THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

İkinci mektup: Trump, Azerbaycan gerçeklerini açıyor

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
1687
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 3 Haziran 2019 – Newtimes.az

ABD Başkanı Donald Trump, kısa bir arayla Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e iki mektup yolladı. Günümüzde küresel jeopolitik süreçlerin hızlı değişimi ve birtakım zıt hususların meydana gelmesi bazında bu büyük ilgi doğuruyor. ABD Başkanı, iki mektubunda da önemli jeopolitik, ekonomik ve enerji konularına kısa şekilde değindi. Başkanı Trump, Azerbaycan'ın bölgenin en başarılı devleti ve lideri olduğunu net ifade etti. Şimdi bu liderliği daha da güçlendirmenin zamanı geldi. Yani Bakü, gerçekleştirdiği başarılı politikayı geliştirerek büyük bir jeopolitik alanda lider rolünü oynayabilir. Bir bakıma Trump, Azerbaycan'la ilgili gerçekleri dünyaya açıyor. Bu düşünceler doğrultusunda Trump'ın ikinci mektubunun temel tezlerine değinmek gereksinimi duymaktayız.

Büyük ilgi: Trump'ın, Güney Kafyasya'nın liderine mesajları

ABD Başkanı'nın kısa bir süre zarfında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e iki mektup yollaması siyaset camiasında büyük ilgiye neden oldu. Politika uzmanları, Trump'ın adeta ''Twitter'' üzerinden diplomasi kullandığına vurgu yapıyorlar. Fakat Trump, ciddi kabul ettiği ve önemsediği konularda gerektiği kadar profesyonel davrandığını da göstermektedir. ABD Başkanı, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yazdığı iki mektupta sunduğu kısa ve verimli teklifleriyle daha fazla ilgi çekti. Söz konusu mektupların içeriği birbirini tamamlıyor. İki mektup arasında azacık olsa dahi bir zıt husus bulunmamaktadır.

Cumhuriyet Günü dolayısıyla yazılan mektupta ifade edilen tezlerin Uluslararası Hazar Petrol ve Gaz Sergisi'nin düzenlenmesinin 26. yıldönümü vesilesiyle yapılan etkinlikle ilgili gönderilen mektupta netlik kazanması ve aynı zamanda Azerbaycan'ın jeopolitik rolüne özel vurgu yapılması konunun temel özelliğini oluşturuyor. Azerbaycan'ın elde ettiği sonuçların Trump tarafından değerlendirilmesi gerçek anlamda diğer büyük devletlerin liderleri için de örnek niteliktedir.

İkinci mektubu mantıksallığı, içeriği ve amacı açısından üç grupta sınıflandırabiliriz. Trump, öncelikle Azerbaycan'ın elde ettiği başarıları jeopolitik açıdan değerlendiriyor. ABD Başkanı, mektupda bu konuda, ''Azerbaycan, kendi tarihinde şimdiki kadar huzurlu ve küresel ekonomiyle bu denli bağlantılı olmamıştır. Güney Kafkasya Koridoru dahil Azerbaycan'da üretilen petrol ve gaz dünya enerji piyasasında istikrarı arttırmakta devam ediyor.''

Anlaşıldığı üzere Amerika, Azerbaycan'ı huzurlu bir ülke olarak görüyor. Bu husus ülke yönetinin yürüttüğü kalkınma politikasının başarılı olmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Azerbaycan'ın refahı nüfusun yaşam kalitesinin yükselmesinin yanı sıra ülkede istikrarın sağlanmasıyla da bağlantılıdır. Ülke genelinde istikrar sağlanmaksızın hiçbir kalkınma söz konusu olamaz. Donald Trump, meselenin bu yönüne vurgu yaparak ülke yönetiminin günümüz taleplerine uyum sağlayan ve zıtlık oluşturmayan politika yürüttüğünü itiraf ediyor.

