THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Azerbaycan Cumhuriyeti Diplomasisi`nin 100. Yıldönümü`nün Düşündürdükleri

Azerbaycan Cumhuriyeti Diplomasisi`nin 100. Yıldönümü`nün Düşündürdükleri
09 Temmuz 2019

Birinci Dünya Savaşı sonrasında küresel ve bölgesel düzeydeki karmaşa yeni dünya düzeninin oluşumunu gerekli kılmakta idi. Çarlık Rusyası`nın ömrünü tamamlaması, Azerbaycan`ın söz konusu devlet tarafından üzeri kapatılmış devletçiliğinin yeniden filizlenmesine olanak sağlamıştır. 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan Devletçiliği, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti ismi ile yeniden tarih sahnesine çıktı. Azerbaycan Diplomasisi`nin tarihi, yukarıda isimleri zikredilen devletlerin varoluş sürelerine paralel olarak asırlar öncesine dayansa da, ulus devlet kavramı kapsamında düşünüldüğünde modern anlamda Azerbaycan Halk Cumhuriyeti`nin kuruluşu ile başlamaktadır. Bu zaman Azerbaycan Diplomasisi`nin önünde çok zorlu görevler ve çözmek zorunda olduğu çok sayıda problemler durmakta idi. Bunların başında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti`nin bir devlet olarak diğer devletlerce tanınmasının sağlanması, ülkenin toprak bütünlüğü ve güvenliği gelmekte idi.

Zamanın fevkindeki fenomen – Haydar Aliyev dehası

Zamanın fevkindeki fenomen – Haydar Aliyev dehası
10 Mayıs 2019

Milletlerin tarihte yeri ve rolu, karışık siyasi ortamda sorumluluğu üstlenerek ülkesinin kaderinde önemli rol oynayan, ilerici görüşleri ve üstün yönetim becerisiyle istikrarlı ve dayanıklı devlet yönetimi geleneği oluşturan liderin fevkalade misyonu yerine getirmesini gerektirir. Tanrı'nın armağanı olan bu tür seçkin liderler, milletlerinin yüz yıllarca gelişen yönetim düşüncesi, siyasi görüş ve ulusal değerleri doğrultusunda elverişli yönetim şekli ve siyasi veraset geleneği oluşturuyorlar. Ruslar için böyle deha Büyük Petro, Amerikalılar için George Washington, ingilizler için Winston Churchill, Almanlar için Otto von Bismarck, Fransızlar için Charles de Gaulle, Çinliler için Mao Zedong, Türkler için Mustafa Kemal Atatürk, Azerbaycanlılar için ise Haydar Aliyev'dir.

2019 yılının ilk üç ayı: başarılar ve hedefler

2019 yılının ilk üç ayı: başarılar ve hedefler
06 Mayıs 2019

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in başkanlığıyla yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında 2019 yılının ilk üç ayında sosyoekonomik kalkınmanın sonuçları ve ileriki dönemde yapılması gereken görevler masaya yatırıldı. Toplantıda uzun bir konuşma yapan devlet başkanı, net veriler doğrultusunda yılın ilk üç ayında elde edilen başarılara değindi. Sosyoekonomik reformların gerçekleştirilmesi sonucunda vatandaşların yaşam seviyesinin iyileştirilmesi net rakamlarla ifade edildi. Bu bağlamda Azerbaycan'da yapılan reform sürecinin başlıca hususlarına vurgu yapıldı. Devlet başkanı, Azerbaycan'ın uluslararası ilişkileri ve dış politikanın Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorunu ile ilgili bölümüne de özellikle yer verdi. Bütün bu gelişmelerin jeopolitik analizinin yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporu: kapsamlı ve kararlı faaliyetin katkıları

Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporu: kapsamlı ve kararlı faaliyetin katkıları
19 Mart 2019

Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı Novruz Mammadov, Milli Meclis'te Bakanlar Kurulu 2018 yıllık faaliyet raporunu sundu. Rapor, tüm ayrıntılarına kadar milletvekillerinin büyük ilgisini çekti. Raporu kapsamlı şekilde yorumlayarak sunan Başbakan, hükümetin geçtiğimiz yıldaki faaliyetini detaylı biçimde anlattı. Raporda kaydedilenler doğrultusunda geçen yıl hükümetin, faaliyetini ülkenin stratejik kalkınma programına uygun biçimde yürüttüğü görülüyor. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı'nın belirlediği bütün hedeflere ulaşılmasına çalışıldığı anlaşılıyor. Sonuçta bütün alanlarda başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Başbakan'ın sunduğu raporun analizi Azerbaycan'ın, 2018 yılında büyük başarılar elde ettiğini gösteriyor. Bu başarılar üzerine detaylı yorum yapılmasının önemini dikkate alarak konunun tüm ayrıntılarını ele almak gereksinimi duymaktayız.

