THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Azerbaycan petrol politikası: Asrın Anlaşması – başarılı yolun başlangıcı

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
6003
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakı, 1 Ekim 2019 – Newtimes.az

1994 yılında imzalanan ve dünyada büyük bir üne kavuşan Asrın Anlaşması'nın 25. yıl dönümünde Azerbaycan halkının gururlanmasına neden olan çok sayıda hususlar bulunmaktadır. Anlaşmanın sağladığı katkılar saymakla bitirilemez. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Asrın Anlaşması'nın 25. yıl dönümü ve Petrol Çalışanları Günü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada bu hususa ayrıntılı şekilde yer verdi. Cumhurbaşkanı, projenin jeopolitik kazanımlarına vurgu yaparak anlaşmanın stratejik önemine değindi. Bu hususlar ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, İngiltere Ticaret Bakanı Elizabeth Truss'ın ve Birleşik Krallık Avrupa Birliği işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Christopher Pincher'in Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na mektuplarında da yer aldı. Söz konusu ülkelerin Azerbaycan'la iş birliğine büyük önem verdiği ve ülke yönetiminin izlediği politikayı üstün değerlendirdiği açıkca görülüyor. Bu bağlamda Asrın Anlaşması'nın, Azerbaycan petrol politikasının önemli bir branşı gibi jeopolitik önemi üzerine analiz yapmaya karar verdik.

25 il önce: Milli Lider Haydar Aliyev'in ileri görüşlülüğü ve siyasi kararlılığının sonucu

Uluslararası alanda Azerbaycan'ın saygınlığı her geçen gün artıyor. Dünyanın gelişmiş ülkeleri Azerbaycan'la iş birliğinin önemini sürekli ifade ediyorlar. Bu bağlamda Azerbaycan'ın 1994 yılında imza attığı Asrın Anlaşması'yla da ilgili önemli tezlere ve dileklere yer veriliyor. Anlaşmanın imzalanmasının 25. yıl dönümü dolayısıyla ABD ve İngiltere'den gönderilen tebrik mektuplarında bu açıdan ilginç fikirler yer aldı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yolladığı mektupta şöyle geçiyor, "...Son 25 senede Birleşik Devletler, enerji rezervlerinin işlenmesinde, Avrupa'nın ve dünyanın enerji güvenliğine katkıda bulunmasında ve bağımsız devlet gibi kendi politikasının oluşturulmasında Azerbaycan'ın kararlı bir ortağı olmuştur. 1994 yılında Batı şirketleriyle bu anlaşmanın imzalanmasıyla ve Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının yapımıyla Azerbaycan, dünya pazarında önemli petrol tedarikcisine dönüştü ve ilk kez Hazar Denizi'yle Akdeniz arasında doğrudan enerji bağlantısı oluşturdu.''

Bu noktada Azerbaycan'ın dış politikasıyla ilgili iki önemli husus ifade edilmiştir. Birinci husus Washington'un, geride bıraktığımız 25 yılda Azerbaycan'ın dış politikasını bağımsız şekilde geliştirdiğinin itirafından oluşuyor. Pompeo, Azerbaycan'ın egemen devlet gibi bağımsız dış politika oluşturabildiğini, dünya politikasına ve uluslararası iş birliğine önemli katkılarda bulunduğunu ifade ediyor.

Ayrıca bu politikanın net sonuçları sırasında Azerbaycan'ın dünyada önemli petrol tedarikcilerinden birisine dönüşmesi ve "Hazar Denizi ile Akdeniz arasında doğrudan enerji bağlantısı oluşturması" önemli yere sahip. Bunun son derece ilginç bir tez olduğunu belirtmek gerekir. Çünkü mektupta da kaydedildiği üzere, Amerika Birleşik Devletleri, 'Asrın Anlaşması'nın jeopolitik açıdan önemini üstün değerlendiriyor. Bu husus küresel enerji güvenliğini ve ulaştırma koridorlarının oluşturulmasını kapsıyor. Ayrıca Hazar Denizi'yle Akdemiz arasında ulaştırma bağlantısının oluşturulmasını da önemli bir faktör olarak kaydetmek gerekir.

Pompeo'nun, mektupta kaydedilen hususları son derece öneme sahip diğer iki hususla ilişkilendirmesi ilgi doğuruyor. ABD Dışişleri Bakanı, mektubunda şu hususları şöyle ifade ediyor, "Azerbaycan, girişimcilik misyonunu tekrar üstlenerek bu kez Güney Gaz Koridoru üzerinden doğal gaz ihrac etmesiyle Avrupa'nın enerji arz güvenliğine önemli katkı sağlıyor. Cumhurbaşkanı Trump'ın, Hazar Petrol ve Doğal Gaz Fuarı'nın 26. yıl dönümü dolayısıyla mektubunda ifade edildiyi üzere girişimlerinize tamamen destek veriyor ve Azerbaycan'ın ekonomik başarısının bölgenin istikrarı ve kalkınması için önemli olduğunu düşünüyoruz." Böylece Washington, Azerbaycan'ın küresel enerji güvenliğine sağladığı stratejik katkıları açık şekilde itiraf etmiş oluyor. Yani Azerbaycan yönetiminin enerji politikası sadece ülkeyle sınırlı kalmıyor. Bu politikanın etkileri küresel çapta önemli sorunların çözümüne de gereken katkıyı sağlıyor. Bu ayrıca Güney Kafkasya'nın da istikrarı ve refahı için önemlidir.

