THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Viyana görüşmeleri sonrası şaşkınlık: Ermenistan yönetimini sarsan gerçekler

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
3231
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 9 Nisan 2019 – Newtimes.az

Azerbaycan Cumhurbaşkanı'yla Ermenistan Başbakanı'nın, Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümüne ilişkin Viyana'da yaptıkları görüşmenin ardından Ermeni medyası absürt ve birbiriyle çelişen haberler yaymaktadır. Galiba Ermeniler kamuoyunun, görüşmelerin içeriğini bilmesinden rahatsız oluyorlar. Bu yüzden Vladimir Putin'i suçlamakta, bazen de İlham Aliyev'in açıklamalarında dile getirdiği sözleri tahrif etmeğe çalışmaktadırlar. Oysa politika yorumcuları, tarafsız olarak Azerbaycan'ın, Ermenistan'ı gerek diplomasi, gerek ekonomik kalkınma, gerekse de askeri alanda önemli ölçüde geride bıraktığını, Azerbaycan'ın, açıkca üstün konumda olduğunu kaydediyorlar. Bu hususlar bazında Ermenistan yönetiminin ve politika uzmanlarının şaşkınlığı ve rahatsızlığı açık şekilde görülüyor. Bu bağlamda sorunun barışçıl yolla çözüm sürecinde mevcut durumun jeopolitik analizi üzerine değinmeğe karar verdik.

Ermenistan yönetimi gerçekliğe karşı

Paşinyan'ın, Ermenistan-Azerbaycan sorununun çözümüne ilişkin müzareleri yürütmek için Viyana'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı'yla görüşmek şerefine nail olmasının ardından Erivan yönetimi bir kez daha asılsız propaganda başlattı. Bu sürecin basit bir analizi bile Ermeniler'in hala akıllanmadıklarını gösteriyor. Aksine daha çok şaşkın ve mantıksız biçimde davrandıkları görülüyor. Ermeniler'in analiz olarak sunmağa çalıştıkları konular gerçek anlamda tamamen farklı açıdan yorumlanabilir. Sorunun adil bir şekilde çözümünden kaçınmak için çeşitli senaryolar uydurmakta ve buna uygun sonuçlar çıkarmağa çalışıyorlar.

Viyana görüşmesinin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Ermenistan Başbakanı'yla telefon görüşmesi gerçekleştiren Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, sorunun çözümü için sürecin hızlandırılması gerektiğini açık şekilde ifad etti. Putin, iki tarafın da doğrudan görüşmelergerçekleştirmesinin önemine özellikle vurgu yaptı. Bu mantıkla Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın, Viyana görüşmesiyle ilgili düşüncelerini Putin'le paylaşması gerekiyordu. Bu noktada Rusya'nın, AGİT Minsk Grubu eş başkanı olduğunu göz önünde bulundurmamız lazım. Aynı derecede Paşinyan'ın da kendi görüşlerini Putin'e belirtmesi gerekirdi. Putin'in, sorunun çözümüne etkili biçimde yardım etmeğe hazır olduğunu ifade etmesini özellikle kaydetmek gerekir.

Fakat Ermeni basını, bu normal temasları bile siyasi şova dönüştürmeğe çalışmaktadır. Haberlerde Paşinyan'ın değil de Putin'in telefonla aradığına vurgu yapılıyor. Bunun nedeninin güya Paşinyan'ın görüşmelerde sert tutum sergilemesiyle ilgili olduğu kaydediliyor. Ermeni politika uzmanlarının Ermenistan'ın, Rusya'nın etkisinden kurtulduğunu Moskova yönetiminin de kabullendiğini ve bu yüzden Erivan'a karşı ön yargılı davrandığını iddia etmeleri işin komik tarafını oluşturuyor. Birtakım Rus politika uzmanlarının, özellikle Kolerov, Migranyan ve diğerlerinin güya bu nedenle Ermenistan'la ilgili sert sözler sarfettikleri kaydediliyor.