Hak ve adaletin inkarı: Freedom House'un ön yargılı raporları

Hak ve adaletin inkarı: Freedom House'un ön yargılı raporları
14 Şubat 2019

Birtakım Batı'lı kuruluşların oluşturduğu ön yargılı ve objektif olmayan raporlara birçok kez rastlandı. Söz konusu raporlar sırasında insan haklarıyla ilgili olanları da görülüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House'un, ne denli "tarafsız" olduğu konusunda yeteri kadar örnek gösterebiliriz. Fakat Ermeni lobisinin çıkarlarına hizmet eden Freedom House'un 2019'a ilişkin raporu ve oluşturduğu basın özgürlüğü derecelendirme tablosu bir başka icat olarak görülebilir. Raporda yer alan hususlar Batı siyaset camiasının ifade ettiği tezlerle uyuşmuyor. Net olarak Batı devletleri, Ermenistan'da yapılan seçimlerde usulsuzlukların, yolsuzluğun, insan hakları ihlallerinin olduğunu söyledikleri sırada Freedom House, Ermenistan'a''kısmen özgür'' ülkeler sınıfında yer verdi. Aynı zamanda Azerbaycan'la ilgili çifte standartlara dayanan yaklaşım hala görülebilmektedir. Bu kadar ikiyüzlülük, haksızlık, yalancılık ve sahtekarlık nasıl yapılabilir? Kendisini demokrasinin beşiği olarak tanımlayan jeopolitik coğrafyada birtakım konularla ilgili kedi inadı yapılıyor. Bu noktada sıradan bir gerçeği bile anlamak istemiyorlar: el için kuyu kazan, evvela kendi düşer. Ayrıca bu tür davranmakla kendi itibarına gölge düşürüyorlar. Artık diğer toplumlar onları örnek olarak görmemekte, haksızlık kaynağı diye tanımaktadırlar. Bu durumda stratejik ölçekte kaybeden taraf kim oluyor? Bu konu üzerine detaylı değinmek istedik.

''Turuncu devrim''in ilk aşaması: Ermenistan, köşeye sıkışmış durumda

''Turuncu devrim''in ilk aşaması: Ermenistan, köşeye sıkışmış durumda
23 Ocak 2019

Parlamento seçimlerinin ardından Ermenistan'da siyasi dinamiğin analiziyle uğraşan politika uzmanları olumlu yorumlar yapmamaktadırlar. Uzmanlar, ülkenin ciddi sorunlarla yüzleştiğini düşünüyorlar. Önceki dönemlerde Ermeniler için umut kaynağı olan diaspora kuruluşlarının ve Ermeni yanlısı devletlerin desteği de son yıllarda önemli ölçüde azaldı. Görünen o ki Ermeni yanlısı güçler, Ermenistan'ın bir devlet olarak daha bağımsız tutum sergilemesini ve kendi potansiyeline dayanarak kalkınmasını talep ediyorlar. Erivan, şimdilik bunu yapabilecek güçte değildir. Bunun çeşitli iç ve dış nedenleri bulunuyor. Gerçek anlamda Ermenistan'da devlet yapısının henüz tam oluşturulmadığı görülmektedir. Ülke, başlıca olarak dış yardımlar sayesinde mevcudiyetini sürdürüyor. Sonuçta Ermenistan'da tüm alanlarda derin kriz yaşanıyor. Bunun yanı sıra Ermenistan için en kötü durum bölgesel projelerin dışında kalması sonucunda oluştu. Bunun da nedeni işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından çekilmemesidir. Ermenistan yönetimi, en iyi kalkınma planı ortaya koysa bile işgal ettiği Azerbaycan torpaklarından çekilmediği sürece gelişme kaydetmesi mümkün olmayacaktır.

Ayrılıkçının Fransa ziyareti: arabulucunun uluslararası hukuka aykırı davranışı

Ayrılıkçının Fransa ziyareti: arabulucunun uluslararası hukuka aykırı davranışı
06 Aralık 2018

