THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Ukrayna'nın Tercihi: Ortak Üyelik Ülkeyi Nereye Götürüyor?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Küresel süreçler ve eğilimler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
430930
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 8 Ekim 2014 – Newtimes.az

Brüksel'de ve Kiev'de eş zamanlı bir belge onaylandı. Ukrayna AB`ye ortak üye oldu. Anlaşmanın ekonomik bölümünün gerçekleşmesi 2016 yılına kaldı. İlk bakışta Ukraynalılar bekledikleri arzularına kavuştular. Fakat uzmanların görüşleri ve yapılan analizler gösteriyor ki, durum hiç de net değil. Ukrayna'nın iç siyasi sahnesinde bir takım çelişkili hususlar kendini göstermeye başladı. P. Poroşenko`nun faaliyetine olumlu yaklaşmayanlar da var. Ayrıca, AB üyesi ülkelerin hiç de hepsi Ukrayna ile ortak üyeliği sevinçle karşılamıyor. Onlar Moskova faktörünü daha ciddi dikkate almayı talep ediyorlar. Kiev'in Batı ve Rusya ile ilişkilerinin gelişme dinamiği de bilinmemektedir.

Bayram Olarak Kabul Edilen Anlaşma: Sonra Ne Olacak?

"Ukrayna'sız birleşik Avrupa yok". Devlet Başkanı Petro Poroşenko Ali Rada`da Avrupa Birliği ile ortak üyeliği öngören belgenin tartışma öncesi bu cümleyi özel tonlama ile kullandı. O, aslında, Ukrayna ve Avrupa için bayram günü olduğunu söyledi. Onun sözlerini aynı zamanda Brüksel'de bu belgeyi müzakere eden Avrupalı milletvekilleri de duydu. Böylece bazı siyasetçilerin tarihi olay adlandırdığı ortak üyelik belgesini Ukrayna ve AB parlamentoları onaylamış oldular. P.Poroşenko belgeyi Rada`da da imzaladı.

Duygular ve imzalar kendi yerinde. Ama gerçeklik denilen bir kavram da var. Şimdi Ukrayna'nın AB`ye gerçekte nasıl entegre olunacağı ilginçtir. Mesele hiç de kötümser sonuçlar üretmekte değil. Aksine, halkın tercihine saygıyla yaklaşmak gerekir. Ancak ortada öyle sorunlar var ki, onları gidermek o kadar da kolay olmayacak.

Hatta Avrupa Parlamentosu'na üzerinde "Rusya'ya karşı yaptırımlara son!" sözlerinin yazıldığı milletvekili geldi (bağımsız milletvekili Gianluca Buonanno) (bkz: Украину ассоциировали с отсрочкой / "Коммерсантъ", 17 Eylül 2014). Bu adım sembolik nitelik de taşıyabilir. Fakat onu dikkate alalım ki, Avrupa Parlamentosu`nda 127 milletvekili Ukrayna ile anlaşmaya "hayır" dedi. Lehine oy verenler ise daha fazladır - 525 milletvekili!

İlginçtir ki, Ukrayna'nın genelinde de imzalanan anlaşmaya yakalşım kesin değildir. Toplumda belgenin ekonomik bölümünün 1 yıl geciktirilmesi hoşnutsuzluk yarattı. Hatta bazı resmi kişiler P. Poroşenko`nun kararına itiraz ederek istifa da etti. Örneğin, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Danilo Lubkivski görevinden gitti. O, bunun nedenini şöyle açıkladı: "Tercih askıya salınmaz, aksi takdirde bu, bir tercih değildir" (bkz: James Marson, Paul Sonne. Ukraine President Poroshenko Faces Backlash Over EU Trade Deal Delay / "The Wall Street Journal", 14 Eylül 2014). Tecrübeli Ukraynalı diplomat V. Filipçuk`ungörüşüne göre ise, Ortak Üyelik belgesinin ekonomik bölümünün ertelenmesi "Rusya'nın veto hakkını tanımak demektir".

Bunlar AB-Ukrayna ilişkilerinde bir takım düşündürücü konuların olmasından haber veriyor. Anlaşılan, süreç bundan sonra da çelişkilere eşlik edilecektir. Oluşan duruma üç açıdan bakmak mümkündür.

Bunlardan biri Ukrayna'nın iç siyasi ortamında gözlenen değişikliklerle bağlantılıdır. Ekim'de yapılması gereken Parlamento seçimi öncesi siyasi güçler manevra etmektedirler. İlginçtir ki, bu zaman AB ile Ortaklık Belgesi üzerinde spekülasyonlar da kendini gösteriyor.

Ülkenin eski Başbakanı Yuliya Timoşenko ekonomik işbirliğinin 2016 senesine bırakılmasına çok sert şekilde tepki gösterdi. O, "Batkivşina" partisinin seçimdeki listesine şu anda esir olan havacı Nadya Savçenko`nun başkanlık edeceğini söyledi. Şimdi Y. Timoşenko yanında Arseni Yatsenyuk`un "Değişiklilkler cephesi" hareketi de radikal adımlar atıyor. Onun ekibine İçişleri Bakanı A. Avakov, Milli Güvenlik Konseyi eski Sekreteri A. Porubiy ve çeşitli ordu komutanları dahildir (bkz: önceki kaynağa).

P. Poroşenko ile birlikte seçime "UDAR" partisi de gidiyor. Kiev'in Belediye Başkanı Vitali Kliçko Devlet Başkanı ile işbirliğine ağırlık verdi. Ancak uzmanlar iktidarda olan takımın bu tür bölünmesine dikkatli yaklaşıyor. Seçimden sonra iktidar uğruna mücadelenin radikal içerik alabilmesi istisna değildir. Unutulmamalıdır ki, bunun da temelinde Devlet Başkanı`nın Ortaklık Anlaşmasında ekonomik yönü 2016 senesine ertelemesi duruyor.

