THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Avrupa Birliği'nde Göçmenler Sorunu ve Radikal Sağ Partiler İçin Yeni İmkanlar

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
2520
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 20 Ekim 2016 – Newtimes.az

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Bakanlar Kurulu`nun 2016 yılının dokuz ayının sosyo-ekonomik gelişmesinin sonuçlarına ilişkin oturumda konuşması sırasında günümüzde Avrupa'da yaşanan göçmen sorununa da değinmiştir[i]. Bu sorun günümüzde dünyada var olan temel sorunlardandır. 2011 yılından itibaren, önceleri özellikle Afrika'dan olan mülteciler Avrupa ülkelerine göç etmeye başladılar. Suriye çatışması sonucu kendi yaşadıkları toprakları terk eden insanların çoğu ise Türkiye'de yerleşti. Dolayısıyla, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri için bu dönemde mülteciler sorunu önem arz etmiyordu. Ama 2014 yılından itibaren, Suriye'de askeri çatışmanın tutuşması ve özellikle IŞİD terör yapılanmasının sivil halka karşı işlediği katliamlar sonucunda mülteci akını çoğalmaya başladı. Kendi kalıcı yerleşim yerlerini terk etmiş bu mültecilerin büyük çoğunluğunun temel amacı son yerleşim birimi gibi Batı Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinde yerleşmek idi. Böylece, dünyanın çeşitli ülkeleri arasında yaşanan anlaşmazlıkların ve onların doğurduğu mülteciler sorunlarının çözümü için daha önce bir tür aracı rolünde görev yapan Avrupa Birliği artık mülteciler sorunu yaşanan tarafa dönüştü.

Belirtelim ki, "Arap baharı" olaylarından önce de göçmenlerin Avrupa toplumuna entegre sürecinin düşük seviyede olması hakkında fikirler seslendirilirdi. Karşılaştırma için belirtelim ki, Avrupa'da göçmenlerin topluma entegrasyonu ABD'deki benzer süreçten zayıf gerçekleştiriliyor. Diğer taraftan ise Afrika ve Doğu'dan gelen mültecilerin farklı kültür mensupları olması ve bunun Avrupa'da yerel nüfus tarafından aynı şekilde karşılanmaması göçmen karşıtı ortamın güçlenmesine neden oluyordu. Son yıllar bu atmosferin pik noktasına ulaşması ise 2015 yılında yaşandı. Bu ise Avrupa'ya gelen mültecilerin sayısının carı yılda defalarca çoğalması ile ilgilidir. Öyle ki, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği`nin (UNHCR) verilerine göre, Avrupa'ya 2015 yılında deniz yoluyla 1 015078 mülteci gelmiştir. 2016 yılının Ekim ayına kadar olan gösterge ise 315 928 kişidir[ii].

2015 yılı başından mülteciler sorununun güncellenmesi göçmen karşıtı konuşmaları tercih eden ve terör eylemleri tehlikesinin doğrudan "Doğu'dan gelen göçmenlerle" bağlı olduğunu beyan eden siyasi güçlerin, radikal sağ partilerin nüfuzunun artmasına neden olmuştur. Son yıllarda Avrupa toplumunda göçmen karşıtı atmosferin çoxgünlük oluşturduğunu dikkate alan merkez sağ partilerde de siyasi mücadelede göçmenler konusunda radikal görüşün güçlendirilmesi hissediliyor. Bunun temel nedeni ise Avrupa toplumunda böyle siyasi görüşe ihtiyacın yaranmasıdır.

