THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Azerbaycan-İran İlişkileri: Bölgesel ve Küresel Bağlam

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
336879
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 27 Kasım 2014 – Newtimes.az

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani`nin Azerbaycan gezisi uzmanların ciddi ilgisini çekmiştir. Hazırda bölgesel ve küresel düzeyde gözlenen karmaşık süreçlerin yanında bu çok normal karşılanmalıdır. İki komşu ülkenin hangi alanlarda ortak konuma geleceklerinin önemi büyüktü. Özellikle Ermenistan'ın belirsiz dış politikasının devam ettiği bir dönemde İran'la Azerbaycan arasında ilişkilerin gelişme dinamikleri aciliyet arz etmektedir. Gezi gösterdi ki, bu doğrultuda tarafların geniş potansiyeli mevcuttur. Bütün alanlarda ilişkileri geliştirmek mümkündür. Bununla ilgili somut anlaşmalar da imzalandı. Uzmanlara göre, bu süreç daha hızlı gidebilir.

Tarih ve Modernlik: Tahran-Bakü Yakınlaşmasının Dinamikleri

Batı'nın İran'a karşı yaptırımlar uyguladığı zor zamanlarda bile Azerbaycan ona objektif ve iyi komşuluk tavırı sergiledi. Bakı jeopolitik durumun değişmesina bakılmaksızın bağımsız konumunu korudu. Bu süreçlerde ulu önder Haydar Aliyev'in güçlü siyasi iradesi büyük rol oynadı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise bu yönü kararlılıkla devam ettiriyor ki, onun da behreleri şimdi görünmektedir.

İran Cumhurbaşkanı ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı bu sene 4 kez bir araya geldi. İki ülke için çok önemli konular ele alındı. Somut noktalar üzerinde ortak tutum oluşmuştur. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in H. Ruhani`nin ülkeye son gezisi sırasında işbirliğinin düzeyini yüksek değerlendirmesi yukarıdaki fikirlerin asılsız olmadığını gösteriyor. Devlet Başkanı 12 Kasım'da basına verdiği beyanda vurguladı: "Bizim çok güzel siyasi ilişkilerimiz vardır. Sürekli temaslarımız, üst düzey resmilerin karşılıklı ziyaretleri, uluslararası kuruluşlarda birbirimize gösterilen destek siyasi ilişkilerimizin yüksek seviyede olmasını görsel şekilde kanıtlıyor".

Azerbaycan'ın temkinli, tarihi gelenekleri dikkate alarak yürüttüğü İran siyaseti olmasaydı, şimdi bu tür umut verici durum oluşamazdı. Tahran uluslararası kuruluşlarda Azerbaycan'ın tutumunu destekliyor. Aynı zamanda, Bakı da hep İran'ın çıkarlarını dikkate alıyor. BM'de İran'a karşı belge kabul edilirken Azerbaycan aleyhine oy verdi. Bu adım bir daha komşu ülkeye ilişkinin samimi olduğunu gösterdi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bu gibi olayları kastederek söyledi: "BM'de, İslam İşbirliği Örgütü`nde ve diğer kuruluşlarda her zaman birbirimizin yanındayız, birbirimizi destekliyoruz.

Bu bağlamda, elbette, öncelikle Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasını belirtmeliyiz. İran Cumhurbaşkanı, başkanlık yaptığı ülkenin bu konudaki tutumunu basın bildirisinde şöyle nitelendirdi: "Biz Karabağ'ın bugünkü durumunu beğenmiyoruz. Biz istiyoruz ki, bu bölgede adalet olsun. Biz istiyoruz ki, bu bölgede barış, istikrar, dostluk olsun. Biz tüm ülkeler arasında dostluğun, güvenliğin, istikrarın, adaletin sağlanması için elimizden geleni yapmaya, kendi tarafımızdan gerekli adımı atmaya hazırız. Biz bunu uluslararası örgütler çerçevesinde, her yerde kendi görevimiz olarak kabul ediyoruz ve buna hazırız".

Jeopolitik Etkenler Engel Değildir

Görüldüğü gibi, Azerbaycan'la İran bölgesel jeopolitik konularda konumlarını daha da yakınlaştırmak imkanlarına sahiptirler ve bu sürecin giderek daha da derinleşeceği öngörülebilir. İlginçtir ki, Tahran Bakü'nün etkinliğini daha geniş jeopolitik düzlemde değerlendiriyor. Örneğin, H.Ruhani son ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ortadoğu'da ve Afrika'nın kuzeyinde gözlenen krizi, terör olaylarını ve başka sorunları gözden geçirdiklerini açıkladı. Taraflar bölücülüğe, terörizme, radikalizme karşı mücadelenin gerekliliğini vurguladılar. Bunlar İran'ın Azerbaycan'ı bölge için önemli ülke olarak algıladığını göstermekle birlikte, iki devletin birçok yönlerde aynı şekilde güvenliğin temininde ortak hareket etmekte çıkarlı olduğunu kanıtlıyor.

