THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Zamanın fevkindeki fenomen – Haydar Aliyev dehası

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Kişiler »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
6160
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakı, 10 Mayıs 2019 – Newtimes.az

Novruz Mammadov,

Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı

Tarihin farklı aşamalarında karışık ve hayati önem arz eden dönemlerde tüm zorlukların üstesinden gelerek ulusunun kaderini belirleyen, devlet yönetiminde yeni gelenek oluşturan milli lideri bulunmayan bir ülkeye rastlanamaz. Bu tür liderlerin anlamlı ve örnek niteliğindeki hayat yoluna baktığımızda bu şahısların ait oldukları milletlerin devlet geleneği, tarihi, gelişimi konusunda da kapsamlı bir izlenim oluşuyor. Böyle dehalar yüksek manevi dünyasıyla evrensel ve ulusal ideallere, milli çıkarlara doğrudan bağlılıklarıyla milyonlarca insanın kalbinde kendilerine taht kurarlar.

Milletlerin tarihte yeri ve rolu, karışık siyasi ortamda sorumluluğu üstlenerek ülkesinin kaderinde önemli rol oynayan, ilerici görüşleri ve üstün yönetim becerisiyle istikrarlı ve dayanıklı devlet yönetimi geleneği oluşturan liderin fevkalade misyonu yerine getirmesini gerektirir. Tanrı'nın armağanı olan bu tür seçkin liderler, milletlerinin yüz yıllarca gelişen yönetim düşüncesi, siyasi görüş ve ulusal değerleri doğrultusunda elverişli yönetim şekli ve siyasi veraset geleneği oluşturuyorlar. Ruslar için böyle deha Büyük Petro, Amerikalılar için George Washington, ingilizler için Winston Churchill, Almanlar için Otto von Bismarck, Fransızlar için Charles de Gaulle, Çinliler için Mao Zedong, Türkler için Mustafa Kemal Atatürk, Azerbaycanlılar için ise Haydar Aliyev'dir.

XX. yüzyıl Azerbaycan tarihinde önemli yeri olan Milli Lider Haydar Aliyev'in siyasi portresi, Azerbaycan milletinin devletci düşüncesinin, tarihin tüm zorluklarının üstesinden gelen ender yönetim geleneğinin, modern toplumsal-siyasal, felsefi fikrin en kalıcı yansımasıdır. Tarih bilimi, Haydar Aliyev'i araştırdıkca aslında bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti devletinin tarihi geçmişini, çağdaş dönemini ve devletin kuruluş sürecini araştırmış oluyor.

Tarihi gerçeklikler arasında yapılan kıyaslama, önemli şahsiyetlerin faaliyetinin tarafsız şekilde değerlendirilmesi açısından büyük rol oynamaktadır. Bu anlamda Büyük Önder Haydar Aliyev'in yönettiği Azerbaycan hep gelişen, ekonomi, sosyal, hümanitar ve kültürel alanlarda büyük ilerlemeler kaydeden, her adımda insan ve şahsiyet faktörünü göz önünde bulunduran ülke izlenimi oluşturuyor.

Milli Lider Haydar Aliyev'in zekice ve ileri görüşlü yönetim becerisi sayesinde bağımsız Azerbaycan, dış politikada güvenilir ortaklık ve istikrar merkezi olarak tanınan, ekonomik ve sosyal refah yolunda kararlı adımlarla ilerleyen, ''devlet-vatandaş'' birliğinin oluştuğu bir ülkeye dönüştü.

Geçtiğimiz yüzyılda yaşanan gelişmelerin analizi, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 1969 senesinden başlayan bağımsızlık yolunun Büyük Önder Haydar Aliyev'in tekrar ülke yönetiminin başına geçtiği dönemde gerçekleştirilen kapsamlı ve kararlı politikayla tamamlandığını göstermektedir. Zaman ve sosyoenomik yapısı açısından tamamen farklı olan iki tarihi dönemin başlıca benzer özellikleri ise Milli Lider'in Azerbaycan'a büyük başarılar kazandıran fedakar hizmetinin yanı sıra ülkenin kalkınmasında yeni etki ve gelişme eğilimlerinin hız kazanması oldu. Böylece Büyük Önder Haydar Aliyev'in Azerbaycan yönetiminde bulunduğu ve tarihi biçimlenme açısından tamamen farklı olan dönemler sadece aynı misyonun birbirini tamamlayan iki aşaması olarak değerlendirilebilir.

