THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Azerbaycan-BM: 27 yıllık iş birliğinin gelişme özellikleri

Azerbaycan-BM: 27 yıllık iş birliğinin gelişme özellikleri
07 Mart 2019

Azerbaycan'ın, Birleşmiş Milletler üyeliğinin 27. yıldönümü tamamlandı. Politika uzmanları, 2 Mart 1992'den günümüze kadar Azerbaycan ile BM arasında ilişkilerin kaydadeğer şekilde geliştiği yönünde ortak görüş belirtmektedirler. Azerbaycan, bu süre zarfında BM ile ilişkilerini bütün alanlarda hızla geliştirmeği başarmıştır. Fakat bağımsızlığın ilk yıllarında BM ile ilişkilerde birtakım sorunlar yaşanıyordu. Dönemin Azerbaycan yönetiminin politik açıdan deneyimsizliği ve bazı güçlerin tahripkar faaliyetleri sonucunda ülke, BM ile aktif şekilde iş birliği yapamadı. Milli Lider Haydar Aliyev'in yönetime dönüşüyle durum tamamen değişti. Söz konusu dönemden itibaren Azerbaycan'la BM arasında iş birliği kapsamlı şekilde devam etmenin yanı sıra bağımsız Azerbaycan'ın çıkarları doğrultusunda gelişti. Bu bağlamda Azerbaycan-BM ilişkilerinin jeopolitik özellikleri üzerine detaylı değinmenin gerekli olabileceğini düşünüyoruz.

Dış politikada ulusal çıkarlar: Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın dünyaya mesajı

Dış politikada ulusal çıkarlar: Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın dünyaya mesajı
20 Şubat 2019

Modern dönemde bağımsız politika yürütmek asla kolay olmamaktadır. Günümüzde küresel çapta zıtlıklarla dolu bir jeopolitik süreç yaşanıyor. Büyük devletler kendi çıkarlarını sağlamak için güç kullanmaktan kaçınmıyorlar. Bu durumda uluslararası hukuk kurallarının ihlalleri yapılabilir ve uluslararası örgütlerin iradesi dikkate alınmıyor. Böyle bir ortamda bağımsızlıklarını sağlamış ülkelerin dış politikayı hangi prensipler doğrultusunda oluşturması konusu büyük önem taşır. Ayrıca bağımsızlığını yeni kazanan devletlerin dış politikanın yönünü belirledikleri artık birkaç yıl oldu. Azerbaycan'ın dış politikasında başlıca prensip neden oluşuyor? Günümüzde bu prensiplerin gözetilmesi ne kadar mümkün olabilir? Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Real Televizyonuna verdiği röportajda bu tür soruları detaylı biçimde cevapladı.

Güney Kafkasya'nın jeopolitik düzeni: lider Azerbaycan ve tecrit edilen Ermenistan

Güney Kafkasya'nın jeopolitik düzeni: lider Azerbaycan ve tecrit edilen Ermenistan
05 Şubat 2019

Son dönemde Ermenistan basınında yer alan ve Nikol Paşinyan yönetiminin izlediği politikayı eleştiren yazılara sık sık rastlanıyor. Politika uzmanları, Erivan yönetiminin deneyimsiz dış politika yürüttüğünü açık şekilde dile getirmekte ve Başbakan Paşinyan'ın halkla ilişkilerinde samimi olmadığını yazmaktadırlar. Ermeni kamuoyunun Yukarı Karabağ sorununun çözüm sürecinde gelişmelerden haber alamadığı konusunda bilgiler yer almaktadır. İktidarda bulananların gelişmeleri gizli tutmasının nedeni anlaşılmağa çalışılıyor. Bu açıdan baktığımızda kendini sıradan vatandaş olarak gören ve bu sloganla yönetime geçen Paşinyan'ın gerçekleri halktan gizli tutmağa çalışması ilgi doğurmaktadır. Başbakan ve yönetiminin kamuoyu ile ilişkilerinde samimi olmağı başaramadığı açık şekilde görülüyor. Peki bu neden kaynaklanıyor? Bu soruya cevap aramak için konuya detaylı değinmek ihtiyacı duyduk.

