THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Ortadoğu: Yeni Jeopolitik Çatışma?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
4334
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 15 Şubat 2017 – Newtimes.az

Washington İran'a karşı yeni sert adımlar atmaya başladı. Tahran'a yeni yaptırımlar uygulanıyor. Onun Ortadoğu'da askeri varlığı tüm dünya için ciddi tehlike olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda, İran'ın balistik füzesini test etmesine oldukça negatif tepki verildi. Tahran'dan bu denemeleri durdurmak talep ediliyor. Ayrıca, Başkan D.Trump İran'a terörist devlet demiş. Amerika'nın Ortadoğu'da Rusya-İran askeri alyansının bozulması yönünde adımlar atacağından bahsediliyor. İran da bu gibi beyanatlara sert tepki gösterdi. Tahran konumundan geri çekilmeyeceyini söyledi. Uzmanlar Ortadoğu'da yeni bir sorunun ortaya çıkışından endişe ediyor. Tüm bunların bölgede güvenliği yeni risklere götürmesinden bahsediyorlar.

Amerika'nın Sert Uyarısı: Rusya-İran Askeri Eksenine Son Verilmeli

ABD'nin "The Wall Street Journal" gazetesi dünya kamuoyunu ilgilendiren bir bilgi yaydı. Washington'da Başkanlığa yakın çevrelere dayanarak bu yayın kuruluşu yazmış ki, Amerika Suriye'de Rusya ve İran arasındaki askeri alyansı bozmaya karar verdi (bkz.: Trump Administration Looks at Driving Wedge Between Russia and Iran / "www.wsj.com", 5 Şubat 2017).

İlginçtir ki, Washington daha çok İran'ın Ortadoğu'da askeri varlığına karşı çıkıyor. Burada hem belli grupların Tahran tarafından finansmanı, hem de İslam Devrimi'nin Muhafızları Kolordusunun (Sepah) bölgede askeri etkinliğini artırması öngörülüyor. Rusya ile ilgili ise kaynağın "The Wall Street Journal"a anlattığına göre, farklı tavır sergilemeye çalışılmaktadır. Moskova İran'la askeri ilişkileri azaltırsa, ona karşı uygulanan yaptırımlar hayli azaltılabilir (bkz: önceki kaynağa).

Ayrıca, ABD'nin Maliye Bakanlığı İran'a yeni yaptırımlar uygulamış. Bu kurumun yaydığı bilgiye göre, İran`ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle onun 12 şirketine ve bazı kişilerine karşı yasaklar konulmuş (bkz.: Iran-related Designations ... / "www.treasury.gov", 3 Şubat 2017).

Bundan bir süre önce ise Kongre İran'a karşı yaptırımların genişletilmesi ile ilgili belge kabul etmişti. Başkan D.Trump "Fox News"a verdiği röportajda İran'ı "bir numaralı terörist devlet" olarak tanımlamış ve kaydetmişti ki, yaptırımlar "sadece başlangıçtır" (bkz.: Trump says Pence to lead Voter registration fraud probe, leaves door open on Iran deal future / "www.foxnews.com", 5 Şubat 2017).

Tahran'ın tüm bunlara tepkisi gecikmedi. İran yönetimi ABD'nin taleplerini yerine getirmeyeceğini ve bağımsız siyaset yapmakta devam edeceğini söyledi. Aynı zamanda, Washington'un atacağı her adıma karşı da önlem alacağını açıkladı. Aynı zamanda Tahran dünyanın her yerinde kendi vatandaşlarının haklarını koruyacağını belirtti. Bu açıdan ABD'nin göçmenlerle bağlantılı uyguladığı yasaklara karşı da belli adımlar atacağına dikkat çekti. Bununla Tahran Washington'un saldırıları karşısında geri çekilmek fikrinde olmadığını göstermektedir.

Görüldüğü gibi, Ortadoğu'da yeni jeopolitik çatışma meydana gelmektedir. Washington Suriye konusunda daha sert tavır sergilemeye başladı. Bir yandan, Rusya'nın başkanlığını yaptığı işbirliği formatını zayıflatmaya gayret gösteriliyor, diğer yandan ise bölgede Batı'nın askeri varlığı artırılıyor. Ortadoğu'da Rusya-İran askeri ilişkilerini zayıflatmak hattı yeterince riskli adımdır.Çünkü İran bölgede kendisine sadık askeri grupları tutabilmektedir ve onun bir takım devletlere etkisi az değildir. Bunu Irak, Suriye, Yemen ve Lübnan olayları kanıtlıyor. Şimdi bu nüfuzu askeri ve ekonomik yaptırımlar yoluyla zayıflatmak girişimi mutlaka çatışmalara, provokasyonlara, silahlı çatışmalara yol açacak. Genel durumda ise Ortadoğu'da jeopolitik ihtilafların yeni aşaması başlayacak.

Öte yandan, ABD Irak ve Suriye'de yeni askeri tesisler oluşturarak daha tehlikeli durum yaratıyor. Amerika'nın bölgedeki askeri gücünü artırmak hattını tercih etmesi gösteriyor ki, liderlik hırsından imtina edilmemiş ve Ortadoğu'da yegane söz sahibi olmak iddiası kalmaktadır. Bunun fonunda ise Rusya'nın hangi adımları atacağını uzmanlar merakla bekliyorlar.