Dünya politikasında unutulamayacak şahsiyetlerden sayılan Haydar Aliyev'in yönetiminde uzun süre çalışmam benim için büyük bir onurdur. Genellikle, dünyanın büyük şahsiyetleri adeta sıradan insanların yaşadığı hayat biçiminin fevkindedirler. Büyük Önder, insanların hayat yoluna ışık tutan üstün manevi değerlere sahip bilge devlet adamıydı. Sıradan davranış biçimi olarak görülen hareketleri adeta büyük anlam taşımaktaydı. Milli Lider üstün zekaya sahip kişiliğiyle tanınıyordu. Attığı adımlar, yürüttüğü politika, kullandığı diplomatik yöntemler ileri görüşlülüğünü, stratejik bilgi sahibi olduğunu onaylıyordu. Uluslararası alanda dünya liderleri de Haydar Aliyev'i zamanın önde gelen devlet adamı olduğunu kabul ediyorlar.

Gelecek bağımsızlık için güvenilir zemin

Farklı yönetim felsefesi ve kendine özgü özellikleriyle bilinen Milli Lider Haydar Aliyev'in Sovyet döneminde Azerbaycan'ı yönettiği aşama ülkeyi hızlı kalkınma yoluna çıkarmanın yanı sıra ulusal bağımsızlığa güvenilir zemin oluşturan bir hayli faktörlerle de bilinmektedir. Milli uyanış ve kendini idrak etmenin tam da bu dönemde temelini oluşturan, milli düşüncenin geçtiğimiz yüzyılda yazılan en aydın sayfalarının müellifi olan Haydar Aliyev'in idealleri ülke hayatını tümüyle modernleştirmiştir.

Tarihin akışını değiştiren ilke ve prensiplerin taşıyıcısı olan Haydar Aliyev'in ender yönetim nitelikleri, karizmatik liderlik özellikleri, vatanseverliği geçtiğimiz yüzyılın 70'li yıllarından itibaren milli düşüncenin gelişmesinde ve yaygınlaşmasındaeşsiz bir rol oynamıştır. Milli Lider Haydar Aliyev'in yönetim biçiminin en önemli özelliğini Azerbaycan'ın bütün alanlarda gelişmesinin yeni aşamaya girmesi, gerçek anlamda tam bir kalkınma dönemi yaşaması oluşturmuştur. Ekonomik bağlılığın ortadan kaldırılmasının politik bağımsızlığın temelini oluşturan etken hususlardan biri olduğunu dikkate alan Büyük Önder, ülkenin üretim potansiyelinin önemli bölümünün Sovyet ağından temelden bağımsızlaştırılması, sanayi potensiyelinin güçlendirilmesi, eğitim alanında hızlı gelişme, milletin geleceğine yönelik milli kadro potensiyelinin, özellikle önemli alanlarda uzman elemanların eğitilmesi ve diger alanlarda büyük başarıların kazanılmasını sağlamıştır.

Büyük Önder, bu dönemde Azerbaycanlı'ların SSCB'nin saygın üniversitelerinde eğitim görmeleri için çalışıyor, Moskova'dan Azerbaycan için planlanan kontenjanın arttırılması talebinde bulunuyor ve çoğu kez bunu başarabiliyordu. 1970 yılında yurt dışında eğitim almaları için gönderilen öğrencilerin sayısı 60 iken 1975 senesinde bu sayı 600, 1978 yılında ise 800-900 civarına ulaşmıştı. Böylece eğitim almaları için SSCB'nin çeşitli üniversitelerine gönderilen gençlerin sayısı Azerbaycan Devlet Üniversitesi'ni bir senede kazanan oğrencilerin sayısıyla eşleşmişti. Milli Lider Haydar Aliyev, yıllar sonra – SSCB'nin çeşitli üniversitelerinin Azerbaycanlı mezunları ile 1997 yılında biraraya geldiği buluşmada bu konuda şöyle konuşmuştu: ''Azerbaycan'da kadro hazırlığı konusuyla bilhassa ciddi uğraşırken ve özellikle sizleri yurt dışında eğitim almağa gönderirken kesinlikle Azerbaycan'ın istikbalini, bağımsızlığını düşünüyordum. O dönemde bu kadroların zamanı geldiğinde bağımsız Azerbaycan için gerekli olacaklarına inanıyordum. Vakit gelecek, Azerbaycan bağımsızlığına kavuşacak ve bu kadrolar Azerbaycan'ın bağımsızlığını sağlayacaklar.''

Söz konusu dönemde Sovyetler Birliği'nde birtakım stratejik öneme haiz fabrika ve müesseseler Haydar Aliyev'in kararlılığı, iradesi ve girişimciliği sayesinde Azerbaycan'da inşa edildi. Böylece Azerbaycan'ın gelecek bağımsızlığının ekonomik temelleri oluşturulmuş oldu. Büyük Önder Haydar Aliyev, bu konuda hep kararlı tutum sergilemiş, SSCB yönetiminden israrla taleplerde bulunmuş ve kararlılık göstermiştir.

Ekonomik kalkınmada petrol sanayisinin rolünü ileri görüşlülükle yüksek değerlendiren Haydar Aliyev, 1970'li yıllarda bu alanın hızlı gelişimini, petrokimya sanayisinin tümüyle modernleştirilmesini başardı. Bu dönemde petrol sanayisinin gelişmesinde tamamen yeni bir dönem başlamış, zengin ulusal servetin Azerbaycan halkının refahına hizmet eden araca dönüştürülmesi sürecinin temeli oluşturulmuştur. Haydar Aliyev'in liderliğiyle oluşturulan ''Azerbaycan'da petrol rafinasyonunun yeniden kurulması'' planı doğrultusunda bu tür müesseselerin, büyük fabrikaların yapılması ve yeni faaliyet aşamasına geçilmesi süreçleri hızla tamamlanmış, karşıdakı dönemde yeni petrol stratejisinin yol haritası belirlenmiştir.

Milli kalkınma modelinin müellifi

Azerbaycancılık düşüncesinin en önemli taşıyıcısı olan Büyük Önder, kapsamlı politikası, sarsılmaz iradesi, ileri görüşlülüğü sayesinde ulusal devletcilik idealinin gerçekleştirilmesini, modern Azerbaycan devletinin kurulmasını ve milletin bağımsızlık arzusunun hayata geçmesini başarmıştır. Haydar Aliyev, bağımsız Azerbaycan devletinin siyasal, ideolojik ve ekonomik temellerini oluşturmuş, milleti bağımsız ve güçlü devlete sahip olma arzusuna kavuşturmuş ve modern tarihimizde ebedîlik kazanarak daha hayatta iken canlı efsaneye dönüşen önemli şahsiyettir.

Modern, bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurucusu Haydar Aliyev'in müellifi olduğu Azerbaycancılık ideolojisi, dünyadaki bütün Azerbaycanlıları kapsayarak onların istinat kaynağına dönüşmüştür. Daha geçtiğimiz yüzyılın 70'li yıllarından itibaren Milli Lider'in ileri görüşlülükle milli askeri kadroların yetiştirilmesi amacıyla Cemşit Nahçivanski Askeri Lisesi'ni kurması, Azerbaycan dilinin Sovyet Azerbaycanı Anayasası'nda resmi dil olarak yer almasını başarması ve dönemin birçok devlet adamlarının bile hayal edemediği diğer tarihi adımlar Azerbaycan'ın gelecek kuşaklarının vatansever büyümelerine benzersiz katkıdır.

Milli manevi değerlere dönüşümün ve milli uyanışın milletimiz için gerekliliğini dikkate alan Haydar Aliyev, bu meseleye her zaman büyük önem veriyordu. Büyük Önder, bu değerleri sadece milli varoluşun değil, siyasi varoluşun, özellikle devlet kuruculuğu sürecinin önemli sembolü olarak görüyordu. Emin şekilde söyleyebiliriz ki Milli Lider'in bu yaklaşımı her birimiz için büyük bir ders niteliktedir.

