THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Yukarı Karabağ sorunu: Rusya Cumhurbaşkanı'nın Bakü ziyareti ve BDT Duşanbe Zirvesi doğrultusunda

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası teşkilatlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
3446
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 4 Ekim 2018 – Newtimes.az

Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümünün ne denli güncel olduğunu ispatlamağa gerek yok. Tüm dünya bu konunun hassasiyetini anlamış durumda. Maaleesef, Ermenistan yönetimi, sorunun barışcıl yolla çözüme kavuşmasının önemini idrak etmekte bir hayli zorlanıyor. Özellikle, Nikol Paşinyan hükümeti sorunla ilgili zıt fikirler ifade etmektedir. Bu bağlamda medyada Vladimir Putin'in Bakü ziyareti ve ardından Duşanbe'de Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri devlet başkanları Zirvesi'nin düzenlenmesi birtakım güncel konuları gündeme getirdi. Siyaset yorumcuları, Rusya Cumhurbaşkanı'nın Bakü'de ciddi açıklamalar yapmasıyla Paşinyan'ın Duşanbe'de İlham Aliyev ile konuşmak için gayret etmesi arasında bir bağlantının olup olmadığını yorumlamağa çalışmaktalar. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Duşanbe'de Ermenistan Başbakanı'yla konuşmağa onay verdi. Ermeniler, bundan pek memnun oldular. Ermeniler, bazı konularla ilgili mutabakatın sağlanmasını ileri yönde atılan adım olarak değerlendiriyorlar. Meydana gelen durumun Putin'in Bakü ziyareti ve BDT Duşanbe Zirvesi bağlamında nasıl bir manzara oluşturduğu konusuna değinmek istedik.

Ateşkes: Nikol Paşinyan neden memnun?

Rusya Cumhurbaşkanı'nın Azerbaycan'ı ziyareti etmesi ve ardından Erivan'a gitmemesi medyada çeşitli müzakerelere neden oldu. Ermenistan basınında siyaset yorumcuları, bu olayı tesadüf olarak görmemekte, arkasında Putin'in diplomatik manevrasının olduğunu söylemekteler. Uzmanlar, Rusya devlet başkanının bu tavrıyla Güney Kafkasya'da Kremlin'in jeopolitik önceliklerinde düzeltmeler yapılabileceği mesajını verdiği görüşündeler. Net olarak, Rusya için Azerbaycan'la işbirliği daha büyük jeopolitik anlam taşır. Hatta iki ülke arasında ilişkiler stratejik partnerlikten müttefiklik düzeyine ulaşabilir.

Gerçekten, Rusya Cumhurbaşkanı'nın Azerbaycan'da ziyarette bulunması ve İlham Aliyev ile görüşmeler gerçekleştirmesi ciddi politik önem arzetmektedir. Moskova, Bakü ile ilişkilerini yeni olumlu düzeye ulaştırmak konusunda kararlı gözüküyor. Putin, bu konuda başlıca prensibini de bilhassa kendisi Bakü'de dile getirdi. Rusya devlet başkanı bu duruma ilişkin "Rusya-Azerbaycan ilişkileri iki bağımsız devletin karşılıklı saygıya dayanan eşithukuklu işbirliğine dayanmaktadır" diye söyledi. Tüm meseleler bu kural doğrultusunda ele alınır. Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun çözümüne ilişkin müzakereler söz konusu prensipe uygun biçimde yürütülmektedir.

Bu tür sıcak ilişki bazında birtakım siyaset yorumcuları, Azerbaycan'ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'ne (KGAÖ) ve Avrasya Ekonomik Birliği'ne (AEB) üye olması perspektifine değinmekteler. Fakat bu yorumcuların tek taraflı düşünmekte olduğu veya Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin gerçek karakterini doğru anlamadıkları görülmektedir. Konunun başlıca özelliği Azerbaycan'ın tarihi topraklarını geri alması için büyük kardeş arayışı içinde olmayışına bağlı. Bakü, bağımsız dış politikası sayesinde doğal hakkını restore etmeğe çaba gösteriyor. Bunun için Bakü'nün her hangi askeri yahut jeopolitik-ekonomik örgüte üye olmasına gerek yok. Ülkenin gelişmesi her hangi örgütle işbirliğini güçlentirmeyi gerektirdiyi durumda gereken adımların atılması tamamen başka bir konu.