Bu bağlamda Azerbaycan'ın küresel ekonomiyle bağlantılı olması büyük önem arz ediyor. Güney Kafkasya'da yaşanan jeopolitik gelişmeler bazında bu çok önemlidir. Güney Kafkasya'nın diğer devletleri dış politikalarının tek taraflı olmasından dolayı zıt durumlarla yüzleşiyorlar. Ermenistan ise köşeye sıkışan fare gibi kapalı alanda dönüp duruyor. Nikol Paşinyan, kendisine duyulan umutları tamamen boşa çıkardı. Şimdiye kadar Ermenistan yönetimi kesin sonucu olan en az bir proje bile sunamadı. Zaten bir kimsenin de Ermenistan yönetimiyle iş yapmak için pek istekli olduğu da görülmedi. Oysa Azerbaycan, tamamen bir başka noktadadır.

ABD Başkanı, Azerbaycan'ın huzurlu bir ülke olduğunu ve bunun yanı sıra küresel ekonomiyle doğrudan bağlantılı olduğunu açıkca beyan ediyor. Küresel ekonomiyle bağlantılı olmanın önemli husus olduğunu ayrıca belirtmemiz lazım. Zira bağımsızlığını yeni kazanan devletlerin dünyanın daha fazla gelişen bölümüne entegrasyonu birtakım yapıcı işlerin gerçekleştirilmesini gerektiriyor. Bu noktada ekonomik altyapının yenilenmesinin yanı sıra yönetimin ve devletler arası ilişkilerin sisteme uyum sağlabilecek düzeye ulaştırılması lazım. Azerbaycan, çok sayıda girişimleri, kapsamlı ve kararlı reformları, üst düzey diplomatik faaliyeti sayesinde küresel ekonomiye entegrasyon sağlamayı başarmıştır. Milli Lider Haydar Aliyev ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu yönde büyük bir çaba harcadılar. Bu faaliyetin sonucu halk, devlet ve vatandaş için faydalı oldu. Trump, tam da bu başarıyı görebilmiştir.

Teklif: yeni liderliğe beraber yürüyelim!

ABD Başkanı'nın, Azerbaycan'ın kaydettiğimiz başarılarının uluslararası alanda sağlayacağı katkıların jeopolitik ve ekonomik etkilerinin büyük perspektifler vadettiğini görmesi işin ilginç yönünü oluşturuyor. Trump, bu konuda mektubunda, ''Türkmenistan ve Doğu Akdeniz ülkeleri gibi diğer potansiyel tedarikcilerle ortaklık yapmak suretiyle Azerbaycan, daha büyük liderlik rolü oynayabilir. Ülkenizin başarılarını genişletmesinin tam zamanıdır'', şeklinde bahsetmiştir. Trump, gerçekleştirilen politikanın Azerbaycan'ı Güney Kafkasya'nın lider devletine dönüştürdüğünü değiştirilemez bir gerçek olarak görüyor. Üstelik, bu liderlik potansiyelinin sadece bölgeyle sınırlanmadığını da ifade ediyor. Aksine, bu durum Azerbaycan'a daha büyük coğrafyada lider olabilme imkanı sağlaması için şans veriyor. Bu noktada belirtilen ''imkan'' kavramını da detaylı ele almak gerekmektedir. Bu imkan Azerbaycan'ın sadece dahili değil, aynı zamanda dış politikasının da üstün potansiyele sahip olduğunun da göstergesidir. Bu potansiyel iki açıdan kendisini göstermektedir.

Öncelikle Azerbaycan dış politikasını iş birliği düzeyinde tam şekilde oluşturmuştur. Bizlere dostça davranmayanların iddialarının aksine, dış politikanın bu yönü ülkemizin liderlik statüsüne ulaşmasına olanak sağlıyor. Nitekim dış politika verimli, modern ve yapıcı niteliğe sahiptir.