Ermeni basını ayrıca Paşinyan'ın, sorunun çözümüne yardım ettiği içinCumhurbaşkanı Vladimir Putin'e teşekkür etmediğini de yazıyor. Oysa bu gelişmeler bazında Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın, ''Ermenistan'la savaş daha bitmedi, savaşın ilk aşaması sonlandı'' sözlerine telaşla vurgu yapıyorlar. Ermeniler, böyle bir yaklaşımı Bakü yönetiminin savaş hazırlığının belirtisi olarak sunmağa çalışmakta ve kendilerinin Moskova'ya neden müteşşekkir olmaları gerektiğini anlamadıklarını belirtmektedirler.

Basit propagandaya hizmet eden ve gerçekliği yansıtmayan bu tür yaklaşımlar aslında çözüm sürecinin niteliğinin tahrif edilmesine yol açmanın yanı sıra sürecin çıkmaza girmesine de hizmet ediyor. Bunun da nedeni açık ve net şekilde bilinmektedir. Ermenistan, tüm istikametlerde, özellikle üç alanda – orduda, yapılan reformlar ve sosyoekonomik kalkınmada, nihayet jeopolitik alanda Azerbaycan'ın önemli ölçüde gerisinde kalıyor. Azerbaycan'ın hızlı gelişimi bazında bu fark her geçen gün daha net gözüküyor. Artık yabancı politika uzmanları bile bu hususu kayd ediyorlar. Azerbaycan'ın, Ermenistan'la kıyaslandığında çok güçlü olmasının Erivan için hiçbir şans bırakmadığı belirtiliyor. Aksine Azerbaycan Ordusu'nun, Ermenistan'ın savaşı başlatması durumunda kapsamlı operasyon düzenleyererek Erivan'a kadar ilerleyeceğine vurgu yapılıyor. Ayrıca bu kez askeri operasyonların dar bir çerçevede gerçekleşmeyeceği de ön görülüyor. Çünkü Azerbaycan, Nisan çatışmalarından gereken dersleri almıştır. Şimdi Azerbaycan, üst düzey koordinasyon kapasitesi, hızlı ve güçlü manevra kabiliyetiyle Ermeni silahlı kuvvetlerini kısa sürede diz çöktürebilme kudretine sahiptir.

Doğal olarak Ermeni siyasi ve askeri yetkilileri bunu biliyor ve bu yüzden de şantaj ve siyasi manevralar yoluyla işğal süresini uzatmak için uğraşıyorlar. Bu hususlar bazında Ermenistan yönetimi, asla Kremlin'e karşı koyamaz. Aksine Ermeniler,  Moskova'dan Azerbaycan'la ilgili daha sert tutum sergilemesi talebinde bulunuyorlar. Oysa Rusya, Azerbaycan'la ilişkileri derinleştirmeğe ilgi gösteriyor. Rusya, Güney Kafkasya'nın lider devleti konumundaki Azerbaycan'la ilişkilerde Ermenistan yüzünden soğukluk yaşanmasını istememektedir. Ayrıca Azerbaycan da büyük komşusu Rusya ile ilişkilerin derinleştirilmesine önem veriyor.

Azerbaycan'ın üstünlüğü: toprak bütünlüğü sağlanacaktır!

Kaydetmek gerekir ki Ermeni medyasında Nikol Paşinyan'ın, Yukarı Karabağ sorununun çözümü konusunda diplomatik başarısızlığıyla ilgili yazılara sık sık rastlanıyor. Örneğin ''Past'' gazetesi Paşinyan'ın, Moskova'ya gönderdiği Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan'a Viyana müzakerelerinin sonuçlarına ilişkin Minsk Grubu eş başkanlarının ortak bildirisinde Ermenistan Başbakanı'nın daha önce ifade ettiği hususların en azından bir kısmının hafif şekilde olsa dahi yer almasını sağlaması konusunda talimat verdiğini yazıyor. Gazetede yer alan haberde Dışişleri Bakanı'nın bunu başamadığı için Paşinyan'ınsinir krizi geçirdiği kaydediliyor. Bu haber gazetede Mnatsakanyan'ın ''ilk ciddi sınavından geçememesi'' olarak değerlendiriliyor (Bkz.: "Паст": Визит Зограба Мнацаканяна в Москву и гнев премьер-министра – министр "срезался" на своем первом серьезном экзамене / "Tert.am", 2 Nisan 2019).

