THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Kerem Karabulut: 11 Nisan'da gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimini çok yüksek bir oy oranıyla sayın İlham Aliyev'in kazanacağını düşünmekteyim

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Röportaj »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
1281
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 5 Nisan 2018 – Newtimes.az

İlham Aliyev döneminde Azerbaycan’ın bölgesel ekonomik ve entegrasyon projelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

1993 yılından 2003 yılına kadar merhum Haydar Aliyev bağımsız Azerbaycan devletini dünyaya ekonomik, kültürel, politik alanlarda tanıtarak ve ülkeyi önemli uluslararası kuruluşlara üye yaparak önemli bir denge politikası izlemiştir. Böylece, Azerbaycan’ın dünyanın saygın ülkeleri arasında yer almasına vesile olmuştur. "Biz bir millet ikidevletiz” diyerek Türkiye ile ilişkileri de tarihe geçen sözleriyle özetlemiştir.

2003 yılında iktidara gelen İlham Aliyev de önceki dönemde uygulanan politikaları devam ettirerek bölgedeki tüm uluslararası projelere Azerbaycan'ın katılımını ve öncülük etmesini sağlayarak milli çıkarları ön planda tutmuştur. Bu bağlamda İlham Aliyev döneminde uygulanan Denge Politikasının temel unsurlarını, Azerbaycan’ın bölgesel entegrasyonunun yeniden yapılandırılması; uluslararası barış ve istikrarın geliştirilmesi; etkin çoktaraflı uluslararası sistemin sağlanması; karşılıklı uluslararası ilişkilerin arttırılması; Avrupa ve Avro-Atlantik yapı ile entegrasyon; Avrasya enerji ve ulaşım koridorlarında sürdürülebilir gelişim ve büyüme olarak özetlemek mümkündür. Uygulanan etkin politiklar Azerbaycan’ın Karabağ sorunundaki haklı tezini dünyaya kabul ettirmeyi de başarmıştır. Bölge ülkeleriyle (Gürcistan, Türkiye, Rusya ve İran) karşılıklı anlaşma ve işbirliği politikası hem Azerbaycan’ın iktisadi ve siyasi gücünü artırmakta hem de Ermenistan’ın yanlış ve soykırımcı politikalarının dünya tarafından doğru algılanmasını kolaylaştırmaktadır. İlham Aliyev yönetimi sadece bölgesel işbirliği ve kalkınma politikalarıyla da yetinmemektedir. Gelişmiş Batılı ülkeler, İslam ülkeleri ve Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Uzak Doğu ülkeleriyle de yakın işbirlikleri ve çalışmalar yapmaktadır.

Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği ve tam merkezinde olduğu. Trans Hazar boru hattı, Avrupa-Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum gaz boru hattı, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı gibi değişik projeler gerçekleştirilmiştir.

Kısacası İlham Aliyev yönetimi, Rusya, İran, ABD, AB ve Türkiye arasında bir denge sağlayarak bölgede politika üretmekte ve kendi milli menfaatlerini koruyarak önemli bir bölgesel ve evrensel güç dengesi olma yolunda ilerlemektedir denilebilir. Uygulanan etkin politikalar hem Azerbaycan’ı güçlendirmiş, hem de Ermenistan’ın siyasi ve iktisadi olarak çevrelenmesini sağlayarak dünya kamuoyunu Azerbaycan konusunda olumlu düşünmeye sevk etmiştir.

11 Nisan’da Azerbaycan’da yapılacak erken Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İlham Aliyev’in şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

11 Nisan’da gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimini çok yüksek bir oy oranıyla sayın İlham Aliyev’in kazanacağını düşünmekteyim. Çünkü bilinmektedir ki, siyasi istikrari le ekonomik ve sosyal istikrar her zaman doğrusal ilişkilidir. Satın alma gücü paritesine göre, Azerbaycan’da 2017 yılının sonunda kişi başına yaklaşık 18 bin dolar gelir düşmekte ve işsizlik oranı Avrupa ülkeleri ortalaması olan %7,5’ten daha az olan %6 olarak gerçekleşmiştir. Yine enflasyon oranı Türkiye ile hemen hemen aynıdır (%10,5). İhracat-ithalat dengesi ise Azerbaycan lehinedir. 16 milyar dolar ihracat ve 8,5 milyar dolar da ithalatı bulunmaktadır. Bu nedenle, Azerbaycan halkı sağlanan siyasi ve sosyal istikrarı devam ettiren ve geleceğe yönelik yüksek beklentiler taşıyan bir yönetimi destekleyecektir diye düşünüyorum.

Bunlara ilavete sayın İlham Aliyev’in kazanması Türkiye açısından da önemlidir. Çünkü Türkiye-Azerbaycan artık tarihsel işbirliği ve dayanışmayı kardeşliğe yakışır şekilde gerçekleştirmiş ve bunu devam ettirmektedirler. Mustafa Kemal Atatürk’ün ''Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir'' sözü, Haydar Aliyev tarafından ''biz bir millet iki devletiz'' sözüyle tamamlanmıştır. Bu sözlerin gereğini şimdiki yönetimlerde başarıyla sürdürmektedirler. Türkiye ve Nahcivan’da yaptığımız saha araştırmalarında da bu doğrultuda karşılıklı ''kardeşlik, dostluk ve yakınlık'' vurgularının ön plana çıktığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle, Türkiye için de mevcut ilişkilerin ve dayanışmanın istikrarlı bir şekilde devam etmesi önem arz etmektedir.

Prof. Dr. Kerem Karabulut – Atatürk Üniversitesi, İktisat Politikası

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...

Dünya Kentleri