Stratejik ortaklığa doğru: Erdoğan'ın "soğuk" Moskova'da "sıcak" müzakereleri

Stratejik ortaklığa doğru: Erdoğan'ın "soğuk" Moskova'da "sıcak" müzakereleri
28 Ocak 2019

Büyük devletlerin iş birliği sadece ulusal sınırlarla kısıtlı kalmamaktadır. Bu devletler, büyük jeopolitik alanda gelişmelerin hareketliliğini etkileyebilirler. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Moskova ziyareti bu bağlamda ele alındığında ilginç sonuçlara varılabilir. İki büyük devlet neredeyse tüm konularda iş birliğinin gelişmesine ilişkin mutabakat sağladı. Bu ise kapsamlı konularda beraber faaliyet yürütmek anlamına geliyor. Doğal olarak bu bağlamda akıllara önce Suriye meselesi gelir. Suriye konusunda Putin'le Erdoğan, faydalı fikir alışverişi yaptı, somut anlaşma sağlandı. İki devlet başkanı, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulması, teröre karşı ortak mücadele, istikrarın sağlanması, İdlip, Menbiç konuları, askeri alanda iş birliği ve diğer konularda ortak görüş sergiledi. Bu bazda ticaret, üretim, turizm, nükleer ve enerji alanlarında iş birliğini genişlendirmeğe ilişkin mutabakat sağlanması güncel konulardan biri olarak görülüyor. Aynı zamanda Türkiye ile Suriye arasında 1998 yılında imzalanan ve Adana Anlaşması olarak tarihe geçen anlaşmanın tekrar gündeme taşınması büyük önem arz ediyor.

Barışa hazırlık: Ermenistan hazır mı?

Barışa hazırlık: Ermenistan hazır mı?
25 Ocak 2019

Son dönemde medyada Azerbaycan ve Ermenistan Dışişleri Bakanları'nın Paris'te yaptıkları görüşmenin sonuçlarına ilişkin yorumların sayı artmaktadır. Politika uzmanları, uluslararası örgütlerin temsilcileri bu görüşmeye ilişkin kendi düşüncelerini ifade ediyorlar. Söz konusu şahıslar, daha ziyade iki bakanın Azerbaycan ve Ermeni toplumlarının barış sürecine hazırlanmasına ilişkin açıklamalarına ilgi gösteriyorlar. Bu husus Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında da ifade edildi. Fakat konuyla ilgili Ermenistan basınında yer alan haberlerin kısa analizi işin aslının tamamen farklı olduğunu gösteriyor. Ermenistan'da, gerçek anlamda asıl durumun değişik yönde sunulması amaçlanan fikirlere rastlanıyor. Ermeniler, ''barış sürecine hazırlık'' konusunu kendi çıkarları doğrultusunda sunmağa çalışıyorlar. Bu husus üzerine bir az detaylı değinmek istedik.

Orta Doğu'da yeni güç dengesi: ABD'nin Suriye'den çekilme kararının perde arkası

Orta Doğu'da yeni güç dengesi: ABD'nin Suriye'den çekilme kararının perde arkası
09 Ocak 2019

Politikada beklenilmeyen kararlar her zaman alınabilir. Bu kez dünyayı Donald Trump şaşırttı. Trump'ın, Amerika birliklerinin Suriye'den çekileceğine ilişkin açıklaması çok sayıda soruyu da beraberinde getirdi. Bu süreç daha başlamadı bile, hiç sonuçlanmadı da. Fakat politika uzmanları, sürecin jeopolitik sonuçlarına ilişkin tahminlerde bulunuyorlar. Yapılan tahminler aslında bölgede jeopolitik durumun önemli ölçüde karışık olduğunu gösteriyor. Büyük devletler kendi kozlarını tamamen kullanmıyorlar. Söz konusu devletlerin hareketleri daha ziyade karşı tarafın fikrini almağa yönelik manevralara benzemektedir. Bu açıdan oluşan durum bir hayli derecede düşündürücüdür. Orta Doğu'da genel jeopolitik manzaranı değiştirebilecek hareketliliğin yaşandığı görünüyor. Bu sürecin sonuçları politika uzmanları üçün merak uyandırıyor. Hangi güçler etkisini arttıracaktır? Amerika, bu duruma nasıl tepki verecektir? Bu tür sorulara cevap bulmak için konu üzerine detaylı değinmek ihtiyacı duyduk.

Avrupa Parlamentosu'nun yıllık raporu: Azerbaycan'ın girişimleri ve tutumunun güçlenmesi

Avrupa Parlamentosu'nun yıllık raporu: Azerbaycan'ın girişimleri ve tutumunun güçlenmesi
19 Aralık 2018

Son yıllar uluslararası örgütlerin Azerbaycan'la ilgili adaletli tutum sergilemesi adeta bir eğilime dönüşmüştür. Bu husus kabul edilen belgelerde de ifade edilmektedir. Ayrıca Avrupa Birliği'nin giderek daha büyük kapsamda Azerbaycan gerçeklerini itiraf ettiğini yansıtan belgeler kabul ediliyor. Bu belgelerin biri 12 Aralık'ta kabul edildi. Sözünü ettiğimiz belge, AB'nin yıllık faaliyetinin değerlendirilmesine ilişkin tahminsel analitik prensipleri içeren rapordur. Söz konusu belgede AB'nin, ortak devletlerin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve sınırlarının dokunulmazlığını desteklediği kaydediliyor. Yani, Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorunu yalnız Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde, uluslararası hukuk normları ve prensipleri doğrultusunda çözüme kavuşabilir. Bu husus çok önemlidir. Aynı zamanda belgede küresel düzeyde yaşanan sürece AB'nin yaklaşımı ve oluşan durumun mümkün gelişme yönleri yer almıştır. Yani, konuyu tümüyle dünyanın jeopolitik manzarası açısından ele almak imkanı bulunuyor. İşte bu bağlamda raporda yer alan hususlar üzerine daha geniş değinmek ihtiyacı duyduk.

