THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Yeni çatışma: Kerç Boğazı "alevleniyor"

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
13234
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 4 Aralık 2018 – Newtimes.az

Ukrayna ve Rusya arasında yeteri kadar sorunlar bulunuyor. Bu sorunları uluslararası hukuk normları doğrultusunda çözüme kavuşturmak mümkün olmamaktadır. Tam tersi, taraflar birbirine saldırmağa devam ediyorlar. Politika uzmanları, Slav Birliği'nin artık sadece kağıt üzerinde mevcut olduğu görüşündeler. Tüm bu sorunlara iki ülke arasında yeni bir ihtilaf da eklendi. Rusya, Ukrayna'ya ait 3 askeri gemiyi ''tutukladı''. Gemilerin mürettebatı da gözaltına alındı. Üç Ukrayna denizcisi yaralandı. Ukrayna askerleri, Rusya sınırını düşünülmüş şekilde geçtiklerini itiraf ettiler. Dünyanın büyük güçleri bu olaya anında ciddi tepki verdi. ABD, Avrupa Birliği, Türkiye ve diğer ülkeler sorunun çözülmesi gerektiğini belirtti, Amerika ve Avrupa, Rusya'yı suçladı. Böylece uluslararası alanda yeni sorunların ortaya çıkması için verimli ortam oluştu. Peki, tüm bu hususlar hangi jeopolitik sürece katkı sağlayabilir? Bu sürecin Güney Kafkasya'ya bir etkisi bulunabilir mi? Bu tür sorulara cevap bulmak için konuya detaylı değinmek istedik.

Karşılıklı suçlamalar: Azak Denizi'nde Kiyev-Moskova karşılaşması

Kırım, Donbas, Kerç... Rusya-Ukrayna ilişkilerindeki sorunlara değinildiğinde uzmanlar, bu şehirlerin isimlerini ilk başta söylüyorlar. Kerç meselesi birkaç gün önce meydana geldi. Rusya sahil güvenlik kuvvetleri, Azak Denizi'nde, Kerç Boğazı'nda Ukrayna Deniz Kuvvetleri'ne ait üç gemiyi ''tutukladı''. Ukrayna gemilerine Rusya Federal Güvenlik Servisi'nin silahlı birliği ateş etti ve üç kişiyi yaraladı. Gemilerin mürettebatı mahkemeye sevk edildi ve sorgulama süreci tamamlanana kadar gözaltında tutulacak.

Kiyev, bu olaya çok sert tepki verdi. Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, birkaç bölgede olağanüstü hal ilan etti. Aynı zamanda Ukrayna Cumhurbaşkanı, AB üyelerine, ABD'ye ve NATO'ya çağrıda bulundu. Washington ve Brüksel, Rusya'yı kınayan açıklamalar yaptı. Açıklamalarda Ukrayna gemilerinin derhal serbest bırakılması ve gemilerin Azak Denizi'ne serbest şekilde girebilmesinin sağlanması talepleri yer alıyor. Ayrıca Moskova'nın, uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiği de belirtiliyor.

Kremlin, şimdilik buna sabırla tepki veriyor. Moskova, Ukrayna gemilerini serbest bırakmamakla yetinmedi, üstelik mürettebat üyelerine dava açtı. Bu durumda Vladimir Putin, Ukrayna yönetimini tahrikci eylem yapmakla suçladı. Putin, Ukrayna'nın, Rusya'nın karasuları sınırını ihlal etmesini belirli bir plan üzere yaptığını açıkladı. Yani, gemiler yanlışlıkla değil, düşünülmüş şekilde sınır ihlali yapmışlar. Bu yüzden Rusya, konuyu tüm ciddiyetiyle ele alıyor. Uzmanlar, durumun Doğu Avrupa'da yeni bir savaşa neden olabileceğini belirtiyorlar.

Gerçekten yaşanan olaylarda yeteri kadar muammalı noktalar bulunuyor. Her iki tarafın birbirine karşı son derece sert davrandığı görünümü oluşuyor. Ne Rusya, ne de Ukrayna geri adım atmağı düşünmüyor. Ukrayna, Mariupol limanına giriş için kimseden izin istemeği düşünmediğini beyan etti. Rusya ise Azak Denizi'nde gemilerin hareketi için genel kuralların belirlendiğini ve bu kurallara uyan askeri geminin Kerç Boğazı'ndan hiçbir engele takılmadan geçebildiğini iddia ediyor.

