THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Mekke Bildirgesi: İslam dünyasının Azerbaycan'a büyük desteği

Mekke Bildirgesi: İslam dünyasının Azerbaycan'a büyük desteği
04 Haziran 2019

Günümüzde İslam ülkelerine karşı birtakım güçlerin ön yargılı ve çifte standartlara dayalı yaklaşım sergiledikleri sır değildir. Artık bazı ülkelerin İslamofobi hastalığına yakalandığı görülüyor. Bu süreç bazında Müslüman devletlerde farklı türden sorunların meydana gelmesi artık daha kapsamlı bir eğilime dönüşmüştür. Mekke'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 14. İslam Zirvesi bu açıdan politika uzmanlarının ilgi odağına dönüştü. İİT'nin 50. kuruluş yıl dönümüne denk gelen toplantıya 57 ülkenin üst düzey temsilcileri katıldı. Çin ve İran Cumhurbaşkanları toplantının katılımcılarına tebrik mektubu yolladı. Mekke Zirvesi'nde Azerbaycan'ı Başbakan Novruz Mammadov'un başkanlığında heyet temsil etti. Zirvenin bitiminde ''Mekke Bildirgesi'' kabul edildi. Bu belgede yer alan hükümler doğrultusunda Zirve'nin jeopolitik yönlerini ele almağa karar verdik.

Trump'ın mektubunda: Azerbaycan'la iş birliği perspektifinin üç prensibi

Trump'ın mektubunda: Azerbaycan'la iş birliği perspektifinin üç prensibi
27 Mayıs 2019

Günümüz küresel jeopolitik manzarasında karışıklıklar ve belirsizlikler artıyor. Devletler arasında ilişkilerde gerilim tırmanıyor, yeni risk ve zıtlıklar meydana geliyor. Böyle bir durumda büyük devletlerin, bağımsızlığını yeni kazanan ülkelerle ilişkilerini hangi prensipler doğrultusunda inşa etmek istediklerinin netlik kazanması büyük önem arz ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e göndermiş olduğu mektup tam da bu açıdan ilgi doğurmaktadır. Doğal olarak genellikle bir tebrik mektubunda politikanın detaylarına yer verilmiyor. Fakat her tebrik mektubunda da somut iş birliği teklifleri yer almamaktadır. Oysa ABD Başkanı, şu kısa mektubunda Azerbaycan'la ilişkilerin çok önemli taraflarına yer vermiştir. Bu hususların küresel ve bölgesel jeopolitik hareketlilik bazında analizine gerek duyulmaktadır.

Avrupa Birliği'nin iki mühim kararı: egemenlik ve sınırların dokunulmazlığının önemi

Avrupa Birliği'nin iki mühim kararı: egemenlik ve sınırların dokunulmazlığının önemi
03 Mayıs 2019

Avrupa Parlamentosu, son toplantılarının birinde tarihi iki karar aldı. Söz konusu kararlarda Avrupa Parlamentosu için oluşan tehlikelere vurgu yapıldı, bu yönde mücadelenin prensipleri ifade edildi. Brüksel'in sorunu gayet ciddiye aldığı anlaşılıyor. Çünkü oluşabilecek tehlikeler iki belgede de detaylı şekilde analiz ediliyor. Bu sorunların genel niteliği ve yıkıcı rolü net biçimde gösteriliyor. Bu hususlar bazında Avrupa Birliği'nin bilgi mücadelesini başlıca tehdit olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Bu noktada askeri hususlara da yer veriliyor. Gerek AB üyesi devletler, gerekse de bağımsızlığını yeni kazanan ülkeler için ortak tehlike meydana gelmektedir. Bu durum devletlerin egemenliğini ve sınırların dokunulmazlığını ciddi şekilde risk altında tutuyor. Bütün bu tehditlere karşı önlem alınması için Brüksel, somut faaliyet prensiplerini belirlemiştir ve bu yönde adımlar atmakta kararlı görünüyor. Bu bağlamda AB-Azerbaycan ilişkilerini jeopolitik açıdan ele almağa karar verdik.

Küresel proje: Çin'in "Bir Kuşak, Bir Yol" girişiminde Azerbaycan'ın iştirakinin üç özelliği

Küresel proje: Çin'in "Bir Kuşak, Bir Yol" girişiminde Azerbaycan'ın iştirakinin üç özelliği
01 Mayıs 2019

Pekin'de "Bir Kuşak, Bir Yol" projesiyle ilgili ikincisi düzenlenen Uluslararası İş Birliği Forumu'nun sona ermesinin ardından analizler yapılmakta ve ön görüler ifade edilmektedir. Çeşitli ülkelerin bu küresel projeye katılım oranının da farklı düzeyde olduğu görülüyor. Girişimin önemli katılımcılarından birisi olan Azerbaycan'ın bu projede önemli yeri bulunuyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Forum'a davet edilmesi ve konuşma yapması bazında Azerbaycan'ın soz konusu projede yer almasının birtakım nedenlerden dolayı önem arz ettiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda Azerbaycan'ın devlet başkanı ile Çin liderinin biraraya gelmesi ilginç jeopolitik hususları ortaya koymaktadır. Tüm bu gelişmeler bazında Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın Forum'a katılmasının jeopolitik analizine değinmeğe karar verdik.

