THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

İslamofobi ve İslam

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
5003
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 19 Şubat 2015 – Newtimes.az

Anlam olarak İslamofobi

İslamofobi: Kelime olarak islam karşıtı olma anlamına gelen bir kelime olarak bilinmektedir. Kelime ilk olarak 1991 yılında kullanılmıştır ve en çok 2001 olayları sırasında gündeme getirilmiştir. En çok bir devletde yaşayan olan müsülmanlara karşı yaşanmış sorun olarak bilir. Batı Avrupa diye söylediğimiz fazla devletde var olan bu sorunun temel özelliyi islama karşı duyulan güvensizlik, ve müsülmanlar (1) karşı var olan inamsızlıktan oluşmaktadır, Ve özellikle bu güvensizlik duyğusunun arkasında en fazla olan din mensupları Batılı Hristiyanlar olarak söyleye bileceğimiz Hristiyan devletleridir.

Fobi kelimesinin kökeni yunanca phobos kelimesine dayanmaktadır ve Anlam olarak Yunan mitolojisinde dehşet tanrısı anlamına gelmektedir. (1)

Fobi her hangi bir şeye karşı duyulan olağan üstü ve aşırı tedirginlikden oluşmaktadir,olağan dışı korkuyu ifade eder ve özellikle bir insan yaşamının tüm hayatı boyu etkisiz hale getirilmesi ve korku içinde yaşamasını sağlamaktadırGünümüz açısından İslam ve Fobi kavramları arasında özellile batılı devletlerde ilişkilendiriler bir bağ olduğu düşünülmektedir.

Özellikle bir dinin ve o din mensuplarının bir toplum içerinde yaşamak içinde oldukları zaman diger insanların o insanlara karşı duyduğu olağan dışı bir korku varsa bu sorunun zaman içinde önemli derecede erken çözülmesi hem korkulan din ve  o korkuyu bilinc altında yaratan insanlar açısından önemli olduğunu bilmekteyiz.Fakat zaman içinde,anladığımız ve gördüğümüz kadariyla bu sorunun çözülmesi yakın gelecekte mühtemelen çözümlenmemiş sorunlar içinde yar almayı mühtemelen başara bilir.

Günümüzde İslam dini Hristiyanlık dininden sonra dünyada en fazla inanılan ikinci bir din olarak bilinmektedir, ve dünyada olan müsülman ve İslam dinine inanan insanların sayısı son rakamlar için 1.57 milyar olarak bilinmektedir ve bu rakam  dünya nüfuzunun 23% oluşturmaktadır. (2)

Güvensizliyin temeli nedir?

Bügün dünyada olan insanların pek çoğu İSLAMAFOBİ olarak anladığımız kavramın temelinin 11 eylül 2001(ABD de yaşanan terror olayı) ile ilişkili olduğunu düşünmektedir. Amma aslında İslam dinine karşı duyulan bu korkunun temeli bu olaydan çok uzun yıllar önceden oluşmuştur,ve tarihe baktığımız zaman bunu daha güzel bir şekilde Hristiyan Ve İslam devletleri arasında olan Savaşlarda görmekteyiz.

Ortadoğu ve Küzey Afrikanın yeddinci ve sekkizinci yüzyıllarda İslam Hakimiyyeti altına girmesi temel olarak bu düşmanlığın ilk ateşlendiyi olaylardan ilki olarak bilinmektedir. Daha bir kaç yüzyıl bundan önce bile, Batı devletlerinin bilinc altında olan korkunun ilk temeli atılmış ve bilinc atında böylece formalaşmışdır.