İş birliği perspektifleri: Azerbaycan en güvenilir ortaktır

Pompeo, Ermenistan'ın Azerbaycan aleyhine yürüttüğü ön yargılı, asılsız ve anlamsız propagandayı kelimenin tam anlamıyla tek bir cümlesiyle havaya uçurdu. ABD Dışişleri Bakanı, Azerbaycan'ın bölgede istikrarın ve kalkınmanın sağlanmasında belirleyici ve stratejik bir rol oynadığını kaydediyor. Nitekim Ermenistan yönetimi, asıl gerçeği saklamaya çalışsa da dünya her şeyi iyi biliyor. İtiraf etmek gerekir ki bu Azerbaycan dış politikasının da üstün bir başarısıdır.

Mike Pompeo'nun ifade ettiği diğer önemli husus Azerbaycan yönetiminin başarılı enerji politikasının iki ülke arasında diğer alanlarda da iş birliğinin derinleşmesine önemli katkı sağlamasıyla ilgilidir. ABD Dışişleri Bakanı'nın mektubunda bu konuda şöyle ifade ediliyor, ''...enerji alanında başarılı iş birliğimiz gerek ekonomik iş birliğimizi, gerekse de güvenlik alanında ortaklığımızı, ayrıca insan hakları, temel özgürlükler ve demokrasiye dayalı yönetim alanında devamlı faaliyetimizi kapsayan stratejik ilişkilerimize de olumlu katkı sağlamıştır.''

Washington'un, Azerbaycan'la stratejik iş birliğine tamamen güvendiği ve bu bağlamda ekonomik alanın yanı sıra güvenlik, insan hakları ve temel özgürlükler, demokratik yönetim alanlarında da iş birliğine can attığı bu noktada ilginç bir tez oluşturuyor. Bu husus ABD'nin, Azerbaycan'da demokratik yönetim ve sivil toplumun oluşturulması yönünde hayata geçirilen programların verimli olduğuna güvenini ifade ediyor. Günümüzde bu faktörlerin ciddi rol oynadığını idrak etmek gerekir.

Tüm bu hususların mantıksal sonucuysa mektubun sonunda ifade edilmiştir. Pompeo, ''Birleşik Ştatlar, tüm alanlarda ortak faaliyetimizin devam etmesini ve derinleşmesini samimi şekilde dilemektedir'' diye kaydediyor. Bu konuya Birleşik Krallık'tan Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na gönderilen mektupta da açık şekilde yer verilmiştir. İngiltere Ticaret Bakanı Elizabeth Truss ve Birleşik Krallık Avrupa Birliği işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Christopher Pincher, ''Sürekli gelişen ilişkilerimizin kalıcı olmasını samimiyetle diler ve bu tür tarihi bir aşamayı mümkün ettiğiniz için Sizi, Azerbaycan Hükümetini, Azerbaycan halkını, SOCAR'ı, BP'yi ve Birleşik Krallığ'ın iş dünyası temsilcilerini bir kez daha kutluyoruz.''

Nitekim Amerika'nın yanı sıra Britanya da enerji alanında Azerbaycan'la iş birliğine jeopolitik açıdan büyük önem veriyor. Bu Azerbaycan'ın, dünyanın gelişmiş ülkeleriyle stratejik iş birliği yürüttüğü anlamına geliyor. Kuşkusuz, bu ülke yönetiminin gerçekleştirdiği politikanın son derece verimli olmasından ve günümüz taleplerine ayak uydurmasından kaynaklanıyor. Bu açıdan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Asrın Anlaşması'nın 25 yıl dönümü ve Petrol Çalışanları Günü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı anlamlı ve kapsamlı konuşması sırasında ifade ettiği tezler ilgiye neden oluyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı konuşmasında, "Asrın Anlaşması Büyük Önder Haydar Aliyev'in petrol stratejisinin bir kısmı, başlangıcıdır. Haydar Aliyev'in dirayeti, dehası sayesinde Azerbaycan, kendisini dünyaya sunmayı başardı. Tarihte ilk kez yabancı şirketler Hazar Denizi'nde petrol ve doğal gaz sahalarının işlenmesinde yer almaya başladı. Asrın Anlaşması'nın imzalanması tarihi bir olaydır. Bu anlaşmanın faydalarını şimdi Azerbaycan devleti ve milleti görüyor... Asrın Anlaşması'nın bağımsız tarihimizde özel bir yeri, özel bir rolü vardır" ifadelerine yer verdi.

Bu hususlar şimdi 25. yıl dönümünün kutlandığı, dünyanın saygın devletleri için de önemli olan Asrın Anlaşması'nın ciddi düşünülmüş ve kararlılıkla yürütülen politikanın sonucu olduğunu onaylıyor. Tam da bu özelliği açısından şimdi çok sayıda ülke bu anlaşmanın faydalarından yararlanıyor. Ayrıca Asrın Anlaşması'nın imzalanması Azerbaycan'ın egemen ve bağımsız devlet olduğunu, ülkenin doğal kaynaklarının tamamen Azerbaycan halkına mahsus olduğunu açık şekilde gösteriyor. Tabii kaynakların nasıl ve ne biçimde kullanılması konusu Azerbaycan halkı ve ileri görüşlü yönetimi tarafından belirleniyor.

Diğer yönden Asrın Anlaşması Azerbaycan'ın, bağımsız ve demokrasiye dayalı devlet yapılanması sürecinde tamamen verimli bir şekilde kararlılıkla ilerlediğini dünyaya sergiledi. Bu sürecin devam edeceğine ve ülkenin daha yeni başarılar elde edeceğinden asla şüphe duyulmamaktadır.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...