THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Ermenistan Dış Politikasının Psikolojisi

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
5722
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 25 Temmuz 2017 – Newtimes.az

Dış politikanın şekillenmesinde milletlerin psikolojisi de önemli rol oynuyor. Devletlerin gerek ekonomik, gerekse siyasi ve güvenlik politikası değerlendirilirken psikolojik faktör dikkate alınmalıdır. Dış politika insanlar tarafından şekillendirildiği için ister istemez onların psikolojisi, ruh hali, mantığı, bakış açısı bu veya diğer şekilde dış politikada kendi yerini alır ve kendini gösterir.

Ermenistan dış politikası on yıldır, Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve ekibi tarafından şekillendiriliyor. Bazen takımını değişse de dış politikasının omurgasını Sarkisyan`ın bakışları oluşturmaktadır.

Sarkisyan Azerbaycan'da doğmuş, büyümüş ve çalışmış. Ermenilerin iddia ettikleri gibi sözde Ermeni soykırımını yaşayan bir milletin temsilcisidir. Sarkisyan'ın dede-babası sözde Ermeni soykırımını yaşamasa da, Ermeni milletinin temsilcisi olduğu için tabii ki, bu psikoloji ile büyümüş. Ermeni milleti yarım millet, Sarkisyan yarım adamdır. Holokostu yaşamış Yahudiler holokost psikolojisinden kurtularaq kendilerini kanatlasalar da, bunu Ermenilere şamil etmek olmaz. Ermeniler millet olarak şekillenemeyen, gerçekleri görmeyen, sözde soykırımı psikolojisini hayatlarının başlıca değeri olarak kabul eden, psikolojik sorunları, hastalığı olan bir millettir. Örneğin, Ermeni yazar Zori Balayan, Ermenilerin bulaştığı bir hastalıktan bahsediyor. Sözde Ermeni soykırımına maruz kalan Ermenilerin hastalığı bu. Bu hastalığın iyileşmesi için Türkler "soykırımı" tanımalı ve Ermeniler`den özür dilemeliler[i]. Ermenistan'ın son 25 yıllık tarihinde Türkiye'ye yönelik politikasında bu hastalığın semptomları açıkça hissediliyor.

Sarkisyan Hankendi'nde komsomol kurumunda kendisine iş buldu. Henüz Sovyetler zamanı Bakü'den gelen üst düzey memurları karşılayıp, onlara iyi kebap pişirdiği ve hizmet ettiği için "garson"[ii] lakabı ile tanınmıştır. Bu nedenle, Ermenistan'ın dış politikasında da sözde Ermeni soykırımı ve garsonluk psikolojisini görmek mümkün.

Ermenistan yönetimi ve resmi kişileri istisnasız olarak tüm uluslararası toplantılarda, konu ne olursa olsun, mutlaka sözde Ermeni soykırımı ve Türk düşmanlığından konuşacak, büyük devletlere "garson" hizmetini teklif edecektir. Bu hizmetin en sık kullanıcı Rusya'dır. İlginçtir ki, Ermenistan Rusya'ya "garson" olarak hizmet etmeyi gönüllü seçmiş, bu yüzden "para üstü" almıyor, hesabı da istemiyor, sadece güvenliğinin korunmasına ve masada kalan yemek artıklarıyla beslenmeye razıdır.

Müşterisi bazen masada kalan yemek artıklarını vermedikte, "garson" öfkelenir, başkasına hizmet etmeyi düşünüyor. İşte bu düşünce ile de 2013 yılında Sarkisyan Avrupa Birliği ile "Derin ve Kapsamlı Ticaret Bölgesi Hakkında" sözleşme imzalamaya çalışıyordu. Ama Vilnius görüşünde son anda hizmet ettiği müşterisi genellikle "restoranı kapataçağını, onun tamamen aç, susuz kalacağını" kulağına fısıldadıkta Sarkisyan Avrupa Birliği ile bu Sözleşmeyi imzalamaktan vazgeçti.

Ermeniler bin yıldan fazladır "Büyük Ermenistan" kurmaya çalışıyor. "Büyük Ermenistan" ın üç denize – Hazar Denizi, Karadeniz ve Akdeniz`e kıyısı olacak. Bu coğrafyanın genel nüfusu yaklaşık 40 milyondur. Ermenilerin iddialarına göre 2.5 milyon nüfusu olan, yıllık bütçesi ABD'nin bir askeri savaş uçağının fiyatından az olan Ermenistan bu geniş coğrafyayı yönetecek. Bu, Ermenilerin dış politikasını etkileyen hasta psikolojisinden sadece bir örnektir.

Ermeniler, Büyük Ermenistan'ı inşa etmek için Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini işğal ederek yoksulluk içinde yaşıyor. Devletler tarihinde bir devletin diğerinin %20 oranında topraklarını işgal ederek 25 yıl sefalet içinde yaşaması görülmemiştir. Örneğin, Almanya İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa'ya ait Alzas bölgesini zabtederken onun doğal kaynaklarından yararlanmış, zenginleşmiştir. Bu da azmış gibi Ermenistan Gürcistan'dan Javahetya bölgesini, Türkiye`nin topraklarının 1/3-ni istiyor. Sadece hasta psikolojisi dış politikada bu kadar kendini gösterebilir.

Ermeniler bazen Rusya dışında güvenliğini sağlamayı düşünüyor, örneğin NATO'yla askeri tatbikatlara katılır. Ermenistan basını Sarkisyan'ın şefliği ile bu konuyu gündeme getirip, geniş tartışır ve Rusya'ya mesaj verir. Karşılığında genellikle 2-3 senede bir kafasına tokat vurur ve en iyi ihtimalle kulaklarını çekerler.

"Büyük Ermenistan" kurmak isteyen Ermenilerin yaklaşık yüzde 70'i kendi ülkelerinde yaşamıyor ve yurtdışında yaşamayı tercih ediyor. Ülkelerindeki antidemokrat rejimden bahsederler, rejimi değiştirmek istemezler. Ülke ekonomisinin güçlenmesinden bahsederler, sermayeyi daha demokratik ve liberal ekonomisi olan ülkelere yatırarlar. İç turizmin gelişimi hakkında konuşar, düşman olarak gördükleri Gürcistan'da ve Türkiye'de tatillerini geçiriyorlar.

Ermeniler bir millet olarak, Ermenistan ise bir devlet olarak bu hasta psikolojiden kurtulmayı hedeflemedikleri sürece hiçbir zaman refah içinde yaşayan bir millet ve sosyal devlet olamayacaklar. Ermenilerin zihinsel hastalıkları, Ermenistan'ın dış politikasında yaygın bir şekilde temsil edilmektedir. Bu tür anlayışa sahip dış politikaya devam edeceklerse, demek ki, bağımsız devlet olmayı değil "garson" devlet olmayı seçmişler. Ne yapılabilir, Ermenilerin seçimi budur ...

Dr. Hatem Cabbarlı


[i] Zori Balayan, Ocaq, (Erevan: Sovetakan Qroğ nəşriyyatı, 1984), s. 289.

[ii] Kuşkusuz lokanda ve kahvelerde garson olarak çalışıp maaş alan kişilere hakaret etme gibi bir düşüncemiz yoktur.

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...