Azerbaycan-NATO: iş birliği perspektifleri ve jeopolitik gerçeklikler

Azerbaycan-NATO: iş birliği perspektifleri ve jeopolitik gerçeklikler
26 Nisan 2019

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Washington'da örgütün 70. kuruluş yıl dönümü etkinliklerinde Azerbaycan'a ilişkin ilginç söylemlerde bulundu. Stoltenberg'in ifade ettiği tezleri analiz eden politika uzmanları, NATO'nun Azerbaycan ile ilişkileri derinleştirmek istediği kanaaetindedirler. Gerçekten Milli Lider Haydar Aliyev'in temelini oluşturduğu Azerbaycan-NATO iş birliği verimli bir şekilde hızla gelişiyor. Bu süreç iki tarafın da isteği doğrultusunda devam ediyor. Bölgedeki büyük devletlerin çıkarlarının sağlanmasına özellikle dikkat ediliyor. Güney Kafkasya'daki diğer devletlerden farklı olarak Azerbaycan'ın NATO yönünde attığı hiçbir adım konşularının rahatsızlığına neden olmamaktadır. Fakat Ermenistan, bu durumdan da yapay şekilde yararlanmağa çalışmaktadır. Ermenistan yönetimi, Azerbaycan'ın NATO ile iş birliği yürüttüğü için kendisinin de Kuzey Atlantik Anlaşması İttifakı'yla ilişkiler kurduğunu ifade ediyor. Bu husus Ermenistan'ın bağımsız şekilde politika yürütemediğini bir kez daha onaylıyor. Ermenistan, hep diğerlerinin hareketlerine ''alternatif'' olarak kararsız biçimde adımlar atıyor. Bu gelişmeler bazında Azerbaycan-NATO ilişkilerinin birtakım özelliklerine değinmeğe karar verdik.

Dışişleri Bakanlarının Moskova buluşması: ihtimaller, senaryolar ve umutlar

Dışişleri Bakanlarının Moskova buluşması: ihtimaller, senaryolar ve umutlar
19 Nisan 2019

15 Nisan tarihte Azerbaycan ve Ermenistan Dışişleri Bakanları, Yukarı Karabağ sorununun çözümü konusunda müzakereleri sürdürmek için Moskova'da biraraya geldiler. Rusya Dışişleri Bakanı da görüşmede yer aldı. Görüşmenin ardından yayınlanan ortak bildiride taraflar, tümüyle müzakereleri olumlu değerlendirdiler. Politika uzmanları, belirli analizler doğrultusunda öngörülerde bulunmağa çalışıyorlar. Bazen gerçek durumun değil de birilerinin çıkarlarına hizmet eden senaryoların ortaya atıldığı görülüyor. Aslında Moskova görüşü Viyana buluşmasında elde edilen olumlu mutabakatın mantıksal sonucudur. Bu hususları görüşmenin temel içeriğinden ayrı değerlendirmek gerçek durumun yanlış yorumlanmasına yol açabilir. Viyana'da belirli hususlara yer verilmişti. Örneğin, çözüm sürecinin formatı değiştirilemez olduğu kararlılıkla ifade edildi. Moskova'da bu prensip aleyhine bir husus ifade edilmedi. İlaveten, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün başlıca prensip olarak dikkate alınması gerektiğine vurgu yapıldı. Aynı zamanda, birtakım insancıl adımların atılması gündem konusu oldu. Bütün bu konular Dışişleri Bakanları'nın Moskova görüşmesinin gerçek manzarasının oluşturulması açısından önem arz ediyor. Bu bağlamda Moskova görüşünün jeopolitik analizini yapmağa ihtiyaç hiss ettik.

Yeni asılsız Ermeni iddiaları: Çözüm sürecinin önündeki engeller ve eş başkanların sorumluluğu

Yeni asılsız Ermeni iddiaları: Çözüm sürecinin önündeki engeller ve eş başkanların sorumluluğu
12 Nisan 2019

Ermeni basınında Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümüne ilişkin propaganda amaçlı ön yargılı ve tahrifedici yazılar yer almaktadır. Birtakım politika uzmanı, işgal sonrası oluşan durumun ebedi ve değiştirilemez olduğunu sunmağa çalışıyor, bu yaklaşımı asla kabul etmeyen Azerbaycan yönetimiyle ilgili yanlış demeçlerde bulunuyorlar. Çözüm sürecinin formatına sadık kalan Bakü yönetimi, hep olumlu tutum sergiliyor ve bu süreç devam ediyor. Azerbaycan yönetiminin talebi hiç değişmiyor: işgalci ülkenin ilhak ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi gerekir. Bu talep BM İçtüzüğü'ne, uluslararası hukuk normlarına birebir uygun. Fakat Ermenistan, herkesçe açık şekilde görülebilir durumu yıllarca destekcilerinin yardımıyla belirsizliğe sürüklemekte ve bölgede risk faktörü olarak kalmaktadır. Viyana görüşünün ardından Ermenistan yönetiminin, savaş söylemlerinden vaz geçeceği bekleniyordu. Fakat son gelişmeler farklı sürecin yaşandığını gösteriyor. Bu yüzden meselenin bu yönünün jeopolitik analizini yapmağa karar verdik.

