THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Doğu Ortaklığı Zirvesi'nin 10. yıl dönümü: Azerbaycan'la ilgili yalan haberlerin kaynağı

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası teşkilatlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
4547
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 24 Mayıs 2019 – Newtimes.az

Avrupa Birliği'nin (AB) Doğu Ortaklığı programının 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesinde devlet ve hükümet başkanları zirvesi gerçekleştirildi. Bu programın gerçekleşmesi hiç de kolay olmuyor. Zira jeopolitik açıdan birtakım karışık zorluklar meydana geliyor. Programın kendisinde de bazı konulara ilişkin belirsizlikler görülmektedir. Bunun dışında Ermenistan'ın, bu program çerçevesinde AB ülkelerini oyalamağa çalışması olumsuz tepkiye neden oldu. Oysa Azerbaycan, asosyatif üyeliğin eksik yönlerini somut verilerle ispatlayarak kendi iş birliği modelini hazırlamıştır. Brüksel, bu teklifi kabul etti. Şimdi bu yönde görüşmelerde sona yaklaşıldı. Tüm bu gelişmeler bazında zirvede kabul edilen belgeyle ilgili Ermenistan ve destekcileri, yeni bir çirkin kampanya başlatmak girişiminde bulundular. Asılsız iddialara göre AB, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tanımak istemediği için Bakü, nihai belgeye onay vermedi. Fakat işin aslı tamamen farklıdır. Bu bağlamda Doğu Ortaklığı'yla ilgili yapılan toplantının jeopolitik hususlarını ele almağa karar verdik.

AB-Azerbaycan: başarılı iş birliğine gölge düşürenler

Brüksel'de Doğu Ortaklığı Zirvesi'nin 10. yıl dönümü kutlandı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu nedenle Brüksel'de ziyarette bulundu. Yıl dönümü etkinlikleri ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın ziyareti basında büyük ilgi gördü. Fakat Doğu Ortaklığı'nın nihai bildirgesiyle ilgili şaşkınlığa neden olan bilgiler de yer aldı. Bu haberler genellikle Azerbaycan'la ilgilidir. O zaman şu sorunun cevaplandırılması lazım: Programda 6 ülke (Azerbaycan, Ermenistan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova ve Ukrayna) yer alıyor. Peki neden sadece Azerbaycan'la ilgili belirli manipülasyonların yapılmasına gayret ediliyor? Sanki programın katılımcısı olan ülkelerin hepsi için elverişli bir durum var da, bir tek Azerbaycan'ın sorunları bulunuyor.

Elbet şu soru sadece sağlam mantıksal düşünce doğrultusunda cevaplandırılabilir. Aynı zamanda AB-Azerbaycan ilişkilerinin gelişme süreci de birtakım hususları açık şekildegöstermektedir. Buna rağmen medyada alelacele analizler yapılıyor, yanlış sonuçlara varılıyor. Böylece bizlere dost olmak istemeyenlerin değirmenine su taşınıyor.

Azerbaycan, Doğu Ortaklığı programının katılımcıları arasında AB ile ilişkilerinin stratejik yönlerini kendisinin teklif ettiği program doğrultusunda belirleyen tek ülkedir. Bu son derece önemli politik ve diplomatik bir başarıdır. Bu başarının mimarı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'dir. Doğu Ortaklığı'nın, öncelikle bir girişim olarak 2009 yılında kullanıma sunulmasına rağmen Azerbaycan yönetimi, son derece kısa sürede bu program çerçevesinde ilerleme sağlamış, diğer ülkelerin büyük bir coşkuyla ileri atlayıp imzaladığı asosyatif üyeliğe katılmadı. Karşılığında ülkenin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğünün sağlanması sürecine daha uygun bir iş birliği modeli teklif etti. Böylece Brüksel, kendi yaklaşımının tümüyle yanlışlığını anlamış olmanın yanı sıra Azerbaycan'la görüşmeleri sürdürmeğe özen gösterdi.

Şimdi söz konusu anlaşmanın yüzde 90'lık bir bölümü tamamlandı. İki taraf, geride kalan yüzde 10'luk bölümü de tamamlamağı içtenlikle umuyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, bu bağlamda iyimser demeçte bulunarak "İnşallah" söylüyor. Azerbaycan'ın bu program çerçevesinde umut vaat eden, verimli ve ulusal çıkarların gözetildiği bir konumda olduğu açıkca görülebilir. Şimdi de bu bağlamda diğer ülkelerin tutumlarına göz atalım.

Mesela, Ermenistan'ın bu programda rolünün hangi düzeyde olduğunu sormak gerekir. Erivan, gürültülü ve kışkırtıcı açıklamalar dışında Brüksel'e başka bir şey sunamamıştır. Üstelik AB, son yıllarda Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne destek ifade eden hükümlere neredeyse her fırsatta belgelerinde yer veriyor. Bir önceki zirvede bu husus açık ve net biçimde ifade edilmiştir. Son olarak Vişegrad Grubu ülkelerinin Dışişleri Başkanları ve Doğu Ortaklığı ülkelerinin Bratislava'da gerçekleştirilen görüşmesinin ardından alınan bildirgede programa üye ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenliği kesin bir dille belirtilmiştir.

Diğer örnekleri de gösterebiliriz. Ancak bu mesele artık AB ve Azerbaycan arasında oluşabilecek bir sorun değildir. Konunun başlıca tarafı Azerbaycan aleyhine yürütülen enformasyon propagandasının sürdürülmesidir. Ermenistan, program çerçevesinde olumlu bir iş yapamadığı için şimdi de Azerbaycan'a karşı iftira ve yalana dayalı adımlar atmağa çalışıyor. Özellikle Bakü, AB ile sağlam prensipler doğrultusunda iş birliği yönünde büyük bir ilerleme kaydettiği için Ermenistan ve destekcilerinin zor durumda kaldıkları görülüyor.

