THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Ortadoğu: Yeni Çatışma mı Oluşuyor?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
474314
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 9 Aralık 2014 – Newtimes.az

Dünya boyunca jeopolitik durumun karmaşıklığını uzmanlar sık sık vurguluyorlar. Ayrı bölgelerde çeşitli nitelikli ihtilafların meydana çıkması tamamen küresel ölçekte gerilimi artırıyor. Son günler uzmanlar İsrail-Filistin sorununun yeni içerik aldığından bahsediyorlar. Burada önemli bir faktör olarak radikal dini grupların etkinleşmesi gösteriliyor. Şimdi olaylar tehlikeli senaryo üzerinde gelişiyor. Tel Aviv'in Müslümanlar için kutsal sayılan bir takım yerlere nüfuz girişimleri Kudüs'te çatışmalara neden oldu. Halihazırda büyük devletler arasındaki çelişkilerin derinleşebilmesinden endişe ediliyor. Terörün İran'ın sınırlarına yaklaşması ayrı bir sorun yaratıyor. Çıkış yolları var mı?

İflas ve Sefalet: Terörün Besin Kaynakları

Uzmanlar Asya-Pasifik bölgesinde jeopolitik gelişmelerin yoğunlaştığını yazıyorlar. Kasım ayında üç büyük etkinlik Çin'de, Myanmar'da ve Avustralya'da yapıldı. Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği, Güneydoğu Asya Devletleri Birliği ve "Büyük iyirmilik" gibi kurumların etkinlikleri çerçevesinde modern dünya için güncel olan çevresel, siyasi, jeopolitik, ekonomik ve kültürel sorunlar ele alındı (bkz: Виктор Сумский. Большая Политика пошла на Восток / "Международная жизнь", 19 Kasım 2014).

Fakat ilginçtir ki, bu fikrin detaylı analizi için olanak bulunmadan Ortadoğu'da durumun daha da gerginleşebileceğine işaret eden analizler meydana çıktı. Sanki "büyük siyaset"in Asya'ya geçmesi beraberinde ek sorunlar getirdi. Bu iki süreç arasında doğrudan ilişki açık görülmeye de bilir. Duruma küresel dönüşümler düzleminde bakıldığında ise bu konuda biraz dikkatli fikir yürütmeli olduğumuzu hissediyoruz.

Şimdi uzmanlar Ortadoğu'da İsrail-Filistin çatışmasının yeni bağlamda keskinleşebileceğini öngörüyor. Bunun temel nedeni olarak radikal dini grupların faaliyetlerinin genişlemesi gösteriliyor. Onların sırasında en çok tehlike yaratanın IŞİD olduğu kabul ediliyor (bkz: Вениамин Попов. На Ближнем Востоке разгорается новый пожар / МГИМО Университет, 21 Kasım 2014).

Bu terör örgütünün kimliği hakkında ayrıntılı ve net bilgi verilmiyor. Fikirler çeşitlidir. Hatta ABD başta olmak üzere birçok devletin ona karşı planladığı önlemler dahi beklenen sonucu vermiyor. Böyle anlaşılıyor ki, ya herhangi büyük güçler IŞİD`e destek veriyor, ya da Ortadoğu'da insanların hoşnutsuzluğu o kadar arttı ki, en riskli adımları bile deniyorlar.

Bu bağlılıkta Türkiyeli analitik İhsan Bal`ın terör örgütlerinin oluşması ile ilgili ilginç bir fikrini vurgulamak isteriz. O, Türkiye Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) için yazdığı analiz yazısında ifade ediyor: "Bölgede (Ortadoğu öngörülüyor – Newtimes.az) ortaya çıkan terör örgütleri iflasın, çaresizliğin nefret hissinde birleşmesi örneğini temsil ediyor" (bkz: İhsan Bal. IŞİD’e Çare Tunus’ta mı? / www.usak.org.tr, 17 Kasım 2014).

Eğer bu fikir gerçeği ifade ediyorsa, o bölgede katastrofik durum hüküm sürmektedir. İnsanlara dışarıdan olan etkileri de dikkate almak gerekir. Bu durumda bireysel itirazlarla somut devletlerin jeopolitik çıkarları üst üste düşebilir ki, onun da sonucu tamamen dünya için oldukça ağır olur. İsrail'le Filistin arasında yaranmakta olan yeni gerginlik fonunda bu fikirlerin değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.

Uzmanlar Tel Aviv'in Müslümanların Kudüs'teki kutsal yerlerine hücum etmesine verilen tepkiyi işte bu açıdan değerlendirmeye çalışırlar (bkz: önceki kaynağa). Aynı şekilde, El-Aksa Camisi`ne Yahudilerin girmesi ve burada dine aykırı hareketlere yol vermesi keskin protestolara neden oldu. Müslümanlar bunu kabul etmek istemiyorlar. Artık ilk kurbanlar da vardır.

Filistinliler birkaç Yahudi genci katlettiler, İsrail tarafında ise bir Filistinli genç yakıldı. Kudüs'te taraflar arasında çatışmalar oluyor. Kayıplar vardır. İsrail'in yönetici kesiminin 12 Kasım'da Doğu Kudüs'te 200 yeni konut inşa edilmesi hakkında karar alması durumu daha da gerginleşdirdi. Filistin muhtariyetinin yöneticileri bunu büyük kötüniyetlilik olarak adlandırarak meselenin BM'ye çıkarılmasını talep ediyorlar.

