THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Brzezinski'nin Yeni Öngörüleri: Küresel ve Bölgesel Jeosiyasetin Kavşağında

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
17923
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 17 Nisan 2017 – Newtimes.az

Ünlü Amerikan stratejisti ve analisti, şu anda Washington Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nin Danışma Konseyi Eşbaşkanı olan Zbigniew Brzezinski son müsahibelerinin birinde bizim bölge için de önemli olan konular hakkında ilginç tezler belirtti. Küresel jeopolitik trendlerin analizi esasında o, eski Sovyet mekanında meydana gelen bütünleştirici kurumların kaderi ile ilgili somut fikirler ileri sürdü. Amerikan uzman düşünüyor ki, Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) geleceği yoktur. Yakın vadede bu örgüt dağılacak. Bunu kanıtlamak için Z. Brzezinski çeşitli argümanlar getiriyor. Aynı zamanda, o, eski Sovyet cumhuriyetlerinin bazılarının siyasi kursunu karakterize etmeye çalışır. Bu konuların üzerinde durmaya gerek görüyoruz.

Üç Büyük Devletin İşbirliği: kimin Kime Ihtiyacı Daha Fazladır?

Jimmy Carter'ın ulusal güvenlik danışmanı olmuş ünlü stratejist Zbigniew Brzezinski Rusya'nın elektronik "Gazeta.ru" yayınına röportaj verdi. Orada ifade edilen fikirler uzmanların büyük ilgisini çekmiştir. Ünlü uzman birçok hususlara değindi. Onların sırasında ABD-Çin-Rusya işbirliği, Avrasya Ekonomik Birliği'nin kaderi, Vladimir Putin yönetimine olan tehlikeler, Kuril Adaları meseleleri de var (bkz.: "Неплохо, если Путин будет думать о будущем". Збигнев Бжезинский: сомневаюсь, что ЕАЭС просуществует 10-20 лет / "Gazeta.ru", 30 mart 2017).

Genel olarak, Amerikalı analist küresel jeosiyasetin güncel sorunları bağlamında bölgesel meseleleri ilginç mantıkla izah ediyor. Hiss olunuyor ki, onun düşünülmüş argümanları yeterince ciddi faktörlere dayanıyor. Bu bakımdan okur için ilginç olabilecek bazı hususlar üzerinde durmak istiyorum.

Z.Brzezinski ABD için Çin'in Rusya'dan daha önemli olduğunu açık diyor. Yani Washington Pekin'i Moskova'ya karşı koymaya gerek görmüyor. Aksine, Amerika Çin'le işbirliğine öncelik veriyor ki, Rusya'nın buna katılmadan başka yolu yoktur. Fakat böyle bir durum ABD'nin yararına olurdu. Rusya'ya da avantajlı seçenektir. Demek ki, amerikan analist ABD, Rusya ve Çin arasında işbirliği modelinin etkili olduğu fikrinde kalıyor. Ancak temel şart odur ki, bu formatta rol Amerika'ya mahsus olmalıdır.

Burada Zbigniew Brzezinski'nin savunduğu diğer tez Rusya'nın Avrupa kimliğine nail olmasından ibarettir (bkz.: önceki kaynağa). Bu anlamda Kremlin`in Avrasya çapında lider olmak arzusunun gerçek duruma dayanmadığı fikri oluşuyor. Doğru, Rusya Çin'le işbirliğine ve hatta stratejik ortaklığa öncelik verebilir. Bu, normaldir. Fakat Avrasya'nın merkezi devleti, onun kültürünün esas ifadeçisi gibi değil, Avrupa kimliğini kavramış ülke gibi. Bu tür tutum Washington'ın Rusya'yı süpergüç kısmında değil, Avrupa'nın büyük ülkesi olarak görmek istediğini ifade ediyor.

Avrupa ise geleneksel olarak Amerika'nın kontrolünde olan mekandır. Bu bağlamda Rusya'yı Batı değerlerinin taşıyıcısı olarak sunmak niyeti, Kremlin'in dünya siyasetinde esas söz sahibi olmak planlarına uymuyor. Görünür, taraflar arasında temel ilkelerdeki çelişki tüm tonları ile kalmaktadır ki, bu da genel olarak dünyada jeopolitik gerginliğin devam etmesi anlamına gelir.

Aynı düzlemde Zbigniew Brzezinski'nin Ukrayna ve Kuril adaları ile ilgili belirttiği fikirler de ilginçtir. Onların her ikisi ile ilgili o aslında anti-Rusya konumu tutup. Ukrayna'da Moskova'nın temkinli ve ölçülü-biçili davranmasını doğru buluyor. Kuril adaları ile ilgili ise 1956 Beyannamesinde öngörülen 2 adanın Tokyo'ya verilmesi gerektiğini söylüyor.

Bunlar somut görüşlerdir. Rusya'nın Japonya'ya arazi vermek fikri yoktur. Devlet Başkanı V.Putin bunu defalarca söyledi. Ancak Z.Brzezinski Kremlin`in aşırı toprağa el koymasının dövletçiliye hiçbir faydası olmadığını belirtiyor. Dolayısıyla Kuril adaları konusunda Moskova'nın taviz vermesini onun kendisi için yararlı sayıyor (bkz.: önceki kaynağa).