Hep stratejik hedeflere yönelen ve milli çıkarlara öncelik tanıyan politika yürütmesi Büyük Önder Haydar Aliyev'in liderlik özelliklerinin temel belirtileridir. Geçtiğimiz yüzyılın 70-80'li yıllarında oluşturulan ekonomik potansiyel 90'lı yılların sonuna doğru dünyada yaşanan çalkantılı süreç sonucunda bağımsızlığını kazanan Azerbaycan'ın sonraki aşamada bağımsız yaşayışını sağladı.

Yüce milletimizin XX. yüzyılda dünya siyasetine kazandırdığı ender şahsiyet gibi Milli Liderlik zirvesine yükselen Haydar Aliyev, şu an bağımsız cumhuriyetimizin ulusal kalkınma modelinin kurucusu olarak büyük saygıyla anılmaktadır. Milli Lider, planlama ve bölgü prensiplerinin egemen olduğu bir toplumsal-siyasal formasyondan piyasa ekonomisine elverişli geçiş modelini ileri sürerek onun gerçekleştirilmesine çalışmıştır.

Devlet mülkiyetinin halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde özelleştirilmesi piyasa ekonomisi prensiplerinin, özel mülkiyetçiliğin oluşmasına, milli ekonominin dünya ekonomik sistemine entegrasyonuna, insanların düşüncelerinde, hayat biçiminde önemli değişikliklere neden oldu. Ülkede tarım alanında yapılan reformlar ve özelleştirme süreci, vatandaşların çıkarlarını temin etmek, nüfusun yaşam seviyesini iyileştirmek, özgür rekabete dayalı üretim için ortam oluşturma amacına hizmet etmiştir.

Büyük Önder'in liderliğiyle yapılan yapısal reformlar Azerbaycan'da ekoniminin bütün alanlarının hızlı gelişimine, özellikle yerli ve yabancı yatırımlar, modern teknolojiler, yönetim tecrübesi celp etmekle rekabet kabiliyetli üretim yapan müesseselerin kurulmasına, altyapının yenilenmesine, istihdamın sağlanmasına olanak tanımıştır. Haydar Aliyev, ülke ekonomisinin kalite açısından yeni aşamasında özel sektörü sosyoekonomik kalkınmanı temin eden başlıca husus olarak değerlendirmiş, güçlü iş adamı tabanının oluşmasına, onların toplumdakı konumlarının güçlenmesine çalışmıştır.

Yatırımların teşfiki için ülkede daha iyi ortam oluşturmak, yerli ve yabancı yatırımı teşfik eden verimli yöntemler kullanmak, yabancı yatırımın başlıca yönünü petrol-dışı sektörün, bölgelerin gelişmesine yönlendirmek, ayrıca iş hayatında motivasyon için kapsamlı adımlar atılmıştır.

Genellikle 1993-2003 yıllarında ülkede gerçekleştirilen politika Milli Lider Haydar Aliyev'in, gerçek anlamda bağımsızlığın sağlanması için öncelikle ekonomide kapsamlı reformların yapılmasının, sürdürülebilir kalkınma için sağlam ekonomik temelin oluşturulmasının önemini dikkate aldığını gösteriyor. Büyük Önder'in bağımsız Azerbaycan'ı yönettiği yıllarda ekonomide köklü reformlar yapılmış, toplumun refahına yönelik piyasa ekonomisine geçidin önemli prensipleri belirlenmiş, toprak reformu gibi zorlu ve tartışmalı bir süreç, ayrıca özelleştirmenin ilk aşaması başarıyla sonuçlandırılmış, iş hayatının gelişmesi için gereken hukuki yapı oluşturulmuş, cumhuriyetin dünya ekonomisine entegrasyonu hız kazanmıştır.

