THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

OPEC+ formatı: Azerbaycan'ın enerji politikasının daha bir başarısı

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası teşkilatlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
4408
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakı, 21 Ağustos 2019 – Newtimes.az

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in girişimi: Enerji alanında önemli yenilik

Enerji politikası dünya için stratejik önem arz eden bir faktör olarak bilinmektedir. Günümüzde büyük devletler enerji alanında egemenliği elinde bulundurmak için ciddi bir mücadele yürütüyorlar. Son dönemde bu mücadele öylesine hız kazandı ki küresel çapta ciddi krizlerin meydana gelmesini neredeyse sözünü ettiğimiz faktörlerle ilişkilendiriyorlar. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri (ABD), en zengin enerji rezervlerine sahip ülkelerle ciddi bir rekabet içindedir. Bu bağlamda Amerika, daha ziyade Rusya, Avrupa Birliği, Suudi Arabistan, Venezuela, İran, Meksika ve diğer ülkelerin enerji politikalarını ciddi şekilde etkilemek için uğraşıyor.

Washington, öncelikle petrol ve doğal gaz fiyatlarını kendi çıkarlarına uyum sağlayacak şekilde ayarlamağa çalışıyor. Amerika bunun için kaya gazı (kayaç veya şeyl gazı) üretimini arttırıyor. Bu süreç genişlediğinde dünya piyasasında doğal gazın fiyatını Amerika belirleyecektir. Politika uzmanları bu bağlamda iki önemli hususa özellikle vurgu yapıyorlar. Öncelikle dünya piyasasında enerji taşıyıcılarının fiyatı gerçek talebe göre değil de daha ziyade jeopolitik ve politik faktörlerden dolayı değişme riskiyle yüzleşmiştir. Ayrıca bu tür durumlarda bağımsız devletlerin ulusal güvenliklerini sağlama alması için ek adımlar atması gerekliliği her geçen gün daha büyük önem arz ediyor.

Şu iki önemli husus doğrultusunda bir tarafdan büyük devletlerin birbiriyle rekabetinde risk faktörü güç kazanıyor, diğer taraftan Azerbaycan gibi bağımsız politika izleyen devletlerin enerji politikalarının yeni koşullara daha hızlı tepki verebilmesi gereksinimi doğuyor. Birinci konuyla ilgili oluşan durum iç açıcı değildir. ABD, Rusya, Çin, İran ve diğer büyük devletler enerji alanında nüfuz savaşlarını daha da aktifleştirmenin yanı sıra sıcak çatışmalardan da kaçınmıyorlar. Şimdi enerji alanında üç bölgede – Orta Doğu, Venezuela ve İran'da durum son derece kritik. Bu tür süreçlerin diğer ülkelerde de yaşanmayacağını kimse garantileyemez.

Tüm bu hususlar analistlerin daha dikkatli ön görülerde bulunmalarını gerektiriyor. Örneğin Ukraynalı politika uzmanı Aleksandr Ohrimenko, bu konuda şöyle yazıyor, "Şimdilik OPEC, dünya petrol piyasasında başlıca aktör olarak bilinmektedir. Örgüt dahilinde başlıca rolü Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkeleri oynamaktadırlar. Fakat dünya değişiyor. Önceki dönemlerde ABD, petrolün başlıca alıcısı konumundaydı. Oysa şimdi dünyada önemli miktarda enerji satışı gerçekleştiriyor. Gerçek anlamda ABD, OPEC ile ciddi bir rekabet yürütüyor ve önümüzdeki dönemde böylesine karışık bir ortamda OPEC'in dünya enerji piyasasında rolünün azalacağı tahmin edilebilir. Bu yüzden OPEC'in yenilenmesi gerektiğini düşünüyorum."

Bu tür değerlendirmeler 13. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC üyesi olmayan ülkeler (OPEC+) İzleme Komitesi toplantısının Bakü'de yapılması açısından önem arz ediyor. Ukraynalı analist, şu hususu Azerbaycan için olumlu bir gelişme olarak değerlendirmektedir. Çünkü Ohrimenko, OPEC'in dünya petrol piyasasında önemli aktör olduğu tezini savunuyor. Azerbaycan, OPEC+ formatının girişimcisi ve katılımcısıdır. Bakü'de düzenlenen 13. OPEC ve OPEC+ ülkeleri İzleme Komitesi toplantısında OPEC'in piyasadaki gelişme hızının analizi ve üretim performansına ilişkin Ortak Teknik Komisyo'nun (JTC) raporuna dayanan sunum gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra Ortak Teknik Komisyo'nun piyasanın dengelenmesine ilişkin tafsiyeleri de görüşüldü. Ayrıca komisyonun petrol üretiminin azaltılmasına ilişkin yükümlülüğünün gereğinin yapılması seviyesi de gözden geçirildi.

2016 yılında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Davos Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşma sırasında sözünü ettiğimiz formatın devreye girmesiyle ilgili girişimde bulunması bu tür müzakerelerin önemli yönlerinden birisini oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Aliyev, Davos Forumu'ndaki konuşmasında petrol üreticisi olan ülkelerin OPEC+ formatında toplantısının yapılması gerektiğine vurgu yaparak söz konusu formatın OPEC üyesi olan ülkelerle petrol üreten, fakat OPEC'e üyeliği bulunmayan ülkelerin ortak toplantısını düzenlemeğe imkan sağlayacağını belirtmişti. Cumhurbaşkanı, böylece enerji rezervlerinin üretimi ve ihracı, petrol fiyatları ve diğer konuların ortak toplantıda ele alınması şansının meydana geleceğini ifade etmişti.

Sürdürülebilir kalkınma yolunda: ulusal güvenliğin sağlanması

Bahsi geçen dönemde İlham Aliyev'in petrol fiyatlarının sabitlenmesi ve 70 dolar civarında tutulmasıyla ilgili hususlara ilişkin yorumlarda bulunduğunu muhakkak kaydetmek gerekir. Sonraki gelişmeler bu hususların petrol fiyatlarının 60-70 dolar civarında kalmasında önemli rol oynadığını gösterdi. Kuşkusuz, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın bu süreçteki rolünün özellikle kaydedilmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı Aliyev'in verimli teklifleri ve bulunduğu girişimler dünya enerji piyasasında sabitlenmenin sağlanmasına ciddi katkı sağladı.

Bakü'de OPEC+ iş birliği çerçevesinde toplantının yapılması az önce belirtilen hususlar doğrultusunda özel bir anlam ifade ediyor. Zira Azerbaycan, dünya için faydalı olan bu sürecin girişimcisi ve aktif katılımcısı vasfında küresel enerji arz güvenliğine önemli katkı sağladığını bir kez daha onaylamış oldu. Dünya çapında petrol fiyatlarının gerçek teklife uygun şekilde oluşturulması küresel ekonominin kalkınmasında önemli rol oynamaktadır. Bu husus dünyada sürdürülebilir kalkınmanın oluşmasına da önemli katkı sağlıyor.

Küresel çapta sürdürülebilir kalkınma konusunun BM'nin 2030 yılına kadar stratejik kalkınma teorisinin önemli maddelerinden birisini oluşturduğunu hepimiz biliyoruz. Nitekim Azerbaycan Cumhurbaşkanı, gerçek anlamda dünya nüfusunun genel refahına hizmet edebilen bir girişimde bulunmuştur.

Analistler, bu hususu Azerbaycan devletinin önemli başarılarından birisi olarak değerlendiriyorlar. Net söylersek, Azerbaycan, bağımsız devlet oluşumu stratejisinde iş birliği, eşit hukuk, adalet ve karşılıklı fayda ilkelerine dayanan ilişkilerin kurulması ve gelişmesi için çalışmaktadır. Bakü'nün yürüttüğü dış politikada barış ve iş birliği önemli noktaları oluşturuyor. Bahsi geçen iki hususun günümüzde devletler için büyük önem arz ettiğini itiraf etmek gerekir. Çünkü dünyadaki karmaşık bir aşamada gerçekten verimli iş birliğinden yana politika izleyen devletlerin varlığı çok önemlidir.

Azerbaycan yönetiminin, ulusal güvenliğin sağlanması için enerji politikasını en iyi derecede kullanması konunun diğer bir önemli hususunu oluşturuyor. Zamanı geldiğinde ve gerektiği kadar hassasiyet sergileyerek OPEC'le yapılan iş birliği doğru strateji seçiminin belirtisidir. Bu başarının arkasında sadece ulusal çıkarların sağlanması ve milli güvenlik sorununun çözülmesi duruyor. Milli güvenlik günümüzde bağımsızlığını yeni kazanan tüm ülkeler için önemli faktördür. Milli güvenliğin sağlanması için diplomasi ve politika seçiminin doğru belirlenmesi gerekiyor. Azerbaycan yönetimi, bu görevin üstesinden başarıyla geliyor.

Böylece enerji dünyası için stratejik öneme haiz daha bir toplantının Bakü'de yapılması Azerbaycan'ın jeopolitik ve jeoekonomik tutumunun güç kazanmasının belirtisidir. Azerbaycan, gerçek anlamda dünya çapında enerji politikasının hareketliliğini ciddi biçimde etkileyen bir ülkeye dönüşmüştür. Bu husus Azerbaycan'ın, ulusal çıkarlarını daha geniş ölçekte sağlayabilmesi anlamına geliyor. Aynı zamanda bölgenin lider devleti konumundaki Azerbaycan'ın, tüm alanlarda söz sahibi olduğu herkesçe bilinmektedir.

Kuşku yok ki bu süreç bölgesel sorunların çözümünde Azerbaycan'ın rolünün ve ağırlığının artmasına yeni bir olanak sağlıyor. Bu bağlamda Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun barışçıl yolla çözümü sürecinde arka bahçe konumundaki Ermenistan'ın çıkardığı birtakım kışkırtmaların da fazla sürmeyeceği izlenimi oluşuyor. Tüm dünya için büyük önem arz eden bir ülkenin – Azerbaycan'ın haklı tutumunun gözetilmesi artık bir zarurete dönüşmüştür. Bu gerçeğin büyük devletler tarafından idrak edilmesi gerektiğini özellikle vurgulamak lazım. OPEC+ formatı bu anlamda tüm dünya için önemli bir müzakere formatı olarak değerlendiriliyor.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...