THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Hocalı Havaalanı Sorununun Düşündürdükleri

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Siyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
3763
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 01 Şubat 2013 – Newtimes.az

Ermenistan 20 yıldır işgal altında bulundurduğu Azerbaycan topraklarını terk etmediği gibi, yeni sorunlar üretmeye de devam ediyor. Bu sorunlardan biri, işgal altında bulundurduğu Hocalı kentindeki hava limanını yeniden kullanıma açmaya çalışmasıdır. Bunun için son dönemde hem bölgede hem de uluslararası alanda propagandaya devam ediyor.

Ermenistan Azerbaycan topraklarının yaklaşık %20'sini işgal etmiştir. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu'nun yıllardır devam eden arabuluculuk görevi de istenilen sonucu vermemiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BM Güvenlik Konseyi) Ermenistan'ın işgalci politikasını kınayan ve Ermenistan ordusunun kayıtsız şartsız çıkarılmasını gerektiren dört kararı, Ermenistan tarafından yerine getirilmiyor ve ilgili uluslararası kuruluşlar Ermenistan'ın bu kararın şartlarına uyması için baskıda bulunmuyor. Ermenistan bu tür bir baskı hissetmediği için bölge güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor. Ermenistan'ın Gürcistan'ın Cavahetiya bölgesinde yaşayan Ermenilerin ayrılıkçı taleplerini desteklemesi, Türkiye'ye karşı sözde soykırım propagandası, toprak ve tazminat talepleri Güney Kafkasya devletlerinin birbirleriyle ve aynı zamanda komşu devletlerle ekonomik ve siyasi bütünleşmesinin önündeki ciddi engellerdir.

1974 yılında Hocalı'da inşa edilen havaalanı, Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesinden sonra etkinliğini yaklaşık 20 yıldır durdurmuştur. Ermenistan bu havalimanını yeniden kullanıma açmak için yapım ve onarım çalışmalarını sonlandırmıştır. Verilen bilgiye göre, Hocalı Havalimanı’nı "Air Artshakh" havayolu şirketi kullanacak. Havaalanının resmi açılışı yapılmışolsa da, Azeri Hükümeti’nin konuyla ilgili sert bildirilerinden sonra kullanımı halen mümkün olmamıştır.

Azeri Hükümeti meseleyi daima ilgi odağında tutuyor ve işgal altında olan topraklarda Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü başta olmak üzere, bazı uluslararası kuruluşlar nezdinde Ermenistan’ın hukuka aykırı eylemleri konusunda bilgi veriyor. Zira AZAL'ın basın servisinden verilen bildiride, işgal altında olan bölgelerin hava sahasının savaş bölgesi olduğu ve bu yüzden sivil uçakların bu hava sahasını kullanmasının mümkün olmadığını ve sadece AZAL'ın Azerbaycan hava sahasını kullanma hakkı olduğunu bildirmiştir. Ermenistan'ın Azerbaycan'ın hava sahasını kullanmak istemesi, 1994 yılında imzalanan Şikago Sözleşmesi'nin koşullarını açıkça bozuyor. Hava sahası hukuken Azerbaycan’ın yetki alanında olduğu için, hiçbir devlet ya da örgüt hatta Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) bile, bu hava sahasının kullanılması için Azerbaycan'ın izni olmadan sözde rejime ya da Ermenistan'a uçuş izni veremez.

Sözde rejimin yetkilileri ICAO’dan böyle bir uçuş izni aldıklarını iddia etse de, Azerbaycan tarafı bunu bilgi çarpıtma olarak kabul ediyor, ICAO da böyle bir uçuş izni vermediğini belirtiyor. ICAO’nun kendi tüzüğünü ve 1944 tarihli Şikago Sözleşmesi'nin şartlarını, bu kadar açık ve sorumsuz şekilde bozma olasılığı oldukça zayıftır.

Azeri Hükümeti’nin konuya sert tepki vermesi ve uluslararası alanda gündeme getirmesinden sonra Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan meseleyi siyasileştirme amacıyla Hocalı Havaalanı’na inecek ilk uçağın yolcusu olacağını belirtmişti.

ABD'nin Minsk Grubu’na eş başkan ülkelerden biri olmasına rağmen bu ülkenin bazıSenato temsilcileri de Hocalı Havaalanı’nın açılmasına siyasi destek veriyor. Zira ABD Kongresi’nin üyesi Berd Sherman da Azerbaycan'ı sivil bir uçağı vurmaktan men ederek, aksi takdirde ABD'nin Azerbaycan'a ekonomik, insani ve askeri yardımlarının durdurulması meselesini gündeme getireceğini kaydetti.