Bu husus Ermenistan yönetiminin kendi taleplerinin kabul edilmediğini Viyana görüşmelerine kadar bildiğini gösteriyor. İlham Aliyev'in, müzakereler sırasında adil ve tarafsız tutumunu bir kez daha kendinden emin şekilde vurguladığını Ermenistan'da ve Rusya'da da itiraf ediyorlar. Örneğin, Ermenistan parlamentosu uluslararası ilişkiler komisyonu eski başkanı Vagram Atanesyan, ''Tert.am'' haber sitesine verdiği röportajda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Azerbaycan özel harekat kuvvetleri temsilcileriyle bir araya geldiğinde ifade ettiği tezlerin Viyana'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın kendi tutumundan geri adım atmadığını gösterdiğini kaydetti. (Bkz.: Заявляя о том, что война продолжится, Алиев попытался внушить, что на переговорах с Пашиняном не отступил от своей позиции – Ваграм Атанесян / "Tert.am", 3 Nisan 2019).

Rus politika uzmanı Aleksandr Hramçihin ise Viyana'da iki tarafın hiçbir konuda mutabakat sağlayamadıklarını düşünüyor (Bkz.: "168 жам": Если риторика настолько обострилась, очевидно, что лидеры Армении и Азербайджана не договорились в Вене ни по одному вопросу – Александр Храмчихин о заявлении Д.Тонояна / "Tert.am", 2 Nisan 2019).

Erivan yönetimi, tüm bu hususlar doğrultusunda şu sonuca varıyor: çözüm sürecinde mümkün olduğu kadar zorluklar çıkarmak, karışık tezler ortaya atmakla Ermeni ve dünya kamuouyunun gözünü boyamak. Gerek Savunma Bakanı Davit Tonoyan'ın Amerika'da gürültülü konuşması, gerekse de Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan'ın,''Artsah kendi yerini almalı'' türünden asılsız iddialarının arkasında bu hususlar yer alıyor. Tonoyan, ''yeni topraklar uğruna yeni savaş'' söylemiyle tüm dünyayı kendisine güldürmüş oldu. Çünkü politika uzmanları, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin Azerbaycan Ordusu'nun açık şekilde gerisinde kaldığını net biçimde söylemektedirler. Azerbaycan Savunma Bakanı'nın, ''Ermenistan saldırıya geçerse Tonoyan'la Erivan'da biraraya geleceğiz'' sözleri gerçek durumu yansıtıyor.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Mnatsakanyan'ın,Yukarı Karabağ'daki bölücü-teröristlerle ilgili söylediği sözler ise hayal ürünü olmak dışında birşey değildir. Çözüm sürecinin formatı uzun süredir bilinmektedir. Ayrıca Yukarı Karabağ'ın yerel nüfusu hala kendi memleketlerine dönememektedir. Bu yüzden ''Yukarı Karabağ nüfusunun iradesi'' ifadesinin kullanılması hiçbir anlam taşıyamaz. Bölgede halen Ermeni ayrılıkçılığının kalıntıları ve buraya yerleştirilen az sayıda Ermeniler bulunuyor.

Elbet bu durumu her kes, özellikle AGİT Minsk Gribi eş başkanları da biliyor. Böyle olmasaydı eğer, Ermeniler'in destekcileri çoktan başka türlü davranırlardı. Nitekim Ermenistan Dışişleri Bakanı da asılsız konuşuyor.

Tüm bu gelişmeler Viyana görüşmelerinden sonra Ermeniler'in büyük bir endişe içinde olduklarını gösteriyor. Özellikle Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın kararlılığını, siyasi iradesini ve sorunun çözümüne ilişkin kesin tutumunu açık şekilde hissetti. Belki de Paşinyan, söz konusu görüşmenin ardından politikaya geldiği için pişmanlık duymaktadır. Fakat artık çok geç. Galiba Paşinyan, Ermenistan işgalci askerlerinin Azerbaycan torpaklarından geri çekilmesine ilişkin kararı imzalamak zorunda kalacaktır.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...