Fransa'da Avrupa ülkeleri arasında en nüfuzlu aşırı sağ örgüt olarak bilinen Milli Cephe (FN) partisi ülkenin göçmen karşıtı güçleri arasında en popüler güçtür. 1972 yılında oluşturulan örgüt şu anda ülkenin 3'üncü en güçlü partisine dönüşmüştür. Marin Lö Pen 2017 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin olası galibi olarak kabul ediliyor. 2012 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %17.9 oy alan Lö Pen gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili yapılan son anketlere göre % 28 destek kazanıyor. Ülke Cumhurbaşkanı François Holande "Le Parisien" gazetesi ile yaptığı röportajda Milli Cephe`nin nüfuzunun artmasını "genel başarısızlık" olarak niteledi[iii]. 2015 yılı Mart ayında yapılan yerel seçimlerin sonuçları da FN`nin nüfuzunun arttığını göstermiştir[iv]. Öyle ki, Bölgesel Konseylere 2010 yılında yapılan seçimlerin ikinci turunda 9,2% oy toplayan FN, 2015 yılında genel seslerin %27,1`ini kazanmıştır. Parti Avrupa Parlamentosu'na yapılan son seçimlerinde 24 yer edinmiştir. FN avrokuşkucu, göçmen karşıtı, güçlü merkezi devlet ve merkezi planlamanın yanlısı parti olarak biliniyor. Gerek Avrupa, gerekse Ortadoğu politikasında Rusya'nın katılımını önemli sayıyor[v]. FN Avrupa'da tek siyasi güçtür ki, Rusya'ya ait banka temsilcisinden açık bütçe-borç almış ve bu parti yönetimi tarafından onaylanmıştır[vi].

Not edelim ki, göçmenler sorunu ve Paris'teki terör olayları ana muhalefet partisi sayılan Halk Hareketi için Birlik (UMP) içinde de radikallerin konumunun güçlenmesine neden olmuştur. Terör saldırılarının ardından güvenlik konularında sert tutumu ile tanınan eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin 2017 seçimlerinde adaylıkla ilgili parti kapsamında esas rakibi sayılan ve daha ılımlı tutumu ile tanınan Alain Juppé`ye ciddi rekabet yaratmak şansı artıyor[vii]. Sarkozy'nin son zamanlarda daha radikal bir tutum tercih ettiği görülüyor. Sarkozy'nin radikalleşmesini güvenliğin güçlendirilmesinin seçmenler arasında güncel olması, ayrıca 2017 yılı seçimlerinde hem parti içinde ve hem de Lö Pen`in şahsında esas rakibi olabilecek adayları üstələmək amacı gözetmesi ile alakalı. Son anketlere göre göçmenlere yaklaşımında Cumhurbaşkanı Hollande ve sosyalistler partisinden daha sert tavırı ile tanınan UMP`nin şimdiki esas adayı Alain Juppé %28 destekle Lö Pen`lə birlikte lider konumdadır. Ancak parti içi son anketlere göre UMP de göçmenlere karşı daha sert tutumu ile seçilen Sarkozy ve Juppé arasında fark azalmakta devam ediyor[viii].

Almanya'da yapılan anketlere göre vatandaşların yarısı göçmenlerin ülkeye hayırdan çok zarar verebileceğini düşünüyor. 2015 yılı sonuna kadar mülteci yerleşim noktalarına 429 saldırı kaydedildi[ix]. İktidarda olan Hıristiyan Demokratlar Partisi ve hükümet koalisiyonunda yer alan Sosyal Demokrat Parti (SPD) son zamanlarda düşen nüfuzu fonunda 2013 yılında oluşturulan radikal sağ ve muhafazakar Almanya için Alternatif Parti`nin (Alternative für Deutschland - AFD) nüfuzu yükselmektedir. İslam ve göçmen karşıtı görüşü ile seçilen parti 2013 yılında federal seçimlerde %5`lik bariyeri aşamasa da, 2014 yılında Avrupa Parlamentosu seçimlerinde %7.1 (7 yer) oy, 2016 yılının Eylül ayında ise yapılan eyalet parlamento seçimlerinde 16 federal çevreden 10`unda yerler kazanmıştır. Kansler Angela Merkel'in vatanı olan Mekenburg-Batı Pomerania`da AFD Kansler`in partisinden fazla, %20.8 oy kazanmıştır[x]. AFD`nin 2017 yılında Bundestag`a yapılacak seçimlerde belli bir başarı kazanacağını söylemek mümkündür. 10 Ekim 2016 tarihinde yapılan son anketlere göre AFD %15 oyla iktidarda olan Hıristiyan Demokratlar Partisi (%29,5) ve hükümet koalisyonunda yer alan Sosyal Demokrat Partisi'nden (% 22) sonra üçüncü sırada duruyor[xi].

