THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

ABD-Azerbaycan-Türkiye İlişkileri: Yapıcı İşbirliğinin Geliştirilmesi

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası teşkilatlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
3985
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 28 Kasım 2016 – Newtimes.az

Başkanlık seçimlerinden sonra Amerika'nın dış politikasında mümkün değişiklikler hakkında uzmanlar görüş bildiriyorlar. Bu sırada Washington'un Azerbaycan ve Türkiye yönünde atabileceği adımlar üzerinde duruyorlar. Bu zaman bir hususa dikkat çekiyorlar ki, Donald Tramp hatta bazı Avrupa devletleri başkanlarından önce Azerbaycan ve Türkiye yönetimi ile telefon konuşması yapmış. Üstelik ABD'nin yeni Başkanı her iki ülke ile işbirliğini daha da geliştirmek niyetinde olduğunu açık söyledi. Bunlara uzmanlar çeşitli değerler vermişler. Ermeni uzmanların ise kıskançlığı ve taraflılığı aydınca hissediliyor. Onlar Amerika'nın bölgede iki Müslüman ülkesine ağırlık vermesini sindiremiyorlar. Ama gerçek budur ve Azerbaycan`la Türkiye bağımsız siyaset yürütüyor, tüm devletlerle eşit yapıcı işbirliğini tercih ediyorlar.

Azerbaycan'ın Bağımsız Politikası: Trump Beğenisini Belirtti

Dünya siyasetinde gözlemlenen ciddi değişiklikler fonunda Güney Kafkasya'nın jeopolitik öneminin daha da arttığını görüyoruz. Uzmanlar ABD'deki başkanlık seçiminden sonra bu eğilimin daha da güçleneceği kanaatindedirler. Bunun birkaç jeopolitik nedeni vardır. Öncelikle Batı'nın enerji güvenliğinin sağlanmasında bu bölgenin hissedilecek rol oynadığına dikkat çekiyorlar. Diğer konu terörle mücadele ile ilgilidir. Amerika bu yönde çabalarını artırmayı planlıyor. Nihayet, Beyaz Saray için güvenilir ortaklarının olması önemli şarttır.

Şüphesiz, Amerika'nın dış politikasının tüm inceliklerini bir yazıda analiz etmek mümkün değil. Ancak yukarıda vurgulanan hususlar üzere Washington'un atabileceği adımlar üzerinde durmak mümkündür. Her şeyden önce, analistler küresel politikadaki risklerden ABD'nin nasıl sigortalanmak istediğini anlamaya çalışıyorlar. "Realpolitik" taraftarları daha sert dış politika yürüterek her yerde Amerika'nın çıkarını savunmayı öneriyorlar. İdealistler ise Amerikan değerlerini yaymayı tercih ediyor, ancak bu zaman engel çıkması durumunda, askeri güç uygulamayı istisna etmiyorlar. Henry Kissinger bu iki yaklaşımın sentezini bulmak fikrini ileri sürdü. Somut olarak, Washington kendi jeopolitik çıkarları ile değerlerini birbirine uyarlayarak dünyaya kabul ettirmelidir. Joseph Nye ise bu amaca ulaşmak için "yumuşak güç"le "sert güç"ün sentezi olan "akıllı güç"ü uygulamak fikrini ileri sürdü.

Şimdi analistler D.Trump`ın bu yaklaşımlardan hangisine öncelik vereceği ile ilgili tahliller yapıyorlar. Bekleniyor ki, Amerika'nın yeni yönetimi "realpolitik"le idealizmin sentezini tercih edecektir. Bu ise o demektir ki, önceki dönemlerden farklı olarak, her bir bölgede gerçek güce sahip güvenilir devletlerle işbirliğine daha fazla yer verilebilir. Burada önceki aşamalarda olduğu gibi, dini bağnazlığa yer olmamalıdır. Böyle olursa, Washington'un politikaları tüm dünyada fiaskoya uğrayacak. Onun gerçeği dikkate alarak dış politika yürütmek planı boşa çıkacak.Artık Washington'un daha gerçekçi davranma hattına eğildiğini gösteren belirtiler kendini gösteriyor.

Bu bağlamda bazı uzmanları ABD'nin Türkiye ve Azerbaycan siyaseti daha çok ilgilendiriyor. Onlar Amerika'nın yeni başkanının bu ülkelerin yöneticileri ile iletişimini değerlendirmeye çalışıyorlar. İlginçtir ki, D.Trump hem İlham Aliyev, hem de Recep Tayyip Erdoğan'la artık telefonla konuştu. Üstelik bunu bazı Avrupa devletlerinin başkanları ile bağlantı kurmadan önce etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile görüşmesinde Amerika'nın Devlet Başkanı işbirliğinin geliştirilmesine sıcak baktıklarını özel vurguladı. D.Trump ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev hakkında çok hoş sözler duyduğunu dile getirdi (bkz.: Переговоры Ильхама Алиева и Дональда Трампа: значимость Азербайджана для США растет / "Day.az", 21 Kasım 2016).

Tabii ki, bu ilişki Washington'un Azerbaycanla yapıcı işbirliği düzleminde ilişkileri geliştirmek isteğini ifade ediyor. Bazı çevrelerin, özellikle Ermenilerin beklediğinin aksine, Amerika'nın yeni Cumhurbaşkanı da Azerbaycan Devlet Başkanı'na bir siyasetçi ve devlet yöneticisi olarak büyük saygısını ifade etti. Üstelik bunu Ermenistan yönetimi ile iletişim kurmadan önce etti.

