THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Millî Mücadele Döneminde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri: Atatürk ve Nerimanov Şahsiyetleri

Millî Mücadele Döneminde Türkiye-Azerbaycan İlişkileri: Atatürk ve Nerimanov Şahsiyetleri
29 Ekim 2019

Siyasi olayların karmaşıklığının, politik kimliklerin farklılıklarının bol olduğu bu süreçte, yani XX. Yüzyılın 20`li yıllarında Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde iki isim Atatürk ve Nerimanov şahsiyetleri belirleyici oldular. Bu iki isim aynı tarihte, "fakat farklı zeminde, ülkelerinin bağımsızlığı, milletlerinin mutluluğu ve refahı için mücadele etseler de, benzer yönleri olduğu kadar, doğal olarak farklı yönleri de vardır. İkisi de dönemin temel problemi emperyalizme karşı mücadele etmelerine rağmen, mücadele yöntemleri ve seçtikleri yol farklıydı. Aynı milletin evlatları ve milli kimliklerinin farkında oldukları halde, dünya görüşleri oldukça farklıydı. Bu farklılıklar, onların ortak olan milli kimliklerine sahip çıkmalarına ve zamanı geldiğinde birbirlerine yardımcı olmalarına asla engel olmadı".

Türkiye-Rusya ilişkileri: küresel jeopolitikada güç dengesi ve Soçi mutabakatı

Türkiye-Rusya ilişkileri: küresel jeopolitikada güç dengesi ve Soçi mutabakatı
25 Ekim 2019

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Soçi ziyareti jeopolitik açıdan ciddi önem arz ediyor. Analistler, Putin-Erdoğan görüşmesini birtakım hususlar açısından dünya politikasında güç dengesini değiştirebilecek olay gibi nitelemeye çalışıyorlar. Bu öngörü ilginç bir şekilde doğrulanmış oldu. Soçi'de Putin ve Erdoğan, küresel jeopolitika ve Orta Doğu'nun geleceğiyle ilgili önemli fikir alışverişi yaptılar. Varılan mutabakatın Suriye'de durumun normalleşmesi açısından önemli rol oynayacağı ön görülüyor. Uluslararası kamuoyunun olaya tepkisi bu tezin önemini onaylıyor. ABD ve Avrupa, Soçi mutabakatıyla ilgili olumlu yönden değerlendirmede bulundu. Mutabakatın yükümlülüklerinin yerine getirilmesi durumunda sorunun tamamen ortadan kaldırılabileceği düşünülüyor. Bu bağlamda Türkiye'nin uluslararası alanda konumunun güçlenmesi büyük önem arz ediyor.

Cumhurbaşkanı'nın cevabı: İlham Aliyev'in Valday'da ifade ettiği tarihi tezler

Cumhurbaşkanı'nın cevabı: İlham Aliyev'in Valday'da ifade ettiği tarihi tezler
07 Ekim 2019

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen 16. Valday Uluslararası Tartışma Kulübü toplantısına katıldı ve uzun bir konuşma yaptı. İlham Aliyev, 15 dakikalık konuşmasında küresel ve bölgesel jeopolitikanın güncel gelişmeleri bazında Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin stratejik niteliğine, Ermenistan yönetiminin son dönemde ifade ettiği sorumsuz açıklamalara, Azerbaycan'ın kararlı tutumuna ve kazanılan başarılara yer verdi. Rusya ile iş birliğinin çeşitli yönleri üzerine değerlendirme yapan Azerbaycan Cumhurbaşkanı, bu sürecin hızlı gelişiminden yana olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Yukarı Karabağ sorunuyla ilgili söylediği popülist ifadelere gereken cevabı vermesi özellikle büyük ilgiye neden oldu. Katılımcılar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın anlamlı konuşmasını özenle dinlediler.

Avropa Birliği-Azerbaycan ilişkileri: Doğu Ortaklığı ve yeni stratejik iş birliği modeli

Avropa Birliği-Azerbaycan ilişkileri: Doğu Ortaklığı ve yeni stratejik iş birliği modeli
04 Eylül 2019

Avrupa Birliği (AB) ve Azerbaycan arasında iş birliğine ilişkin yeni belgenin yapımıyla ilgili bazı konular bir süredir aktif bir polemiğe konu olmuş durumdadır. Bu noktada bazı yaklaşımlar ifade ediliyor, bazen birbiriyle zıtlık oluşturan tezlere bile rastlanıyor. Oysa Bakü, temkinli ve gerçeği yansıtan aktif tutum sergiliyor, ortaklık anlaşmasıyla ilgili görüşmelerin yapıcı ortamda sürdürüldüğünü ifade ediyor. Bu bağlamda analistlerin önemli bir hususa dikkat etmeleri gerekiyor. Azerbaycan, diğer ülkelerle ve örgütlerle eşit hukuka ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerden yana bir tutum sergiliyor. Bu noktada egemenlik ve ulusal çıkarların gözetilmesi önemli bir ağırlık kazanıyor. Azerbaycan, AB'nin Doğu Ortaklığı programı çerçevesinde sunduğu iş birliği tekliflerinde bazı hususların kendisini tatmin etmeyişinden dolayı kendi iş birliği modelini serdetti. Bu yönde verimli görüşmeler sürdürülüyor.

Yeni stratejik plan: Brüksel'in olumlu ön görüleri

Yeni stratejik plan: Brüksel'in olumlu ön görüleri
03 Eylül 2019

Artık birkaç yıldır analistler Avrupa Birliği'nde (AB) olumsuz eğilimlerin hızlı bir artışa geçtiği yönünde söylemlerde bulunuyorlar. Örgütün çökebilmesi ihtimaline de yer veriliyor. Brexit örneği bu bağlamda sık sık hatırlatılıyor. Brexit'in diğer ülkelerin de AB'yi terketmesine yol açacağı yönünde ifadelere de rastlanıyor. Bu hususlar bazında AB'nin geleceğiyle ilgili olumlu bir stratejinin hazırlanması ilginç gözüküyor. Söz konusu plan 2024 yılına kadar AB'nin gelişme istikametlerini barındırıyor. AB'nin belirli alanlarda daha hızlı gelişme kaydedeceği söyleniyor. Bu söylemlerin gerçekten ne kadar başarılı olacağını şimdiden söylemek zordur. Fakat söz konusu planda AB üyesi olmayan, kendisiyle iş birliği yapılan ülkelerle de ilgili bazı hususların yer alması söz konusu belgeye duyulan ilgiyi önemli ölçüde artırıyor.

John Bolton'un Z gezisi: Ukrayna-Moldova-Belarus-Polonya seçiminin jeopolitik nedenleri

John Bolton'un Z gezisi: Ukrayna-Moldova-Belarus-Polonya seçiminin jeopolitik nedenleri
02 Eylül 2019

ABD Başkanı Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un Ukrayna, Moldova, Belarus ve Polonya gezisinin şeması görünüm ve şekil olarak Z harfina benziyor. Bu nedenle bazı analistler şu hususu Zorro filmleriyle de ilişkilendiriyorlar. Yani Amerikalı yetkili, söz konusu ziyareti sırasında mecaz anlamda bir Zorro damgası vurdu. Fakat bu söylenenler dışarıdan bakıldığında böyle görünebilir. Müzakerelerin asıl içeriğinin analizi Bolton'un umduğu şekilde görüşmeler gerçekleştiremediğini ortaya koymaktadır. Bolton, özellikle Minsk'te hayal kırıklığı yaşadı. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'yla neredeyse hiçbir konuda mutabakat sağlanamadı. Kiev ve Kişinev'de ise bir hayli derecede ortak tutum oluşturuldu. Bunun yanı sıra John Bolton, Varşova'da Ukrayna, Belarus ve Polonyalı temsilcilerle tekrar bir araya gelip bölgesel güvenlik konularını görüştü. Polonya'daki görüşmelerin Ukrayna-Moldova-Belarus müzakerelerinin bir bakıma devamı nitelikte olduğu anlaşılıyor.

Rusya-Türkiye: İdlib engeli ve yeni iş birliği imkanları

Rusya-Türkiye: İdlib engeli ve yeni iş birliği imkanları
29 Ağustos 2019

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Federasyonu'na ziyareti Suriye'nin İdlib bölgesinde durumun kritik noktaya geldiği aşamada gerçekleşti. Bu bölgede yaşanan sürecin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vladimir Putin'le telefon görüşmesi gerçekleştirerek iki liderin bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Bu durumda Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Rusya'yı ziyaret etmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a davette bulundu. Bu ziyaretin pek çok açıdan önemli olduğu ortaya çıktı. İki taraf, jeopolitik konuların yanı sıra askeri alanda iş birliği yönünde de fikir alışverişi yaptı. Ayrıca son model Rus savaş uçaklarının Türkiye'ye satılması imkanları da masaya yatırıldı. Bu bağlamda doğal olarak İdlib konusu ciddi biçimde ele alındı. Moskova ve Ankara genel anlamda anlaşmaya vardı. Fakat devlet başkanlarının, görüşmelerin içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi vermeyişleri ilgiye neden oldu.

OPEC+ formatı: Azerbaycan'ın enerji politikasının daha bir başarısı

OPEC+ formatı: Azerbaycan'ın enerji politikasının daha bir başarısı
21 Ağustos 2019

Kuşku yok ki bu süreç bölgesel sorunların çözümünde Azerbaycan'ın rolünün ve ağırlığının artmasına yeni bir olanak sağlıyor. Bu bağlamda Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun barışçıl yolla çözümü sürecinde arka bahçe konumundaki Ermenistan'ın çıkardığı birtakım kışkırtmaların da fazla sürmeyeceği izlenimi oluşuyor. Tüm dünya için büyük önem arz eden bir ülkenin – Azerbaycan'ın haklı tutumunun gözetilmesi artık bir zarurete dönüşmüştür. Bu gerçeğin büyük devletler tarafından idrak edilmesi gerektiğini özellikle vurgulamak lazım. OPEC+ formatı bu anlamda tüm dünya için önemli bir müzakere formatı olarak değerlendiriliyor.

Azerbaycan'ın dönem başkanlığı: Bakü, Bağlantısızlar Hareketi'ne yeni katkı sağlıyor

Azerbaycan'ın dönem başkanlığı: Bakü, Bağlantısızlar Hareketi'ne yeni katkı sağlıyor
16 Ağustos 2019

Geçtiğimiz yüzyılın ortalarında uluslararası ilişkiler sistemini düzenlemek için çeşitli mekanizmalara başvuruldu. Bu mekanizmalar sırasında 1955 yılında kurulan Bağlantısızlar Hareketi özel bir ağırlığa sahip. Örgütün resmi kuruluş tarihi Belgrad Konferansı'nın düzenlendiği 1961 yılı düşünülüyor. Bağlantısızlar Hareketi'nin başlıca görevini küresel çapta barış, istikrar, birlikte yaşama, adil iş birliği prensiplerinin yaygınlaşması oluşturuyor. Yaşananlar dünyada böyle bir örgüte ciddi ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. İtiraf etmek gerekir ki Soğuk Savaş'ın ardından Bağlantısızlar Hareketi'ne duyulan ilginin belli bir süre boyunca azaldığı görüldü. Ancak yaşanan süreçler tam tersi, XXI. yüzyılda uluslararası alanda söz konusu örgüte daha ziyade ihtiyaç duyulacağını ortaya koydu. Bu nedenle şimdi bahsi geçen örgütün güçlenmesinden yana tutum sergileyen ülkelerin sayı önemli ölçüde artmış durumdadır. 2019 yılı itibarile Bağlantısızlar Hareketi dönem başlanlığını iki yıl boyunca Azerbaycan yürütecektir.

Hazar Ekonomik Forumu: perspektif vaat eden yeni iş birliği formatı

Hazar Ekonomik Forumu: perspektif vaat eden yeni iş birliği formatı
14 Ağustos 2019

Hazar havzasının küresel jeopolitika için önemine ilişkin analistler tarafından birtakım tezler ifade edilmektedir. Bu coğrafyada Hazar havzasının güvenliğinin yanı sıra iş birliğinin de önemi kaydedilmektedir. 2018 yılında Hazar Denizi'nin hukuki statüsüne ilişkin yasal düzenlemenin ardından karşılıklı faydalı iş birliği imkanlarının da arttığı görüldü. Bu bağlamda Hazar Ekonomik Forumu bir iş birliği formatı olma özelliği açısından ilgiye neden olmaktadır. Türkmenistan'da yapılan Birinci Hazar Ekonomik Forumu'nda Hazar Denizi'ne kıyısı bulunan ülkelerin üst düzey temsilcilerinin yanı sıra bir takım devletlerin de heyetleri hazır bulundu. Bu husus bu tür iş birliği formatının küresel düzeyde ciddi destek bulabileceğini gösteriyor. Bu tezin Forum'da ifade edilen hususlar açısından önemli ölçüde mantıklı olduğu görülüyor. Bu bağlamda Birinci Hazar Ekonomik Forumu'nun jeopolitik, ekonomik ve güvenlik açısından analizini yapmağa karar verdik.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...