AFD`den başka anti-islam ve radikal milliyetçi partiler olan PEGİDA ve Almanya Millətçi Demokrat Partileri (NPD) göçmen karşıtı konuşmaları geniş kullanıyorlar.

İlgiltere Bağımsızlık Partisi (the UK Independence Party - UKIP) milliyetçi muhafazakar partidir. UKIP göçmen karşıtı, Müslüman düşmanı, bakışları ile tanınıyor. Son yıllar nüfuzlu partiye dönüşmüş, ülkede Avrupa Parlamentosu seçimlerinde birinci yeri kazanmıştır. Nigel Farage hem de Avrupa Parlamentosu'nun 47 üyesi olan "Avrupa için Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi" (Europe of Freedom and Direct Democracy - EFDD) milletvekili grubunun eş başkanı. Son seçimlerde UKİP Avrupa Parlamentosu'nda 24 yer aldı. Ama 2015 yılında İngiltere'de yapılan parlamento seçimlerinden önce yapılan anketlerde yüksek performans gösteren UKIP seçiminde başarısızlıkla karşılaştı. Hatta parti başkanı Nigel Farage parlamentoda yer alamadı. Bunun en olası sebebi ise Muhafazakar Parti`nin başarılı seçim kampanyası ve seçmenler arasında popüler olan beyanatların seslendirilmesi oldu. Bunlar ise avro-kuşkucu yaklaşım, İngiltere'nin AB üyeliğinin kaderi ile ilgili referandum, göçmenlere ilişkin yasaların sertleştirilmesi konusunda vaatler idi. Bununla da muhafazakârlar İngiliz seçmenleri arasında çoğunluk tarafından beğeniyle karşılanan avrokuşkuculuk ve göçe karşı sert tutumu UKIP`in tekelinden çıkarmış oldu. Ama bir yıl sonra David Cameron kendi vaatlerinin rehinine dönüşerek İngiltere`nin AB üyeliği ile ilgili referandum yapılmasına mecbur oldu ve sonuçta Cameron Başbakanlık görevini, Aİ ise esas üyelerinden birini kaybetti. Not edelim ki, bu referandumla ilgili UKİP ülkenin AB üyeliğinden çıkması için yürütülen kampanyada aktif yer almıştır.

Avusturya Özgürlük Partisi (Freiheitliche Partei Österreichs-FPÖ) 1956 yılında oluşturulan partidir, tipik aşırı sağcı değil. Partinin ideolojik temelini liberalizmin teşkil etmesine rağmen, son yıllarda pangermanizm ve göçmenlere karşı siyaset FPÖ faaliyetlerinin esas hattını oluşturmaktadır. Şu anda ülkenin 3`üncü partisi olan kurum Avrupa Parlamentosu'nda da 4 yere sahip oldu. 2015 yılının Ekim ayında yapılan Viyana Belediye Başkanı seçimlerinde yüksek oy kazanan (%31) parti lideri Hayns-Christiyan Schtrakhe propaganda kampanyasını kitlesel mülteci akımının tehlikeli olması üzerinde kurmuştur. Mer seçimlerinde hakim koalisyonun üyesi olan Sosyal Demokrat Parti (%39)[xii] adayına yenilmesine rağmen, FPÖ`nün konumu son zamanlar güçleniyor. Karşılaştırma için belirtelim ki, 2010 yılında Viyana'da gerçekleştirilen benzeri seçimlerde FPÖ %16 oy kazanmıştır. "Ev, İslam yok!" ( "Daham statt Islam") gibi sloganlar kullanan partinin esas tabanı gençlerdir.

Macaristan'da göçmen karşıtı güçler arasında iki parti liderlik ediyor: hakim Fidesz ve muhalefet olduğunu ilan eden Jobbik.