Kiev Batı ve Rusya Arasında: Engelleri Aşmak Sorunu

Diğer husus AB-Ukrayna ilişkilerinin gelişme dinamikleri ile ilgilidir. "Deutsche Welle"nin uzmanı Christoph Hasselbach çok dikkatli olmayı tavsiye ediyor. Çünkü hem Ukrayna'nın iç ekonomik durumu ağırdır, hem de Rusya faktörü dikkate alınmalıdır (bkz: Кристоф Хассельбах. Украине и ЕС пока следует действовать с оглядкой на Россию / "DW", 17 Eylül 2014). "Böyle durumda Brüksel ve Kiev son derece disiplinli olmalıdır", - diye, uyarıyor.

Ona göre, Ukrayna halkının sabrı tükenebilir. Çünkü AB ile işbirliği ekonomik alanda biraz sonra olumlu sonuç verecek. Rusya'nın ise durumu gerginleştirmek için daha hızlı adımlar atmak şansı var. Eğer nüfus yaşam düzeyinin düşmesine tahammül edebilse, Avrupa'ya entegre alınabilir. Aksi takdirde, her şeyin alt üst olması ihtimali az değildir (bkz: önceki kaynağa).

Durumu gerginleştiren başka etken Ukrayna'nın tercih alternatifinin olmamasıdır. Uzman Gümrük Birliği'nin ülkeyi ağır ekonomik durumdan kurtaracağına inanmıyor. O zaman Kiev bir bakımdan seytnota düşmüş olur. O, var gücünü toplayıp halkı temkinli olmaya çağırmalıdır. Ancak bu, mümkün olacak mı? Bu bilinmemektedir.

Nihayet, üçüncü yön Rusya meselesidir. Son aylarda Ukrayna'nın Güneydoğusunda yaşanan olaylar gösterdi ki, Moskova'nın bu ülkeye etki imkanları geniştir. Kremlin`in baskısı altında Kiev'in ortak üyeliğin ekonomik bloğunun gerçekleştirilmesini ertelemesi sıradan olay değil. Demek, bundan sonra da Rusya faktörü Ukrayna'nın iç siyasi, sosyal ve ekonomik-kültürel hayatında ciddi rol oynayabilir.

Kiev'in silahlanması da oluşmuş durumdan çıkış yolu değildir. Moskova yeterince güçlüdür. Böyle anlaşılıyor ki, Ukrayna iktidarı meselenin temelde siyasi çözüm yollarına öncelik veriyor. Burada da sorunlar az değil. Hiç kimseye sır değil ki, ABD ve Avrupa Ukrayna konusunda kendi çıkarlarını tercih ediyorlar. Doğru, Washington bu ülkeyi NATO dışında "özel birlik" statüsünde kabul ediyor. Fakat o, Rusya'nın tutumunu da dikkate almaya mecburdur.

Ukrayna siyasileri ne kadar Kırım'ı geri almaktan konuşsalar da, gerçekte bunun çok uzun bir süreç olduğunun farkındalar. Aksi takdirde, ülkenin Doğusunda mücadele taktiğini değiştirerek, geri çekilmezlerdi. Kırım'da Rus askeri güçlerine karşı Ukraynalıların durabilmesi şimdiki göstergelere göre, imkansızdır. Demek ki, bütün durumlarda ABD ve AB Rusya faktörünü dikkate almalıdırlar.

Bu, onu doğruluyor ki, AB'ye ortak üye olsa bile, Ukrayna jeopolitik açıdan yine de belirsiz durumda kalmaktadır. Belki, Kiev siyasi reformları Avrupa standartlarına uygun düzeyde hayata geçirir. Ülkede demokratik kurumların gelişimi hızla gider. Brüksel de bu süreçte Ukrayna'ya gerekli düzeyde yardım gösterebilir. Washington gerekli gördüğü desteği Kiev`e verebilir. Her halukarda Ukrayna'nın doğu eyaletleri ve Kırım Batı-Rusya çatışmasının ön cephesi olarak kalacak.

Toprak bütünlüğünün güvenliğine teminat olmayan ülkede gelişmenin sürekli olacağını beklemek zordur. O halde şimdi bayram olarak kabul edilen ortak üyelik anlaşmasının gerçek etkisi nelerden ibarettir?

Muhtemelen, bu, bir siyasi eylem, niyet gibi propagandada kendi rolünü oynayabilir. Kriz içinde olan AB dünyaya jeopolitik etki alanını genişletebildiğini göstermek istiyor. Bunun yanı sıra, Ukrayna pazarı onun sıkıntılardan bir ölçüde çıkmasına yardım edebilir. Çünkü Avrupa mallarını ekonomik ihtiyaçları olan bir ülkeye ihraç etmek şansı elde etmiş olur. Artı Ukrayna ürünlerinin kalitesi Avrupa standartlarından düşüktür. Dolayısıyla nüfus AB devletlerinin mallarına büyük ilgi gösterecektir.

Ortak üyelik belgesinin onaylanması ile Brüksel Moskova'ya mesaj veriyor ki, onun direnişine rağmen, Ukrayna'yı kendine çekiyor. Moskova'nın bundan ne gibi sonuçlar çıkaracağını zaman gösterecek. Ancak daha şimdiden belli ki, zor da olsa, Batı adım adım Doğu'ya doğru ilerliyor ve bunun kime faydası olacağı henüz bilinmiyor.

Kamal Adıgözelov

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...