THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Ermenistan'daki Durum: İçeride kriz, Dış Politikada İflas

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
20169
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 4 Ağustos 2017 – Newtimes.az

Son zamanlarda, Ermeni medyası tuhaf mantıkla Erivan'ın izlediği politikayı açıklamaya çalışıyor. Azerbaycan ile ilgili konuları kabartmaya çalışılıyor. Bir taraftan, Bir taraftan onlar Azerbaycan Ordusu tarafından yapılan güçlü saldırılar konusunda yanlış bilgi yayıyor diğer yandan ise Kremlin'i Bakü'ye yeni silah satmakta suçlamaya çalışıyorlar. Her iki yönde de gerçek argüman sunamayan Ermenistan geleneklerine uyğun olarak yalan ve iftiraya başvuruyorlar. Aydın görünüyor ki, Azerbaycan Ordusu Ermenistan silahlı kuvvetlerinden defalarca güçlüdür. Ermenilerin her kışkırtıcı eylemine şiddetle cevap verilmektedir. Aynı zamanda Azerbaycan da savunma kapasitesini sürekli arttırıyor. Özellikle, Rusya'dan modern silahlar almaya devam ediyor. İki ülkenin siyasi liderleri de düzenli olarak iletişim kuruyorlar. Bölgesel ve küresel önemi olan jeopolitik konuları tartışıyorlar, müşterek çözümler arıyorlar. Bunlara Erivan çok kıskanç tepki vermektedir. Ancak gerçeği gizlemek imkansız – Ermenistan'daki sosyal, politik, ekonomik ve ahlaki moral kriz daha da derinleşiyor.

Güçlü Ordu: Bakü`nün Başarıları

Azerbaycan diplomasisinin etkinliği Ermenistan hakimiyetini şaşkınlık durumuna düşürmektedir. Adaletsiz, haksız ve önyargılı konumda olduğundan Ermenistan yönetimi çeşitli uydurma fikirler ortaya atıyor. Ermeni uzmanlar Erivan'ın konumunu oldukça yapay mantıkla açıklamaya çalışıyorlar. Ama gerçek herşeyi yerine getiriyor. İftira havaya atılan boş mermiler gibi bir hedefe ulaşamıyor.

Son zamanlarda Ermeniler iki meseleden katı rahatsız olduklarını göstermektedirler. Bunlardan biri, düşmanın her kışkırtmasına Azerbaycan Ordusu'nun sert ve güçlü tepkisiyle ilgilidir. İkincisi ise Azerbaycan yönetiminin bağımsız ve temkinli dış politikası sayesinde Bakü'nün Moskova ile ilişkileri başarıyla geliştirmesine bağlıdır. Her iki husus Ermeni diplomasisinin ve askeri politikasının iflasını açıkça göstermektedir.

Ermeni liderliği, Azerbaycan Ordusunun cevab saldırılarını tahrif etmeye çalışıyor. Sarkisyan'ın kriminal oligarşik rejiminin kontrolündeki medya organları bunun için bazen Ermeni siyasi liderlerin karmaşık jeopolitik düşüncelerini kabartmaya çalışıyor, bazen de "İskender" füzeleri ortaya atıyorlar. Azerbaycan Savunma Bakanı "İskender"lere karşı yeterince etkili silahların olduğunu beyan ettikten sonra ise Ermeniler tam manasıyla demeye söz bulmuyorlar. Çünkü kendi ordularındaki berbat durumu artık gizletemiyorlar. Peşpeşe Ermeni askerlerinin intiharı, kendi silah arkadaşlarını katletmeleri, firar, çeşitli suçları işlemeleri medyada geniş sunulmaktadır.

Onları örtmek için sosyal ağlarda yapay bir profil hazırlayarak Azerbaycan Ordusu aleyhine provokatif bilgi yayma hileleri de boşa çıktı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı bununla ilgili geniş bilgi verdi ve "Tofig İbrahimov" profilinin Ermenilerle ilişkili olduğunu gösterdi. Bu açıdan Irevan, bilgi alanında ciddi bir darbe almış oldu. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri hakkında yazılan yalanlarin çoğunun Ermeni istihbarat kurumlarının mutfağında hazırlandığı ortaya çıktı. Onlara inanmak için bir sebep yok.

Erivan'ı şaşırtan bir diğer konu da Rusya ile Azerbaycan arasındaki savunma alanında işbirliğinin devam ettirilmesiyle ilgilidir. Moskova Bakü'ye modern silahlar satıyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülen bu ticaret, üçüncü bir ülkeye karşı yöneltilmemiştir.

Azerbaycan savunma kapasitesini artırıyor ve Rusya bu sürece ulusal çıkarları dahilinde katılıyor. Moskova tarafından satılan silahların hiçbiri Ermenistan'a yapılan bir saldırıda kullanılmış değil. Ancak, gerekirse, Bakü her bir olanaklardan yararlanarak korunacak ve düşmana gereken bir cevap verecektir.

Ermeni Apostolik Kilisesi, Ermeni diasporası, siyasi seçkinler, ideologlar ve "vatanseverler" bunu anlayamıyorlar. Onlara sanıyorlar ki, saldırgan dura dura, dünya kamuoyu Azerbaycan'ı saldırgan olarak tanımalıdır. Irevan, gülünç biçimde tüm Batı ülkeleri ve Rusya'nın işgal gerçeği ile uzlaşması ve Ermenilere Güney Kafkasya'da ikinci bir sözde devlet oluşturmalarını sağlaması Azerbaycan'a için baskı yapması gerektiğini düşünüyor.

Fakat bu asla olmayacak ve Ermeniler, işğal ettikleri İrevan bölgesinde yarattıkları devletin ne kadar hukuki olduğunu kanıtlamak zorunda olacaklar. Tarih ve adalet bunu gerektiriyor.