Ankara ve Bakü: Amerika'nın Daha Çok İlgi Gösterdiği Adresler

Böyle anlaşılıyor ki, ABD Azerbaycan yönetimi ile işbirliğini yeni bir seviyeye yükseltmekte kararlıdır. Bu tutumu Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Bakü'de görüşürken ABD Dışişleri Bakan yardımcısının Avrupa ve Avrasya konularında Yardımcısı Hanım Bridget Brinki de göstermiştir. Amerikan yetkilisi "ülkelerimiz arasında başarılı işbirliğinin ABD'nin yeni yönetimiyle de devam etdirileceğine umutlu olduğunu" belirtti (bkz.: Prezident İlham Əliyev ABŞ dövlət katibinin köməkçisinin müavinini qəbul edib / AZƏRTAC, 22 Kasım 2016).

Uzmanlar Washington'un Azerbaycanla enerji, terörle mücadele, güvenlik, ekonomi, ulaşım, savunma ve başka alanlarda işbirliğini yeni seviyeye yükseltmek niyetinde olduğunu vurguluyorlar. Bunun için geniş imkanlar olduğu ayrıca belirtiliyor. Yani uzmanlar ABD'nin önceki yöneticilerinin bazı durumlarda yol verdikleri peşin hükümler ve asılsız ittihamlardan D. Trump`ın vazgeçmek istediğini öne sürüyor, bu bağlılıkta Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısı sonucunda oluşmuş tehlikeli durumdan Bakü ile Washington'un kurtuluş yolu araması ihtimalini yüksek değerlendiriyorlar.

Meselenin diğer yönü ABD-Türkiye ilişkilerinin geliştirilmesi imkanları ile bağlıdır. D. Trump R.T.Erdoğan`la da telefon görüşmüsi yaptı. Her iki lider ülkeler arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda görüşlerini ifade ettiler. D. Trump Türkiye Cumhurbaşkanının kişiliğine saygı duyduğunu ayrıca vurguladı. O, genellikle, kendi ailesinde Türkiye yönetimine reğbetin olduğunu açık söyledi. Böylece Amerika'nın yeni Devlet Başkanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile birlikte, Türkiye liderine de sepmatisinin olduğunu belirtti.

Bütün bunlar artık uzmanların dikkatinden kaçmıyor. Onlar ABD-Türkiye ve ABD-Azerbaycan ilişkilerinin geleceğine iyimser bakıyorlar. Fakat bir takım çevrelerin de artık iftira, karalama kampanyasına başladığını söylemek gerekir. Özellikle Ermeni medyası Amerika'nın iki Müslüman ülkesine büyük dikkat getirmesini hazmedemiyor. Ermenistan basınında Donald Trump`ın daha önce Serj Sarkisyan'la değil, İlham Aliyev ile telefon görüşmesi yapmasını izah edemiyorlar. Onlar çeşitli bahaneler uydurarak, olayın önemini azaltmaya çalışıyorlar. Ama gerçek değişmiyor.

Ermenistan uzmanları yaptıkları "analizlerde" Türkiye ve Azerbaycan'ın Amerika ile ilişkilerini büyük ölçüde küçünseyerek ve tabeedici tonda sunmaya gayret ederler (bkz.: örn., Игорь Мурадян. Американо-турецкие отношения: влияние на Ближний Восток и Южный Кавказ / "Lragir.am", 22 Kasım 2016). Güya ABD Türkiye ve Azerbaycan'a bağımsız siyaset yürütmeye imkan vermeyecek, onların faaliyetine ciddi denetimi gerçekleştirecek.

Görünür, Ermenistan`da Azerbaycan'ın bağımsız dış politika yürütmesini bir türlü sindiremiyorlar. Kendileri buna engel olamıyor, bu yüzden başkalarının onu yapmasını hayal ediyorlar.Çünkü Azerbaycan kendi sözünü söyledi, ulusal tutumunu her defasında ortaya koydukça hem dünya üzerindeki etkileri daha da artıyor, hem de Ermenistan'ın konumu zayıflıyor. Dolayısıyla Ermeni siyasi yönetimi ile birlikte, uzman çevreleri de basit mantık iddialarla gerçek durumu tahrif etmeye çalışıyorlar.

Ancak tüm bu girişimlerin başarısız olacağına şüphe yoktur. Yıllardır ki, Azerbaycan kendi bağımsız dış politikası ile ona engel olmak isteyenlerin hepsine iyi cevap verdi. Bakü ile Ankara'nın bir yerde daha bağımsız siyaset yürüteceklerine kimse şüphe etmemelidir. Bu anlamda Amerika'nın yeni yönetimi de ilk olarak işte bu devletlerle işbirliği yapmalıdır. Uygulamada defalarca saptanmıştır ki, Azerbaycan ve Türkiye adaletin, hakkın, eşit işbirliğinin taraftarlarıdır. Bunu idrak etmeyenler hep sonradan yanlış yaptıklarını farkına varmışlardır. Muhtemelen ABD'nin yeni yönetimi bu hatayı tekrarlamak istemez.

Bunu bölgedeki ve dünyadaki gerçeklik de gerektirir. Karşılıklı faydaya dayalı işbirliği olmazsa, Ortadoğu'da ve sonra da Güney Kafkasya'da mevcut durum daha da ağırlaşabilir.Aynı şekilde Ermeni işğalçılığının önü alınmazsa, dünyada istikrarı sağlamak mümkün olmayacaktır. Yeni Amerikan yönetimi bunları idrak edebilecek derecede bilgedir.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri