THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Daha bir primitiflik: vizesiz gidiş-dönüşün Ermeni tarzı "analizi"

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
3355
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakı, 26 Temmuz 2019 – Newtimes.az

Günümüzde küreselleşme süreci hız kesmeden devam ediyor. Birbirinden binlerce kilometre uzak coğrafyada bulunan ülkeler arasında bile vatandaşların serbestçe gidiş-dönüş yapabilmesi için adımlar atılmaktadır. Avrupa Birliği'nde malum Schengen bölgesi oluşturulmuştur. Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde vize uygulanmıyor. Çok sayıda ülkeler kendi aralarında vize uygulamamaktadırlar. Bu süreçin kapsama alanı zamanla daha da genişliyor. Birkaç gün önce Azerbaycan yönetimi, Türkiye vatandaşlarına ülkede bir ay boyunca vizesiz kalabilme hakkının tanınmasına ilişkin tarihi bir karar aldı. Doğal olarak bu adım kamuoyunda olumlu tepki gördü. Fakat Ermenistan'da basın ve analistler bu adımı ön yargılı ve mantıksız ifadelerle basit bir şekilde yorumlamakla kendilerini rezil ettiler. Daha kapsamlı baktığımızda Ermeniler'in hangi nedenlerden dolayı bu tür asılsız ve sıradan bir görüş izledikleri anlaşılıyor. Tam da bu bağlamda vize uygulamasının kaldırılmasına ilişkin Ermenistan basınında yer alan asılsız tezlere detaylı biçimde değinmeğe karar verdik.

Küreselleşme: Erivan'ın sürece ters tepkisi

Dünyada yaşanan küreselleşme sürecinin belirtilerinden birisi de insanlara hareket serbestisinin sağlanmasıdır. Avrupa Birliği'nin yeni stratejik planında da bu hususa yer verilmiştir. Dünyanın herhangi bir ülkesinin vatandaşına hiçbir engele takılmadan hareket serbestisi hakkı tanınıyor. Yani küresel çapta yaşanan süreçler bu konuda şeffaflığın sağlanmasını gerektirir. Bu açıdan çeşitli ülkeler arasında vizesiz gidiş-dönüşün gerçekleştirilmesi tüm koşullarda olumlu adım olarak görülüyor.

Bu bağlamda BDT ülkeleri arasında, Avrasya Ekonomik Birliği'nde (AEB), AB dahilinde ve birtakım diğer ülkelerin vatandaşları için vizesiz seyahat imkanının sağlanması olumlu bir özellik olarak değerlendiriliyor. Gürcistan vatandaşları, Türkiye'ye ve AB ülkelerine vizesiz seyahat gerçekleştirebilirler. Rusya da dünyanın birtakım devletleriyle vize uygulamasının kaldırılması yönünde faaliyet yürütüyor. Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, birkaç gün önce Türkiye'nin belli bir grup vatandaşının da Rusya'ya üç ay boyunca vizesiz giriş imkanı elde edebileceğini açıkladı.

Güney Kafkasya'da Azerbaycan vatandaşları Gürcistan'a vizesiz seyahat gerçekleştirebiliyor. Aynı şekilde Ermenistan vatandaşları da Gürcistan'a vizesiz gelebiliyorlar. İran tektaraflı şekilde Azerbaycan vatandaşlarının ülkede vizesiz seyahat yapabilmesine olanak tanımıştır. Bazı nedenlerden dolayı Azerbaycan, aynı imkanı Türkiye ve İran vatandaşları için sağlayamıyor. Yani dünyada yaşanan süreçler açısından vize uygulamasının kaldırılmasının insanlara fayda sağladığı açıkca görülüyor.

Azerbaycan, Türkiye vatandaşları için sadeleştirilmiş vize uygulamasını kaldırdı. Aslında bu karar Rusya'nın bahsi geçen kararına müteakiben alındı. Böylece Azerbaycan, Türkiye, Gürcistan ve Rusya vatandaşlarının vizeye gerek duymadan büyük bir jeopolitik coğrafyada serbestçe hareket edebilecekleri görülüyor. Sadece Gürcistan vatandaşlarının Rusya'ya seyahat yapabilmesi için vize uygulaması halen yürürlüktedir. Fakat Türkiye vatandaşları Gürcistan'a, ardından Rusya'ya veya Azerbaycan'a vizesiz seyahat edebiliyorlar. Türkiye vatandaşları İran ve Irak'a vizesiz girebilme hakkına da sahiptirler. Böylece Ermenistan'ın ortada yalnız kaldığı görülüyor.