Geçmiş zamanlardan belkide günümüze kadar Hristiyan devletleri Ve batı olarak bilinen Batılı Hristiyanların şüur altı düşüncesinde İslam "Kılıç dini” ve "düşman” olarak bilinmektedir. (3)

Diger tarafdan konunun daha inceliyine kadar araştırdığımızda 1990 sonrası İki kutuplu sisteminin dağılmasından sonra Uluslararası arenada düşman olarak algınan boşluk yarandığını görmekteyiz, Ve temel olan Sosyalizm ,Marksizim kavramının karşıtlı görüş ve düşmanlık algısı bitmiş ve Batılı Devletlerin kendine yeni bir düşman olarak görmek istediği devletler Sırasına İslam devletleri girmiştir. (4)

Sekkizinci yüzyıldan hemen hemen on beşinci yüzyıla kadar İslam dünyasının ve İslam hakimyetinin hemen hemen fazla Hristiyan devleti üzerinde hükümranlık etdiğini günümüzde tarihlere baktığımız zaman Ve hatta Avrupa devletleri bile bu büyük ve geniş coğrafiyada yaşanan İslam hegemoniyasının farkındaydılar.

Müsülman hakimyeti İspanya topraklarında hakimiyyet kurdukları zaman, Ve hatta daha sonra 1492 sonrası gerilemeye başladıktan sonra bile Türkler sayesinde müsülmanlar yine geniş bir bicimde doğu Avrupa topraklarında yayılmaktaydılar. Bunun için Avrupa devletlerinin bilinc altında bulundukları bu korkudan hiç bir zaman kurtulamayacağlarını söylemek yanlış olmaz. (5)

Günümüzde sorunun temeli

Makalenin ilk sayfasında yazmakta olduğumuz fikiri dahada çok açıklamak gerekirse, Bu korkunun günümüzde temel nedeni 11 eylül 2001 Terror saldırısı olarak bilinmektedir. Bu olay sonrası uzmanların bazıları bunun asıl nedenlerini açıklamak için fazla uğraştıkları bilinmektedir.  Temel olarak 11 eylül terror olayının hakiketende düşünülmeş bir terror olduğunu yoksa Ancak Batı tarafından yeni bir İSLAMAFOBİ dalğasını oluşturmak için sadece bir komple teori olması, uzmanlar tarafından fazla tartışma konusu olmaktadır. Bilinmektedir bu olay sonrası ABD ilk kez NATO nun 5 maddesini uyquladığını ve, ve diger devletler ile beraber İslam devletlerinin temel olan işğal edilmesi operasyonlari başlamıştır.

Aslında 11 eylül olayı bir dönüm noktası olarak bilinmektedir. Daha önce İslamafobi ve islama karşı olarak düşünülen korku belki çok fazla olarak düşünülmemiş olduğunu bilinmiştir. 11 eylül sonra korkunun temeli daha net olarak atılmış ve bu ve karşıt düşünce çerçevesinde İslam devletlerinin sırasıyla işğal edilmesi meşru olarak kabul edilmiştir.

Bazan tartışmalarda, bir kaç yıl bundan önce başlanan ARAB BAHARI olarak bildiyimiz, İslam devletleri işğalları temel olarak 2001 olayları sonrasında olan terror ile net bir biçimde ilişkilendirilir.

Meşru olarak görülen işğallar sırasında binlerce sivil halk öldürülmeş Ve ABD ilk önce sırasıyla İrak, daha sonra Afganıstanı saldırmış ve sivil halkın ölümüyle sonlanan işğallarını tamamlamıştır.

Son zamanda ise CHARLİE HEBDO olayında 2001 sonrası olaydan ve 2005 fransız dergisine yapılan saldırı olayından sonra yeni bir Fobi oluşturacak terrorist olayı gerçekleşmesi Batı devletlerinde belkide azda olsa unutulmaktada olan bu düşünceni yeniden alevlendirdi. 15 ocak Dergi binası önünde yapılan saldırı sonrası 12 kişi hayatının kayb edilmesi doğruca islama karşı oluşan bir olay olarak bilinir.

Kurulan örgütler hakiki İslam yolundan devam etmektedirmi

2001 sonrası olaylardan geniş sivil halkın temel olarak ölümüne sebeb olan işqallardan sonra İslam karşıtı olan devletlere karşı çeşitli İslam örgütleri kuruldu. Fakat temel soru işareti herkesin beyninde oluşmaktaydı. Kurulan örgütler asli olan Güzel Saf İSLAMİN yolundanmı devam etmektedir?

