THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Ermeni Propagandasının “Vazelin” Argümanı

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
18049
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Thomas Khun, Friedrich Flick’in olguların doğasına ilişkin eserinin İngilizce baskısına yazdığı önsözde, ilginç bir açıklama yapıyor. O; “Ben ünlü “tavşan-ördek” resmine bakınca sayfada ufak çizgileri değil, ya “tavşan” ya da “ördek” görüyorum... Bu çizgiler “ördek” ya da “tavşan”ın alternatif bir açıklama olarak gözükmesi gerek olgular değildir.” sözlerini yazıyor. Yani, meydana gelen herhangi bir olayın bir ana sebebi vardır. Ana sebebin geri planında ikinci ve üçüncü dereceli unsurlar da olabilir. Bunları da yardımcı, destekleyici v.b. sınıflara ayırmak mümkündür. Hangi sınıflandırmayı yaparsan yap, bir olay hakkındaki bilgileri insanlara sunarken, yardımcı unsurları ana unsurmuş gibi sunmamalısın. O zaman nesnellik ve adalet ilkesi bozuluyor.

Lakin asıl konu şudur: Nesnel ve adaletli olmak için samimi ve tarafsız olmalısın; başkasının hakkını çiğnememeli ve yalan söylememelisin. Bu konu bütün semavi dinlerde açık şekilde yazılmıştır. Ancak, Ermenilerin hareketlerinin hangi kitaba göre olduğunu belirlemek akıl çerçevesini aşıyor. Akıl insanı terk ettiğinde “içgüdü köpeği”nin ona nasıl “yalvardığını” görmelisiniz. Bu tür “yalvarışları” Ermenilerin hareketlerinde görmeye alıştık. Onlar olayın asıl sebebini söylemekten hem korkuyor hem de “ofsayt’tan hayali kaleye gol atmaya” çalışıyorlar. Sonuç olarak, genel görünümde ne “tavşan” ne de “ördek” görebiliyorlar, ancak “ufak çizgilerden”, nesnenin bütününe bir alternatif açıklamaymış gibi faydalanmaya çalışıyorlar.

Aynen, Gürcistan meclisinde yakın dönemde meydana gelen bir olaydan sonra görünümün bütününü bir tarafa bırakarak bir tüp vazelini ana argüman olarak göstermeye çalıştıkları gibi...

Gürcistan meclisinin milletvekili Azer Süleymanov, tribünden “Ermeni soykırımı”nın tanınmasından bahseden Gürcü milletvekili C. Bagaturiyan’ı adaletli olmaya davet ettiğinde, onun hakkında Ermenilerin nasıl konuşacağını biliyorduk. Bu, bizim yetenekli olduğumuz anlamına kesinlikle gelmiyor; sadece Ermenilerin neyi alışkanlık haline getirdiğini birkaç yüzyıldır görüp dinlemekten gözlerimizle kulaklarımız bıkmıştır. Ermeni propaganda aracının, olayın gerçek sebebi olan Çerkez konusu ile “Ermeni soykırımı”nın çok yapay ve saçma şekilde birbiriyle ilişkilendirilmesine edilen itirazı, ünlü “Mimino” filmindeki Ermeni gibi, ağlamaklı şekilde; “здесь женшина курила, а здесь машина стояла” (Burada bir kadın sigara içiyordu, şurada ise bir araba durmuştu) mantığıyla açıklayacaklarını biliyorduk.

Filmde, hırsızlık olayının suçlusunu bulmak için bir kadının sigara içmesini Ermeni oyuncu hangi trajikomik jestlerle argüman olarak sunmaya çalışıyorsa, A. Süleymanov’un cebinde hangi eşyanın günün hangi anında olmasının doğruluğunu belirlemeye çalışan Ermeni gazeteci, siyasetçi ve analistleri o derecede yaltaklanan jestleri ile betimlemeye çalışıyor. Ancak, biz Ermenileri iyi anlıyoruz – onların tarihi hafızalarında vazeline ilişkin çok ağır bir bölüm vardır. Ermenileri iyi tanıyanlardan biri; “Ermeniler de insana benziyor, ancak nedense...” demişti. Bunu sözgelimi diyoruz, kimsenin fizyolojik kusurunu öne çıkartma amacında değiliz. Propaganda bakımından esas konu, başka bir hassas duruma ilişkindir.

