THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

NATO’nun Şikago Zirvesi: Yeni Bir Dönemin Başlangıcımı?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası ilişkiler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
9550
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra NATO’nun işlevi, kuruma üye olan ülkelerde geniş çapta müzakere edildi. Bu müzakerelerde NATO’ya ihtiyaç olup olmadığı ve genişleme konusunun ne kadar güncel olduğu sorularına cevap arandı. Cevap çok gecikmedi. Başta ABD olmak üzere, NATO’nun devamında çıkarı olan devletler, uluslararası güvenliği tehdit eden terörizmi, demokratik olmayan rejimleri, kimyasal ve nükleer silah kaçakçılığı sorunlarını öne çıkararak NATO’nun devamını, hatta genişlemesini amaca uygun buldu.

Soğuk Savaş’ın ardından NATO, dünyanın çeşitli bölgelerinde barış ve güvenliğin sağlanması için çokuluslu program ve projeler hayata geçirse de, ne bu kurumun barış gücünün bulunduğu “sıcak bölgelerde” ne de diğer çatışma bölgelerinde güvenlik tam olarak sağlandı. 2010 yılında, NATO’nun Lizbon Zirvesi’nde kurumun yapısının ve faaliyetinin yeniden planlanmasına ilişkin belgeler kabul edildi. 20-21 Mayıs’ta ABD’nin Şikago şehrinde düzenlenen bir sonraki zirvede, Lizbon Zirvesi’nde kabul edilen belgelerin uygulanması konusu ve aşağıdaki konular görüşülmüştür:

-NATO’nun Afganistan’daki durumu;

-2008 yılında yaşanan dünya iktisadi krizinden sonraki durum;

-yakın ve uzun geleceğe ilişkin ortak faaliyet stratejisinin planlanması;

-“akıllı savunma” (smart defence) programının hayata geçirilmesi;

-NATO’nun askeri gücünün korunması ve sürdürülmesi;

-Rusya ile ilişkiler.

Zirvede önemli olan bir diğer konu, Orta Asya ve Güney Kafkasya devletlerinin devlet başkanlarının zirveye davet edilmesidir. Orta Asya devletlerinin devlet başkanları bu daveti kabul etmemiş, Güney Kafkasya devletlerinden olan Ermenistan Cumhurbaşkanı ise, zirvenin nihai beyannamesinde Azerbaycan ve diğer Bağımsız Devletler Topluluğu üyelerinin toprak bütünlüğünün tanındığı tekrar vurgulanacağı için bu zirveye katılmamıştır. Zirvenin nihai beyannamesinde; Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Moldova’nın toprak bütünlüğünün tanındığı ve çatışmaların uluslararası hukukun ilke ve normlarına, Birleşmiş Milletler Şartı’na ve Helsinki Nihai Senedi’ne uygun olarak, görüşmeler yoluyla çözülmesinin gerekliliği vurgulanmıştır.

ABD ve NATO yetkilileri, Afganistan’daki barış gücün faaliyetinin başarılı olduğunu bildirseler de, ülkede tam olarak denetimi sağlayamıyorlar. Son yaşanan dünya iktisadi krizi, Afganistan ve diğer bölgelerde barış gücün konuşlandırılmasında ciddi sorunlar yaratmıştır. NATO 2014 yılında, Afganistan’dan barış gücünü çıkarmayı planlıyor. NATO, Afganistan’da ne istikrarı sağlayabilmiş ne de barışçıl imajını korumayı becerebilmiştir. NATO askerlerinin sivillere karşı işlediği suçlar, barışçıl göreviyle ters düşmektedir. NATO’nun 2014 yılında Afganistan’dan çekilmesinden sonra, ülkede güvenliğin sağlanması için bütün siyasi ve askeri sorumluluk Hamid Karzai rejimine ait olacak. Karzai rejimi ise, büyük olasılıkla bunun üstesinden gelemeyecektir.

Zirve öncesi, NATO Askeri Hava Kuvvetleri’nin “yanlışlıkla” Pakistan askerlerini bombalaması sonucunda 24 askerin öldürülmesinden sonra, Pakistan’ın Afganistan’a transit geçiş ücretini yaklaşık 20 kat arttırması gerginlik yaratmıştır. Bu aynı zamanda 2014 yılından itibaren, Afganistan’dan barış gücün çıkarılması konusunda da zorluklara sebep olacaktır. ABD’nin Pakistan’ın bu talebinden memnun olmadığını bildirmek için Başkan Barak Obama, Pakistan Devlet Başkanı Asif Ali Zerdari ile önceden planlanmış ikili görüşmeyi iptal etmiştir.