Ülkenin iktidar partisi olan Fidesz - Macaristan Sivil Alyansı partisi merkez sağcıdır. Parti göçmen karşıtı politikası ile tanınıyor. Fidesz lideri olan Victor Orban`ın liderliğindeki hükümet tarafından göçmenlerin ülkede yerleşimine karşı tutarlı siyaset yürütülüyor. Macaristan hükümeti mülteci krizi başlayan dönemden Brüksel`in konumuna aykırı olan eylem gerçekleştiriyor. Öyle ki, göçmenlerin ülkede yerleşmesinin engellenmesi için onlarla sert davranılıyor, devlet çapında göçmenleri ülkeye gelmekten vazgeçirmek için propaganda kampanyaları yapılıyor ve Macaristan sınırında baryerler inşa ediliyor. Böyle bir yaklaşımı kötüleyen Almanya Başbakanı Angela Merkel Macaristan Başbakanı Viktor Orban`ı "manevi imperiyalizmde" ve kendi konumunu diğer AB devletlerine dikte etmekte itham etmiştir. Başbakan ülkesinin Almanya'dan farklı karar almaya hakkının olduğunu ve Macaristan'ın "nüfus göçü" sorununun küresel çözümü için tüm dünyanın bu işe celb olunmasını teklif ettiğini bildirmiştir. Orban Almanya'nın mültecileri kabul etmek hakkının olduğunu, ama bunun diğer ülkeler için zorlama olmadığını beyan etmiştir. Parti ve onun kurduğu hükümet AB`nin mültecilerin ülkelere bölünmesi kota siyasetine karşıdır ve mülteci sorunu ile ilgili ülkede yapılan son referandumun girişimcisi olarak biliniyor. Fidesz ülkenin iktidar partisi ve Avrupa Parlamentosu'nda 12 yere sahiptir. Son anketlere göre parti seçmenler arasında liderliğini koruyor.

Avrupa'nın en güçlü aşırı sağ partilerinden olan Jobbik - Daha İyi Macaristan Uğrunda Harekat 2003 yılında kuruldu. Şu anda ülkenin en nüfuzlu siyasi güçlerinden sayılıyor. Jobbik neonasist parti olarak kabul ediliyor. Örgüt çingene karşıtı ve antisemmit konuşması ile tanınıyor. Jobbik üyelerinin sayısına göre ülkenin ikinci partisidir ve Avrupa Parlamentosu'nda 3 yere sahiptir. Belirtelim ki, son yıllar hakim Fidesz partisinin nüfuzunun nispeten azalması fonunda Jobbik`in derecesi artmaktadır. Şu anda aynı seçmene ve göçmen karşıtı politikaya sahip olan bu iki partinin 2018 yılında yapılacak seçimlerde rakipler olarak hareket edeceklerini tahmin etmek mümkündür.

Yunanistan'da Altın Şafak (Λαϊκός Σύνδεσμος - Χρυσή Αυγή, HA) aşırı sağ, neonasist partidir. Örgüt neonasist, avrokuşkucu siyaset gerçekleştirmektedir. 1985 yılında oluşturulan parti ülkede şiddeti destekleyen bir güç olarak kabul ediliyor ve partinin bazı üyeleri bir takım cinayetlerde şüpheli olarak kabul ediliyor. HA Avrupa Parlamentosu'nda 3 temsilci ile temsil ediliyor. Partinin tabanı küçük değişikliklere rağmen sabit kalıyor. 2015 yılının Eylül ayında yapılan son parlamento seçimlerinde 6%.99 oyla 18 yer kazanmış (parlamentoda milletvekili sayısına göre üçüncü parti) parti, son anketlere göre belirli faiz artışıyla (% 9.5) üçüncü yere çıkmıştır. Sonuncu seçimler sırasında parlamentoda temsilcilerinin sayısını bir kişi de arttıran partinin, Yunanistan'da ağır ekonomik durumun devam etmesi ve mülteci sorunu ile ilgili, yakın gelecekte de konumlarının korunması ve hatta güçlenmesine ortam yaratabilir.

