THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Gürcistan'ın toprak bütünlüğü için yapılan mücadelede – Ermeni Bagramyan taburları ile Borçalı Azerbaycanlıları karşı-karşıya

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
102
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 15 Aralık 2017 – Newtimes.az

Kafkasya, tarih boyunca sürekli çalkantılı bir bölge olmuştur. Bu öncelikle bölgenin coğrafi ve stratejik konumu ile çeşitli dinlerin ve medeniyetlerin kesişimindeki konumu ile ilgilidir. Yaşadığımız binyılda Kafkasya'nın jeopolitik konumunun belirlenmesinde de bu faktörler önemli bir rol oynamaktadır. Fakat kanaatimce, günümüzde Kafkasya'da mevcut durumun sürekli bir barut fıçısını hatırlatması 17-18`inci yüzyıl Rusya-Türkiye ve Rusya-İran savaşları sonucunda Ermenilerin bu bölgeye toplu aktarılması ile doğrudan ilgilidir. Tesadüfi deyil ki, tüm tarih boyunca "büyük devletlerin maşası" rolünü üslenmiş Ermeniler son 200 yıl içinde tüm Kafkasya'da istikrarı bozan, yıkıcı fonksiyon yerine getirmişlerdir. Ermenilerin bu yıkıcı fonksiyonu hem Güney Kafkasya'nın bağımsız cumhuriyetlerinde – Azerbaycan'da ve Gürcistan'da, hem de bütün Kafkasya'da kendisini göstermektedir.

Birkaç yüz yıl önce bu bölgeye aktarılan ve yirminci yüzyılın başlarında kendi özel "hizmetlerine" göre eski Azerbaycan topraklarında "devlet payı" elde ettikten sonra da Ermeni adı Kafkasya'da bölücülüğün simgesi olarak tanınır. Zaten başkalarının topraklarında yerleşmiş olan Ermeniler, üçüncü binyılda Kafkasya'da yeni bölücülük ocaklarını alevlendiriyorlar. Buna uyğun koşullar yaratanlar için öncelikle büyük devletlerin-güç merkezlerinin bölgenin ülkelerine yaklaşımındaki çifte standart politikalarıdır. Geçen yüzyılın sonunda, Ermenistan'da yaşayan Azerbaycanlılar ve Gürcüler tarih boyunca sahip oldukları topraklarından atıldı. İrevan, Zengezur, Dereleyez, Göyçe kentlerinde bir Azerbaycanlı bile kalmadı, Gürcistan sınırında bulunan Lori eyaletinden de Gürcüler ve Azerbaycanlılar sürüldü.

Yeni hedefler Azerbaycan'da Dağlık Karabağ, Gürcistan'da Samtshe-Cavaheti ve Abhazya'dır. Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ toprağı artık 25 yılı aşkın bir süredir Ermeni işgali altındadır. Gürcistan'da "Cavah” ayrılıkçı hareket çeşitli alanlarda Gürcistan'da Ermenileştirme propagandası yapıyor. Gürcistan`ın ayrılıkçıların denetiminde olan her iki bölgesinde de – Abhazya ve Şinval`da (Güney Osetya) Ermeni izi vardır. Aslında Rusya'nın Krasnodar ve Stavropol vilayetlerinde Ermenilerin güçlenmekte olan konumunun bölücülük iddialarına dönüşmeyeceğine de garanti vermek mümkün değildir. Genellikle Ermenilərin bölgede komşularına karşı asılsız toprak iddiaları devam ettikçe Kafkasya'da sürekli barış ve istikrar hakkında düşünmek mümkün değildir. "Büyük Ermenistan" şovenizmi sona ermezse Kafkasya'da kalıcı bir istikrar olmayacaktır.

