THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Azerbaycan'la İran Arasında İlişkilerin Gerilmesi Kimlerin Çıkarınadır?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
5224
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 8 Ekim – Newtimes.az

Novruz Mammadov,

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Dış İlişkiler Şube Müdürü

Günümüzde uluslararası ilişkiler sisteminde bilgi önemli, belki de kritik rol oynuyor. Bilgi paylaşımı olaylara hızlı etki, geniş bir kitleye nüfuz, siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak büyük rol oynuyor. Bu açıdan temel bilgi aktarma aracı olan basın, jeo-siyasette önemli bir aktör. Şu anda dünyanın bilgi aktarımına oldukça bağımlı olduğu dikkate alındığında, demokratik ve adil basının üzerine büyük iş düşüyor. Tarih, basında yer alan herhangi bir bilgi ya da yanıltıcı haberin uluslararası çatışmalara bile neden olabildiğine defalarca şahit olmuştur.

Bugün dünyada küresel medya kuruluşları bilgi akımını tekele almıştır. Birçok küresel yayın kuruluşu, dünyanın en güçlü haber ajanslarının bilgilerini alıp iletmekle meşguldür. "Reuters" (Londra), "Associated Press" (New York), "CNN" (Atlanta), "New York Times Service" (New York), "Agence France Press" (Paris) gibi haber ajansları dünya çapında geniş bir ağ kurmuş ve dünya kamuoyunu bilgilendiriyor. Örneğin, "Reuters" ajansının 94 ülkede 200 şehirde bürosu var, "Associated Press"in 120 ülkede 243 ofisi var ve 1700'den fazla gazete, 5000'den fazla televizyon ve radyo bu haber ajansının haberlerini aktarıyor. Bu durumda ise, bilgi aktarımı daha ziyade tekelleşmeye hizmet ediyor ve amaçlı oluyor. Dünya kamuoyunu bazı durumlarda gerçekle değil, bu kurumların istediği şekilde bilgilendiriliyor. Gözlemler, bu medya devlerinin amaçlarına uymayan haberlerin dünya kamuoyuna iletiminin uygulamada mümkün olmadığını gösteriyor.

Özgür basın demokrasinin de önemli ilkelerinden biridir. Fakat gelin bakalım dünyada tekelleşen ve siyasileşen bu kurumların temel amacı nedir? Geçen yüzyılın sonlarına doğru küresel medyanın belli grupların elinde yoğunlaşmasıyla artık siyasileşen basın bilgi aktarımı değil, bilgiyi baskı aracı olarak kullanma işlevini yerine getirmeye başladı. Bugün uluslararası ilişkiler sisteminde enformasyon savaşı en büyük siyasi, ideolojik ve dini mücadele meydanına dönüşmüştür. Devletler arasında, şirketler arasında, hatta bireyler arasında bilgi savaşı basın aracılığıyla yapılıyor.

Bugünlerde "Jerusalem Post" gazetesinin "Reuters" ajansından alarak yayınladığı makalede de çeşitli güçlerin politik çıkarları kendini gösteriyor. Bu makale tamamen yalan ve uydurma bilgiler üzerine kurulmuştur ve kötü amaçlarla yazıldığı şüphe doğurmamaktadır. "Reuters" ajansının birkaç kez böyle haberlere yer vermesinin, bu kurumun Azerbaycan'a özel önyargılı tutumunun çoktandır şahidiyiz. Kurumun çıkarları göz önüne alındığında bunda hayret verici bir şey aramaya gerek yoktur. Önyargılı konumun arkasında nelerin durduğu açıktır.

"Jerusalem Post" ise, kendi insiyatifi ile sanki Azerbaycan ile İsrail arasındaki ilişkilerde bir hoşnutsuzluk yaratmak istiyor. Böyle bir amacı olmasaydı, gazetenin İsrail'in resmi çevrelerinden konuya ilişkin asıl bilgileri alıp, bu bilgilere açıklık getirmesine ne engel oluyordu?

"Jerusalem Post"un amacı nedir? Makaleyi olduğu gibi vererek orada iddia edilenleri kabul etmek ne demektir? Sanki yazılanlar şüphe götürmez gerçeklerdir, hakikattir. Tarafsız medya ise, hakikati araştırmak için uzmanların ve her iki tarafın resmi çevrelerinin de görüşlerini yansıtmalıydı. Fakat "Jerusalem Post", bu yazıyı yayınlayarak Azerbaycan-İsrail ilişkilerine hizmet ettiğini düşünüyorsa, yanılıyor. Fakat bu yazılanların gerçeğe uygun olmadığını bile bile basına sunmak, farklı amaçları çağrıştırıyor. Bu da şaşkınlık uyandırıyor. "Jerusalem Post"un bu önyargılı yazısı insanı düşünmeye sevk ediyor. İsrail basınında benzer yazıların önceleri de olduğunu dikkate alırsak, buna teessüf etmek gerekir.