Konunun ilginç yanı tam da bu hususla ilgilidir. Ermenistan basını Azerbaycan'ın Türkiye vatandaşlarıyla ilgili kararını anlamsız ve ön yargılı şekilde değerlendirmeğe çalışıyor. Ermeniler'in dış dünyanın gerisinde kaldığı izlenimi oluşturulmağa çalışılıyor. Ermeniler, bir taraftan İran'ın direniş gücünün tükendiğini belirtiyor, diğer taraftan Nahçivan'la ilgili asılsız ve mantıksız iddialar ortaya artıyor, bir diğer taraftan ise Azerbaycan'ın, Türkiye uyruklu vatandaşlara vize uygulamasının kaldırılması yönünde kararını "korkulu" bir fobinin belirtisi olarak algılıyorlar.

Gerçekten en son belirttiğimiz "Ermeni argümanı" sıradanlığı ve insanlık dışı yönüyle tüm diğer hususları gerisinde bırakıyor. Çünkü birileri bir ülkenin başka bir ülkenin vatandaşlarına vize uygulamasının kaldırılması yönünde aldığı kararda fobi unsurlarının olduğunu iddia ediyor. Oysa gerçek fobinin bu tür düşünenlerin beyinlerinde ve duygularında kök saldığını belirtmek gerekir. Soykırımı "hastalığına" yakalananlar sıradan bir insani hakları bile kabul etmek istemiyorlar. Hatta Türkiye vatandaşları arasında Ermeni asıllı kişilerin olduğunu bile idrak edemiyorlar. Bu durumda sormak gerekir: söz konusu kişiler Azerbaycan'a vize almadan geldiğinde hangi fobinin taşıyıcısı olacaklardır?

İnsan hakları: Ermenistan kendi vatandaşlarının haklarını açık şekilde ihlal ediyor

Aslında bu tür komik ve sıradan bir eleştirilere hiç değinmeden de geçebilirdik. Fakat garip bir şekilde uluslararası örgütler Ermeniler'in bu tür absürt eleştirilerine bile itiraz etmiyor. Uluslararası örgütler bir taraftan tek dünya düzeninden bahsediyor, bir diğer taraftansa herhangi bir ülke medyasının insanlığa sığmayan faaliyetine gereken tepkiyi vermiyor.

Şimdi Ermenistan'da basın ve analistler İran'ın, Azerbaycan'ın söz konusu kararından memnun kalmadığı görüntüsü oluşturmak için hiç durmadan çalışıyorlar. Bu yüzden bazı absürt tezler ortaya koymak için uğraşıyorlar. Örneğin, Hazar Denizi'nde batan İran gemisiyle Türkiye vatandaşlarına vize uygulamasının kaldırılması arasında bir bağlantı olduğu yönünde komik söylemlere de rastlanıyor. Bu tür asılsız ifadelere ilgili herhangi bir yorum yapmağa bile gerek kalmadığını düşünüyoruz. Konuyu detaylı irdelediğimizde Ermeni kimliğinin nasıl bir özelliğe sahip olduğunu anlayabiliriz.

Şimdi bölgede Ermenistan dışında hiçbir ülke bu denli yalnız değildir. Moskova, Erivan'la istediği gibi davranıyor. İran, Batı yüzünden Erivan'la yakınlaşma sağlayamıyor. Türkiye'yle Ermenistan arasındaki ilişkiler herkesçe biliniyor. Ermenistan'ın Gürcistan'la ilişkileri devam etse bile ön yargılı yaklaşımları sayesinde ilişkilerde ilerleme kaydedilmemektedir. Bu durumda oluşan manzarayı tahmin etmek zor değildir.

