THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Paul Craig Roberts'in Amerika gerçekleri

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
6188
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 14 Ağustos 2013 – Newtimes.az

Soğuk savaşın sona ermesi dünyada güvenlik ve enerji sorunlarını, aynı şekilde devletler arasındaki çelişkileri ortadan kaldırmadı. Aksine, ABD'nin dünya ekonomisinde ve güvenlik konularında süper güç olması, Çin'in ikinci büyük ekonomik güç olarak yükselmesi, şimdilik askeri alanda olmasa da, ABD'nin ekonomik açıdan ciddi rakibi olarak kabul edilmesi yakın gelecekte bu iki devlet arasında ciddi rakabetin ve hatta silahlı karşı durmanın yaşanması ihtimalini hayli artırmaktadır. Büyük devletler arasında yaşanan bu mücadelenin merkezinde enerji kaynakları ve onların transit yollarını denetleme sorunu duruyor.

Son 50 yılda teknoloji hızla gelişse de, şimdilik sanayide petrol ve doğal gazı ikame edecek yeni enerji kaynakları elde edilmemiştir. Nükleer teknolojinin gelişmesi de enerji sorunlarını tam olarak çözmeğe gadir değildir ve çevresel açıdan oldukça tehlikelidir.

Bugün ABD dünyadaki devletleri ya yanında ya da karşısında görmektedir. ABD dostunu ve düşmanını kendisi seçer, onları ödüllendirir ya da cezalandırır. ABD'nin 40 devletin topraklarında askeri üssü ve 132 devlette sınırlı sayıda askeri gücü vardır. Askeri bütçesi yaklaşık 1 trilyon Dolara yakındır. Bu ABD'den sonra en büyük 25 devletin askeri bütçesinden fazladır. Bu ülkenin ürettiği "B-2 Spirit" savaş uçağının 2 adedinin fiyatı (bir adedi 2,4 milyar Dolardır) Ermenistan'ın devlet bütçesinden fazladır.

Tabii ki, ABD karşılaştığı veya karşılaşacağı tüm sorunlara ve zorluklara rağmen bu üstünlüğünü korumaya çalışmaktadır. Bunun için ABD'nin en hayati meselesi ekonomik yükseliş dinamiğini her zaman yüksek tutmaktır. Bu dinamizmi sabit tutmak, hatta daha da hızlandırmak için askeri sanayisini sürekli yenilemesi önemlidir, dış ve güvenlik politikasını bu yönde kurmalıdır ve kurmuştur. Soğuk savaşın bitmesinden sonra dünyanın hangi bölgesi olursa olsun, orda mutlaka ABD'nin siyasi, ya da askeri güçleri mevcuttur.

Bazı ekonomistler ABD ekonomisinin krizle karşı karşıya kalacağı takdirde yükselen Çin ekonomisinin öne geçme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. Bugün ABD dünya enerji kaynakları ve transit yollarını genişletmek ve denetimini güçlendirmek için yoğun mücadele veriyor. Bu mücadelenin ana hatlarını ABD Hükümeti Maliye Bakanı'nın eski yardımcısı Paul Craig Roberts "The Washington Times" gazetesine verdiği demeçte şöyle açıklıyor:

-Libya'da ilk yaşanan olaylardan sonra meydana gelenlere ABD yön veriyor ve muhalefeti silahlandırıyor;

-Bahreyn ve Suudi Arabistan'da hükümete itiraz edenlere karşı ciddi baskılar yapılmasına rağmen ABD bu ülkeleri cezalandırmıyor, çünkü bu hükümetler kukla hükümettir ve Bahreyn'de bizim büyük askeri deniz üssümüz vardır;

-Biz Çin ve Rusya'yı Akdeniz'den kovmak için Libya'da Kaddafi’yi, Suriye'de Esad’ı devirmek istiyoruz;

-Çin Libya'nın doğusuna enerji yatırımı yapıyor ve bu sermayeye güveniyor. Enerji ihtiyaçlarının karşılamak için aynı zamanda Angola ve Nijerya'ya da yatırım yapıyor;

-ABD Çin'i önlemeye çalışıyor, nasıl ki, geçen yüzyılın 30'lu yıllarında İngiltere ve ABD Çin'i önlediydi;

