THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Azerbaycan-Türkiye "bir millet iki devlettir" – hiçbir kripto buna engel olamaz

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası teşkilatlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
1791
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 18 Ekim 2017 – Newtimes.az

Son zamanlar Türkiye'de belli yabancı güçlerin yönettiği bazı kişilerin attığı adımlar Azerbaycan'da halk tarafından endişeyle takip ediliyor. Zira, Eylül'de bir kaç Türkiye vatandaşının Ermeniler tarafından işgal edilen Azerbaycan'ın tarihi toprağı olan Dağlık Karabağ'a yasadışı gezisi, Ekim'de ise Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde başta Deniz Baykal olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) olan milletvekillerinin "Azerbaycan'da demokratik kurumların durumu" adlı eleştirel rapora ilişkin kararın lehine oy vermeleri büyük tartışmalara neden olmuştur.

Her zaman kardeş Türkiye'yi yanında hisseden Azerbaycan kamuoyunun haklı itirazına sebep olan bu olaylara alet olanların kimliğine baktığımızda ilginç manzaraya şahit oluyoruz. Bilindiği üzere, Azerbaycan ve Türkiye dünyada ikiz kardeşler adlandırılabilecek ve "bir millet iki devlet" politikasına sadık ülke olarak tanınıyorlar. Sevincimiz ve kederimiz birdir. Aynı zamanda belirtmeliyiz ki, tarih boyunca Azerbaycan ve Türkiye'nin dış düşmanlarının da ne içeriği ne de amaçları değişmemiştir. Bu nedenle yaşanan olayların tesadüfi olmadığını, bu sürecin hem Türkiye hem de Azerbaycan'a düşman konumda olan belli çevreler tarafından yönetildiğini unutmamak gerekiyor.

Bir süre önce Türkiye'den birkaç gazeteci ve siyasetçinin işgal altında tutulan Dağlık Karabağ gezisinin asıl mahiyetini anlamak için bu kişilerin kimliğine göz atmak gerekiyor. Türkiye'de "Hepimiz Ermeniyiz" kampanyasının öncülerinden olan bu insanların kripto-Ermeni kimliği kendisini net olarak göstermektedir. Diğer ilginç husus ise George Soros`un Türkiye'yi içerden zayıflatmak isteyen "hepisi Ermeniler"i finanse etmesi ile ilgilidir. George Soros`un Açık Toplum Vakfı, Türkiye`de etnik ve dini karşıdurma yaranması, "Batı Ermenistan" hayallerini gündemde tutulması yönünde çeşitli sivil toplum örgütlerini, üniversiteleri ve ayrı-ayrı bilim adamlarını finanse etmektedir. "Hepimiz Ermeniyiz", "Türkiye'nin Ermenilerden özür dilemesi" düşünce ve hareketinin Soros tarafından finanse edilmesi tesadüfi değildir. Onun kripto-Ermenilere yönelik politikası, Türkiye'de öncelikle Türkçülüğe karşı eğilimin teşvik edilmesine ve aynı zamanda kardeş ülke olan Türkiye ile Azerbaycan arasında kamuoyunda olumsuz hususların alevlenmesine yönelmiştir. Fakat bu sinsi planları yapanlar anlamalıdırlar ki, kardeşler arasına girilmez. Her iki ülkede bu tür provokasyonların ve kripto-Ermenilerin etkinliğinin nereden kaynaklandığı her düzeyde bilinen olgulardır.

Aynı zamanda, bu gezi, Azerbaycan için hangi anlamı taşıyorsa, Türkiye için aynı tehlikeli eğilimin devamı niteliğindedir. Çünkü yaşananlar ayrılıkçılık açısından Türkiye'yi de sırtından vuruyor. Türkiye vatandaşı olan kripto-Ermenilerin işgalci rejimin "yetkilileri" ile görüşünü teşkil edenlerin de "Batı Ermenileri Milli Kongresi" adlı sivil toplum örgütü olması tesadüfi değildir. Türkiye'ye karşı toprak iddiaları olan "Batı Ermenistan" projesinin yazarları Azerbaycan`da da ayrılıkçılığı destekliyorlar. Bu açıdan, yasadışı olarak Azerbaycan'ın işgal edilmiş bölgelerine sefer eden kişilerin yasal düzlemde cezalandırılması, Türkiye'de bölücülüğü alevlendiren güçlere verilmiş tutarlı bir cevap olacaktır.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde CHP`den olan milletvekillerinin "Azerbaycan'da demokratik kurumların durumu" adlı kararın lehine oy vermesi de karanlık hususların habercisidir. Bilindiği gibi yaşadığımız dönem çifte standartların, çeşitli fobilerin, özellikle de Batı'da İslamofobinin egemen olduğu bir dönemdir. Avrupa adeta ortaçağ dönemine geri dönmüştür. Dini kimlik, toplumu farklı kutuplara ayırmıştır. Böyle bir zamanda, başarıyla gelişmekte olan laik Müslüman devlet Batı'daki bazı çevreler tarafından kabul edilmemektedir. Azerbaycan ve Türkiye'nin özellikle bu model devlet yapısına sahip olması ise, ülkelerimizi topyekün saldırılara karşı koymaktadır. Bu nedenle Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde kabul edilen önyargılı karar da bu saldırının bir parçasıdır.

Belirtelim ki, son yıllarda kardeş Türkiye her zaman bu haksız yaklaşımın hedefi olmuştur. Bu nedenle CHP`li milletvekillerin Azerbaycan karşıtı kampanyaya koşulmalarının nedeni belli değil. Aynı zamanda bu yanlış karardan sonra ister Azerbaycan`da, isterse Türkiye'de milletvekilleri, bilim adamları, sıradan vatandaşlar uluslararası islamafobik şebekenin oyununu destekleyenleri kınıyorlar. Ancak, ilginçtir ki, Türkiye`de hem Adalet ve Kalkınma Partisi hem de Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri CHP`li meslektaşlarının bu kararını kınasalar da, CHP'den hiç bir tekpi olmadı. İnanmak isterdik ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir" ifadesini kurucusu olduğu parti üyeleri unutmamışlar.

Arastü Habibbeyli

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi

Dış Politika Meseleleri Daire Başkan Yardımcısı

Twitterde izlemek için@AHabibbayli

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka
03 Kasım 2017 Anadolu Ajansı

Türkiye-Azerbaycan: Savunma iş birliğinden askeri ittifaka

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağları Güney Kafkasya stratejik dengesini değiştirecek bir askeri ittifak haline gelmiş durumda.

Daha...
Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou
13 Ekim 2017 Mediapart

Conflit au Karabagh, où l'urgence de rendre à Bakou ce qui appartient à Bakou

Je reviens du Karabagh. S'il y avait bien un lieu au monde où je n'aurais jamais pensé aller, c'est bien dans ce Caucase incertain et méconnu.

Daha...

Dünya Kentleri