Aslına bakılırsa ve konu incelendiyi zaman bu örgütlerin yaptıkları ile İSLAM ili ilgisi olmamaktadır. Fakat burada olan temel sorun?

Kurulan bu örgütler islam örgütleri olarak bilinmektedir,ve yaptıkları eylemlerde islamın ismini kullandıkları için İslam Çoğu devlet için tehtid ünsuru oluşturmaktadır ve örgütler var olduğu sürece düşünülen fikir bu korkunun yok olmayacağı yönündedir. İki din arasında olan düşmançılığ temeli olarak sivil halka zarar vermektedir. Ve bu olayların yaşanmasından ilk zarar gören insanlar Avrupada hristiyanlar çevresinde yaşayan müsülmanlar olarak bilinir. Her ne kadar İslamafobi yok olsa bile bir devletin hatta bir insanin şüürunda yapılan olaylar düşünülmektedir ve buda belkide hiç bir zaman islamafobi düşüncesinin yok olmayacağını göstermektedir.

Sonuç

İlk olarak, Bugün İslam ,Hristiyan ve Müsevilik dinlerinin tarih boyunce geniş çaplı kültürel ve tarihi derinliye sahip olması Avrupa toplumu tarafından unutulmamalıdır, Dinler arası diyaloğa özellikle yer verilmelidir. Önemli olan bu sorunun,bu güvensizliyin gelecek nesillere ve daha doğmamış jenerasyonlar aktarılmasının karşısını almaktadır. Aktarıldığı zaman sorunların yeni çapda ve yeni boyutta olduğunu görmek gerekirse,sorunun zamanında karşısın alınması en önemli olan bir şeydir. (6)

İkinci olarak bu sorunun çözümünde ve hallinde temel görev Avrupa içerisinde yaşayan ve yaşamağa halen davam eden müsülmanların üzerine düşmektedir.

Temel görev Batı toplumuna İslamın insanlara vü dünyaya karşı olan marhemet sever olmasa düşüncesinin geniş çapda aktarılmasıdır,ve avrupalı toplumun gözünde islamafobinin dahada çok derinleşmesinin karşısı alınmalı bunun için Hem islam toplumları hem Avrupa toplumu arasında yaşayan müsülmanlar yeni çözüm üretmelidir.

Gelecekte Müsülmanların ayrımğılığına maruz kalmadan bu kıtada yaşamlarını sürdüre bilmek için, kuşkusuz anahtar kelime saygı olmalıdır. (7) Karşılıklı sayğı dinler arası iletişimi artıracak ve buda zaman zaman islamafobinin ortadan kalkmasına neden olacaktır.  İslamafobi ancak karşılıklı sevgi çerçivesinde yok edile bilir.

Novruz Mehdiyev

Kırıkkale universitesi, Uluslararsı ilişkiler bölümü

Dipnotlar:

  1. http://tr.wikipedia.org/wiki/Fobi
  2. http://tr.wikipedia.org/wiki/Ülkelere_göre_Müslüman_nüfusu.
  3. David Levering Lewis, God’s Crucible: Islam and the Making of Europe, 570 to 1215 (New York: W. W. Norton, 2008), ss.172-173.
  4. Batıda yükselen karşıtlık. İSLAMAFOBİ erişim tarihi 06.02.2015 http://akademikperspektif.com/2015/01/28/batida-yukselen-karsitlik-islamofobi/
  5. David Levering Lewis, God’s Crucible: Islam and the Making of Europe, 570 to 1215 (New York: W. W. Norton, 2008), ss.181-183
  6. http://www.bilgesam.org/incele/769/-avrupa’da-"islamofobi”-algisi-uzerine/#.VNTBVOdZvgE
  7. Islamophobia' on the rise in Europe report says, http://www.nytimes.com/2006/12/18/world/europe/18iht-muslims.3939208.html?_r=1,
Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...