Gürcü milletvekilinin mecliste Çerkez konusunu “Ermeni soykırımı” ile ilişkilendirme girişiminin, aslen siyasi ve ideolojik bir sebebi vardır. Gürcistan meclisinde, Rusya’nın Çerkezlere karşı soykırım yapmasına ilişkin konuyu gündeme getirmek istiyorlar. Rusya’ya eğilimi olan bazı muhalif milletvekilleri buna engel olmaya çalışıyorlar. Gürcü milletvekilleri, Gürcistan devletçiliği için şimdi Ermeni unsurunun çok hassas bir konu olduğunu biliyorlar. Ermenistan’ın Cavahetiya’ya ilişkin iddiasını herkes biliyor. Cavahetiya’da birkaç radikal Ermeni teşkilatı vardır. Onlar geçen yüzyılın 90’lı yıllarından itibaren resmi Tiflis’i ayrılıkçılıkla tehdit ediyorlar.

Hatta, Gamsakhurdiya’nın cumhurbaşkanlığı döneminde Cavahetiya’da bağımsızlık ilan etme sevdasına kapılmışlardı. Orada Ermenice yazışmaların olmasını, bütün görevlere Ermenilerin atanmasını v.b. şimdi de talep ediyorlar. Ermeniler, açıkça merkezi Gürcistan hükümetinden çok, Ermenistan ve Rusya iktidarına bağlıdır. Ermenilerin çoğunlukta olduğu topraklardan Ermenistan’a karayolu açma gibi planlardan bahsediyorlar.

Gürcüler, Ermenilerin kiliselerde de hak iddia ettiklerini biliyorlar. Abhazya’daki ayrılıkçılıkta Ermenilerden oluşan “Bakramyan” taburunun Gürcülere karşı savaştığını unutmamışlardır. Ermenistan iktidarı, Gürcistan’ı jeo-siyasi konumu sebebiyle suçluyor. Ermenistan jeo-siyasi bakımdan yeterince havada asılı durumdadır. Bütün bunlar sebebiyle, Gürcistan Ermenistan konusunu ihtiyatla ele alıyor.

Resmi Tiflis, ne Ermeniler ne de Azerbaycanlılarla ilişkileri bozmak istiyor. Türkiye ile de ilişkilerin soğumasını kesinlikle istemez. Ve bu sebeple de Ermeniler, zaman zaman Gürcüleri kışkırtıp, onun Azerbaycan ve Türkiye ile arasını bozmaya çalışıyor. Hem Gürcistan meclisinde “Ermeni soykırımı” konusunun ihtiyatla gündeme getirilmesi hem de Ermenistan’ın sözde bu konuda çıkarının olmadığı görüntüsünün yaratılması aynı konuyla ilgilidir.

Üstelik, konuyu öyle sunuyorlar ki; Gürcistan’da yaşayan Ermeniler A. Süleymanov’u mahkemeye veriyor ve onun Ermenileri alçalttığı için sorumluluk taşımasını istiyorlar. Bu, Gürcistan iktidarına karşı düzenlenen başka bir oyundur; çünkü Ermeniler kendilerini alçalmış sayıyorlarsa ve Gürcü mahkemesi buna tepki göstermiyorsa, M. Saakaşvili iktidarını suçlamak için bir bahane var demektir. Eğer Gürcistan iktidarı, Ermenilerin oyununu bile bile, haklı olan A. Süleymanov’u suçlu bulursa, Azerbaycan’la stratejik ortaklık, en zor anlarında defalarla uzatılan yardım eli karşısında uygunsuz bir duruma düşecek. Yani, Ermeniler yeni bir hileli oyun oynayarak, Gürcistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile arasını bozmaya çalışıyorlar. Olayın esas sebebi budur. Bu sebebi, vicdanla incelemek yerine insanların duyguları ile oynamanın adı ise malumdur. Ne yazık ki, Ermeniler böyle şeylere alışıktır.

K.Adıgozelov

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...