Diğer taraftan dış politika sınırlı amaçlara yönelik değildir ve tüm dünyayı kapsayabilecek amaçların peşindedir. Son derece başarılı ve verimli olan bu süreç şimdi Hazar'ın öteki kıyısının yanı sıra çevresindeki denizlerin kıyısında bulunan ülkelerin de yolunun Azerbaycan'dan geçmesini sağlayabilecek düzeydedir. Doğal olarak bu noktada önemli olan cografi konum değildir. Başlıca husus Bakü'nün izlediği politikanın tüm detaylarının küresel taleplerle uyum sağlamasıdır. Böylece Trump, Ermeni lobisinin ve destekcilerinin maşa olarak kullandığı güçlerin Azerbaycan aleyhine çirkin planlarını ve ön yargılı kampanyalarını bertaraf ediyor. Azerbaycan, bölgesel lider sıfatıyla birtakım bölgenin de lideri olma şansını elde etmiştir. Bu açıdan baktığımızda Ermenistan nasıl da zavallı ve miskin gözüküyor.

Trump, bununla da yetinmiyor. ABD Başkanı, Washington'un bu süreçte Azerbaycan yönetimini tam şekilde desteklediğini ifade ediyor. Trump'ın, ''Amerika Birleşik Devletleri, yabancı yatırımların ve innovasyonların teşvikine hizmet edecek ekonomik reformların sürdürülmesi konusunda göstermiş olduğunuz çabaları desteklemektedir. Azerbaycan'ın ekonomik başarısı tüm bölgede istikrarın sağlanmasına yardım edecektir.'' tezi büyük anlam ifade ediyor.

Trump, Birleşik Devletler'in yabancı yatırımların Azerbaycan'a yönlendirilmesi konusunda Bakü'nün atmış olduğu adımları büyük memnuniyetle izlemekte ve bu adımların önemli olduğunu düşünmektedir. Azerbaycan yönetimi, yabancı yatırımların teşviki sürecini de başarıyla yürütmektedir. Bu nedenle ABD, Azerbaycan'a daha fazla yatırım yapmanın yanı sıra Cumhurbaşkanı Aliyev'in gerçekleştirdiği reformlara desteğini artırmak konusunda kararlılık sergiliyor. Çünkü Washington'un, Azerbaycan'ın ekonomik başarısının bölgede istikrarın oluşmasına yardım edeceğine emin olduğu görülüyor.

Trump, mektubunda bu hususa bir kez daha vurgu yapıyor. ABD Başkanı bu konuda ''Ortak gayretimizle Güney Kafkasya'nın daha huzurlu, demokrasinin ve refahın sağlandığı bölge olması için iş birliğimizin devamlı olacağını dilerim.'' Burada Azerbaycan karşıtı güçlerin ve onların ülkedeki maşalarının çirkin kampanyalarla ülkeye baskı uygulamak, kendi yolundan saptırmak girişimlerine kesin bir yanıt da vardır. Amerika, Güney Kafkasya'nın daha sakin, demokratik ve huzurlu olması yolunda Azerbaycan'ın lider gibi çalıştığını düşünüyor ve bu konuda Azerbaycan'ı destekliyor.

Bu hususlar ciddi jeopolitik tezlerdir. Azerbaycan, bölgenin istikrarı, demokratikleşmesi ve daha kapsamlı iş birliğinin sağlanması sürecinde önemli rol oyanamaktadır. Bakü, şimdi bu sürece liderlik yapıyor. Azerbaycan'ın attığı adımlar bölge için son derece önemlidir. Çünkü Güney Kafkasya'nın geleceği söz konusu adımlar sayesinde belirlenir.

Doğal olarak bu husus bölgesel sorunların çözümüne geçidi de içinde barındırıyor. Ermenistan ve destekcileri suyu ne kadar bulandırmağa çalışsalar da, Azerbaycan'ın hoşgörülü davranışı ve sarsılmaz iradesinin zafer kazanacağı kesin. Bölge tümüyle Azerbaycan'ın girişimiyle istikrara ve kalkınmaya kavuşacaktır.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...