Bilindiği gibi, son dönemde bölgemizde jeo-politik durum oldukça gergindir. İran'la Batı arasında ilişkiler gerginleşmiştir, bu ülkeye karşı yaptırımlar uygulanıyor ve İran karşıtı bir ittifak kurulmuştur. Böyle bir ortamda bölge ülkelerini de bu mücadelede kullanmaya çalışıyorlar. Azerbaycan'ın bu konuda tavrı nettir. Azerbaycan’ın, topraklarında hiçbir yabancı ülkenin askeri kuvvetlerinin yerleşmesine izin vermediği devlet yönetimi düzeyinde bildirilmiştir. Azerbaycan kendi topraklarından İran'a karşı herhangi bir operasyon yapılmasına kesinlikle izin vermeyecektir. İran ve Azerbaycan derin tarihi köklere dayanan, dost ve komşu ülkelerdir. Bu ilişkilerin iyi olması birçok gücü rahatsız ediyor. Bu dostluk büyük güçlerin çıkarlarına uymuyor.

Ermenistan’ın da Azerbaycan-İran ilişkilerinin gergin durumda kalmasında çıkarı vardır ve bunun için her iki tarafı kışkırtmaya yönelik yanıltıcı haberler yaymak Ermenistan dış politikasının ve yalan makinesinin günlük çalışma şeklidir. Şimdiki durumda ise "Reuters" in materyali Ermenilerin eline fırsat verir. "Jerusalem Post"ta yayımlanan makale Ermeni basınında geniş yer buldu. Bazı "uzmanlar"ın bu yalancı argümanı enine boyuna kullanmaları rastlantısal değildir. Azerbaycan tarafından bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığına ilişkin yapılan açıklamaların, Ermeni basınında "Azerbaycan Korktu", "Azerbaycan Geri Çekildi" başlıklı yazılarla karşılık bulması da kışkırtmanın bir uzantısı olarak düşünülebilir.

Makalede belirtilen kaynaklar da meselenin aslını kavramaya olanak veriyor. Adı açıklanmayan siyasi kaynakların, eski askerlerin, Rus uzmanların öngörülen öznel düşünceleri bu yanıltıcı haberin zayıf taraflarıdır. Ne yazık ki, makalede adı geçen tek kaynak olarak Rasim Musabayov da ilgili konuda somut, net bir tavır sergilememektedir. Oysa dış politika alanında uzman olan Rasim Musabayov, Azerbaycan'ın konuya ilişkin somut ve net tavrını bilmeyen biri değildir.

"Reuters"in "araştırmasında" ABD'nin sözde, İran'la ilgili planlardan uzak tutulması, İsrail'in tek başına İran'ı vurma planları ve bu yönde asıl yardımcı olarak Azerbaycan'dan faydalanmasına ilişkin iddiaları meselenin asıl içeriğini ortaya çıkarıyor; çünkü bütün dünya İsrail ile ABD arasındaki ilişkilerden haberdardır. Bazen bu ülkeler arasında herhangi bir konuda fikir ayrılıkları olması, güzel bir gösteriden başka bir şey değildir. Bu konuda İran'ın aklını karıştırmanın ve Azerbaycan'la İran ilişkilerini gerginleştirmenin kimlerin işine geldiğini dikkate alırsak, "Reuters"in yanıltma haberinin hangi güçler tarafından sipariş verildiği de belli olur. Fakat üzüntü veren gelişmelerden biri, İran İslam Cumhuriyeti'nde de bazı çevrelerin konuyla ilgili gerçeği ve Azerbaycan'ın kesin konumunu bilmelerine rağmen, böyle yalan ve uydurma belgeleri kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya ve iki ülke arasındaki ilişkileri gerginleştirmeye çalışmalarıdır.

Azerbaycan'la İran arasında ilişkilerin olağan şekilde devam etmesi bazılarını tatmin etmiyor görünüyor. Son dönemde bazı sorunlar yaşayan iki komşu ülke arasındaki ilişkiler iyileşmeye doğru gidiyor. İran'ın Devlet Başkan Yardımcısı Azerbaycan'ı ziyaret etmiş, Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinejad'ın mektubunu Azerbaycan Cumhurbaşkanı’na sunmuştur. İlişkilerin ısınması ve önceki düzeye çıkarılması için karşılıklı adımlar atılıyor. Bağımsızlığını kazandığı dönemden itibaren Azerbaycan’ın dengeli, çok yönlü ve ulusal çıkarlarına uygun bağımsız bir dış politika yürüttüğü ve hiçbir ittifakta yer almadığı bilinmektedir. Komşu devletlerle iş birliği; karşılıklı saygı, karşılıklı çıkar ve birbirinin içişlerine karışmama ilkeleri temelinde gerçekleştirilir. Bu nedenle, "Reuters"in şahsında bu kışkırtmaya katılanlar,  Azerbaycan'ın bağımsız dış politika çizgisine sadık olduğunu, hiçbir siyasi oyunda yer almadığını ve almayacağını bir kez daha anlamalıdır.

Not: Güvenilir kaynaklardan alınan bilgiye göre; "Reuters" ve "Associated Press" ajansları "Reuters"in makalesinin dünyanın çeşitli ülkelerinde, özellikle Pakistan ve diğer Müslüman ülkelerde yayınlanması için bu ülkelere baskı yapıyor.

Copyright © 2012 Tüm hakları saklıdır.

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...