Tehlike Büyüyor: Çelişkilerin Doğu'ya Doğru Genişlemesi

Kremlin tutumundan geri çekilmek fikrinde olmadığını birkaç kez açıkladı. D.Trump`ın V.Putin`le anlaşmak hakkında ifade ettiklerinin arkasında nelerin durduğu bilinmemektedir. Uzmanların görüşlerine göre, Washington için Rusya Ortadoğu'dan çok Çin konusunda önemlidir. Somut olarak, Amerika Rusya'yı Çin'den ayırmakla Pekin'i teklemek arzusundadır. Tesadüfi deyil ki, D.Trump Çin'e karşı yeterince sert ifadeler kullansa da, Rusya konusunda hayli farklı davranıyor. Bu hattın Ortadoğu'ya nasıl etki edebileceği bağlamında Rusya-İran, Rusya-Türkiye, ABD-Rusya ilişkilerinin içeriği bölge için son derece büyük aciliyet arz etmektedir.

Fakat burada çok düşündürücü bir husus vardır. Mesele şu ki, D.Trump açıkça İran'ı devlet teröründe suçluyor. Tecrübe gösteriyor ki, bu, doğrudan askeri çatışmaya götüren yoldur. Ancak Amerika'nın kendisinin askeri çatışmada yer alacağı ihtimali azdır. Demek ki, Washington esasen dolaylı olarak, başkalarının eli ile İran'ı ihtilaflara çekmeye çalışabilir. İşte bu açıdan Türkiye, Suudi Arabistan, Irak ve Suriye meseleleri oldukça hassas hususlar olarak görünmektedir. Bilindiği gibi, Sünni Arap devletleri İran'ın bölgedeki etkinliğinden çok narazıdırlar. Onların önünde Suudi Arabistan geliyor. Riyad'ın İran'a ters düşen koalisyonda yer alması ihtimali az değildir.

Tüm bunlar şu anda İran'ın hedefe getirilmesi anlamına mı geliyor? Mümkündür, Batı Suriye bataklığını dünyaya unutturmak ve süreçleri Doğu'ya doğru biraz da derinleştirmek için bu adımı atabilir. Zamanla İran meselesinin doğrudan Suriye ile ilgili jeopolitik gündeme getirilmesi tesadüfi değildir. Eğer bu çizgi kendisini doğrultsa, Orta Doğu`yu jeopolitik açıdan neler bekleyebilir?

Öncelikle, onu belirtelim ki, bir çok hususlar büyük Müslüman devletleri arasındaki ilişkilere bağlıdır. Eğer Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan kendi aralarında ihtilafa yer verseler, sadece Ortadoğu deyil, genelde İslam alemi ciddi hasar görecek. Maalesef şimdiye kadar Müslüman devletler arasında gerçek birlik olmamış. Irak ve Suriye meselelerinde ise aralarındaki çelişkilerin varlığı anlaşıldı. Tecrübe gösteriyor ki, şimdilik büyük Müslüman ülkeler arasında Ortadoğu'da somut işbirliği mekanizması mevcut değildir. Hatta Türkiye ve Suudi Arabistan'ın girişimi ile kurulan İslam Ordusu da herhangi sürece karışamıyor.

Bunun yerine büyük Müslüman devletler Batı ve Rusya'nın başını çektiği koalisiyalarda yer almaktadırlar. Somut olarak, İran Rusya'nın yanındadır, Türkiye hem Batı, hem de Rusya ile beraber hareket ediyor, Suudi Arabistan İran'ın olmadığı her yerde var, Mısır biraz gölgeye çekilmiş, diğer Müslüman devletler de pasif konumda kalmaktadırlar. Demek ki, gerçek şudur ki, Ortadoğu meselelerinde önderlik Müslüman devletlerde değil. Böyle bir ortamda kenar güçlerin Ortadoğu devletlerine karşı planlarına nasıl engel olabilirler? Aynı şekilde İran konusunda dayanışma mümkün mü? Bu soruya olumlu cevap vermek oldukça zordur. Bazı çevreler Türkiye'ye karşı terörü arttırdıkta, orada darbe girişim oldukta hiçbir büyük Müslüman devlet Ankara'ya somut destek vermedi. Hatta bazıları yıkıcı fikirler söyleyerek Türkiye'nin parçalanacağından konuştular. Şimdi aynı tutum İran'a karşı olacak ve yekunda yenilen de Müslümanlar olacaktır.

İlginçtir ki, İslam ülkeleri işte bu tür negatif eğilimi engelleyememektedirler. Onlar birbirlerinin sıkıntılarına sevinmerek bütün olarak büyük bir medeniyeti yıkıma götürüyorlar.Ortadoğu'da meydana getirilen yeni jeopolitik çatışma işte bu açıdan oldukça tehlikeli görünüyor.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka
03 Kasım 2017 Anadolu Ajansı

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağları Güney Kafkasya stratejik dengesini değiştirecek bir askeri ittifak haline gelmiş durumda.

Daha...
Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou
13 Ekim 2017 Mediapart

Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou

Je reviens du Karabagh. S'il y avait bien un lieu au monde où je n'aurais jamais pensé aller, c'est bien dans ce Caucase incertain et méconnu.

Daha...

Dünya Kentleri