Reformlarda modernleşme ve yenilikçilik

Tarihin yetiştirdiği en büyük devlet adamlarından biri olarak tanınan Büyük Önder Haydar Aliyev, Azerbaycan'ın kalkınmasında kazandığı başarıların devamlı olmasını sağlamak için büyük fedakarlık yapmıştır. Bunun en net örneklerinden birisi de Büyük Önder'in kendinden sonra ülkeyi profesyonelce yönetebilecek, kazanılan başarıların devamlı olmasını sağlayacak, milletin alternatifsiz liderine dönüşecek devamcı – halef yetiştirmesidir.

Günümüzde Milli Lider'in ilkeleri Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in kapsamlı faaliyeti sonucu yaşamakta ve başarıyla gelişmektedir. Devlet başkanının yürüttüğü dış ve iç politikanın Haydar Aliyev'in izlediği politikanın devamı nitelikte olduğunu söyleyebiliriz. Bu politikanın temelini Azerbaycan Cumhuriyeti devletinin güçlenmesi, bağımsızlığının korunması, ekonominin gelişimi ve nüfusun refahının iyileştirilmesi oluşturuyor.

XX. yüzyılın sonuna doğru bağımsızlığına kavuşan, devleti güçlendirerek yeni kalkınma rayına oturtan yüce milletimiz kendi kaderini sonuna kadar inandığı ve güvendiği liderine emanet etti. ''Asıl politika somut ve gerçek iş yapmaktan ibaret'', söyleminde bulunarak göreve başlayan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, daha 2003'te verdiği vaatleri yerine getirerek yürüttüğü faaliyetle Azerbaycan'ın tüm vatandaşlarının Cumhurbaşkanı olduğunu ispatladı.

11 Nisan 2018 tarihte yapılan Cumhurbaşkanı seçimlerinde halkın büyük desteğiyle Cumhurbaşkanı görevine seçilen ve böylece Azerbaycan'ı yönetmek gibi önemli bir misyonu önümüzdeki aşamada da üstlenen İlham Aliyev, kendisinden duyulan beklentiyi kapsamlı faaliyetiyle fazlasıyla yerine getiriyor, Azerbaycan'ı daha kudretli devlete dönüştürmek için azim ve kararlılıkla çalışıyor. Kaydetmek gerekir ki Azerbaycan, en son yapılan Cumhurbaşkanı seçimlerinin ardından daha da güçlenmiş, zenginleşmiş, tüm alanlarda kalkınma yönünde yeni başarılara imza atmıştır. İnsan faktörü ise hayata geçirilen politikanın temel yönünü oluşturmaktadır.

Milli Lider Haydar Aliyev'in yönetim geleneğini yeni dönemin eğilimleri doğrultusunda modernleştiren Sayın İlham Aliyev, halkın sorunlarına ve isteklerine büyük hassasiyet göstermekte, bu hususları memurlardan ciddi biçimde talep etmektedir. Faaliyetinde milletine güvenen devlet başkanı, millete hizmet etmesinden büyük bir onur duymaktadır. ''Benim görevim milletime hizmet etmek. Bu görevi yerine getiriyorum ve bundan böyle de yerine getireceğim. Ben tüm faaliyetimde milletime güveniyorum. Eğer girişimlerimiz halk tarafından desteklenmeseydi, bütün bu başarıları elde etmemiz mümkünsüz olacaktı'', diyen devlet başkanı yönetimde, faaliyette, düşüncede yenilikçi ve sivil değerlerin kullanımının önemli olduğunu düşünüyor.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in kullandığı başarılı diplomasi son 15 yılda Azerbaycan'ın bölgede ve dünyada hakettiği yeri almasını, bölgesel liderliğini sağlamıştır. Büyük Önder Haydar Aliyev'in imzalamağı başardığı tarihi öneme haiz ''Asrın Anlaşması''nın devamı niteliğindeki Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum gaz hattının kullanıma sunulması, TAP, TANAP projelerinin başarılı yapımı, üç uydunun başarılı şekilde fırlatılması Azerbaycan'ın uluslararası ilişkiler sisteminde konumunu önemli ölçüde güçlü kılmıştır. Devlet başkanı Sayın İlham Aliyev'in diplomatik girişimleri sonucunda Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı projesi de başarıyla gerçekleştirildi ve bu sayede Azerbaycan'ın Batı-Doğu transit-iletişim imkanları bir hayli derecede genişlemiş oldu. Kaydetmek gerekir ki, 29 Mayıs 2018 tarihte Güney Gaz Koridoru'nun, 12 Haziran tarihte ise söz konusu projenin bir bölümü olan TANAP boru hattının resmi açılış töreni yapıldı. Bu projelerin yapımı Azerbaycan'ın bölgede ve Avrupa'da jeopolitik önemini arttırdı. Aynı zamanda 2018 yılında Alat-Astara-İran otobanının kullanıma sunulması da önemli gelişmeler sırasında yer aldı. Kısaca söylemek gerekirse Azerbaycan, Avrasya bölgesinde enerji ve ulaştırma haritalarını değiştiren bir ülke olduğunu kanıtlamıştır.