Sovyetler Birliği'nin çökmesinden sonra, yeni jeopolitik koşullarda Güney Kafkasya'da yaranmış yeni bağımsız devletlerde yaşayan farklı halklar arasındaki ilişkiler de sınav karşısında kaldı. Aynı dönemde diğer komşularında olduğu gibi Gürcistan topraklarında yaşayan farklı halkların temsilcilerinin ilişkileri de zor bir aşamadan geçti. Gürcistan-Abhazya, Gürcistan-Osetya ilişkilerinin yanı sıra, Gürcistan-Ermenistan, Gürcistan-Azerbaycan ilişkileri de ilk dönemlerde ciddi çatışmalarla karşı karşıyaydı. Tabii ki durum, dışarıdan yönetilen güçlerin etkisiyle daha da şiddetlenmişti. O zaman, Gürcistan'ın toprak bütünlüğü ve genel olarak varlığı konusu gündeme gelmişti. Bu dönemde, Gürcistan'da yaşayan çeşitli halkların bu ülkenin toprak bütünlüğüne bağlılığı, ülkenin geleceği için başlıca zorluktu. Sohum ve Şinval`da ayrılıkçı güçler denetimi ele aldılar. Ülkede en büyük etnik azınlık olan Azerbaycanlıların ve Ermenilerin konumu ise tamamen farklıydı.

Sovyet İmparatorluğu döneminde Ahıska Türklerinin Orta Asya'ya sürülmesi Samtshe-Cavaheti`de Ermenilerin sayını arttırdı. Ermenilerin burayı "tarihi vatan"ları hesap etmeleri kurgusal olsa da, gerçek şu ki, bölgeye taşındıkları 150-200 sene içerisinde azınlıktan çoğunluğa dönüşebilmişlerdi. Bağımsızlık yılları boyunca da Samtshe-Cavaheti`de Ermenilerin ayrılıkçı iddiaları hep gündemde olmuştur. Halen onlar ilk etapta toprak idaresi bölümü bakımından Kvemo-Kartli bölgesinin bir parçası olan Çalk belediyesinin (nüfusun yaklaşık yarısı Ermenilerdir) Cavaheti'ye katılmalarını talep ediyorlar. Sonraki adımlar olarak Samtshe-Cavaheti`ye özerklik verilmesi, Ermeni diline resmi dil, Ermeni Gregoryen Kilisesi'ne ise statünün verilmesi ile ilgili iddialarda bulunuyorlar. Gürcistan'ın bölücülerin kontrolündeki topraklarında ise Ermenilerin iddiaları daha da büyüktür.

Ermenilerin Gürcistan'ın toprak bütünlüğü için Gürcistan-Abhaz ve Gürcistan-Osetya çatışmaları sırasında daha fazla bölücüleri desteklediği bilinmektedir. Genel olarak, Abhazya bölgesinde 1830'lu yıllardaRusya-Türkiye savaşlarından sonra sürülen Çerkezlerin topraklarına yerleşen Ermeniler savaşı kendi amaçları için kullanmayı başardılar. Öyle ki, Gürcü-Abhaz çatışmasından önce Abhazya bölgesinde sayıları 30 bine ulaşmayan Ermenilerin sözde rejimin yönetimi altında sayıları keskin arttı. Çatışma sonrası bölgede etnik Gürcü, Rus, Yunan, Ukraynalıların saylarının azalması demografik haritada yeni bir manzaranın ortaya çıkmasına neden oldu. Şu anda sözde kurumda Ermeniler sayıca ikinci büyük etniklerdir. Aslında Abhazların sayısı 100 bine ulaşmadığı takdirde, Ermeniler artık 70 binden fazladır. Abhazlar Türkiye ve Rusya'ya göç ederken, Ermenilerin daha üstün bir siyasi ve ekonomik konum kazanarak, sözde toprağa yeni akınlar ettiği gözlemleniyor. Bu ise, yakın gelecekte Kafkasya'da Ermeni nüfusun çoğunlukta olacağı ikinci bir bölücü bölgenin oluşmasına neden olabilir.

Ermenilerin "Bagramyan Taburu"nun çatışma zamanı yaptıkları vahşilikleri Gürcü halkı iyi hatırlıyor. Bondo Arveladze ve Teymuraz Mibçuani, 2009 yılında yayınlanan "Ermeni Bagramyan taburu ve Abhazya'da Gürcülerin etnik temizliği" adlı kitabında Ermeni vahşiliklerini tanıkların dili ile aydın şekilde göstermişler. Bu taburun yaklaşık 2000 kişilik üyeleri, Abhazya topraklarında yaklaşık 7.000 Gürcüyü vahşice öldürmüştür. Taburun aktif cellatlarının Abhazya'dan önce Dağlık Karabağ'da Azerbaycanlılara yönelik zulüm yapmaktan "zengin" bir deneyim kazanmış olması da bir gerçektir. Ermenilerin Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne ihanet etmesinin bir sonucudur ki, 7 Ermeni savaşçı, sözde Abhazya rejiminin "Ulusal Kahraman", 20 savaşçı "Leon" nişanı, 100'den fazla savaşçı ise "Cesaret Madalyası” ile ödüllendirilmiştir.

Genel olarak, Gürcistan'daki tüm ayrılıkçı bölgede Ermenilerin imzaları vardır. Özel belirtmek isteriz ki, bir ülkede 3 bölgede – Samtshe-Cavaheti, Abhazya ve Şinval`da bölücülüğe eğilimde olan Ermeniler dini açıdan da bölücülüğe çalışıyor, tarihin sahteleştirilmesine, milletler ve dinler arası karşıdurmanın oluşumunu teşvik ediyorlar. İlginçtir ki, her üç bölgede Ermeniler dini propaganda alanında farklı görüşlere sahiptirler. Samtshe-Cavaheti`deki Ermeniler bu bölgedeki ve Tiflis'teki tüm Hıristiyan eserlerinin Ermenileşmesini sağlamaya çalışıyorlar. Ermeni ulusal kimliğinin korunmasında önemli rolü olan Gregoryen Kilisesi, Gürcistan'da 465Hıristiyan kilisesine sahip olduğunu iddia ediyor. Gürcistan'da Ermenilerin sayısının 200 bine ulaşmadığını dikkate alındığında (Abhazya'da yaşayanlar dikkate alınmadan), bu, anıtları dini ibadet için değil, tarihi miras gibi sahiplenme niyetinin habercisidir. Abhazya'da yaşayan Ermenilerin Ermeni kiliselerine ve Hıristiyan dini anıtlarına tutumları oldukça farklıdır. Zira, toplam 60-70 bin Ermeninin toplam bir kilisesi vardır (Gagra şehrinde). Aynı zamanda Ermenilerin bu bölgede terk edilmiş kiliselere ve tapınaklara iddiaları yoktur. Böyle çelişik bir duruş neden ortaya çıktı? Gürcistan'da hemen hemen tüm Hıristiyan kültürel ve dini mirasa iddiaları olan Ermeniler, işgal altındaki Gürcü Ortodoks Kilisesi'ne ait olan ve şu anda kimsesiz kalan kiliseleri sahiplenmiyorlar. Belki de bunun için bazı politik nedenler vardır.

Şinval`da ise Ermeniler dini ortamda özel bir yer tutmaya çalışıyorlar. Sözde rejim tarafından kontrol edilen bu topraklarda yaşayan Ermenilerin sayısı azdır. Aynı zamanda, Osetyalıların dini aidiyeti zayıftır ve İslam'a ve atalarının geleneksel inancına inananlar da var. Bu yüzden sayıları hiç 1000 kişiye ulaşmayan Ermeniler bölgede Hıristiyan dini anıtlara sahiplenmeye çalışıyor. Bölgedeki en önemli Hıristiyan anıtı olan Şinval Aziz Meryen Kilisesinin tipik bir Ortodoks Kilisesi olmasına rağmen, Ermeniler kilisenin onlar tarafından kurulduğunu ve daha sonra Gürcüleştirildiğini iddia etmektedir. Fakat kilisede Grigoryan mimarisine ait herhangi bir işaret yoktur. Görünen o ki, Abhaz Ortodoks Kilisesinin tepkisinden endişe eden Ermeniler Şinval`da böyle bir tepkinin olmadığını görerek Hıristiyan anıtların Ermenileşdirilmesi yönünde adımlar atıyorlar.