Bütün bunların fonunda Z.Brzezinski`nin Avrasya Ekonomik Birliği ile ilgili verdiği tahmini tamamen mantıksal izlenim veriyor. Burada ana fikir şu ki, bu örgüt yapay oluşturulmuşdur, perspektifi yoktur ve 10-20 yıllık bir süre içerisinde onun dağılması bekleniyor (bkz.: önceki kaynağa). Amerikalı analist bu öngörüsünü kanıtlamak için birkaç argüman sunuyor.

AEB`in İflası: "Unutulmuş" Bir Argüman

Birincisi, genel olarak, eski SSCB mekanında yeni entegrasyon modelleri için uygun jeopolitik ortam yoktur. Şu anda küresel çapta oluşan jeopolitik manzara farklı işbirliği felsefesi gerektiriyor. Öyle ki, eski Sovyet mekanında bulunan devletlerin doğal jeopolitik çıkarlarında farklar meydana geldi. Ukrayna, Moldova, Gürcistan Moskova'nın entegrasyon modellerine olumlu yaklaşmıyorlar. Azerbaycan bağımsız konumda, kenar etkileri kabul etmiyor. Orta Asya devletlerinden Kazakistan ve Özbekistan'ın siyasi çizgisi tam entegrasyonu anlamına gelmez. Hatta Rusya bile son zamanlarda kendine özgü siyasi çizgi sergiliyor.

Bunlar esasında amerikan analist eski Sovyet mekanında bütünleştirici süreçlerin gerçek zemininin az olması sonucuna varıyor. Buradan da diğer argüman ileri gelir.

İkincisi, dünyada gözlemlenen küresel jeopolitik gelişmelerin sonucunda şu anda AEB`e üye olan ülkelerin siyasi liderlerinin bakışları dönüşüm yapabilir. Bu özellik eski Sovyet cumhuriyetlerini milli devletçiliğin gelişiminin daha uygun modellerini aramaya sevk edebilir. Örneğin, şu anda Ukrayna bu yönde dönüşüm sürecini yaşıyor. Beyaz Rusya`da belli değişiklikler vardır.Bu şu demektir ki, bu eğilim güçləenirse, AEB`e otomatik olarak gerek kalmaz.

Üçüncüsü, bütünleştirici yapıyı oluşturmak için Rusya'nın gerçek potansiyeli yeterli değildir. Onun kendisinin hızlı gelişme modeli geliştirmesine ihtiyaç vardır. Meselenin bu yönünü Z.Brzezinski V.Putin`in zenginleşmesi ile ilişkilendiriyor. Rusya Cumhurbaşkanı'nın çevresinde çok sayıda mali güçlerinin olması henüz ülkenin mali-ekonomik gücünden haber vermiyor. Bu nedenle Amerikalı analist düşünüyor ki, V.Putin kendi siyasi geleceği konusunda ciddi düşünmelidir (bkz.: önceki kaynağa).

Bu argümanların ne derecede esaslı olduğunu zaman gösterecek. Ancak Z.Brzezinski`nin vurğulamadığı bir gerçeği de hatırlatmak isteriz. Mesele şu ki, AEB gibi kurumların etkinliğini ona dahil olan Ermenistan gibi küçük devletin saldırgan politikalarının önünün alınmaması çok düşürüyor. Çünkü eğer Ermenistan komşu ülkenin topraklarının bir bölümünü halen işğalda tutuyorsa, diğer devletler hangi güvenlik teminatı ile AEB`e üye olabilir? Avrasya Ekonomik Birliği öncelikle Erivan'ın işgal politikalarına son vermesini sağlamalıdır. Aksi takdirde, organizasyonda çifte standartlar siyasetinin hüküm sürdüğü izlenimi oluşur. Genel olarak, komşu devletin topraklarını işgal etmiş bir ülkenin bütünleştirici nitelikte bir örgüte kabul edilmesi felsefesi net değildir.

Dolayısıyla AEB`e yeni üye kabulü her kes tarafından aynı şekilde karşılanamaz. Aynı şekilde Azerbaycan`ın saldırganla aynı kurumda olması istisnadır. Fakat, nedense, diğer Batı analistleri gibi, Z.Brzezinski de daima sorunun bu boyutunu "unutuyor". O da eski Sovyet mekanında entegrasyonu saldırganlığın ciddi etkilediğini itiraf etmiyor. Oysa bu, yeterince zararlı bir durumdur.

Demek ki, Z.Brzezinski AEB meselesinde sona kadar objektif ve adil değil. Bu örgütün 10, ya da 20 yıl var olup olmamasının bu nedenle teorik sorun olarak kaldığını söylemek mümkündür. Yani Rusya mevcut şartlarda kendi askeri ve siyasi etki potansiyeli hesabına AEB`in varlığını uzun süre sağlayabilir. Eğer Moskova saldırganlığın adil bir şekilde giderilmesi hattına öncelik verirse, AEB daha da genişleyebilir.

Burada Moldova veya Ukrayna'nın tutacağı tavır da net olmayacak. Çünkü onlar da Kremlin`in konumunun pozitife doğru değişmesine olumlu tepki verebilirler. Ukrayna Kırım, Moldova ise Transdneyester bölge sorunlarını çıkarlarına uygun çözebilseler, Z.Brzezinski`nin argümanları kendi gerçek içeriğini kaybetmiş olur.

Tüm durumlarda ünlü analistin fikirleri çok düşündürücüdür. Görünür, karşıda küresel jeopolitik manzaranın değişmesi aspektinde ilginç gelişmeler meydana çıkabilir. Yegane istek dünyanın daha adil hale getirilmesidir. Bunun gerçekleşmesi için atılabilecek adımlar üzerinde düşünmeye değer.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...