İtalya'da Göçmenlere karşı sert politika taraftarları arasında önde olan parti gibi göçmen karşıtı, sağcı Kuzey Lig görür. Kuzey Lig (Lega Nord - NL) 1991 yılında kuruldu. Parti güçlü bir merkezi Avrupa yönetimine karşıdır. Parti mültecilerin ülkeye bırakılmaması ve burada barındırılmaması talebi ile çeşitli gösteriler gerçekleştirdi. Halkçı konuşmaları ile ünlü olan parti lideri Matteo Salvini 2015 yılında İstanbul'da Türkiye ve Yunanistan'ın milli futbol takımları arasında yapılan görüşmede Paris'te yaşanan son terör olaylarının kurbanlarının hatırasının bir dakikalık saygı duruşuyla anılması sırasında futbol taraftarlarının gurultu koparması ile ilgili bildirmiştir ki, "eğer siz "Allahu Ekber" bağırmak istiyorsanız, evinizde kalmalı ve Avrupa'da yer almamalısınız"[xiii]. Salvini bir takım göçmen karşıtı eylem ve beyanatların yazarı olarak görev yapmıştır (Örneğin, mültecilerin geçici yerleştikleri hotellerin karşısında gösteriler düzenlemiş). Salvini İtalya'da yaşayan Müslümanların hatta 3-4`üncü nesillerde de topluma entegre olamadıklarını söyledi. Buna esas sebeb kimi ise İslam dininin demokrasiyle birlikte bulunuşunun imkansız olmasını gösterdi. 2013 yılında İtalya Milletvekilleri Meclisi (%4.1) ve Senato'ya (%4.3) yapılan seçimlerde parti 2008 seçimlerine (Milletvekilleri Meclisi'ne-%8.3, Senato`ya-%7.9) nispeten az oy alsa da, 2014 yılından sonra ülkede mülteciler sorununun güncellenmesi ve örgütün 2013 yılından lideri seçilmiş Salvini`nin popülist konuşmaları Kuzey Ligi'nin gelecek seçimlerde şanslarını artırabilir. Mevcut hükümetin halk tarafından göçmenlerle bağlı yumuşak politikasına göre eleştirilere maruz kalması fonunda Kuzey Ligi`nin diğer avro-kuşkucu partiler olan "Forza Italia" ve "Fratelli d'Italia" ile son zamanlarda güncellenen işbirliği görüşmeleri neticesinde mümkün koalisyonun oluşturulması 2018 yılında yapılacak parlamento seçimlerinde hakim solcu Demokrasi Partisi`ne belli rekabet yaratabilir[xiv]. Belirtelim ki, 2014 yılında yapılan son seçimlerde NL Avrupa Parlamentosu`nda 5 yere sahip oldu. Geçirilen son anketlere göre Kuzey Ligi, %12-13 arası oyla, İtalya'da seçmenlerin desteklediği 3`üncü partidir[xv].

Hollanda'da aşırı sağ, anti-islam, göçmen karşıtı Özgürlük Partisi (PVV) göçmenlere karşı olan siyasi grupların önünde gidiyor. Örgütün lideri Geert Wilders Paris terör olaylarından sonra hükümeti sınırları hemen kapatmaya çağırmıştır. O, aynı zamanda yönetimi göçmenler ve terörizm arasında mevcut ilişkileri itiraf etmemekte itham etmiştir. 2005 yılında kurulan PVV 2006 yılında Temsilciler Meclisi'ne seçimlerinde 9 koltuk, 2010 yılında 24 yer kazanarak ülke parlamentosunda üçüncü parti olmuştur. 2012 yılında yapılan seçimlerde partinin parlamentoda daha az yer (15) kazanmasına rağmen, Avrupa Parlamentosu'na 2014 yılında yapılan seçimlerde ülke genelinde 26 yerden 4'ünü kazanarak Hollanda`dan seçici seslerine göre üçüncü parti olmuştur. Mülteci krizi başladıktan Özgürlük Partisi'nin reytingi hayli yükselmiştir. 2016 yılının Ekim ayında yapılan son anketlere göre PVV 28 yer (Hollanda'da 2017 yılında yapılacak seçimlerle ilgili anketleri sonuçları yüzdelerle değil, kazanılabilinecek milletvekili yerleriyle belirtiliyor) kazanma şansı ile birinci yere çıkmıştır.

