut rejimleri değiştirse de, ne yazık ki, bu devletlerde demokrasiyi değil, sadece ayrılıkçılığı, iç savaşı, siyasi ve iktisadi krizi ve bölünmeyi “başarıyla” sağlayabilmiştir.

Demokratik değerlerin, insan haklarının ve ifade özgürlüğünün bayraktarı olduklarını iddia eden ABD ve Avrupa, Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal ettiğini görmek istemiyor ve Azerbaycan’ın, yaklaşık 1 milyon mülteci ve zorunlu göçmenin insan haklarının sağlanmasına yönelik girişimlerini desteklemiyor. Devletlerin toprak bütünlüğünün korunmasının Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer almasına ve uluslararası hukukun bir ilkesi olmasına rağmen, ABD ayrılıkçı Dağlık Karabağ rejimine her yıl milyonlarca Dolar yardım ediyor. Azerbaycan toprakları Ermenistan tarafından işgal edilmiş olsa da, ABD hala Azerbaycan’a ABD’nin doğrudan yardım etmesini yasaklayan 907 Sayılı düzeltmeyi tamamen lağvetmiyor. 

Azerbaycan demokratik, insan haklarına önem veren ve ifade özgürlüğünün var olduğu bir devlettir. ABD ve Avrupa’nın çifte standardı ise, onların samimiliğini ciddi şekilde şüpheli hale getiriyor.

Dr. Hatem Cabbarlı,

Avrasya Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin Başkanı

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...