Şimdi meselenin bu yönü güncel olmamaktadır. Putin'in Bakü ziyaretiyle Duşanbe'de BDT üye ülkelerin devlet başkanları Zirvesi arasında belirli konularda kıyaslama yapmanın mümkünlüğü meselenin önemli kısmını oluşturmaktadır. Bu husus daha ziyade Yukarı Karabağ sorununa çözüm imkanları bazında büyük önem arz etmektedir.

Duşanbe'de İlham Aliyev'le Nikol Paşinyan'ın ayak üstü kısa söhbet etmesi medyada yer alan haberlerden ve birtakım resmi bildirilerden malum. Bu kısa görüşme Ermenistan Başbakanı'nın teşebbüsüyle gerçekleşti. Ardından N.Paşinyan, Twitter sayfasındaki paylaşımında Azerbaycan Cumhurbaşkanı'yla görüşmesinden memnuniyetle söz etti. Ermenistan Başbakanı, İlham Aliyev'in ateşkes rejimine uyum sağlanmasına onay vermesine çok sevindi. Fakat kendisi gerçek durumu tekrar tahrif ediyor. Çünkü ateşkes ihlallerinde bulunan ve bir daha böyle yapmayacağına ilişkin defalarca söz verse de sonunda yine verdiği sözü tutamayan taraf, Erivan'ın ta kendisidir. Ermenistan silahlı kuvvetlerinin orduların temas hattında sık sık karışıklıklar çıkarması durumunda Azerbaycan Ordusu, gereken cevabı vermek zorunda kalıyor.

Bu açıdan bakıldığında Paşinyan, durumu ters yönde sunmağa çalışmakla aslında kafasında bazı planlar kurmaktadır. Paşinyan, Ermeniler'in ateşkes ihlallerinde bulunmadıkları görüntüsünü oluşturmaya çalışmaktadır. Sonrasındaysa "nihayet, "işgalcı" Azerbaycan'ın ateşkese uymak zorunda kaldığı" izlenimi oluşturmak planlarını kuruyor: peki, Azerbaycan'ı bu yola kim "getirdi?". Tabii, "liberal", "sokak kahramanı" ve Ermenistan'ın bağımsızlığını "sağlayan" Nikol Paşinyan.

Sabırlı Bakü: Tarihi zafere doğru

Ancak biz gerçek durumu değerlendirebiliriz. Nikol Paşinyan, Azerbaycan yönetimiyle güç diliyle konuşmanın bir anlam ifade etmediğini idrak ediyor. Rusya gibi büyük devletin başkanı, Azerbaycan'la ilişkilerin eşithukukluluğa ve ulusal çıkarlara saygı doğrultusunda kurulduğunu söylüyor. Ayrıca Moskova, tüm alanlarda Bakü ile işbirliğini pekiştiriyor ve güçlendiriyor. Bu durumda Rusya'nın Azerbaycan'ın güç kaybetmesini istememesinin yanı sıra, tam tersi, Azerbaycan'ın tutumunun daha da güçlenmesini arzu etmesi aşikar. Çünkü her hangi bir devlet kendi partnerini güçlü ve sözünü tutan görmeli.

Bu basit örnekler Paşinyan'ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile irtibat kurmağa gayret etmesinin tamamen beklenen adım olduğunu gösteriyor. Ermenistan, işgal altında tuttuğu topraklardan eninde sonunda çıkartılacağına tamamen emin durumda. Rusya da bunu talep etmektedir. Ermeniler'in asıl yüzlerini saklı tutarak işgalci kuvvetlerini Azerbaycan topraklarından geri çekmenin tek akıllı yolu müzakere sürecidir. Duşanbe'de kısa görüşmenin Paşinyan'ı mutlu etmesi bu nedene dayanıyor. Paşinyan, bir yönden Ermeni silahlı kuvvetlerini Azerbaycan Ordusunun yıkıcı darbelerinden korumağa çalışıyor, bir diğer yöndense Ermeni toplumunda kendisinin kurtarıcı görünümünü oluşturmakla meşgul. Twitter sayfasında yazdığı "Başbakan olduktan sonra ilk kez rahat uyudum." ifadesi de bu amaca hizmet ediyor.