Belçika'da Flamandcı milliyetçi (Vlaams Belang-VB) parti 2004 yılında kuruldu. Örgüt, Belçika mahkemesi tarafından rasizmdə itham edilerek kapatılmış Vlaams Blok partisinin temelinde kurulmuştur[xvi]. VB bireysel özgürlükleri, Avrupa değerlerini, erkek ve kadın eşitliği, kilisenin devletten bağımsız olmasını desteklediğini duyurdu. Parti Flamand`ın bağımsızlığı için mücadele veriyor, AB ve göçe karşıdır. Örgüt Avrupa Parlamentosu'nda 1 yere sahiptir. İlginç bir durumdur ki, VB göçmen akını fonunda kendi nüfuzunu kaybediyor. Öyle ki, Federal Parlamento'ya 2007 yılında yapılan seçimlerde %12.0 oy kazanan parti 2014 yılında %3.67 oy kazanmıştır.

Yukarıda belirtilen ülkelerdeki siyasi kurumlardan başka Avrupa Birliği'nin diğer üye devletlerinde de farklı ideolojilere ait bir takım siyasi kurumlar veya onların liderleri tarafından göçmenlere karşı sert tutum gözlenmektedir. Bu kurumlar ve siyasi liderler hem iktidarda hem muhalefette temsil ediliyor: Slovakya (hakim Yön-Sosyal Demokrasi partisi (smer-SD) ve örgütün lideri, ülkenin Başbakanı Robert Fiko), Çek Cumhuriyeti (Devlet Başkanı, sosyal demokrat Milos Zeman), Polonya (iktidarda olan muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi lideri Yaroslav Kaçinski). Bu siyasi liderlerin miqrantlara karşı sert tavır tutmalarına bazen yöneticileri oldukları siyasi kurumların ideolojileri, çoğu durumda ise mensup oldukları ülkelerde yerel halk arasında göçmen karşıtı atmosferin popüler olmasından ileri geliyor.

Sonuç

Avrupa'da radikal sağ partilerin son zamanlar aktivleşmesine ve seçmenler arasında nüfuzlarının artmasına rağmen, onların AB üyesi olan ülkelerde iktidara gelmeleri şu anda zor görünüyor. Bununla ilgili Londra'nın eski belediye başkanı ve ülkenin şimdiki Dışişleri Bakanı, Britanya muhafazakarlarının liderlerinden Boris Johnson'ın İngiltere Bağımsızlık Partisi'nin (the UK Independence Party - UKIP) 2014 yılı AB parlamento seçimlerinde kazandığı başarılı sonuçtan sonra yayınladığı yazısında radikal sağcılar, solcular ve avro-kuşkucuların Avrupa'da kazandıkları başarılar hakkında seslendirdiği fikir ilginçtir. Öyle ki, Johnson radikallerin başarısını ortaçağ köylü isyanları ile karşılaştırmış ve bu isyanların sonunda yenilgiyle bittiğinin belli olduğunu bildirmiştir[xvii]. Fakat, bu "köylü isyanlarının" yenilgiye uğrayacakları takdirde bile Avrupa Birliği siyasi sahnesine ve toplumuna etkiler yapacağını söylemek mümkündür. Gelecek seçimlerde radikal sağların AB devletlerinin parlamentosunda daha fazla yer kazanacağını, bazı durumlarda ise kazandıkları yerlere göre ikinci partilere dönüşeceklerini tahmin etmek mümkündür. İstenilen durumda son dönemde güçlenen radikal sağların yakın yıllarda da Avrupa'nın siyasi sahnesinde önemli bir güç olarak hareket edeceklerini söyleyebiliriz. Radikal sağların Avrupa toplumunda güçlü nüfuza sahip olmaları küreselleşme süreçlerini destekleyen ve felsefesinin temelini devletler, milletlerarası bütünleşme oluşturan AB iç ve dış politikalarının uygulanmasında belirli sorunlar yaratabileceğini tahmin etmek mümkündür. Örneğin, mülteciler sorunu, güvenlik ve ekonomik zorluklar nedeniyle radikal siyasi güçlerin Avrupa tabanı arasında nüfuzunun artması, Brüksel`in bürokratik kurallarının, üye devletlere daha fazla bağımsızlık verilmesine ve en nihayet İttifak Antlaşması'na değiştirilmesi meselelerini güncelleştirmesi mümkündür. Toplumda özellikle terör tehlikesi ve kültürel farklılıktan doğan göçmen karşıtı atmosferi siyasi amaçlarla kullanılmak üzere daha da alevlendiren radikal sağ örgütlerin çabaları sonucu yakın yıllarda AB ülkelerinde ılımlı muhafazakar ve merkez sağ güçlerin seçmenler arasında başarılı olmak şansları artacaktır. Bu güçlerin ise, toplumda bulunan ihtiyaca uygun, populist adımlar atma eğiliminde olacaklarını tahmin etmek mümkündür.

