THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Millî Mücadele Döneminde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri: Atatürk ve Nerimanov Şahsiyetleri

Millî Mücadele Döneminde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri: Atatürk ve Nerimanov Şahsiyetleri
29 Ekim 2019

Siyasi olayların karmaşıklığının, politik kimliklerin farklılıklarının bol olduğu bu süreçte, yani XX. Yüzyılın 20`li yıllarında Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde iki isim Atatürk ve Nerimanov şahsiyetleri belirleyici oldular. Bu iki isim aynı tarihte, "fakat farklı zeminde, ülkelerinin bağımsızlığı, milletlerinin mutluluğu ve refahı için mücadele etseler de, benzer yönleri olduğu kadar, doğal olarak farklı yönleri de vardır. İkisi de dönemin temel problemi emperyalizme karşı mücadele etmelerine rağmen, mücadele yöntemleri ve seçtikleri yol farklıydı. Aynı milletin evlatları ve milli kimliklerinin farkında oldukları halde, dünya görüşleri oldukça farklıydı. Bu farklılıklar, onların ortak olan milli kimliklerine sahip çıkmalarına ve zamanı geldiğinde birbirlerine yardımcı olmalarına asla engel olmadı".

Nikol Paşinyan'ın BM'de söylediyi yalanlar: köle düşüncesi ve sıradan bir siyasi mantıksızlık

Nikol Paşinyan'ın BM'de söylediyi yalanlar: köle düşüncesi ve sıradan bir siyasi mantıksızlık
02 Ekim 2019

Birleşik Milletler (BM) 74. Genel Kurulu'nda konuşma yapan heyet başkanları sırasında Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da vardı. Paşinyan'ın, konuşması içerik acısından son derece önemsiz ve anlamsız bir metinden oluşuyordu. Fakat Paşinyan, BM kürsüsünden yalanlar söylemesi ve uluslararası kamuoyunu kandırmaya çalışması psikolojik açıdan ilgi doğurmaktadır. Yapılan analizler Paşinyan'ın birkaç kez aynı açıdan görüş bildirmesinin manevi, siyasi ve psikolojik kendisinin anormalliğinin belirtisi olduğunu gösteriyor. Aslında gerçek olarak algıladığı absürt tezleri bıkmadan sık sık yineleyen Ermenistan Başbakanı, BM'de yaptığı konuşmasıyla akli dengesinin yerinde olmadığını sergilemiş oldu.

İflas: Ermenistan'da siyasi deprem beklentileri

İflas: Ermenistan'da siyasi deprem beklentileri
26 Eylül 2019

Analistler, son dönemde Ermenistan'da siyasi krizin derinleştiğini belirtiyorlar. Erivan'da siyasi açıdan gerçek anlamda bir karışıklık yaşanıyor. Nikol Paşinyan'ın izlediği politikaya itiraz eden yetkililerin sayısı durmadan artıyor. Söz konusu yetkililer yönetimde bulunan partinin saflarını birer birer terk ediyorlar. Neredeyse bir yıl önce yekpare görünen ve bazı güçlerin demokratik yapı olarak nitelendirdiği iktidar saflarının aslında derin iç çelişkilerle boğuştuğu ortaya çıktı. Ermenistan'da gerek toplumda, gerekse de siyaset ve iş hayatında görülen tuhaf hususlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan analistler, yönetimin iflas ettiğini belirtiyorlar. Bu süreç bağlamında birtakım üst düzey yetkilinin istifa etmesi ilginç bir izlenim oluşturuyor. ''Devrimci'' hükümetin içinde bulunduğu durumdan kurtulamadığı anlaşılıyor. Yönetimin toplumdakı güvenoyunda hızlı bir düşüş yaşanıyor. Amulsar altın madeniyle ilgili itirazlar devam ediyor. Polisin göstericilere güç kullanımına karşı gelen Ermenistan Emniyet Genel Müdürü Valeri Osipyan görevden alındı. Böylece Paşinyan'ın vaatleriyle siyasi kimliği arasında derin bir uçurumun olduğu ortaya çıktı. Bu tür bir sürecin ülkede siyasi kaosa neden olacağını düşünenlerin sayısı az değildir.