Olayla ilgili tutumu Rusya'nın, Kerç'i karasuları olarak gördüğü ve kendi karasularında hareket eden gemileri kontrol altına aldığı izlenimini oluşturuyor. Çünkü Moskova, açıklamasında Eylül'de Ukrayna gemilerinin Rusya temsilcisinin gözlemciliğiyle Mariupol limanına giriş yaptığını belirtti. Söz konusu geçiş öncesinde Ukrayna, Rusya'ya gereken bilgileri vermiştir. Oysa şimdi Ukrayna, tamamen farklı davranış biçimi sergiliyor.

Doğal olarak, Kiyev, tüm bu suçlamaları kabul etmiyor. Kiyev, uluslararası hukuk normları doğrultusunda hareket ettiğini belirtiyor. Fakat konu artık uluslararası alanda belirli tepkilere neden olmuştur. Trump, Buenos Aires'te G20 liderleri Zirvesi'nde Putin'le görüşmek istemedi. Poroşenko, Türkiye Cumhurbaşkanı'na çağrıda bulunarak Bosfor Boğazı'nı kapatmasını istedi. Ukrayna Cumhurbaşkanı, böylece Rusya'ya ceza verebileceklerini ifade etti. Erdoğan, meseleye sabırla yaklaşıyor ve tarafları diyaloga sesledi.

Ukrayna ile Rusya arasında Kerç Boğazı'na ilişkin olaylara detaylı yaklaştığımızda farklı durumun oluştuğu izlenimine varıyoruz. Net olarak söylersek, bu sonuç son derece tehlikeli sürecin belirtisidir. Ayrıca bu süreç küresel düzeyde etki bırakabilir. Ukrayna ve Rusya arasındaki ihtilafa birkaç büyük devlet de katılabilir. Bu bağlamda Türkiye konusunun hassasiyetini de ayrıca kaydetmek gerekir. Türkiye'nin Rusya'yla ilişkilerinin iyi düzeyde olması konunun ilginç yönünü oluşturuyor. Bu durumda şimdi Türkiye'ye, Rusya'ya karşı açık şekilde adım atması için teklif yapmak jeopolitik bazda risk niteliği taşıyor. Özellikle Türkiye'nin, Ukrayna'nın çağrısıyla Rus gemilerinin boğazdan geçişini yasaklaması durumunda iki ülke arasında ciddi kriz yaşanabilir. Rusya'nın böyle durumlarda sert ve ciddi adım atmağa hazır güçlü devlet olduğunu unutmamak lazım. Bu yüzden Ankara'nın, dost Ukrayna'nın çağrısını yerine getireceği çok zor. Diğer yönden Türkiye ile Rusya arasında gerilimin yaşanması ABD'nin işine gelir. Bu durumda Ukrayna'nın bu adımının perde arkasında kimlerin durduğu sorusu ortaya çıkıyor. Ayrıca ortada hangi güçlerin olduğu da merak konusu.

Jeopolitik bağlam: Rusya'ya üç yönden baskı

Oluşan durumu ABD-Rusya ve AB-Rusya ilişkileri bağlamında ele aldığımızda birtakım riskli hususları görmek mümkün. Washington'un, Moskova için yeni sorunlar ve risk bölgeleri oluşturduğu hissediliyor. Rusya, Karadeniz'in ardından Azak Denizi'nde de çatışma alanına girmiş oluyor. Artık Ukrayna cephesinde Kırım ve Donbas'ın yanı sıra Kerç savaşını da ele alabiliriz. Bu doğrultuda Ukrayna, Rusya'yla imzaladığı anlaşmaları birbirinin ardından iptal ediyor. Bu husus Ukrayna'nın hukuki ve yasal olarak Rusya'dan tecrit edildiğini gösteriyor. Kiyev'i Moskova ile tarih dışında hiç bir şey bağlamıyor.

Bu husus jeopolitik olarak son derece tehlikeli bir sürece dönüşebilir. Zira, Rusya köşeye sıkıştırıldığı zaman daha sert önlemler almak zorunda kalabilir. Bu durum bölgede daha fazla askeri mühimmat ve silah barındırması için Amerika'ya önemli fırsat sağlayabilir. Nitekim Avrupa'nın, ABD'ye ihtiyacı artmış olacak, ayrıca yeni silahlanma aşamasının kapsamı genişleyebilir. Böylece kısa vadede silahlı çatışmalar alanının genişlediği izlenimi oluşuyor. Doğal olarak, bu tahmin tutarsa, tümüyle eski sovyet coğrafyasında jeopolitik durum karmaşık hale gelebilir.

