THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Yeni Güvenlik Stratejisi: Ankara Karşısına Büyük Amaçlar Koyuyor

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Uluslararası teşkilatlar »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
2127
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 24 Kasım 2016 – Newtimes.az

Küresel ölçekte hızlı jeopolitik değişikliklerin gittiği bir zamanda Türkiye resmen güvenlik konseptini yenileştirdiğini açıkladı. Onun çeşitli hükümlerine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan fikir söyledi. Bunlardan anlaşılıyor ki, Ankara kendi karşısına yeterince ciddi hedefler koymuş. Buna Batı ve Çin'in tepkisi de ilginçtir. Avrupa Birliği Türkiye'yi kaybetmek istemiyor, Çin ise onu Şanghay İşbirliği Örgütü'nde görmeyi arzuluyor. Türkiye'nin kendisinin amaçları ise biraz farklıdır. O, artık süperdevlet iddialarını ortaya koyuyor. Atacağı tüm adımlar bu amaca hizmet etmelidir. Mevcut jeopolitik ortamda bu ne derecede gerçektir? Ankara bu amaca ulaşmak için somut kaynaklara ve güce maliktir mi? Bu tür sorulara cevap bulmak ilginç olurdu.

Dönüm Noktası: Türkiye'nin Düşündürücü Planları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ekim ayında ülkenin yeni güvenlik stratejisi ile ilgili açıklaması dünyada büyük ilgi doğurdu. Ankara'nın bu adımı arkasında hangi somut amaçların durduğu herkesi düşündürüyor. Türkiye Devlet Başkanı konuşmalarında yeni doktrinin çeşitli yönlerini ifade ediyor. Fakat yine de Batı'nın büyük devletleri neler yaşandığını kendileri için belirlemeye çalışıyorlar. Onların endişe ettiği iki özellik vardır. Birincisi, Türkiye Batı`yı siyasi ve güvenlik alanlarında terkediyor mu? İkincisi, Ankara tekbaşına mı hareket edecek, yoksa Rusya ve Çin'le stratejik işbirliğine mi yönelecek?

Bu sorulara kesin cevap henüz yok. Ancak Ankara'nın ifade ettiği görüşler gelecekteki güvenlik planları konusunda sonuçlar çıkarmaya neden veriyor. Her şeyden önce, yeni güvenlik doktrininde iç istikrarı sağlamak ön sırada vurgulanmaktadır (bkz.: Erdoğan yeni güvenlik stratejisini açıkladı: Sorunları kapıya dayanmadan çözeceğiz / "BBC", 19 Ekim 2016). Somut dersek, burada söz konusu terörle mücadeledir. Türkiye artık ülke genelinde terör tehlikesinin ortaya çıkmasını beklemeden, onu kaynağında yok edecek. Bunun için özel amaçlı operasyon timleri oluşturuluyor. Onlar bölgenin her noktasında operasyon yürütmeye gadirdirler. Aynı şekilde Suriye ve Irak'ta da faaliyet gösterebilecekler.

Bu bağlılıkta R.T.Erdoğan somut adresler de gösteriyor. Irak'ın Kandil, Sincan, Telafir, Musul ve Kerkük bölgelerinde terör gruplarının varlığına son koymaya çalışılacak. Bununla yetinmeyerek, Ankara siyasi açıdan kendi otoritesini sağlamak için adımlar atmakta kararlıdır.

Tıpkı Suriye'nin kuzeyinde El-Bab-Münbic-Dabık hattında bölgeleri terrorçulardan temizleyerek, toplam alanı 5 bin metrekare olan bölgede güvenlik bölgesi oluşturulacak. Onun bir ucu Halep'e kadar, diğeri ise Türkmen Dağlarından geçerek, Suriye'nin kuzey-batı sınırlarına kadar devam etmelidir.

Bununla anlaşılıyor ki, Ankara'nın yeni güvenlik stratejisinde Suriye ve Irak'ı ele alan tek Kürt şeridinin oluşturulmasına imkan verilmemesi özel bir yere sahiptir. Kobani-Atvin-Kuzey Irak hattı ayrı ayrı lokal mekanlara ayrılacak. Bununla PKK'nın faaliyet alanı en aza indirilmeli ve sonunda tamamen yok edilmelidir.

Türkiye yönetimi bu hususlara ilişkin çok açık konuşuyor. Üstelik, Ankara yeni stratejide teröre yardım eden çevrelere karşı da mücadele edileceğini açıkladı. Artık bu süreç başladı.Türkiye Avrupa'nın çeşitli ülkelerinin teröristlere yardım ettiğini belirtti, buna son konulmasının gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin yeni güvenlik kavramı konulu konferanstaki konuşmasında R.T.Erdoğan bu hususlar üzerinde uzun süre durdu (bkz.: "Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti" Konferansı. Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın konuşması / "youtube.com", 22 Kasım 2016).