Yeni stratejik plan: Brüksel'in olumlu ön görüleri

Yeni stratejik plan: Brüksel'in olumlu ön görüleri
03 Eylül 2019

Artık birkaç yıldır analistler Avrupa Birliği'nde (AB) olumsuz eğilimlerin hızlı bir artışa geçtiği yönünde söylemlerde bulunuyorlar. Örgütün çökebilmesi ihtimaline de yer veriliyor. Brexit örneği bu bağlamda sık sık hatırlatılıyor. Brexit'in diğer ülkelerin de AB'yi terketmesine yol açacağı yönünde ifadelere de rastlanıyor. Bu hususlar bazında AB'nin geleceğiyle ilgili olumlu bir stratejinin hazırlanması ilginç gözüküyor. Söz konusu plan 2024 yılına kadar AB'nin gelişme istikametlerini barındırıyor. AB'nin belirli alanlarda daha hızlı gelişme kaydedeceği söyleniyor. Bu söylemlerin gerçekten ne kadar başarılı olacağını şimdiden söylemek zordur. Fakat söz konusu planda AB üyesi olmayan, kendisiyle iş birliği yapılan ülkelerle de ilgili bazı hususların yer alması söz konusu belgeye duyulan ilgiyi önemli ölçüde artırıyor.

Paşinyan'ın Hankendi retoriği: bölgeyi facıaya sürükleme riski

Paşinyan'ın Hankendi retoriği: bölgeyi facıaya sürükleme riski
09 Ağustos 2019

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, birkaç gün önce Hankendi'de Pan-Ermeni Oyunları diye tanımlanan ve belirsiz bir nitelik taşıyan etkinlikte konuşma yaptı. Analistler Paşinyan'ın kızgın ve kararsız konuşmasında bölge için tehlike arz edebilecek hususların bulunduğunu ifade ediyorlar. Ermenistan'da muhalefet bile söz konusu konuşmada yer alan tezleri "absürt bir hülya" olarak niteledi. Paşinyan, bir kez daha Azerbaycan topraklarına Ermeni iddialarından bahsetti ve bunu yasal bir adım olarak sunmaya çalıştı. Paşinyan'ın konuşmasında yer verdiği mantıksız ve asılsız iddialar en başından beri açık şekilde görülmektedir. Bir taraftan "Artsah bağımsızdır" beyanında bulunan ve Erivan'ın işine mudahale etmediğini iddia eden Paşinyan, diğer taraftan Hankendi'deki asılsız rejimi gayrimeşru diye tanımlıyor. Bu noktada kaydetmek gerekir ki söz konusu rejimin gayrimeşru olduğuna ilişkin hiçbir kuşku bulunmamaktadır. İşin aslı, Hankendi'deki rejim Paşinyan'ın kastettiği anlamda değil de, gerçek durum açısından gayrimeşrudur. Paşinyan'ın, rejimle ilgili böyle bir söylemde bulunması kendi çevresinden birisini yönetime getirmek amacına hizmet ediyor. Oysa bu açık şekilde Ermenistan'ın, komşu ülkenin topraklarında bölücü rejim kurmak, ona yardımda bulunmak ve toprakları işgal altında tutmak politikası yürüttüğünü bir kez daha açık şekilde onaylıyor. Tam da bu tezler doğrultusunda Paşinyan'ın, Hankendi'deki konuşması üzerine birtakım analizler yapmak gereksinimi duyduk.

Daha bir primitiflik: vizesiz gidiş-dönüşün Ermeni tarzı "analizi"

Daha bir primitiflik: vizesiz gidiş-dönüşün Ermeni tarzı "analizi"
26 Temmuz 2019

Günümüzde küreselleşme süreci hız kesmeden devam ediyor. Birbirinden binlerce kilometre uzak coğrafyada bulunan ülkeler arasında bile vatandaşların serbestçe gidiş-dönüş yapabilmesi için adımlar atılmaktadır. Avrupa Birliği'nde malum Schengen bölgesi oluşturulmuştur. Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde vize uygulanmıyor. Çok sayıda ülkeler kendi aralarında vize uygulamamaktadırlar. Bu süreçin kapsama alanı zamanla daha da genişliyor. Birkaç gün önce Azerbaycan yönetimi, Türkiye vatandaşlarına ülkede bir ay boyunca vizesiz kalabilme hakkının tanınmasına ilişkin tarihi bir karar aldı. Doğal olarak bu adım kamuoyunda olumlu tepki gördü. Fakat Ermenistan'da basın ve analistler bu adımı ön yargılı ve mantıksız ifadelerle basit bir şekilde yorumlamakla kendilerini rezil ettiler. Daha kapsamlı baktığımızda Ermeniler'in hangi nedenlerden dolayı bu tür asılsız ve sıradan bir görüş izledikleri anlaşılıyor.

Azerbaycan Cumhuriyeti Diplomasisi`nin 100. Yıldönümü`nün Düşündürdükleri

Azerbaycan Cumhuriyeti Diplomasisi`nin 100. Yıldönümü`nün Düşündürdükleri
09 Temmuz 2019

Birinci Dünya Savaşı sonrasında küresel ve bölgesel düzeydeki karmaşa yeni dünya düzeninin oluşumunu gerekli kılmakta idi. Çarlık Rusyası`nın ömrünü tamamlaması, Azerbaycan`ın söz konusu devlet tarafından üzeri kapatılmış devletçiliğinin yeniden filizlenmesine olanak sağlamıştır. 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan Devletçiliği, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti ismi ile yeniden tarih sahnesine çıktı. Azerbaycan Diplomasisi`nin tarihi, yukarıda isimleri zikredilen devletlerin varoluş sürelerine paralel olarak asırlar öncesine dayansa da, ulus devlet kavramı kapsamında düşünüldüğünde modern anlamda Azerbaycan Halk Cumhuriyeti`nin kuruluşu ile başlamaktadır. Bu zaman Azerbaycan Diplomasisi`nin önünde çok zorlu görevler ve çözmek zorunda olduğu çok sayıda problemler durmakta idi. Bunların başında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti`nin bir devlet olarak diğer devletlerce tanınmasının sağlanması, ülkenin toprak bütünlüğü ve güvenliği gelmekte idi.

Zamanın fevkindeki fenomen – Haydar Aliyev dehası

Zamanın fevkindeki fenomen – Haydar Aliyev dehası
10 Mayıs 2019

Milletlerin tarihte yeri ve rolu, karışık siyasi ortamda sorumluluğu üstlenerek ülkesinin kaderinde önemli rol oynayan, ilerici görüşleri ve üstün yönetim becerisiyle istikrarlı ve dayanıklı devlet yönetimi geleneği oluşturan liderin fevkalade misyonu yerine getirmesini gerektirir. Tanrı'nın armağanı olan bu tür seçkin liderler, milletlerinin yüz yıllarca gelişen yönetim düşüncesi, siyasi görüş ve ulusal değerleri doğrultusunda elverişli yönetim şekli ve siyasi veraset geleneği oluşturuyorlar. Ruslar için böyle deha Büyük Petro, Amerikalılar için George Washington, ingilizler için Winston Churchill, Almanlar için Otto von Bismarck, Fransızlar için Charles de Gaulle, Çinliler için Mao Zedong, Türkler için Mustafa Kemal Atatürk, Azerbaycanlılar için ise Haydar Aliyev'dir.

2019 yılının ilk üç ayı: başarılar ve hedefler

2019 yılının ilk üç ayı: başarılar ve hedefler
06 Mayıs 2019

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in başkanlığıyla yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında 2019 yılının ilk üç ayında sosyoekonomik kalkınmanın sonuçları ve ileriki dönemde yapılması gereken görevler masaya yatırıldı. Toplantıda uzun bir konuşma yapan devlet başkanı, net veriler doğrultusunda yılın ilk üç ayında elde edilen başarılara değindi. Sosyoekonomik reformların gerçekleştirilmesi sonucunda vatandaşların yaşam seviyesinin iyileştirilmesi net rakamlarla ifade edildi. Bu bağlamda Azerbaycan'da yapılan reform sürecinin başlıca hususlarına vurgu yapıldı. Devlet başkanı, Azerbaycan'ın uluslararası ilişkileri ve dış politikanın Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorunu ile ilgili bölümüne de özellikle yer verdi. Bütün bu gelişmelerin jeopolitik analizinin yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporu: kapsamlı ve kararlı faaliyetin katkıları

Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporu: kapsamlı ve kararlı faaliyetin katkıları
19 Mart 2019

Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı Novruz Mammadov, Milli Meclis'te Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporunu sundu. Rapor, tüm ayrıntılarına kadar milletvekillerinin büyük ilgisini çekti. Raporu kapsamlı şekilde yorumlayarak sunan Başbakan, hükümetin geçtiğimiz yıldaki faaliyetini detaylı biçimde anlattı. Raporda kaydedilenler doğrultusunda geçen yıl hükümetin, faaliyetini ülkenin stratejik kalkınma programına uygun biçimde yürüttüğü görülüyor. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı'nın belirlediği bütün hedeflere ulaşılmasına çalışıldığı anlaşılıyor. Sonuçta bütün alanlarda başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Başbakan'ın sunduğu raporun analizi Azerbaycan'ın, 2018 yılında büyük başarılar elde ettiğini gösteriyor. Bu başarılar üzerine detaylı yorum yapılmasının önemini dikkate alarak konunun tüm ayrıntılarını ele almak gereksinimi duymaktayız.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...