Bütün bunların Azerbaycan'ın diplomasisinin arka planında diger konular üzerinde de etkisi var. Sarkisyan yönetimi, rejim tarafından kontrol edilen medya kuruluşlarını kullanarak Kremlin'i suçluyor. Özellikle, Soçi'de Vladimir Putin'in Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile istişareler yapmasına Ermenistan hükümeti gerçek anlamda acayip tepki vermiş.

Ermeni analist ve uzman çevresi rezil yorum yapıyor – sanki Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile görüşmenin bir sorun olduğunu söylemiş!

Gerçekleşmeyen İftira: Bakü-Moskova İlişkileri Gelişmektedir

Oysa, "Sirius" eğitim merkezinde sorulan soruya Rusya Cumhurbaşkanı Azerbaycan'ın devlet başkanı ile asıl jeopolitik sorunları müzakere edeceğini belirtti. Bu konular Vladimir Putin tarafından güncel olarak değerlendirildi ve bölgenin yanı sıra küresel ölçekte de önemli olduğu vurgulnadı. Ermenilerin "düşünen" başları ise o derecede saf ve yapay izah etmeye çalışıyorlar ki, onların ilkel analiz düzeyinde olduğu kanaati oluşuyor. En azından Rusya Devlet Başkanı'nı seviyesiz diplomat gibi sunma girişimi hiç bir çerçeveye sığmıyor!

Doğal olarak, burada gerçek durum oldukça farklıdır. V.Putin bölge için güncel meseleleri Ermenistan Cumhurbaşkanı ile değil de Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile tartışmı tercih etti. Yanılmadı. İlham Aliyev uzun yıllardır aktif ve yapıcı faaliyetleri ile bölgesel işbirliğine, küresel enerji güvenliğinin sağlanmasına büyük katkılar sağlıyor. Erivan'ın ise saldırganlığına hak kazandırmak için çeşitli uydurma işlerden başka bir adım attığını gören yok.

Bunlar Ermenistan'daki sosyo-politik ve ekonomik durum bakımından neyi gösteriyor? Yeni Ermeni hükümetinin tutarlı bir program-reformu uygulayamadığı açıktır. İnsanlar kitlesel olarak ülkeden kaçıyor. Yakın geçmişte Ermeni web siteleri, bölgenin ilçelerinden birinde demografik ve sosyal durum hakkında yazmışlardır. Makalede köylülerin kendi ülkelerini terk edip Rusya'ya gittikleri belirtiliyordu. Boşanmaların sayısı hızla artıyor. Bu rakam sadece bir köyde % 10'dur.

Ermeni erkekler ailelerini dağıtıp, Rusya'da yeniden evleniyorlar. Bunun nedeni, onların Ermenistan'da iş bulmalarının, haklarını korumalarının ve  yaşamalarının imkânsız olmasıdır. Ana sebeplerden biri ise onların Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ'daki işgalci Ermeni ordusunda asker olmak istememesi ile ilgilidir.

Ermeni hükümeti, seçmenlere verilen sözleri yerine getiremiyor. Özellikle, hükümetin etkin çalışması mümkün değil. Bunun temel nedeni olarak, bazı Ermeni uzmanlar, Erivan'ın Moskova'ya tamamen bağımlı olduğunu gösteriyorlar. Zira Rusya, Ermenistan'ın ekonomik ve enerji sistemlerini tamamen kontrol altında tutuyor. Bu süreç azalmıyor, aksine daha da gelişiyor.

Diyelim ki, Ermeni kitle iletişim araçlarında ABD-Ermeni ilişkilerinin düşük seviyede olduğunu açıklarken, Washington'un Erivan'ın en azından savunma politikasında bağımsız olmasını talep ettiği yazılıyor. Ancak görünüşe göre, okyanus ötesinde dahi bunun imkansız olduğunu anlayamıyorlar. Zira aslında bağımsız Ermenistan yok. Şimdi Rusya'nın suni olarak yarattığı ve Kremlin tarafından yönetilen küçük bir ülke var. Rusya'nın siyasi çevreleri defalarca "Ermenistan" olarak adlandırılan yerin Rusya`sız hiç olduğunu belirttiler. Washington bunu anlamazsa, onun hatasıdır. Böyle bir durumda, Erivan'dan bağımsız bir adım atılmasını istemek, rüzgara konuşmak demektir.

Bütün bu gerçekler, Ermenistan'ın henüz bağımsız bir devlet olamayacağını teyit ediyor. Ermenistan`la değil, onun sahibiyle konuşmalıyız. Ermeni basınından gelen gurultu ise, iç dinleyiciler içindir. Sıradan vatandaşları kandırıyor ve gerçeği onlardan gizliyorlar.

Ancak tarih, böyle bir durumun uzun sürmediğini göstermektedir. Bir yerde kırılma noktası var. Ermenistan, bir devlet olarak, yakın gelecekte ciddi bir krizle karşı karşıya kalacaktır. Günümüzde varolan sorunlar doğrudan devlet kaderini etkileyecektir. Bu talihsiz kaderden kurtulmanın tek yolu, Ermeni silahlı haydutların işgal altındaki Azerbaycan topraklarını terk etmeleridir.

Aynı zamanda, Ermeni siyasetçileri diyalog kültürüne sahiplenmelidir. Onların kaba, tuhaf ve radikal söylemleri, Ermenistan`ın kuyusunun daha derin bir şekilde kazılmasından başka bir şey değildir. Ermeni halkının kaflet uykusundan uyanmak istememesi çok garip. Bunu yaparken kendini bir felâket eşiğine getiriyor. Ama bir örnek var – "kendi düşen ağlamaz"!

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...