Bölgelerin dengeli kalkınması

Milli Lider Haydar Aliyev, daha Sovyet döneminde Azerbaycan'ı karış karış gezmeğe çalışıyordu. Ülkenin neredeyse tamamında bulunan, kalkınma süreciyle doğrudan ilgilenen, vatandaşların yaşamıyla tanışan Haydar Aliyev, şu geleneğini sürekli ve yorulmadan sürdürüyordu. Böylece Büyük Önder, Azerbaycan vatandaşını daha yakından tanıdı, halkın geleneğini, manevi değerlerini ve diğer milli özelliklerini genelleştirerek tüm ulusu kapsayan ideolojinin temelini oluşturdu.

Doğal olarak bütün bu hususlar Azerbaycan'ın gelecek bağımsızlığı, bölgelerin ekonomik kalkınması amacına hizmet ediyordu. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 2003 yılından itibaren ekonomi alanında gerçekleştirdiği politikanın başarı kazanmasını gerektiren başlıca hususlar arasında kalkınmanın merkez ve bölgeler üzere dengeli özelliğini, verimli üretim alanlarının ülkenin tüm bölgelerini kapsaması, yerel kaynakların kullanımında verimliliğin arttırılması, altyapının yenilenmesini özellikle kaydetmemiz lazım. Bu ekonomik strateji bölgelerde iş hayatının gelişmesini hızlandırarak emek rezervlerinin, doğal ve ekonomik potansiyelin verimli kullanımına olanak tanımıştır.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yönetiminde gerçekleştirilen Azerbaycan Cumhuriyeti bölgelerinin sosyoekonomik kalkınmasını ön gören Devlet programları, 2004 yılından itibaren bölgelerin ekonomik kalkınmasında yeni bir sayfa açmış, köyden şehire akışın önüne geçmiş, özellikle petrol-dışı sektörün, iş hayatının gelişmesine büyük katkı sağlamıştır.

2004-2018 yılları arasında gerçekleştirilen bölgelerin sosyoekonomik kalkınmasına ilişkin Devlet Programları'nın analizi geçtiğimiz sürede bölgelerin ekonomideki etkisinin önemli ölçüde güçlendiğini makroekonomik göstergeler doğrultusunda kanıtlamaktadır. Bölgelerde iş hayatının gelişmesinin hız kazanması, yerel üretim ve imal müesseselerinin tekrar faaliyete açılması ve üretimin büyümesi, ekonomik ve toplumsal-kültürel altyapının tekrar kurulması, yoksulluk seviyesinin düşürülmesi yönünde büyük başarılar kazanılmıştır. Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın 29 Ocak 2019 tarihte imzaladığı Kararname'yle onaylanan Azerbaycan Cumhuriyeti bölgelerinin 2019-2023 yıllarında sosyoekonomik kalkınmasına ilişkin Devlet Programı, önümüzdeki yıllarda da bölgelerin gelişmesinde yeni bir aşama oluşturacaktır.

İstatistik veriler son 15 yılda Azerbaycan ekonomisinin geliştiğini ve dayanıklı olduğunu bir kez daha onaylıyor. Geride bıraktığımız dönemde ülkenin stratejik para rezervleri 27 kez artarak 46,7 milyard dolar seviyesine ulaşmıştır. 2004-2018 yılları arasında gayri safi yurt içi hasıla 3,2 kere, petrol-dışı sektör 2,7 kez büyümüştür. Sürdürülebilir sosyoekonomik kalkınmanın temini amacıyla bütce yatırım harcamalarında büyük bir büyüme sağlanmış, yatırım miktarı bütcede önemli ölçüde ağırlık kazanmıştır.

Devlet programlarının başarıyla gerçekleştirilmesi sonucunda bölgelerin kalkınması için harcanan 50 milyar manatı aşkın yatırım dengeli gelişmeyi sağlamıştır. Son 15 senede sağlanan 1,9 milyon istihdamın yüzde 50'den fazlasının bölgelerde açılması da Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in yürüttüğü bölgesel politikanın başarılarının somut göstergesidir.

Değişmeyen öncelik – insan faktörü

2019 yılının ilk üç ayında sosyoekonomik kalkınmayla ilgili Bakanlar Kurulu toplantısı Azerbaycan'ın hızlı gelişme yolunda kararlılıkla ilerlediğini bir kez daha onaylamaktadır. Toplantıda ifade edilen istatistik rakamlar, devlet başkanının yönetimiyle hayata geçirilen reformların verimliliğini ve insan faktörünün kalkınmasına hizmet ettiğini bir kez daha sergilemektedir. Söz konusu dönemde bütcede vergi ve gümrük kurumları aracılığıyla 200 milyon manatı aşkın ek mali kaynak birikmiştir. Gayri safi yurtiçi hasila yüzde 3, sanayi üretimi yüzde 4,4, petrol-dışı sektörde sanayi üretimi yüzde 15,6 oranında büyümüştür. Söz konusu dönemde büyüme oranının tarımda yüzde 3,6, vatandaşların gelirlerinde artışın yüzde 5,5, enflasyon seviyesinin yüzde 2,1 olması, ülke ekonomisine 2,8 milyar dolar değerinde yatırım yapılması ekonomideki olumlu dinamizmin somut göstergesi gibi görülebilir.

Azerbaycan'da iş hayatının gelişmesi yönünde yürütülen politika, yapılan işler saygın uluslararası örgütler tarafından da yüksek değerlendirilmektedir. Dünya Bankası'nın Doing Business Raporu'nda Azerbaycan Cumhuriyeti 2016 yılında yer aldığı 63. sıradan 2019'da 25. sıraya ilerlemeyi başarmıştır. Dünya Ekonomik Forumu'nun (DEF) 2018 Küresel Rekabetçilik Raporu'nda (KRR) Azerbaycan ekonomisinin rekabet kabiliyeti açısından 138 ülke arasında 35. sırada yer aldığı ve son sekiz senede Bağımsız Devletler Topluluğu'na üye ülkeler arasında devamlı birinci sıradakı yerini muhafaza etmekte olduğu kaydedilmiştir. DEF 2018 Kapsayıcı Büyüme Endeksi (IDI) Raporu'nda Azerbaycan, hızla büyüyen ülkeler sırasında üçüncü, BDT alanında ise birinci sırada yer almıştır. BM Kalkınma Programı'nın İnsani Gelişme Endeksine göre Azerbaycan, 'orta insani gelişme' grubu ülkelerinden terfi ederek 'yüksek insani gelişme' kategorisinde yer almıştır.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in son 15 senede yürüttüğü sosyal yönümlü politikanın amacı sadece toplumsal eşitsizliğin ortadan kaldırılması olmamakta, bu eşitsizliğin dengelenmesi, vatandaşların gelir seviyesindeki eşitsizliği ortadan kaldırmak, toplumun bütün üyelerinin gereken hayat düzeyini sağlamaktan ibarettir. Devlet başkanı tarafından son on senede imzalanan kararnameler toplumsal teminat ve yoksulluk seviyesinin düşürülmesi açısından büyük önem arz ediyor.