İşgalci Ermenistan'a destek veren, çeşitli yollarla yardımda bulunanlar, yerlerinde duramıyorlar. Önceki faaliyetlerin biraz daha güçlendirilmesine çalışılıyor. Bunun son örneklerinden biri eli masum insanların kanına bulaşan ayrılıkçı-terörist Bako Saakyan'ın Fransa ziyareti oldu. Konunun ilginç yönü Fransa Cumhurbaşkanı'nın, bir taraftan Azerbaycan'la iş birliğine değinmesi, diğer taraftan ise Ermenistan'da Frankofonya Zirve'sine katılması, ancak Bakü'yü ziyaret etmeği kendisine yakıştırmamasına bağlıdır. Macron, Erivan'da Ermeniler'in kendi hemşehrileri olduklarını söyledi. Ardından Yukarı Karabağ sorununun adaletli, barışcıl yolla çözülmesi gerektiğini beyan etti. Fakat bu tür manevralar bazında oluşturulan "sabun köpüğü" şovu Ermeni teröristin Fransa ziyaretiyle mahv oldu. AGİT Minsk Grubu eşbaşkanı olan Fransa'nın, Yukarı Karabağ'da yapılan cinayetlerin suçlularından olan kişilere yardım ettiği ortaya çıktı. Bu durumda akıllara Nikol Paşinyan'a "Yukarı Karabağ rejimi temsilcilerinin de çözüm sürecinde yer alması"na ilişkin talimatın dışarıdan verildiğine ilişkin soru geliyor. Sorunun çözüm sürecinin uzatılması birtakım güçlerin işine gelmiyor mu? Bu sorulara cevap bulmak için konuya detaylı değinmek istedik.

Hızlı kalkınma: Doing Business'te Azerbaycan gerçekleri

Hızlı kalkınma: Doing Business'te Azerbaycan gerçekleri
09 Kasım 2018

Dünya Bankası, yeni İş Yapma Kolaylığı Raporu'nu yayınladı. Rapor'da 150'yi aşkın ülkenin ekonomik durumuna ilişkin rakamlar yer alıyor. Ayrıca iş hayatının kolaylaştırılmasına ilişkin derecelendirme tablosu da yapılmıştır. Rapor'da Azerbaycan'da iş hayatının kolaylaştırılması yönünde ciddi olumlu sonuçların olduğu kaydediliyor. Azerbaycan, bu yönde büyük başarılar kazanan 10 ülke arasında yer alıyor. Günümüz küresel jeopolitik durumunda ve dünyanın gelişmiş ülkelerinde bile krizin duyulduğu bir aşamada bağımsız Azerbaycan'ın notunun yükseltilmesi önemli gerçekleri bir kez daha ortaya çıkarıyor. Jeopolitik-ekonomik hareketlilik konunun önemli yönlerinden birini oluşturuyor. Bu yüzden söz konusu hususa detaylı değinmeden geçemeyiz.

İstanbul'da tarihi iki görüşme: bölge devletlerinin işbirliğinde yeni sayfa

İstanbul'da tarihi iki görüşme: bölge devletlerinin işbirliğinde yeni sayfa
07 Kasım 2018

Küresel boyutta gelişmelerin hızlı şekilde değiştiği herkese malum. Siyaset bilimcileri, son dönemde bu değişimin bölgesel düzeyde de ciddi biçimde etki oluşturduğuna vurgu yapıyorlar. Bu bağlamda Güney Kafkasya'yla ilgili görülen olayların jeopolitik açıdan değerlendirilmesi daha güncel konuma gelmiş bulunuyor. Bir yönden ABD ile Rusya'nın aktifleşmesi, bir diğer yönden ise İran'a karşı yaptırımların tam şekilde onaylanması yeni sorular oluşturmaktadır. Kuşkusuz, bölge ülkeleri de yaptırımların etkisi dışında kalamaz. Uzman yorumcular, artık finans alanında durumun değişebileceğinin ilk sinyallerini veriyorlar. Sorumluluk gerektiren bu aşamada tarihi Dolmabahçe Sarayı'nda Türkiye-Azerbaycan-İran ve Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın düzenlenmesi büyük öneme haiz. Uzman yorumcular, bu gelişmeleri bölgesel işbirliği açısından yeni sayfanın açılması olarak değerlendiriyorlar. Bu konuya ilişkin detaylı inceleme yapma gereksinimi duymaktayız.

Amerika derin devletinde Prens Selman'a karşı çalışanlar

Amerika derin devletinde Prens Selman'a karşı çalışanlar
27 Ekim 2018

Kamuoyu şöyle varsayıyor; Washington Muhammed bin Selman'a koşulsuz destek vermiş durumda. Resmi Washington'un davranışlarına bakıldığında bu varsayım doğru olabilir. Ancak şunu da göz ardı etmeyelim Amerikan derin devletinde Muhammed bin Selman'a (MBS) yönelik ciddi bir tartışma var. ABD'nin ulusal güvenlik çıkarları için MBS'nin hayati olduğunu savunanlar tabii ki var. Ama buna karşı Suudi Arabistan'da, ABD'nin üzerinde oynaması gereken asıl ismin Muhammed bin Nayef (MBN) olduğunu ve onun MBS yerine geçirilmesini savunanlar da var. Bana söylenen Kaşıkçı olayından sonra bu iki grubun arasındaki tartışmanın iyice şiddetlendiği yolunda.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...