Gürcistan'ın toprak bütünlüğü mücadelesinde bu ülkenin vatandaşları olan Azerbaycanlıların hikayesi oldukça farklıdır. Bağımsızlığın ilk yıllarında, çeşitli güçler tarafından yönlendirilen milliyetçiler, topraklarının yerel nüfusu olan Azerbaycanlılara da baskı yapmaya başladı. Z.Gamsakhurdia'nın beceriksiz politikası sonucunda Gürcistan'daki tüm diğer halklara karşı hoşgörüsüz politikadan Azerbaycanlılar da eziyet çekti. Bu nedenle, öncelikle Samtshe-Cavaheti'de yaşayan Azerbaycanlılar, evlerini, obalarını ve ocaklarını korumaya çalıştılar. Fakat bu, Borçalı Azerbaycanlılarının yaşadıkları ölkeyi-Gürcüstan`ı ağır bir dönemde yalnız bırakmaya sürüklemedi. Yüzlerce Azerbaycanlı genç, Gürcistan toprak bütünlüğü için Gürcülerle birlikte omuz-omuza savaştı. Enver Hümbetov, Kahraman Musayev ve Zaur Abdullayev gibi Azerbaycanlı savaşçıların Gürcistan için şehit olmaları ve bu ülkenin madalyalarıyla ödüllendirilmeleri tesadüf değildir. Örneğin Marneuli`den Enver Hümbetov`un 30 Aralık 1994 yılında ölümünden sonra Gürcistan devlet ödülü - "Vahtang Gorgasali" nişanı ile ödüllendirilmesi bu ülkede Azerbaycanlıların Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne verdiği katkının bariz göstergesidir.

Fakat üzülerek belirtmek gerekir ki, hem Gürcistan, hem de Azerbaycan'da Gürcistan'ın toprak bütünlüğü uğruna canlarından geçen bu kahramanlar hakkında yeterince araştırma yapılmamışdır. Gürcistan'ın bölünmezliği için savaşmış bu insanlar, Gürcistan'ın modern tarihine düşmeyi, anılmayı, gelecek kuşaklar için bir örnek olarak öğretilmeyi hak ediyor. Bu, Azerbaycan ile Gürcistan arasında iyi komşuluk, dostluk ve stratejik ortaklık ilişkilerinin de ruhuna uygundur. Bu bağlamda, yakın zamanda Tiflis'te yayınlanan "Gürcistan'ın toprak bötüvlüyü uğrunda ölen Azerbaycanlılar" adlı kitapta yazar David Maisuradze`nin Gürcistan uğruna canından geçen bu kahramanların adlarına anıt yapılmasını, tarih kitaplarında belirtilmesini, onlar hakkında belgesel çekilmesini önemli kabul etmesi taktire şayandlr. Etnik aidiyetlerinden bağımsız olarak, Gürcistan'ın özgürlüğü adına mücadele, bu ülkedeki halkların birlikte yaşaması için bir vatandaş görevdir. Bu anlamda, Gürcistan vatandaşı Azerbaycanlılar yaşadıkları ülkenin bağımsızlık tarihine kahramanlar olarak yazılmıştır.

Dolayısıyla, Gürcistan'ın toprak bütünlüğü için yapılan savaşta "Bagramyan taburu" üyelerinden farklı olarak, Gürcistan vatandaşları olan Azerbaycanlılar aktif olarak yer almışlardır. Adını Gürcistan'ın bağımsızlık tarihine yazdıran bu kişilerin tanıtılması görevi ise her iki ülkede, tüm sivil toplum örgütlerinin ve medyanın üzerine düşüyor.

Arastü Habibbeyli

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Dış Politika Meseleleri daire Başkan Yardımcısı

Twitterde izlemek için@AHabibbayli

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

ABD çekilirse
06 Nisan 2018 Habertürk

ABD çekilirse

Çarşamba günü Astana süreci ortakları Rusya, İran ve Türkiye'nin dünyaya bir birlik ve güç mesajı verdikleri çok yazıldı çizildi.

Daha...
The West Is Wrong About China's President
03 Nisan 2018 Project Syndicate

The West Is Wrong About China's President

China's recent constitutional amendment eliminating the term limits for the president and vice president has left much of the West aghast.

Daha...

Dünya Kentleri