Bu tür gelişmeler ülkede piyasa ekonomisinin temel ilkelerinin toplumda sağlam zemin üzerine oluşturulmasının ve ekonominin liberalleştirilmesinin toplumsal desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların çıkarlarıyla hiçbir zıtlık teşkil etmediğini gösteriyor. Aksine, elde edilen kazanımlar insanların sorunlarının çözümüne, vatandaşların yaşam seviyesinin iyileştirilmesine yönlendirilmektedir. 11 Nisan 2018 seçimlerinin ardından sosyal alana yönelik reformlarda kalite açısından yeni aşamanın başlaması, özellikle yıl başından itibaren nüfusun düşük gelirli kısmının toplumsal ihtiyaçlarının karşılanmasına hizmet eden kapsamlı adımların atılması Azerbaycan'ın sosyal devlet stratejisine sadık kalmasının somut göstergesidir.

Başarılı ekonomik politika – hızlı ve şeffaf vergi-gümrük reformları neticesinde son aylarda ülkemizin mali olanaklarının artmasıyla eşzamanlı olarak devlet başkanı, başarılı toplumsal reformların yapılmasını başarmıştır. Aynı zamanda kaydetmek gerekir ki bu sürecin somut göstergesi olarak zorunlu sağlık sığorta sisteminin kullanımı temin edilmiştir. Bu sistemin 2020 yılından itibaren ülkenin tüm bölgelerinde kullanıma sunulması ön görülmektedir. Çalışma Sıgorta Fonu'nun kurulması, istihdam stratejisinin kabul edilmesi, düşükgelirli sosyal yardımın kapsamının genişlemesi, özistihdam programlarının sağlanması da sosyal reformların önemli kısımları olarak ülkenin modernleşmesine güçlü katkı sağlıyor.

Azerbaycan'ıntoprak bütünlüğünün sağlanması zamanı şehit düşen vatandaşların ailelerine son birkaç ayda 11 bin manat civarında ödemeler yapılmış, asgari ücret, sosyal yardım, emekli maaşları ve öğrenci bursları arttırılmış, depremden zarar gören vatandaşlar için yeni evlerin inşa edilmesine, devalüasyon sonucunda bankalara borçlu kalan vatandaşlara borç yükü karşılığında belirli şartlar doğrultusunda tazminatların ödenilmesine başlanmış, yangından zarar gören iş adamlarına da tazminat ödenmiştir. Tüm bu adımlar, kuşkusuz, vatandaşların memnuniyetine neden olmuştur.

Reformların şuanki aşamasında ileri görüşlü hususları içeren hızlı yönetim modelinin oluşturulması Azerbaycan için de büyük bir önem arz etmektedir. Son yıllarda gerçekleştirilen kadro dağılımının başlıca amacını vatandaşların refah düzeyinin iyileştirilmesi ve petrola bağımlı kalmayan dayanıklı kalkınma stratejisinin oluşturulmasının yanı sıra devlet yönetimi felsefesinin değştirilmesi teşkil etmektedir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, vatandaşların sorunlarının çözümüne öncelik tanınmasını göz önünde bulundurarak devlet yönetimiyle ilgili kararlar alıyor, yapısal reformlar gerçekleştiriyor. Devlet başkanının 14 Ocak 2019 tarihte imzaladığı Azerbaycan Cumhuriyeti'nde devlet yönetiminin geliştirilmesine ilişkin Kararname, hızlı ve  verimli yönetim sisteminin oluşması açısından büyük bir önem arz ediyor.

11 Nisan 2018 tarihte yapılan seçimlerin sonuçları Azerbaycan toplumunun, uzun bir süre zarfında ciddi zorlukları başarıyla bertaraf ederek büyük beğeni toplayan Haydar Aliyev politikasına sadık kaldığını gözler önüne serdi. Kamuoyunda salt çoğunluğun lider olarak gördüğü Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkenin gelişmesi için gereken stratejik hedeflere başarıyla ulaşmak, Azerbaycan'ı en yakın dönemde modern ve gelişmiş bir devlete dönüştürmek yönünde azimle ve kararlılıkla çalışmaktadır. Kuşkusuz, bağımsız Azerbaycan'ı önümüzdeki sürede daha büyük başarılar beklemektedir.

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...