Nurlan Aliyev,

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi, bilimsel çalışanı


[i] İlham Əliyevin sədrliyi ilə Nazirlər Kabinetinin 2016-cı ilin doqquz ayının sosial-iqtisadi inkişafının yekunlarına və qarşıda duran vəzifələrə həsr olunmuş iclasda Azərbaycan Prezidenti İlham Əliyevin giriş nitqi, 07 oktyabr 2016, http://www.president.az/articles/21318

[ii] Refugees/Migrants Emergency Response - Mediterranean,UNCR,  http://data.unhcr.org/mediterranean/regional.php

[iii] Marine Le Pen lays out radical vision to govern France, Anne-Sylvaine Chassany and Roula Khalaf , March 5, 2015, http://www.ft.com/intl/cms/s/0/21c43558-c32e-11e4-ac3d-00144feab7de.html#axzz3V0O5XWH8

[iv] Sarkozy wins French local elections; far right makes limited gains, INGRID MELANDER, Mar 29, 2015, http://www.reuters.com/article/2015/03/29/us-france-election-idUSKBN0MP04T20150329

[v] France to ditch NATO, embrace Russia if National Front comes to power, 13.04.2011, http://sputniknews.com/world/20110413/163514574.html

[vi] Russia’s European supporters In the Kremlin’s pocket-Who backs Putin, and why, Feb 14th 2015, http://www.economist.com//news/briefing/21643222-who-backs-putin-and-why-kremlins-pocket?fsrc=scn%2Ffb%2Fte%2Fpe%2Fed%2Finthekrlemlinspocket

[vii] What to Expect After the Nov. 13 Paris Attacks, NOVEMBER 13, 2015, https://www.stratfor.com/analysis/what-expect-after-nov-13-paris-attacks?utm_source=freelist-f&utm_medium=email&utm_campaign=20151113&utm_term   

[ix] Why Germany needs the far right, By MATTHEW KARNITSCHNIG,  11/9/15,http://www.politico.eu/article/germanys-afd-fills-a-far-right-void-refugee-crisis-anti-immigrant-voters

[x] Merkel’s election woes are a warning to Berlin,By Constanze Stelzenmüller, September 7, https://www.washingtonpost.com/news/global-opinions/wp/2016/09/07/merkels-election-woes-are-a-warning-to-berlin/?tid=ss_tw

[xi] Wenn am nächsten Sonntag Bundestagswahl wäre …, INSA / YouGov, http://www.wahlrecht.de/umfragen/insa.htm

[xii] Social Democrats hold off far-right in Vienna elections, 12 October 2015, http://www.bbc.com/news/world-europe-34502293

[xiii] Salvini calls for Turkey exclusion, 18 November 2015, http://www.ansa.it/english/news/politics/2015/11/18/salvini-calls-for-turkey-exclusion_090830b4-cf9c-4623-bc98-6a4753b69e51.html

[xiv] Time will tell centre-right leader, 12.11.15, http://www.ansa.it/english/news/politics/2015/11/12/time-will-tell-centre-right-leader_82330856-7ad8-4152-9a93-79ba70e87ef0.html

[xv] Sondaggio EMG 10 ottobre 2016 – PD 30,7% (+0,5%), M5S 30,2%, CDX 27,8%, EMG, 11 ottobre 2016, http://scenaripolitici.com/2016/10/sondaggio-emg-10-ottobre-2016.html

[xvi] Court rules Vlaams Blok is racist,9November,2004,  http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/3994867.stm

[xvii] European elections 2014: This is one peasants’ revolt that Brussels can’t just brush aside, By Boris Johnson,  26 May 2014, http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/10855860/European-elections-2014-This-is-one-peasants-revolt-that-Brussels-cant-just-brush-aside.html

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri