THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

"Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye" – Başarılı Üçlü İşbirliğinin 25 Yılı

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
16679
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 8 Haziran 2017 – Newtimes.az

20`nci yüzyılın sonlarında sosyalist bloğun çöküşünden sonra oluşan yeni dünya düzeni devletler arasındaki ilişkilerin tamamen yeni biçimlerinin ortaya çıkmasına yol açtı. Eğer geçen yüzyılda bazı durumlarda en yakın komşu devletler bile farklı kutupları temsil ettiği için hiçbir işbirliği yapamıyorlardıysa, yeni dünya düzeninde daha çok coğrafi komşuların karşılıklı yararlı ekonomik işbirliği öncelik gibi görünüyor. Bu açıdan dünyanın en hassas jeopolitik konuma sahip bölgelerinden olan Kafkasya özel ayırt ediliyor. Tarihsel acıdan Kafkasya'da bölgesel ve küresel güç merkezlerinin çıkarları temelinde sınır değişiklikleri, yerel devletler arasında ilişkiler belirlenmiştir. Zira, eski ve orta çağlarda bölgesel güç merkezlerinin konumu Kafkasya'da hakim iken, 19-20`nci yüzyılın başlarında bu bölgeden çok uzak olan küresel güçlerin – ABD, İngiltere, Almanya ve diğer ülkelerin de çıkarları önem arz etmiştir. Kafkasya'da Sovyet yönetimi oluşturulduktan sonra ise tamamen farklı yapılandırma oluşmuştu. Sovyetler'in bünyesine dahil edilen Güney Kafkasya devletleri farklı kutupları temsil ettikleri için en yakın komşuları olan Türkiye ve İran ile hemen hemen herhangi işbirliği imkanından mahrum edilmişlerdir. Sovyet dönemi Kafkasya ülkelerini coğrafi komşulukla bağlı tarihi geleneklerin tamamen kesilmesi ile nitelendirmek mümkündür. Kafkasya'da yeni işbirliği biçimleri Sovyetler Birliği'nin çöküşünün sonrasında oluşmaya başladı. Doğru tam kapsamlı ve çok yönlü işbirliğinden konuşmak henüz mümkün değildir. Bu ise öncelikle Ermenistan'ın neredeyse tüm komşularına karşı asılsız toprak iddialarının sonucudur. Bu yüzden de Güney Kafkasya'da 3 cumhuriyet bağımsızlık kazandıktan sonra bölge ülkeleri arasında oluşan üçlü işbirliği formatlarında Ermenistan adına rastlanmaz.

Belirtmeliyiz ki, üçüncü bin yılda Azerbaycan'ın dış politikasına yeni işbirliği biçimi eklenmiştir. Bağımsızlığın ilk yıllarından itibaren cumhuriyetimizin uluslararası ilişkiler sisteminde ikili ve çok taraflı formatta işbirliği öncelik olmuştur. Yeni aşamada ise Azerbaycan dış politikasına üçlü bölgesel işbirliği formatı eklemiştir. Azerbaycan bölgesel düzlemde birkaç üçlü formatın girişimcisi veya katılmıştır. Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye, Azerbaycan-İran-Türkiye, Azerbaycan-Türkiye-Türkmenistan ve Azerbaycan-Rusya-İran formatları bölgesel meselelerin müzakeresi, işbirliği ilişkilerinin daha da derinlemesine geliştirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli teşebbüslerdir. Bu yeni trend aynı zamanda Azerbaycan'ın saldırgan Ermenistan hariç tüm komşularıyla karşılıklı faydalı ilişkilere verdiği önemi gösteriyor.

Azerbaycan'ın girişimcisi olduğu üçlü işbirliği formatlarından ilki Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye üçlüsü. Bu üçlük Güney Kafkasya'dan başka Hazar-Karadeniz-Akdeniz havzalarını birleştiren stratejik alanı kapsamaktadır. Bu üçgenin şekillenmesinin temelinde tarihi ve kültürel ilişkiler, coğrafi komşuluk, tek tranzit koridorun parçası olmak, ortak ekonomik işbirliği için uygun koşullar ve siyasi irade duruyor. Her 3 ülke birbiri ile stratejik ortaktır. Öyle ki, Azerbaycan hem Türkiye, hem Gürcistan, hem de Türkiye ile Gürcistan kendi aralarında stratejik ortaklar.5 Mayıs 1997 tarihinde "Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında stratejik işbirliğinin derinleştirilmesi hakkında Beyanname", 18 Şubat 1997 yılında "Azerbaycan Cumhuriyeti ile Gürcistan arasında stratejik işbirliğinin daha da derinleştirilmesi hakkında Beyanname" imzalanmıştır.

2017 yılı Azerbaycan'ın hem Türkiye hem de Gürcistan ile diplomatik ilişkiler tarihinde olağanüstü yıldır. Zira, bu yıl Azerbaycan Cumhuriyeti'nin her iki ülke ile diplomatik ilişki kurmasının 25`inci yıldönümüdur. 1991 yılında bağımsızlık kazanmış Azerbaycan Cumhuriyeti ülkelerle diplomatik ilişkiler kurmaya 1992'den başlamıştır. İlginç tesadüf ki, aynı yıl içinde Azerbaycan'ın 69 devletle kurduğu diplomatik ilişkilerin birincisi kardeş Türkiye ile Ocak ayının 14`ünde, sonuncusu ise Kasım ayının 18`inde Gürcistan ile kurulmuştur.

Jeopolitik açıdan dünyanın en hassas bölgelerinden biri olan Kafkasya ayrı ayrı devletlerin belli formatta işbirliği farklı tepkilere neden olabilir. Kafkasya'nın tarihsel acıdan sadece bölgesel güç merkezlerinin değil, hem de küresel güç merkezlerinin ilgi odağında olması dikkate alındığında bu tepkilerin perde arkasının ne kadar karmaşık olması gözlenilendir. Buna göre de Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye üçlü işbirliği için öncelikle siyasi iradenin önemi vurgulanmalıdır. Bağımsız Azerbaycan'ın tarihinde Ulu Önder Haydar Aliyev tarafından temeli atılan ve Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev tarafından daha da geliştirilerek sürdürülen iyi komşuluk ve güvenilir bir ortak siyasi çizgisi defalarca zorlukları yenmiştir.

Azerbaycan ortakları ve komşuları ile ilişkilerde kendi güvenilirliğini daima göstermiştir. Gürcistan enerji krizi ile karşı karşıya kaldığında, Türkiye Azerbaycan'la ortak enerji koridoru oluştururken, ABD uluslararası anti-terör operasyonları sırasında, Rusya ve İran onlara karşı yaptırımlar uygulandığında her zaman Azerbaycan'ın itibarına tanık olmuşlardır.Azerbaycan kanıtlamıştır ki, bu üçlü işbirliği formatı başka bir devlete karşı oluşturulmadı. Azerbaycan dış politikasında esas çizgilerden biri de odur ki, cumhuriyetimiz hiçbir üçüncü devletin komşularımıza karşı hareket ve teşebbüsünü desteklemiyor. Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev 28 Mayıs Cumhuriyet Günü ile ilgili yapılan resmi kabulde bu tutumu bir kez daha seslendirdi: "Azerbaycan bizim çıkarlarımıza uyğun olmayan, şüphe doğuran hiçbir uluslararası eylemlere, maceralara katılmıyor. Her ne kadar çeşitli taraflar bizi düzenli olarak bu eylemlere çekmeye çalışıyorlardı. Bugün de böyle çabalar var. Ancak Azerbaycan bizin çıkarlarımıza uyğun olmayan hiçbir eyleme, teşebbüse katılmıyor ve katılmayacak."

Diplomatik ilişkilerin kurulduğu 25 yıl boyunca Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye üçlü işbirliğinin oluşması ekonomik çıkarlar üzerinden başlamıştır ve öncelikle her 3 ülkenin ulusal çıkarlarına hizmet ediyor. Öyle ki, Azerbaycan'ın hidrokarbon rezervlerinin kaynağı ve üreticisi, Gürcistan'ın coğrafi konumu ve transit olanakları, Türkiye'nin ise iç enerji talebi ve bölgesel kavşak olması üçlü işbirliğinin doğal temellerini oluşturmaktadır. Ortak enerji ve ulaştırma koridorlarının oluşturulması bu yaklaşımı hem de tarihi zarurete dönüştürmüştür. Artık kullanılmakta olan Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum boru hatları, ayrıca yapılmakta olan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu ve TANAP bu üçlü formatın temel dayanaklarıdır. Efsaneleri gerçeğe dönüştürmüş bu dev projeler bölgenin gelişmesine hizmet etmekle birlikte, tarihi İpek Yolu'nun yeniden berpasına önemli katkıdır. Azerbaycan kendi ortakları ile birlikte Avrupa'nın enerji güvenliğinin vazgeçilmez unsurlarından biridir.

Şu anda hem Azerbaycan, hem de Türkiye Gürcistan'da önemli yatırımcı ve bu ülkenin temel ticaret ortaklarından biridir. Azerbaycan şirketleri Gürcistan bütçesine en çok vergi ödeyen şirketler arasında bulunuyor. Tüm bunları dikkate alarak Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye üçlü işbirliğinde ekonomik faktörün ve ortak projelerin önemli bir faktör olduğunu belirtmeliyiz.

Her 3 ülkenin dış politikasında farklı yaklaşımlar olsa bile üçlü formatta ulusal çıkarlara dayalı işbirliği kurulabilmiştir. Bilindiği gibi Türkiye NATO üyesidir, Gürcistan Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması imzalamıştır, Azerbaycan ise hiç bir askeri-siyasi blokta yer almıyor ve tüm taraflarla karşılıklı yararlı eşit işbirliğini tercih ediyor. Bu farklı yaklaşımlara rağmen her 3 ülke çeşitli alanlarda işbirliği imkanlarını gittikçe daha da derinleştirebilirler.

Bağımsızlık yılları boyunca üçlü ilişkiler siyasi, ekonomik, enerji, ulaşım ve güvenlik-savunma alanlarını kapsayabilmiştir. Şimdiye kadar Devlet Başkanları, dışişleri, savunma ve ekonomi bakanları arasında ayrı ayrı görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca üçlü formatta "düşünce kuruluşları"nın toplantıları yeni fikirler, girişimler, akademik bakış için zemin hazırlıyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı yanında Stratejik Araştırmalar Merkezi, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi ve Gürcistan Rondeli Vakfı'nın birlikte düzenledikleri artık dördüncü görüşme yapılmıştır. 2017 yılı Haziran ayı başında Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye ortak askeri tatbikatı üçlü işbirliğinin zirvesi olarak kabul edilebilir.

Böylece, bağımsızlığın 25 yılı boyunca oluşmuş bu başarılı işbirliği üçgeni başka bir devlete karşı yönelmemiştir. Bu işbirliği çeşitli alanları kapsayan ve büyük enerji ve ulaştırma projelerinin ortak fikir babası olarak ortaya çıktı. Zaman geçtikçe 3 ülke arasında daha da entegre edilmiş ilişkiler ortaya çıkıyor. Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye işbirliği bölgede barışın ve istikrarın korunmasına ve refah düzeyinin artırılmasına hizmet etmektedir. Ermenistan ise bölgede barış ve güvenliğe en büyük tehdit ve engeldir. Şu anda Ermenistan'ın her 3 komşusuna karşı asılsız toprak iddiaları var. Azerbaycan topraklarını işgal etmiş, Türkiye ve Gürcistan'a karşı ise toprak iddiaları mevcuttur. Ermenistan hem de bölgede nükleer tehlikeye, çevresel felakete neden olabilir. Sovyet döneminden kalmış yıpranmış teknolojiye sahip Metsamor Nükleer Santrali her an bölgede büyük felakete neden olabilir. Ermenistan tarafından sınır nehirlerinin kirletilmesi tüm Kafkasya ve Hazar havzası için çevresel tehdittir. Ilginç manzara ortaya çıktı: bir tarafta bölgede tüm alanlarda sorun çıkaran Ermenistan, diğer tarafta ise bölgesel gelişmeye olumlu katkıda bulunan üçlü işbirliği örneği. Bu nedenle Kafkasya'da sürekli barış ve ilerleme için Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye üçlü formatı başarılı model olarak nitelendirilebilir.

Dr. Arastü Habibbeyli

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Dış Politika Meseleleri Şubesi Müdür Yardımcısı

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...