Meseleyle ilgili bölge basınında tartışmalar devam ederken, "Sobesednik Armenii" gazetesi "güvenilir kaynaklara" dayanarak verdiği bilgilere göre; sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin hava savunma sisteminin sadece havalimanının güvenliğini sağlamaya değil, Bakü’deki havalimanını bile vurmaya yetkin olan füzelere sahip olduğunu kaydetti.

Ermenistan hukuki bakımdan konumunun zayıf olduğunu bildiği için bu konuda Ermeni kopuntu örgütlerinin yardımıyla dış destek arayışındadır.

O zaman insanların "seyahat özgürlüğü" ön plana çıkarılıyor. ABD Kongresi'nin Ermeni Kongre üyeleri ve Avrupa'daki Ermeni politikacılar da bu iddiayı desteklemektedirler. Elbette, ABD Kongresi ve Avrupa'daki Ermeni siyasetçilerin "seyahat özgürlüğü" konusunu ön plana çıkarırken, Ermenistan'ın işgali sonucunda mülteci olan 1 milyona yakın Azerbaycan vatandaşının da "seyahat özgürlüğü" çerçevesinde topraklarına geri dönmeleri için Ermenistan'a baskı yapsaydı bu daha inandırıcı, adil ve siyasi ahlak normlarına uygun olurdu. Ama ne yazık ki bu iddiayı ortaya atanlar bu meseleden bahsetmeye bile cesaret edemiyor. Ermeni yetkililer ve dostları "seyahat özgürlüğü" ilkesini ön plana çıkarıyorsa, ABD ve Avrupa ülkeleri 90'lı yıllarda Irak sorunu yaşandığı zaman Irak'ın kuzey kesiminde "uçuşa yasak bölge" yaratarak Irak vatandaşlarının seyahat özgürlüğünü neden sınırlandırıyordu? Neden İran, Suriye ve Beyaz Rusya örneğinde olduğu gibi resmi devlet temsilcilerinin Avrupa devletlerine seferlerini yasaklayarak, resmi statüleri olmasına rağmen onların seyahat özgürlüğüne engel oluyordu. Bu konuda kararların herhangi bir uluslararası mahkeme tarafından değil, siyasi görüşler çerçevesinde alınması hukuka aykırıdır.

Uluslararası sivil havacılık, 1944 tarihli Şikago Sözleşmesi ve ICAO’nun tüzüğü uyarınca düzenleniyor. Herhangi bir devlet sivil havacılık ulaştırmasına başlamak için ICAO’ya başvuruyor. Şikago Sözleşmesi ve ICAO teknik ve hukuki talepleri tam olarak yerine getirildiyse, o devlete sivil hava ulaştırmasına başlamak için izin veriliyor. Sözde rejim ne Şikago Sözleşmesi'ne taraftır ne de ICAO üyesidir. Ermenistan da Azerbaycan hava sahasını kullanmak için ICAO’ya başvuru yapamayacağına göre, sözde rejimin sorunun hukuki yönleri ile ilgili yayımladığı bildiri, yanıltma haberden başka bir şey değildir. Uluslararası hukuka göre işgal altında bulunan bölgeler üzerindeki hava sahası Azerbaycan yetki alanı içindedir. Sözde rejimin "bağımsızlığı" hiçbir devlet tarafından tanınmamıştır ve dolayısıyla onun hava sahası da yoktur.

Son dönemde, Azerbaycan tarafının hava sahasında yasadışı uçuşlar yapacak uçakları vuracağına ilişkin haberlere de rastlanıyor.

Azerbaycan uluslararası hukuka uygun olarak, Hocalı Havalimanı’na inmek için Azerbaycan hava sınırını ihlal etmeye kalkışan sivil uçaklara Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarının eşlik ederek Azerbaycan'ın hava sınırlarını terk etmeye zorlayabilir.

Bununla birlikte, Azerbaycan Hocalı Havalimanı aracılığıyla işgal altındaki bölgelere yasadışı silah, terörist getirildiği, uyuşturucu ve kaçakçılık hattı olduğunu neden göstererek havalimanını şaşmaz bir füze darbesiyle dağıtabilir. Uluslararası hukukta "önleyici darbe" kavramı vardır ve Azerbaycan bu hakkı kullanabilir. Bunu isə hiçbir devlet yada teşkilat eleştiremez.

Dr. Hatem Cabbarlı

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...