Stratfor'un 2019 yılı için düzenlediği rapora dayanırsak, Kerç sorunu daha büyük ölçüde risk niteliği taşıyor. Söz konusu rapora göre, Amerika, Rusya'ya baskıları farklı yönlerden arttırmağı planlıyor. Bu plana Doğu Avrupa'daki eski sovyet cumhuriyetleri (Ukrayna, Moldova ve Beyaz Rusya), Güney Kafkasya ülkeleri (Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan) ve Merkezi Asya devletleri dahil edilmiştir. Bu bağlamda Kerç olayları, uzun süreliğine öngörülen ve Rusya'ya karşı baskı mekanizmalarından biri rolunu oynayabilecek faktör gibi değerlendirilebilir.

Bu durumda ''Kerç'ten sonra hangi ülkede ne tür sorunun alevlenmesine olanak sağlanacak?'' sorusu kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ayrıca Güney Kafkasya'da olası kışkırtmalar konusunda düşünmek gerekir. Bu noktada daha ziyade Ermenistan, ABD'nin işine gelir. Ermenistan, Güney Kafkasya'da jeopolitik durumun istikrarsızlaşmasına özen gösteriyor. Çünkü Erivan, işgal ettiği toprakları yalnız belirsiz ve riskli bir ortamda elinde tutabilir.

Bu yüzden sıradaki oyunun Ermenistan'da düzenleneceğini tahmin edebiliriz. Bu noktada erken seçimde Paşinyan'ın zafer kazanmasının ardından ne tür olayların yaşanabileceği ilgi doğuruyor. Ermeniler, Azerbaycan ve Gürcistan yönünde kışkırtıcı adım atabilirler. Doğal olarak Rusya, bu olaylara seyirci kalmayacaktır ve bunun sonucunda yeni bir gerilimin oluşmasını görebiliriz.

Güney Kafkasya'yla eşzamanlı olarak veya bir süre sonra Merkezi Asya'da beklenmedik riskli olaylar başlayabilir. Böylece Doğu Avrupa-Güney Kafkasya-Merkezi Asya şeridinde ABD-Rusya gerilimi yeni düzeye ulaşabilir.

Bu tahminler doğrultusunda Ukrayna-Rusya karşıdurmasının daha da alevlenmesinin sadece Ukrayna'da yapılacak cumhurbaşkanı seçimleriyle ilişkilendirilmediği sonucuna varabiliriz. Doğru, Poroşenko, bu süreçten yararlanarak belirlik puanlar alabilir. Halk Batı'nın Poroşenko'ya destek vermesine şahitlik ediyor. Ukrayna'nın ciddi tehlikeyle karşılaştığı bir dönemde cumhurbaşkanı değişimi akıllı bir seçim olmayabilir. Fakat gerçek durumun işte böyle olup olmadığı da seçmenler için net şekilde açık değildir.

Bu noktada az önce kaydettiğimiz küresel jeopolitik durumu da dikkate almak gerekir. Yani, sürecin arkasında ABD'nin jeopolitik çıkarlarının durduğunu dikkate alırsak, bu durumda kim haklı oluyor? Poroşenko mu? Putin mi? Ayrıca bu savaşta kazanan taraf kim olacak? Ukrayna hakı mı? Rus halkı mı? Tüm bu hususlar belirsiz manzara oluşturuyor. Kerç olaylarının jeopolitik durumu daha karmaşık hale getirdiği ve bundan böyle kimin nasıl davranacağının öngörülemeyeceğini düşünebiliriz. Ayrıca Poroşenko'nun da belirttiği gibi, Rusya askeri operasyon yürüterek Ukrayna'nın birkaç bölgesini de işgal edebilir.

Böylece, Rusya ile Ukrayna arasında meydana gelen yeni savaş küresel düzeyde jeopolitik durumu olumsuz yönde etkileye, bunun da sonucunda eski sovyet coğrafyasında yeni ihtilafların başlangıcı olabilir. Bu alevden kimlerin kurtulacağını şimdiden söylemek çok zor.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...