Güney Kafkasya'da sadece Ermenistan vatandaşları en az hareket serbestisi hakkına sahiptirler. Oysa diğer ülkeler arasında daha serbest hareket rejimi oluşturuluyor. Böylece Ermenistan'ın bıkmadan bahsettiği insan hakları konusunda ciddi sorun yaşadığı uluslararası hukuk çerçevesinde onaylanmış oluyor. Ermenistan yönetimi kendi vatandaşlarının haklarını doğrudan ihlal ediyor, hukuka aykırı bir davranış sergiliyor. Sıradan bir vatandaş Azerbaycan'a veya Türkiye'ye gitmesinin yasaklanmasını gerektirecek nasıl bir suç işleyebilir ki? Sıradan bir Ermenistan vatandaşı normal bir insan gibi tüm ülkelere seyahat etmek hakkına sahip olmalıdır. Fakat Erivan, Azerbaycan aleyhine saldırgan politika yürüttüğü için Ermenistan vatandaşları bu doğal haklarından da mahrum bırakılmıştır. Bu yüzden Ermenistan yönetiminin izlediği politikanın öncelikle kendi vatandaşlarının haklarına aykırı olduğunu kaydetmek gerekir.

Galiba bunu Erivan'da da anlıyorlar ve bu yüzden sıradan bir süreç sayılan vize uygulamasının kaldırılması birtakım asılsız jeopolitik nedenlerle ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Fakat bu yönde ne kadar çok adım atıyorlarsa bir o kadar da batağa giriyorlar. Şimdi Ermenistan toplumu her taraftan tecrit edilmiştir. Amerika yüzünden İran yönünde kısıtlamaların olduğu görülüyor. Rusya ile ortak sınır hattı bulunmuyor. Gürcistan-Rusya ilişkileri normal düzeyde değildir. Azerbaycan yönünde tüm yollar zaten kapalı, Türkiye'yle vatandaşların gidiş-dönüşü olsa da, resmi düzeyde Erivan tarafından engeller çıkartılıyor. Son dönemde Türkiye'den mal getiren Ermeniler'i yine hapse atıp işkence yapmışlar. İşte ''Ermeni höşgörüsü'' ve ''Ermeni demokrasisi'' budur. Aslında Ermeniler'in nefret duyguları halen devam ediyor ve bu nefret Ermeniler'in kendilerini mahvedecektir.

Bu gerçekler Ermenistan yönetiminin zamanla daha çok konuda vatandaşlarına normal ortam sağlayamadığını gösteriyor. Nikol Paşinyan'ın ''turuncu devrim'' kozu da son günlerini yaşamaktadır. Şimdi sadece boşuna laflarla yetiniyorlar ve bunun arkasında somut bir faaliyet dayanmamaktadır. Ermenistan'da sosyoekonomik gelişmeyi ispat eden hiçbir olgu veya sürece rastlanmıyor. Bu yüzden tüm dünyada normal ve hatta olumlu görülen vizesiz gidiş-dönüşün uygulanmasından da ön yargılı bir şekilde politik sonuçlar çıkarmağa çalışıyorlar.

Diğer yönden, son dönemde Ermenistan yönetiminin Yukarı Karabağ'la ilgili tahrikedici davranışları Ermeniler'in gerçeği idrak etme kabiliyetini tamamen kaybettiklerinin belirtisidir. Ermenistan yönetimi, işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından silahlı birliklerini geri çekmek yerine Yukarı Karabağ'a yeni yolların yapımına ilişkin açıkalamalar yapıyor. İşgalci Ermenistan'ın uluslararası hukuka aykırı adımlarına eş başkanlarının gereken tepkiyi vermemesi kafalarda büyük bir soru işareti oluşturuyor. Çünkü sorunun uluslararası hukuk normları çerçevesinde çözümü söz konusu olduğunda bu normların ihlallerinde bulunan tarafın derhal uyarılması ve uluslalararası hukuk ihlalinin önüne geçilmesi gerekiyor. Yahut aksine amaç uluslararası hukuk normları perdesine altına saklanarak Azerbaycan'ı oyalamak ve eş zamanlı olarak işgalciye yeni imkanlar sağlamaksa eğer bunun da hesabının sorulması lazım. Bu durumda sorunun savaş yoluyla değil de, sadece barış süreci sonucunda çözümlenebileceği düşünülüyorsa eğer büyük bir hata yapılmış olur.

Çünkü Ermeniler ve destekcileri süreci çıkmaza doğru sürüklemektedirler. Ermeniler savaş istiyorlar ve istediklerini sonunda alacaklardır. İşte o zaman Azerbaycan Ordusu Ermeniler'e hakettikleri cezayı verdiğinde bir kimse yardımlarına koşamayacaktır.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...