Ermeni provokasyonu: korkaklık ve kıskanclıktan doğan yalanlar

Ermeniler'in bir sonraki yalanı AB'nin, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tanımak istemediği yönündeydi. Bu bağlamda Brüksel'de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yaptığı görüşmelerin içeriği Ermeniler'in asılsız haberlere dayalı provokasyonlarının hüsranla sonuçlandığını gösteriyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile yapılan görüşmede AB Konseyi Başkanı Donald Tusk Azerbaycan'ın, Avrupa Birliği'nin "güvenilir ve sorumlu bir ortağı" olduğunu belirtti. AB, ayrıca Azerbaycan'ın bölgedeki rolünü de takdir ediyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in,Doğu Ortaklığı programında yer alan ülkelerin devlet ve hükümet başkanları onuruna düzenlenen akşam yemeğinde konuşma yapması da bu açıdan ilginç hususların habercisidir.

Devlet başkanı, Azerbaycan'ın AB'ye üye ülkelerle doğrudan ilişkiler kurduğuna özellikle vurgu yaptı. Başka bir deyimle Azerbaycan, AB'nin dokuz üyesiyle stratejik ortaklık anlaşması imzalamıştır. Bunun dışında Cumhurbaşkanı Aliyev, AB'nin Azerbaycan'ın başlıca ticaret ortağı olduğunu da ifade etti. 

AB'ye üye ülkeler, Azerbaycan'a büyük hacimde yatırım yapıyorlar. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan topraklarının yüzde 20'nin Ermenistan'ın işgalinde bulunduğunu da ifade etti. Ayrıca bu sorunun 25 yılı aşkın bir sürede çözüme kavuşmadığını da sözlerine ekledi. Sorununsadece Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk normları temel alınarak çözümlenebileceğini açık şekilde dile getirdi. Bu açıdan Brüksel'de imzalanan Ortaklık Anlaşması da büyük anlam ifade ediyor. Tüm bu hususlar AB'nin, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü desteklediğini göstermektedir.

Buna rağmen Ermenistan, Azerbaycan-AB ilişkilerinde bir sorun oluşması için çirkin niyetinden asla vaz geçmiyor. Yıl dönümü zirvesinde sadece AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi adına kısa ve net bir belgenin hazırlanmasına karar verildi. Bahsi geçen belgenin 3. maddesinde Doğu Ortaklığı'yla ilgili hazırlanan önceki belgelerde yer alan tezlere sadıklık ve söz konusu hükümlerin gereğinin yapılması açısından bir kararlılık ifade edilmektedir (Bkz, Eastern Partnership foreign ministers' meeting: Chair's conclusions on the occasion of the Eastern Partnership 10th Anniversary / Consilium.europa.eu, 13 may 2019).

Politika uzmanları, bu hususun belgenın kısa olması ve tüm katılımcıların çıkarlarının dikkate alınması için yapıldığını iddia ediyorlar. Zirve başladığında belgenin tüm üyelerin katılımıyla hazırlanması ön görülüyordu. Ancak sonradan daha net ifade biçimi tercih edildi. Bu noktada herhangi bir husus aramak mantıksız olacaktır. Konunun başlıca özelliği şu ki Moldova, Ukrayna ve Gürcistan'ın toprak bütünlüğü ihlal edilmiştir. Lakin söz konusu belgede buna ilişkin net bir hususa yer verilmemiştir. Fakat kaydedilen hususlar tüm katılımcı ülkelerin toprak bütünlüğünün sağlanmasının AB için önemli olduğunu göstermektedir.

Aslında bu tür çirkin girişimler etkili bir politika izleyemeyen Ermenistan yönetimi için bir anlam ifade edebilir. Fakat gerçek olan şu ki işgalci Ermenistan ne yapsa da eninde sonunda Azerbaycan topraklarından çekilmek zorunda kalacaktır. Hiçbir uluslararası örgüt buna engel olamaz. Şimdi Ermenistan'da bu gerçeği anlamağa başladılar. Son dönemde Ermeni kamuoyunda gerilimin tırmanması ve Başbakan Nikol Paşinyan'ın tehlikelerden tekrar söz etmesi sıradan bir husus değildir. Ermeni toplumu, toprakları asıl sahibine geri vermek dışında başka bir yolu olmadığını idrak etmek zorundadır. Bu yüzden de Ermenistan'da politik gerilim artıyor.

Böylece tarafsız yaklaşıldığında Brüksel'de gerçekleştirilen Doğu Ortaklığı Zirvesi'nde Azerbaycan, kendi tutumunu yeteri kadar net biçimde ifade etti. AB de bunu kabul etti. Şimdi iş birliğiyle ilgili anlaşmanın tamamlanması beklenilmektedir. Bu tarihi olaya sevinenlerin yanı sıra kıskananlar, rahatsız olanlar vebunu istemeyenler de olacaktır. Bu nedenle Azerbaycan basınının sabırlı ve devlet çıkarları yönünden yaklaşım izlemeleri gerekmektedir. Aksi halde bazıları düşmanın enformasyon kışkırtmalarının kurbanına dönüşebilirler. Yaşananlar bu tür durumlarda kışkırtıcı güçlerin er yada geç ifşa edildiklerini gösteriyor. Doğu Ortaklığı Zirvesi'yle ilgili yer alan asılsız haberler de Azerbaycan'la AB arasında ortaklığa ilişkin yeni ikili anlaşmanın imzalanmasının ardından tarihin çöplüğüne atılmış olacaktır.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...