Orta Doğu'da "Türk Marşı": Üçüncü operasyon başlıyor

Orta Doğu'da "Türk Marşı": Üçüncü operasyon başlıyor
14 Aralık 2018

Dünya medyasının gündemine yeni bir önemli konu oturdu. Ankara, Suriye'de daha bir askeri operasyon gerçekleştireceğini beyan etti. Bu haber devlet başkanı düzeyinde dile getirildiği için gerçekliğine ilişkin hiç kuşku bulunmamaktadır. Erdoğan, kararlı lider, verdiği sözü tümüyle yerine getiren şahıs olarak bilinir. Diğer yönden böyle ciddi konuyla ilgili haber gereği olmaksızın yayılamaz. Bunun sonucunda bu konu Batı'da ve Rusya'da ciddi tepkiye neden oldu. Washington, derhal itiraz etti. Oysa Moskova, tarafsızlığını korudu. Kremlin'in, Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlama almak hakkını daha iyi anladığı anlaşılıyor. Politika uzmanları, sürecin bu yönde gelişeceği takdirde ne tür jeopolitik faktörlerin ortaya çıkabileceğine ilişkin tahminlerde bulunmağa çalışıyorlar. Bu bağlamda konuya detaylı değinmek ihtiyacı hiss ettik.

Aşkabat anlaşmaları: Azerbaycan, iş birliğinde yeni ufuklar açıyor

Aşkabat anlaşmaları: Azerbaycan, iş birliğinde yeni ufuklar açıyor
30 Kasım 2018

21-22 Kasım'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın, Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta ziyarette bulunması politika uzmanlarının büyük ilgisine neden oldu. Birkaç yıl önce iki ülke arasında ilişkilerde belirli sorunlar ortaya çıkmıştı. Şimdi bu sorunların ortadan kaldırıldığına bütün dünya şahitlik etti. Bu sonuca ulaşılmasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in benzersiz katkısı bulunuyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı, sabırlı, rasyonel ve ileri görüşlü politika yürüterek kardeş Türkmenistan ile ilişkilerin ihtilaf düzeyine ulaşmasının önüne geçti. Artık iki kardeş ülke stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine ve pekiştirilmesine ilişkin programlar üzerinde çalışıyor. Türkmenistan başkentinde imzalanan anlaşmalar bunun somut belirtilerinden biri oldu. Cumhurbaşkanı Aliyev'in ziyaretinin jeopolitik ve ekonomik yönleri ve bu hususların iletişim-ulaştırma alanlarıyla bağlantısı konusuna detaylı değinmek istedik.

Azerbaycan'ın yeni iş birliği girişimleri: Cumhurbaşkanı'nın Beyaz Rusya ziyaretinin üç tarihi özelliği

Azerbaycan'ın yeni iş birliği girişimleri: Cumhurbaşkanı'nın Beyaz Rusya ziyaretinin üç tarihi özelliği
26 Kasım 2018

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Beyaz Rusya'ya gerçekleştirdiği beşinci ziyaret politika uzmanlarının büyük ilgisine neden oldu. Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nı sabırsızlıkla beklediklerini açıkca dile getirdi. Cumhurbaşkanları, yaptıkları görüşmelerde ciddi konuları ele aldılar ve mutabakata vardılar. İki ülke arasında çeşitli alanlarda anlaşmalar imzalandı. İlham Aliyev ve Aleksandr Lukaşenko, ortak bildiriyi de imzaladı. Tüm bu söylenenler doğrultusunda politika uzmanları, Azerbaycan-Beyaz Rusya ilişkilerini bölgesel ve küresel bazda değerlendirmeğe çalışıyorlar. Uzmanlar, Bakü'nün ve Minsk'in, samimi stratejik partner olduklarını bir kez daha onayladıklarını kesin bir dille söylemekteler. Bu eğilimin daha da gelişeceği bekleniyor. Konunun bu yönü birtakım jeopolitik faktörlerle ilgilidir. Bu faktörlerın birbirine bağlantılı şekilde yorumlanması Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın, Beyaz Rusya ziyaretinin üç tarihi özelliği üzerine konuşmak için zemin oluşturuyor.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...