Bu düşünce bağlamında Putin'in Bakü ziyaretiyle Duşanbe'de Yukarı Karabağ konusunda kısa müzakerenin yapılması arasında bağlantı görebiliriz. Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin gelişme hızı BDT çerçevesinde de Bakü'nün konumunu güçlendirmektedir. Ermenistan, BDT dahilinde umduğu tektaraflı desteği alamıyor. Son olaylar hiçbir BDT üyesinin Ermenistan'la Erivan'ın umduğu biçimde ilişki kurmağı düşünmediğini gösterdi. Bu yüzden Erivan, önceden dile getirdiği birtakım taleplerini reddederek Azerbaycan'la anlaşmak için çaba göstermek zorundadır. Aksi takdirde Ermenistan'ı büyük felaket beklemektedir.

Kuşkusuz, Paşinyan'ın bu tür davranmasında Putin'in Bakü'de seslendirdiği açıklamaların etkisi büyük. Ermenistan Başbakanı, ciddi gerçekle yüz-yüze kalmış durumda: verimsiz tutumundan geri adım atmalı veya güçlü darbe altında kalmalı. Hangi yolu seçeceği Erivan'ın kendi meselesi.

Konunun ilginç yönü Ermeni basınının gerçek durumu bir kez daha değişik biçimde sunmağa özen göstermesi. Yayınlanan yazılarda Duşanbe'de kısa görüşme Paşinyan'ın diplomasi alanında başarısı gibi sunulmağa çalışılıyor. Erivan'da yayın kuruluşları Paşinyan-parlamento geriliminde Başbakan'a puan kazandırmağa gayret ediyorlar. Bunun geçici olduğunu herkes biliyor. O yüzden Paşinyan'ın "Duşanbe show"unun abartılmasının fazla sürmeyeceği kanaatindeyiz. Paşinyan'ı işte bu konuda eleştirmeğe başlayacakları fazla sürmeyecek.

Konunun asıl niteliği Azerbaycan'ın kendi politikasını kararlılıkla yürütmesi. İlham Aliyev, sorunun Azerbaycan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün sağlanması, sınır hattının dokunulmazlığı prensibi doğrultusunda çözümünden yana olduğunu hep beyan ediyor. Azerbaycan diplomasisi bu yönde tam gücüyle çalışmaktadır. Bakü, AGİT Minsk üçlüsü çerçevesinde ve uluslararası örgütlerin kabul ettiği kararlar doğrultusunda hareket etmeğe önem veriyor. Sorunun çözümüyle ilgili arabulucuların ve uluslararası örgütlerin kararlarında yer bulan prensiplere uyulması için Azerbaycan elinden geleni yapmaktadır. Duşanbe'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın iradesinin üstün olduğu ortada. Ermenistan, sakin olmak dışında hiçbir seçeneğinin kalmadığını anlamış olmalı.

Tüm bu söylenenlerin yanısıra, Bakü'nün asla taviz vermeyeceği bir konu bulunmaktadır – toprak bütünlüğünün sağlanması. Bu Azerbaycan topraklarında ikinci Ermeni devletinin kurulamayacağı anlamına geliyor. Ayrıca gerek sözde "Yukarı Karabağ cumhuriyeti"nin yasallaştırılması, gerekse de işgalcı ülkeye bir adım toprağın bile verilmesi tamamen imkansız. Erivan, bu şartlara uymazsa, o zaman savaş kaçınılmaz olacaktır.

Nihayet, Paşinyan'ın Duşanbe Zirvesi'nin ardından çabucak Yukarı Karabağ'daki bölücü rejimin yönetiminde bulunan teröristi arayıp tebriklerini iletmesi ucuz tebligattan başka birşey değildir. Bako Saakyan'ın eski Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın kadrosunda yer aldığını ve Paşinyan'ın bu grubu kendisine düşman ilan ettiği her kese malum. Bu nedenle Ermenistan Başbakanı kurşunu boşuna sıkmış durumda. Bako Saakyan gibi bölücüler Yukarı Karabağ meselesini Azerbaycan halkının ve ordusunun çözüme kavuşturacağını iyi biliyorlar. O yüzden kurşunu nerede, kime ve ne zaman sıkmak gerektiğine de Paşinyan karar vermiyor.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...

Dünya Kentleri