Şüphesiz ki, bu kanı için ciddi esaslar vardır. Her şeyden önce, Bakü'nün daima bağımsız dış politika yürütmesini ve başarılı sosyoekonomik gelişme sağlamasını vurgulamak gerekir. Bu açıdan Azerbaycan yönetiminin enerji politikasını ve ulaşım-taşıma alanında attığı adımları ayrıca dikkate almak gerekir. Aynı faktörün tüm tarafları iki ülkenin temsilcilerinin Bakü'de geçirdikleri ortak toplantılarda açıkça göründü. Enerji, ekonomik ve teknik alanlarda, bilişim ve iletişim teknolojileri üzere işbirliğiyle ilgili belgeler imzalandı. Ayrıca, sınır nehirlerinin düzenlemeyetabi tutulması ve kıyıların korunması önlemleri konusunda da uzlaşı sağlandı.

Aynı alanlarda işbirliğinin stratejisini Azerbaycan Cumhurbaşkanı net ifade etti. Devlet Başkanı Azerbaycan-İran Iş Forumu`nda konuşma yaparken söyledi: "Biz çok istiyoruz ki, ekonomik işbirliği de siyasi işbirliğinin seviyesine yükselsin". Buraya geniş yelpazeli işbirliği yönleri dahildir. Azerbaycan sermaye yatırımları için uygun ortam yarattı. İstikrar ve sürdürülebilir büyüme dinamiği mevcuttur. Ulaşım koridoru gibi yeterince ciddi imkanlara sahiptir.

Bütün bunlar dikkate alındığında, İran Cumhurbaşkanı H.Ruhani`nin "biz Azerbaycan ve Kafkasya üzerinden Avrupa ile birleşebiliriz" fikrinin önemini anlamak mümkündür. Böyle anlaşılıyor ki, Tahran Azerbaycan'ın şahsında güvenilir bölgesel ortak görmekle birlikte, onu Batıyla yakınlaşma yolunda önemli ülke kabul ediyor. Şüphe yok ki, İran bu konuda bir çok faktörleri, örneğin Hazar'ın statüsünün belirlenmesini ve bölgede mevcut olan sorunların adil çözümü perspektiflerini dikkate alıyor.

Ulaştırma Koridoru: Birleştirici Faktör

Meselenin bir başka önemli tarafı ise Batı-İran ilişkileri ile ilgilidir. Nükleer program faktörüne göre ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalan Tahran için Azerbaycan büyük önem taşıyor. Malumdur ki, İran yönetimi oluşmuş jeopolitik ablukadan kurtulmanın etkili yollarını arıyor. Bu sırada Bakü ile ilişkilerin gelişmesi birinci derece görev olarak kabul ediliyor.

Bu bakımdan Kuzey-Güney ulaşım koridorunun açılması stratejik önemli olaydır. İran ve Rusya bu projenin gerçekleşmesinde çok çırarlıdırlar. Azerbaycan transit ülke olarak ona destek verir. Modern aşamada ekonomik ve finansal krizlerinin keskinleşmesi, enerji kaynakları uğruna mücadelenin daha da gerginleşmesi Kuzey-Güney koridorunun önemini defalarca artırıyor.

Hem ikili ilgi doğuran faktörlere, hem de bölgesel ve küresel faktörlere göre Azerbaycan-İran işbirliğinin yeni seviyeye yükselmesi doğal görünüyor. Tarafların bu sürecin genişlemesi ve derinleşmesi yönünde çalışacaklarını tahmin etmek mümkündür. Burada tarihten kaynaklanan ortak değerlerle birlikte, mevcut jeopolitik gerçekliğin de rolünü vurgulamak gerekir. Artık bölgede herkes farkındadır ki, Azerbaycan işbirliği için önemli bir ülkedir ve onunla baskı dilinde konuşma verimili değildir.

Öte yandan, İran'ın yeni yönetiminin seçtiği dış politika hattında bölge devletleri ile yeni seviyede işbirliği ayrıca yer alıyor. Bu bağlamda Ermenistan Azerbaycan-İran ilişkilerinin gelişmesine engel olabilir mi? H. Ruhani`nin Bakü gezisi bunun mümkün olmadığını gösterdi. İran Cumhurbaşkanı Bakü'de aşağıdaki fikri özel vurguladı: "Biz bölgesel sorunların çözümü için üçlü, dörtlü, beşli formatlar organize edebiliriz. Azerbaycan-İran-Rusya, İran-Azerbaycan-Gürcistan, İran-Azerbaycan-Türkiye, İran-Azerbaycan-Türkmenistan, İran-Azerbaycan-Kazakistan formatlarında geniş işbirliği oluşturabiliriz".

Açıktır ki, Tahran'ın jeopolitik planlarında Azerbaycan çeşitli işbirliği formatlarında esas yerlerden birini tutuyor. Bu düzlemin işte Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani tarafından anılması önemli husustur. Stratejik açıdan onun her iki ülke için faydalı olacağını tahmin etmek mümkündür.

Bunlar onu tasdik ediyor ki, İran yöneticisinin Azerbaycan'a son resmi gezisinin jeopolitik, ekonomik, kültürel ve başka açıdan tarihi önemi vardır. İki komşu ülke arasında ilişkilerin geliştirilmesi için geniş imkanlar var. Bölgesel işbirliğinin perspektifleri bağlamında bu hususun ayrıca yeri olduğunu kabul etmek gerekir.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...