2008 yılında yaşanan dünya iktisadi krizi; NATO’nun genişlemesine, füze kalkanı ve hava savunma sistemlerinin kurulmasına, yeni çokuluslu program ve projelerin hayata geçirilmesine ilişkin ciddi bir sorundur. Teşkilata üye olan bazı devletler, füze kalkanı sisteminin daha pahalı olduğunu ileri sürerek, Doğu Avrupa’da hava savunma sisteminin kurulmasını talep ediyor. Aslında Rusya Federasyonu, NATO’nun her iki planını ulusal güvenliğine tehdit olarak değerlendiriyor ve bunlara karşı çıkıyor. İktisadi krizin sonuçlarını hafifletmek için NATO üyeleri, daha pratik program ve projelerin hayata geçirilmesine ve eski teknoloji silahlardan kaçınmaya gayret ediyor. NATO’nun ana mali kaynağı olarak ABD, son 10 yılda askeri bütçesinde 487 milyar Dolar kesintiye gitmeyi planladığından, NATO ciddi mali sorunlar ile karşılaşacaktır.

NATO’nun yakın ve uzun gelecekte ortak faaliyet stratejisinin planlanması, zirvede önemle tartışılan konulardan biri olmuştur. Yukarıda belirtildiği gibi, dünya iktisadi krizi bu tür projelerin hayata geçirilmesinde üye devletleri daha temkinli davranmaya sevk ediyor. Dünya iktisadi krizinin sonuçları bertaraf edilmediği ve yeni stratejik faaliyet planı onaylanmadığı sürece, NATO’nun geleceğine yönelik şüpheler artmaktadır.

“Akıllı savunma” programının hayata geçirilmesi üç ana bileşenden oluşuyor:

-Hayati önem taşıyan kritik güç ve araçların sağlanması için çokuluslu projeler hazırlamak;

-Mali kriz çözümlenmediği takdirde çokuluslu projelerin, füze kalkanı ve hava savunma sistemlerinin, yerüstü yapılara nezaret ve hava sahasında keşif uçuşlarının düzenlenmesinin ertelenmesi;

-2020 yılına kadar istihbarata ait bilgilerin paylaşımı, hava sahasının gözlemlenmesi ve havada yakıt ikmali sistemlerinin iyileştirilmesi.

NATO’nun askeri gücünün korunması ve sürdürülmesi üye devletler için oldukça önemlidir. 50 yılı aşkın süredir faaliyetini sürdüren teşkilat, dünyanın çeşitli bölgelerinde üye devletlerin siyasi, iktisadi ve askeri güvenliğini sağlıyor. Bunun devamı için, daha uygun proje ve programların hazırlanması özel bir önem teşkil ediyor. Bu konu özellikle, NATO’nun itici gücü olan ABD’nin çıkarına uygundur ve zirvede bunu özellikle ifade etmiştir.

Rusya ile ilişkilere gelince, NATO ve Rusya arasındaki esas sorun Doğu Avrupa’da füze kalkanı ve hava savunma sistemlerinin kurulmasıdır. Rusya bunu doğrudan kendisine yönelik bir tehdit olarak algılıyor. NATO Genel Sekreter Yardımcısı Aleksander Vershbow 3 Mayıs 2012 tarihinde, Rusya Savunma Bakanlığı’nın düzenlediği konferansta, NATO’nun hedefinin; ileriye yönelik çözüm üretmek ve füze kalkanı sistemi çerçevesinde Rusya ile iş birliğini sağlamak olduğunu belirtmiştir. Rusya’yı füze kalkanı sisteminde eşit haklara sahip bir ortak olarak görmek istediklerini ve bu projenin Rusya’ya karşı olmadığını bildiren Vershbow, Şikago Zirvesi’nden önce Rusya ile ilişkileri düzenlemeye çalışmıştır. Ancak teşkilata üye olan devletlerin hepsi Rusya’yı füze kalkanı sisteminde bir ortak olarak görmek istemiyor. Şöyle ki; Polonya buna kesin olarak itiraz ediyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Aleksandr Lukaşeviç, Şikago Zirvesi’nde sürprizlerle karşılaşmadıklarını, görüşülen konular hakkında muhatapları tarafından önceden bilgi verildiğini, Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya Cumhuriyetleri ile komşuluk siyasetinde NATO ile aynı görüşleri paylaşmadıklarını, ancak bütün sorunların görüşmeler aracılığıyla çözümlenmesine çalıştıklarını belirtmiştir. NATO-Rusya arasındaki sorunların uzun zaman süreceği görülmektedir. NATO’nun genişlemesi ve Doğu Avrupa’da füze kalkanı ve hava savunma sistemlerini kurma planı, Rusya’nın siyasi, iktisadi ve askeri hırsları ile ters düşmektedir. Büyük olasılıkla, önümüzdeki 10 yılda bu karşıtlıklar değişen dinamizme uygun olarak sürecektir.

Dr. Hatem Cabbarlı,

Avrasya Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (ASAM) Başkanı

 

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...