Viyana görüşmeleri sonrası şaşkınlık: Ermenistan yönetimini sarsan gerçekler

Viyana görüşmeleri sonrası şaşkınlık: Ermenistan yönetimini sarsan gerçekler
09 Nisan 2019

Azerbaycan Cumhurbaşkanı'yla Ermenistan Başbakanı'nın, Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümüne ilişkin Viyana'da yaptıkları görüşmenin ardından Ermeni medyası absürt ve birbiriyle çelişen haberler yaymaktadır. Galiba Ermeniler kamuoyunun, görüşmelerin içeriğini bilmesinden rahatsız oluyorlar. Bu yüzden Vladimir Putin'i suçlamakta, bazen de İlham Aliyev'in açıklamalarında dile getirdiği sözleri tahrif etmeğe çalışmaktadırlar. Oysa politika yorumcuları, tarafsız olarak Azerbaycan'ın, Ermenistan'ı gerek diplomasi, gerek ekonomik kalkınma, gerekse de askeri alanda önemli ölçüde geride bıraktığını, Azerbaycan'ın, açıkca üstün konumda olduğunu kaydediyorlar. Bu hususlar bazında Ermenistan yönetiminin ve politika uzmanlarının şaşkınlığı ve rahatsızlığı açık şekilde görülüyor. Bu bağlamda sorunun barışçıl yolla çözüm sürecinde mevcut durumun jeopolitik analizi üzerine değinmeğe karar verdik.

Viyana görüşmeleri: başlıca şart – toprak bütünlüğünün sağlanması

Viyana görüşmeleri: başlıca şart – toprak bütünlüğünün sağlanması
30 Mart 2019

29 Mart tarihte Avusturya'nın başkenti Viyana'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında gerçekleşen görüşmeye politika uzmanları ve basın mensupları büyük ilgi gösterdiler. İki taraf da Ermenistan-Azerbaycan sorununun çözüm sürecini uzun süreydi yürütemiyordu. Bunun nedeni Ermenistan'da yaşanan siyasi olaylar sonucunda iktidar değişikliğiyle ilgiliydi. Şimdiyse süreç tekrar başlatıldı. Müzakerelere AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları da katıldılar. Görüşmenin ardından iki taraf ve eşbaşkanlar bu konuyla ilgili olumlu şekilde bahsettiler. Eşbaşkanlarının yayınladıkları bildiride olumlu husus açık ifade edildi. Ermenistan Başbakanı da tümüyle görüşmelerin faydalı olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra konuyla ilgili en net ve ayrıntılı yorumu Azerbaycan Cumhurbaşkanı yaptı. Bu bağlamda Viyana görüşmelerini jeopolitik açıdan ele almağa karar verdik.

NATO-Rusya ilişkileri: Güney Kafkasya'da iki "jeopolitik çıkmaz"

NATO-Rusya ilişkileri: Güney Kafkasya'da iki "jeopolitik çıkmaz"
29 Mart 2019

Son dönemde politika uzmanları, dünyanın iki büyük jeopolitik güç merkezinin – ABD ve Rusya'nın, Güney Kafkasya'da aktifleştiklerini belirtmektedirler. NATO'nun, Gürcistan'da askeri tatbikat gerçekleştirmesi bu bağlamda ciddi bir husus olarak görülüyor. Politika yorumcuları, bu gelişmeler bazında Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'ın jeopolitik durumuyla ilgili tahminlerde bulunmağa çalışıyorlar. Yapılan yorumlarda Güney Kafkasya'da Ermenistan ve Gürcistan'ın dış politika ve jeopolitik seçimleriyle ilişkilendirilen "jeopolitik çıkmaz"ın oluşmakta olduğu ifade ediliyor. NATO'nun, Gürcistan'da düzenlediği askeri tatbikat tam da bu bağlamda değerlendiriliyor. Çeşitli parametreler kıyaslandığında bölgede son derece gergin jeopolitik durumun oluşmakta olduğu görülüyor. Güney Kafkasya ülkelerinin yürüttüğü dış politika bu bağlamda daha büyük önem arz ediyor. Bu çerçevede bölgede oluşan jeopolitik durumu detaylı biçimde ele almağa çalıştık.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...