THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

NATO ve AB'nin Doğu Genişlemesi ve Rusya

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
13440
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 19 Kasım 2014 – Newtimes.az

NATO’nun 3-4 Nisan 2008’de yapılan Zirve Toplantısı’nda Ukrayna ve Gürcistan’ın üyelik meselesi müzakere edildi. ABD bu ülkelere desteğini yeniledi ama Fransa ve Almanya bu devletlerin örgüte üye kabul edilmesinin Rusya’yı rahatsız edeceğini iddia ederek karşı çıktılar. Zirve Toplantı’sında ortaka kararalındı, Ukrayna ve Gürcistan’ın örgüte üye olması için resmi işlemler başlatılmasa da, önleri açıldı.

Bu gelişmeler yaşanırken Rusya-NATO Zirve toplantısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin açıkça ‘Eğer Ukrayna’yı NATO’ya üyeliğe alırlarsa, bu, Ukrayna’nın varlığını kaybetmesi ile sonuçlanacaktır’ dese de, karşı taraf bu uyarıyı ciddiye almadı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko ‘Bu gün biz görüyoruz ki NATO’nun genişlemesi üye devletlerin güvenliğini korumuyor. Bazı durumlarda, özellikle Ukrayna ve Gürcistan’ın örgüte üye olması örneğinde Avrupa kıtası ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilir’[i] diyerek karşı tarafı ikaz etdi.

Bu ikazları dikkate almayan ABD ve Avrupa Birliği 2008’de ‘Doğu İşbirliği’ programını devreye soktu. Programın amacı Ukrayna, Moldova, Gürcistan ve diğer devletlerin ekonomik kalkınmalarını ve Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecini hızlandırmaktı. İşte bu dönemde ekonomik ve güvenlik sorunlarını önemli derecede halleden, askeri sanayisini canlandıran Rusya, ilk fırsatta ABD ve Avrupa’ya karşılık vermek için uygun zamanı beklemeye başladı.

Uygun zaman ise 2008’de Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya üzerinde egemenliğini yeniden kurmak için askeri operasyonlara başlaması ile ortaya çıktı. Gürcistan ordusu askeri operasyonlarla bu bölgelerde kontrolü sağlayamadan Rusya Güney Osetya üzerinden ordusunu gönderdi ve kısa sürede Gürcistan ordusunu başkent Tiflis’e kadar takip etti. Sekiz günlük işgalden sonra ABD ve Fransa’nın arabuluculuk girişimleri sonucunda Rusya ordusunu gerı çekti ama Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımakla ABD ve Avrupa’yı uyardı. ABD ve Avrupa Rusya’nın bu askeri tehditini yeterince ciddiye almadı ve 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan NATO’ya yeni üyeler olarak kabul edildi.

ABD Ukrayna’nın ekonomik kalkınması ve demokratikleşmesi adına 1991-2013 yıllarında bu ülkeye 5 milyar dolarlık yardım etmıştir. Bu yardımın büyük bir kısmı ABD’de faaliyet gösteren Demokrasinin Desteklenmesi Ulusal Vakfı tarafından Ukrayna’ya verilmiştir. Bu vakfın maliye yardımı ile Ukrayna’da demokrasinin gelişmesi, insan haklarının korunması, Avrupa ile ekonomik ve siyasi entegrasyon sürecini hızlandırma adına 60’tan çok proje hayata geçirilmiştir. ABD ve Avrupa Birliği’nin Ukrayna’da sosyal: siyasi mühendislik girişimleri Rusya devlet yetkilileri tarafından hoş karşılanmadı. Demokrasinin Desteklenmesi Ulusal Vakfı Başkanı Karl Gershman ‘Ukraynanın Avrupa’nın bir parçası olması kararlılığı Putin tarafından canlandırılmağa başlanan emperyalizmin ölümü demektir.’[ii] diyerek taraflar arasında yaşanan mücadelenin ne kadar gergin bir dönemden geçtiğini göstermiştir.

Avrupa Birliği’nin, NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesi süreci son 20 yılda Rusya tarafından endişe ile izlenmektedir. Avrupa Birliği’nin, NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesi Rusya’nın siyasi ve ekonomik güvenliğini tehdit eden, onu sınırları içine kapanmaya mecbur etmekteydi. Rusya için bu iyi bir şey değildir. Çünki bu durumda post-sovyet cumhuriyetleri doğal olarak Rusya’nın etki alanından uzaklaşacaktı. Rusya post- sovyet cumhuriyetlerinin tamamında etkili mekanizmalarına sahiptir ve halen bu mekanizmaları elinde bulundurmakta ve zaman zaman kullanmaktadır. Bu mekanizmaları kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür:

– eski sovyet cumhuriyetlerinde etnik sorunlar (Abhazya, Güney Osetya, Dnestryanı, Dağlıq Karabağ);

– eski sovyet cumhuriyetlerinin etnik yapısı ile oynayabilme yeteneği (Gürcistan’da Ermeni, Moldova’da Gagauz yeri);

– eski sovyet cumhuriyetlerinde Rus azınlıkların bulunması (Moldovada Dnestryanı, Ukrayna’da direk bu faktörden yararlanmış, Kırım’ı ilhak etmiş ve Ukrayna’nın doğusunda Rus azınlıkların ayrılıkçı taleplerini destekleyerek krizi alevlendirmiştir);

– enerji hatlarını kontrol etmesi;

– eski sovyet cumhuriyetlerinin Rusya’dan ekonomik bağımlılığı;

– Rusya’da eski sovyet cumhuriyetlerinden gelen kalifiye olmayan çok sayıda insanın bulunması (Ermenistan vatandaşları 2.5 milyon, Gürcistan vatandaşları 1 milyondan fazla, Kazakistan 2 milyondan fazla, Özbekistan vatandaşları 2 milyondan fazla).

Dr. Hatem Cabbarlı


[i] Э. Велиев, НАТО на Южном Кавказе пока не будет, «Зеркало».-2009. 3 апреля.-№55.-С.1.

[ii] Дж. Миршаймер, Почему Запад повинен в кризисе на Украине. Россия в глобальной политике, 3 сентября 2014.

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...