-Suriye'deki protestolarda çıkar nedir? Wikileaks sayfasında yayımlananlar bu protestoların arkasında Amerikanların olduğunu gösteriyor. Bizim burada çıkarlarımız vardır, çünkü burada Rusların deniz üssü vardır ve bu üs onların Akdeniz'deki varlığını sürdürmektedir. Görüyorsunuz, Washington Libya'daki olaylara karıştı, Ruslardan ve Çinlilerden kurtulmak için Suriye'deki olaylara da müdahale ediyoruz;

-Mesele sadece petrolle ilgili değil, Çin artan enerji ihtiyacını karşılamak için Afrika'ya yöneliyor. Her halükarda Uluslararası Para Fonu’nun raporunda "Amerikan döneminin" bittiğinin kaydedildiğini biliyorsunuz. Yakın beş yılda Çin ekonomisi gelişerek ABD ekonomisinin önüne geçebilir. Bu yüzden, ABD bunu önlemek istiyor. Kendi askeri ve stratejik olanaklarından yararlanarak Çin'in enerji kaynakları elde etmesini önleyerek ekonomisinin büyümesine engel olmaya çalışıyor.

-Bence bu iki ülke ABD’nin Akdeniz'deki mevcut dominantlığının önünde duruyor, ABD Rusya'nın askeri deniz üssünün bölgede yerleşmesini ve Çin'in Afrika'nın enerji kaynaklarını taşımasını istemiyor. Washington Tunus ve Mısır'daki olayları beklemiyordu. Ama bundan yararlanabileceğini ve Rusya ve Çin’le doğrudan çatışmaya girmeden, Arapların itiraz perdesi arkasında onları bölgeden kovmanın mümkün olabileceğini hemen anladı. Libya ve Suriye'deki olaylar önceden planlanıyordu;

-Biz CİA’nın Libya'nın doğusundaki çatışmaları körüklediğini net biliyoruz, bu, bilinen bir gerçektir. "WikiLeaks"te yayınlanan telgraflar Amerikanların Suriye'de de istikrarın bozulmasına katıldığını gösteriyor;

-Bence, Ruslar Suriye'de meydana gelen olayların onların üslerine karşı yöneldiğini anlamışlardır. Aslında biz iki büyük devletle çatışmadayız: sınırsız nükleer güce sahip olan Rusya’yla ve ekonomisi ABD'ninkinden iyi olan Çin’le, çünkü Çin'de iş yerleri var. Biz acele bu iki ülkeye baskı yapıyoruz. Zira Rusya ve Çin ABD’yle rasyonel ilişkiler kuramayacaklarını anladıktan sonra Amerika'ya zarar vermeye çalışacak. Bu gerçek bir tehlikedir ve büyük savaş tehdidi vardır.

-En büyük riski Çin'e karşı ediyoruz. Çin şirketleri bu müdahalelerden dolayı 100 milyonlarca dolar kaybediyor. Bölgede Çin'in 50 büyük yatırımı var ve bizim müdahaleden sonra hiç birisinin perspektifi yoktur. Çin müdahalenin ona karşı yapıldığını net biliyor. Onların illüzyonu yoktur, onlar "New York Times" ve "Washington Post" gazetelerini okumuyor ve yazılanlara inanmıyor. Onlar sadece ABD’nin Çin'e yönelik eylemlerini görüyor.

Tüm bunlar ABD'nin dominantlığının devam etmesi için gerçekleştirdiği ya da gerçekleştirmeğe çalıştığı siyasetin küçük, ama ciddi sonuçlar verebilecek ayrıntılarıdır. ABD demokrasi ve insan haklarından bahsederek diğer devletlere karşı baskılarını artırıyor. Çin ve Rusya gibi büyük devletlere engel olmaya çalışarak onların gelişme hızını zayıflatmaya çalışıyor. Elbette, Çin ve Rusya ABD'nin siyasi ve ekonomik baskılarına karşı durmaya çalışıyor. Şimdilik Çin ve Rusya’nın siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ABD'ye karşı müttefik olmaları konusunda ciddi işaretler olmasa da, gelecekte bu iki devletin ABD'ye karşı müttefikliği istisna edilmemelidir.

Dr. Hatem Cabbarlı

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...