Büyük Çatışmaya Doğru: Siyasi Açıklamalar ve Jeopolitik Çıkarlar

Yaşananların zemininde 16 Kasım`da Benyamin Netanyahu'nun "Kudüs uğruna savaşı kazanmaya" yemin etmesi düşündürücü izlenim oluşturuyor. Böyle anlaşılıyor ki, Tel Aviv meseleyi çok ciddiye alıyor ve taviz vermiyor. Başbakan görevine gerçek adaylardan hesap edilen, şu anda ekonomi bakanı görevini üslenen Naftali Bennet İsrail'in yeni işgal ettiği topraklardan çıkmasının mümkün olmadığını söyledi. Aynı zamanda, Ürdün nehrinin batı kıyısında Filistin devletinin kurulmasına izin vermeyeceğini de vurguladı. Ayrıca, N. Bennet Gazze ile herhangi teması da istisna ediyor (bkz: Al-Ahram Weekly, 12 Kasım 2014).

Olaylar İsrail-Ürdün ilişkilerini gerginleştirdi. Amman Tel Aviv'deki Büyükelçisini geri çağırdı. İsrail'in bu ülkedeki Büyükelçisi ise ilişkilerin bozulabileceği hakkında uyardı. Ayrıca, uzmanlar ABD Dışişleri Bakanı John Kerry`nin barış oluşturma girişimlerinin başarısız olduğunu özel olarak vurguluyor, bunun onayı gibi bölgede durumun daha da karmaşıklığını örnek gösteriyorlar.

Tüm bunlardan radikal dini grupların yararlanabileceğinden endişe ediliyor. Artık IŞİD lideri taraftarlarını yeni cihada çağırdı. Hatta üçüncü İntifada`nın (direniş hareketi) yaranmakta olduğunu iddia eden fikirler de seslendiriliyor. Kudüs'te çatışmalar ara vermiyor. Tel Aviv durumun kontrolden çıkabileceyinden endişeleniyor. "The Guardian" yayını Müslümanlarla Yahudiler arasında dini savaşın tutuşabileceğini öngörüyor.

En tehlikeli husus ise terör örgütlerinin jeopolitik amaçlar için kullanma olasılığı ile bağlantılıdır. Ortadoğu'nun genel manzarasına aynı açı altında bakarsak, kelimenin gerçek anlamında riskli noktaları görürüz. Suriye, Irak, Libya, Lübnan, Mısır ve başka bölge devletlerinde istikrara teminat yoktur. IŞİD yeni araziler istila ederek, aslında İran sınırlarına yaklaşıyor. Öte yandan, İsrail'e karşı radikal dini grupların sert tutum sergilemesi gerçek tehditlerden haber veryoir. Öyle görünüyor ki, yakın vadede İsrail ve İran'ı da kapsayan istikrarsızlık dalgası meydana çıkabilir. Bu sürecin genellikle dünya için çok tehlikeli olduğuna şüphe yoktur.

Meseleyi zorlaştıran etkenlerden biri de bölgedeki aktif terör gruplarının Ortadoğu'nun çeşitli ülkelerinden destek alması hakkında fikirlerin seslenmesidir. Çünkü bu durumda bölge devletleri birbirini itham eder ve çatışmaya girerler. Bu zeminde bölgesel ölçekte sonu görünmeyen çatışmalar oluşabilir.

Diğer taraftan, büyük jeopolitik güçler oluşmuş belirsiz durumdan kendi çıkarları için yararlanmağa gayret gösterebilirler. Tecrübe gösteriyor ki, bu fikir asılsız değildir. Ortadoğu'da İsrail'i ve İran'ı kendisine müttefik olarak gören ülkeler canlana ve genel olarak daha karmaşık tablo oluşabilir.

Ortadoğu'da terörle radikal dini görüşün sentezi başka bölgeler için de tehlike oluşturuyor. Orta Asya'dan Avrupa'ya kadar geniş bir bölgede kaos meydana gelebilir. Bu açıdan İsrail-Filistin sorununda IŞİD gibi örgütlerin artık rol oynamaya başlaması sadece Ortadoğu'nun kaygısı gibi kabul edilmemelidir. Süreç daha geniş mekanda terör gruplarının feallaşmasına neden olabilir. Aynı şekilde, Kafkasya'da Ermeni terörünün kapsam alması ihtimali mevcuttur. Çünkü Ermenilerin her fırsatı kullanmaya çalıştığı artık tarihi onayını bulmuş bir olgudur.

Demek, mesele sadece IŞİD faktörü ile sinirli değildir. Daha tehlikelisi bu terör örgütüni birilerinin kendi jeopolitik amaçları için kullanmaya gayret etmesidir. Görünür, böyle konuların varlığı dünyada terörün kökünün kazınması yolunda ciddi engeldir. Tel Aviv'in Müslümanların kutsal yerlerine sert şekilde nüfuz etmeye çalışması bu mülahazalar düzleminde mantıksal görünmüyor. Kudüs uğruna giden bu mücadelenin hiç kimsenin yararına olmayacağı açıktır. Hangi nedenlerle devletler böyle adımlar atarak, tüm dünyayı tehdit altına atıyor? 21`inci yüzyılda bu soruya tam ve net cevap bulunacak mı?

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...