Terörle mücadeleyi ön plana çeken Türkiye lideri, aslında, FETÖ, PKK, PYD, IŞİD gibi grupların amacının birileri için bağımsız devlet kurmaktan ibaret olmadığını ayrıca kaydetti. Onların amacı dışarıdan verilen talimatlara dayanarak Türkiye'nin başını iç sorunlara katıp, onu dünyanın yeniden jeopolitik nüfuz alanlarına dağılımı sürecinden dışarıda tutmaktan ibarettir (bkz.: önceki kaynağa). Bunun temelinde ise, 100 yıl önce var olmuş Türkiye'yi parçalama planları duruyor. Bu açıdan FETÖ`nün askeri darbe girişimi düşman çevrelerin Türkiye'nin gelişmesinin önünü ala bilmemesinin belirtisidir. R.T.Erdoğan özel vurguladı ki, son zamanlarda ülkede terör eylemlerinin artması, çeşitli yönlerden Ankara'ya karşı tehditlerin duyulması ve belirli adımların atılması sözde dost, amelde düşman olan ülkelerin Türkiye planlarının puç olmaya başladığını gösteriyor. Bu nedenle, şimdi millet gibi olup, kendini savunmak, bu kritik aşamayı üzüağ geçmek şarttır. Bunun için siyasi irade yeterli değil, toplum birleşerek mücadele etmelidir. Devlet Başkanı Türkiye'nin bunun üstesinden geleceğine inandığını ifade etti (bkz.: önceki kaynağa).

Süper Güç İddiası: Tarih ve Zaman Ne Diyor?

Ankara güncel olan başka bir husus üzerinde de geniş duruyor. Türkiye dış politikasında ciddi değişiklikler yapabilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bununla bağlı deymiş ki, eğer Avrupa Birliği yaklaşımını deyişmese, Türkiye Şanghay İşbirliği Örgütü'ne dahil olabilir (bkz.: önceki kaynağa). Bu bilgi hem Avrupa, hem de Çin'de ilgiyle karşılandı. Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye ile müzakereleri derhal durdurma çağrıları duyuldu (bkz.: Türkiye'nin hamlesi AP'yi şaşkına çevirdi / "Hürriyet", 23 Kasım 2016).

Ancak AB'nin büyük ülkeleri, özellikle Almanya başka fikirdedir. Berlin düşünüyor ki, Türkiye ile ilişkiler güçlendirilmeli, onun başka jeopolitik yönlere yönlenmesine izin verilmemelidir, çünkü Türkiye Ortadoğu'da büyük önemi olan ülkedir. İlginçtir ki, Cumhurbaşkanı Avrupa Parlamentosu`nun konuyu müzakere edip vereceği kararının "onlar için hiçbir değerinin olmayacağını" söyledi (bkz.: Erdoğan'dan flaş AP açıklaması: 'Oylamanın kıymeti yok' / "Hürriyet", 23 Kasım 2016).

Bunun fonunda Pekin'den verilen beyanatlar da dikkati çekiyor. Çin'in Dışişleri Bakanlığı resmi temsilcisi Geng Şuang söyledi ki, Türkiye ŞİÖ`ye üyelikle ilgili müracaat ederse, ona dikkatle yaklaşılacak (bkz.: Çin: Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü'ne Üyelik başvurusu yaparsa değerlendiririz / "BBC", 21 Ekim 2016). Moskova'nın da tavrı tam olumludur. Rusya Türkiye ile stratejik ortak olmak istiyor, bunun her iki ülkenin çıkarlarına cevap verdiğini belirtiyor.

Yeni güvenlik konseptinde Türkiye'nin jeopolitik seçimini değişebileceği ile ilgili bir fikre rastlanmıyor. Orada esas olarak ülkenin ulusal çıkarlarının teminine ve jeopolitik nüfuzunun artmasına ait hususlar mevcuttur. Uzmanlar kabul ediyorlar ki, Ankara için daha önemlisi kendisinin bağımsız söz sahibi olmasıdır. Bunun için o, çeşitli kuruluşlarla işbirliği yapabilir. Fakat hiç birinde "ikinci keman" rolünü oynamak istemez. Bu niyeti Recep Tayyip Erdoğan'ın bulunduğu açıklamalardan da net hissetmek mümkündür. Türkiye lideri belirtiyor ki, "22 milyon metrekareye sahip olan bir devletin 780 bin metrekareyle yetinmesi zordur". Bu yüzden de "bizim görevimiz Türkiye'nin içinden daha büyük Türkiye çıkarmaktır" (bkz.: "Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti" Konferansı. Cumhurbaşkanı Erdoğanın konuşması / "youtube.com", 22 Kasım 2016).

Demek ki, Türkiye'nin yeni güvenlik konseptinde esas amaç ülkeyi süpergüçler sırasına çıkarmaktır. Bunun için Ankara tüm alanlarda gelişmeyi daha da hızlandırmaya, askeri kudreti daha da artırmaya çalışıyor. Şimdilik buna o nail oluyor. Sosyal, ekonomik ve savunma alanlarında Türkiye'nin her geçen gün daha büyük başarılara imza attığı hakkında bilgiler yayılıyor. Bununla birlikte, modern jeopolitik durumun belirsizlik, risk ve istirkarsızlıkla karakterize olunduğunu da unutmamak gerekir. Ankara için bu, daha tedbirli ve ölçülü-biçili davranman gerektiğini belirtiyor. Kardeş devletin bu tarihi görevin üstesinden geleceğine inanıyoruz.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri