THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Hükümet başkanlarının Aşkabat Zirvesi: BDT'nin perspektiflerinin müzakeresi

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası teşkilatlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
3769
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 7 Haziran 2019 – Newtimes.az

Türkmenistan başkentinde Bağımsız Devletler Topluluğu'na (BDT) üye ülkelerin hükümet başkanlarının toplantısı yapıldı. Toplantıda BDT için büyük önem arz eden konular ele alındı. Verimli müzakelerin yapıldığı toplantı çerçevesinde çeşitli alanları kapsayan dokuz anlaşma imzalandı. Bu anlaşmalarda örgüte üye ülkeler arasında iş birliğinin birtakım hususları ifade edilmiştir. Bu hususlar sırasında transit imkanlarının derinleştirilmesi ve fikri mülkiyetin korunması politika uzmanlarının ilgisini çekti. Bahsi geçen meseleler tüm dünya için güncel konular olarak görülmektedir. BDT'ye üye ülkeler arasında ilişkilerin derinleşmesinde bu hususlar büyük rol oynamaktadır. Bu açıdan verimli fikir alışverişinin yapıldığı toplantının birtakım jeopolitik özelliklerine değinmekte fayda olduğunu düşünüyoruz.

Yeni iş birliği düzeyine ulaşma: üye ülkeler için güncel konu

BDT Hükümet Başkanları Konseyi Aşkabat Zirvesi, yeteri kadar verimli olmasıyla  ilgi çekti. Gündemdeki tüm konularda anlaşmaya varıldı. Toplantıda Azerbaycan'ı Başbakan Novruz Mammadov'un başkanlığında heyet temsil etti. Azerbaycan heyeti,  müzakerelere aktif şekilde katıldı ve ülkenin çıkarlarını kararlılıkla savundu. Politika uzmanları, BDT ülkeleri hükümet başkanlarının, örgütün geleceği açısından önemli konuları ele aldıklarını belirtmektedirler.

Öncelikle katılımcılar, BDT'nin kaderi konusunda fikir alışverişi yaptılar. Örgütün günümüzde hızla değişen jeopolitik ortamda daha hızlı ve kapsamlı faaliyet yürütmesinin gerekliliğine vurgu yapıldı. BDT'nin, dünya çapında kendi tutumunu sağlama alması için günümüz taleplerini dikkate almak zorunda olduğu ifade edildi. Türkmenistan Cumhurbaşkanı, bu açıdan örgütün Kuzey-Güney ve Doğu-Batı istikametlerinde ulaştırma imkanlarını pekiştirmesi gerektiğini kaydetti. Bu bağlamda Azerbaycan'ın, Orta Asya-Hazar-Karadeniz hattında entegrasyona hizmet eden süreçlere katkı sağlayan girişimlerinin de desteklenmesi gerekmektedir. Bu Asya-Avrupa ilişkilerinin topyekun yeni düzeye ulaşması için ciddi bir katkı sağlayabilecek girişim özelliği taşımaktadır. BDT'nin, Bakü'nün bahsi geçen adımına destek vermesi lazım.

BDT için jeopolitik ve dış politika açısından önemli olan diğer mesele üye devletlerin uluslararası örgütler çerçevesinde faaliyetlerinde koordinasyonun sağlanmasıyla ilgilidir. Özellikle BM ve AGİT gibi örgütlerde karşılıklı ilişkiler prensibi doğrultusunda faaliyete daha fazla önem verilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda terör, köktencilik, uyuşturucu kaçakcılığı, siber saldırılara karşı mücadele, bilgi güvenliğinin sağlanması ve diğer konularda ortak faaliyet yürütmenin önemi kaydedildi. Konunun bu yönü Azerbaycan için de büyük önem arz ediyor.

Fakat sorun şu ki Ermenistan işgalci politika yürütmeğe devam ettiği sürece BDT dahilinde az önce kaydedilen koordinasyona dayalı faaliyetin sağlanması imkansız gözüküyor. Gerek BM, gerekse de AGİT'in aldığı kararların gereğini yerine getirmeyen, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü ihlal eden bir ülke ile dış politika alanında koordinasyona dayalı faaliyet yürütmek ne kadar doğru olabilir ki? Bu nedenle Aşkabat'ta ifade edilen bu tür tezlerin gerçekleşmesi için gereken ortamın oluşturulması büyük önem arz ediyor. Ermenistan'ın, işgal politikasına son verip askeri birliklerini ilhak ettiği bölgeden geri çekmesi bu yönde atılan ilk adım olabilirdi. Maalesef bu konu Aşkabat Zirvesi'nde ele alınmadı.

Hükümet başkanları toplantısında birtakım önemli kararların alınmasının doğal olarak alkışlanması lazım. Zirve çerçevesinde dokuz anlaşma imzalandı. Bu anlaşmalar gümrük idarelerinin faaliyeti, ulaştırma imkanlarının artırılması, anti terör merkezinde kadro değişikliği, müze faaliyetlerinde iş birliği, bilimsel araştırmalar alanında iş birliği, ürünlerin gümrük kontrolünden geçidine ilişkin yasalarda değişiklik yapılması, fikri mülkiyet ürünleri için gümrük kontrolü mekanizmasının geliştirilmesi, yenilikçi iş birliğinin geliştirilmesi ve üretici ülkelerin belirlenmesi kuralları ve diğer alanları kapsıyor. Bu alanlar ilgili kuruluşların işlevselliğinin geliştirilmesi açısından  çok önemlidir. Bu anlaşmaların uygulanması olumlu sonuçlar doğurabilir. Politika uzmanları, bu noktada birtakım hususlara özellikle vurgu yapıyorlar. Örneğin, kapsamlı araştırmalarla ilgili ve yenilikçi iş birliği bu türden hususlar olarak belirtiliyor. İki konu da günümüz talepleriyle doğrudan ilgilidir.

İntelekt ve inovasyon: iki önemli faktörün korunması

Politika uzmanları, yenilikçi kalkınmaya ilişkin programların tertip edilmesinin BDT ile ilgili ifade edilen karamsar ön görülerin hiçbir temele dayanmadığını ortaya koyduğunu belirtmektedirler. Başka bir deyişle BDT'nin potansiyelinin bitmek üzere, örgütün geleceğinin ise belirsiz olduğu yönünde birtakım tezler ifade ediliyordu. 2030 yılına kadar yenilikçi kalkınmanın planlanması bu ön görülerin asılsız olduğunu onaylamaktadır.

İnovasyonlar çağdaş toplumlar için son derece önemli faktöre dönüşmüştür. Kalkınmanın inovasyona dayalı olması tümüyle yenilikçi yaklaşım gerektirir. Bunun gerçekleşmesi BDT ülkelerinin ortak faaliyetinde etkili yenilenmeler sonucunda mümkün olabilir. Bu açıdan yenilikçi gelişmeye özen gösterilmesi ciddi altyapı, yapısal, araştırma ve hızlı faaliyet mekanizmalarının oluşturulmasını ön görüyor. Bu tür önemli hedeflere ulaşılması ise kapsamlı programlar gerçekleştirildiğinde olumlu sonuçlar verebilir.

Bu bağlamda temelli araştırmalar alanında iş birliğinin derinleştirilmesi önemli husus olarak gözüküyor. Bu gerçek anlamda BDT çerçevesinde bilim alanında ortak faaliyet mekanizmasının oluşturulması anlamına geliyor. Doğal olarak onun gerçekleştirilmesi pek kolay bir mesele de değildir. Aynı zamanda bunun için büyük mali kaynak gerekmektedir. Fakat teorik olarak bu yönde ortak faaliyet programlarının oluşturulması ve somut projelerin gerçekleştirilmesi çok önemlidir. Pratikte üye devletlerin bu yönde ne denli kararlı oldukları görülecektir.

Politika uzmanları, az önce kaydedilen hususlar doğrultusunda fikri mülkiyetin korunmasının önemine özellikle vurgu yapıyorlar. Aşkabat'ta hükümet başkanları, bu konuyu iki yönde ele aldılar. Birinci husus doğrudan fikri mülkiyetin korunmasını ön görüyor. Bu mesele tüm dünya için önem arz ediyor. BDT'ye üye devletlerin fikri mülkiyetinin korunması ise ülkelerin her birinde keşifler ve keşiflerin muelliflik hukukunun korunmasıyla ilgilidir. Bu bahsi geçen alanda yeni teknolojilerin yasal şekilde uygulanması için ek imkanlar sağlıyor.

Bu bağlamda gümrük kontrol kapılarında fikri mülkiyet kategorisine ait ürünlerin kontrolü mekanizmasının geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Aşkabat'ta bahsi geçen konulara ilişkin iki belge kabul edildi. Bu gelişmeler doğrultusunda BDT'ye üye devletlerin bu yönde adımlar atması beklenebilir.

Aşkabat Zirvesi'nde güncel konular arasında ulaştırma-transit imkanının geliştirilmesini de özellikle kaydetmek gerekir. Göründüğü üzere üye devletler birtakım uluslararası projelerde aktif şekilde yer almak için kararlı bir tutum sergiliyorlar. Özellikle "Bir Kuşak, Bir Yol" uluslararası projesinin coğrafi açıdan BDT ülkeleriyle doğrudan bağlantılı olduğu bilinmektedir. Başlagıcını Çin'den götüren ve Avrupa'ya giden yol üzerinde birkaç BDT üyesi bulunuyor. BDT'ye üye devletlerin Çin'in girişimcisi olduğu bu projede kendi inisiyatifleri doğrultusunda yer aldıkları herkesçe bilinmektedir. Fakat bu devletler BDT üyesi oldukları için söz konusu ülkelerin belirli faaliyetlerle ilgili koordinasyon ve hukuki açıdan düzenlemeler yapmaları gerekmektedir.

Böylece hükümet başkanlarının Aşkabat Zirvesi'nin verimli olduğunu söyleyebiliriz. Toplantıda alınan kararlar gerçekleştirildiğinde BDT daha güçlü yapıya ve işlevsel olanaklara sahip olacaktır. Fakat bunun yanı sıra şimdiden dikkat edilmesi gereken ve büyük öneme haiz hususların da bulunduğunu göz ardı edemeyiz. Bu sırada BDT'ye üye ülkeler arasında sorunların olduğunu özellikle kaydetmek gerekir. Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorunu çözüme kavuşmadan iki ülkenin BDT üyesi olarak iş birliği yapması mümkün değildir. Azerbaycan, işgalci politika yürütmesi nedeniyle Ermenistan'ı tüm bölgesel projelerin dışında tuttu. Ermenistan ordusu, işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmediği sürece bu durum devam edecektir. Bu yüzden kabul edilen kararlar ne denli güncel ve perspektifli olsalar bile sorun çözüme kavuşmadan bahsi geçen kararların uygulanması imkansız gözüküyor.

Bu noktada mantıksal açıdan şu sonuca varılabilir: Aşkabat Zirvesi, BDT alanında sorunların çözülmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Ayrıca BDT'nin bu yönde faaliyetini güçlendirmesi gerekiyor. Örgütün tüm programlarının geleceği sorunun çözümüyle bağlantılıdır. Bu konuyla ilgili Aşkabat'ta herhangi bir belge imzanmadıysa da, meselenin her zaman aktüel olduğu bir kez daha görüldü.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...