THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Bir Zafer ve Bir Yenilgi: Halep'ten Palmira`ya ve Musul`a Kadar

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
8274
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 29 Aralık 2016 – Newtimes.az

Suriye'de savaş gittikçe farklı içerik arz etmeye başlıyor, çünkü burada topraklar elden ele geçmekte devam ediyor. Hükümet güçleri herhangi bir yeri boşaltıyorsa, başka yönden ağır darbeler alıyor. Sanki senaryosu önceden yazılmış bir jeopolitik-askeri oyun yaşanıyor. Şimdilik taraflar tam avantaj elde edemiyor. Rusya'nın desteği ile Beşar Esad ordusu hayli bölgeyi tahliye etse de, onun nasıl korunacağı meselesi net değildir. Bunun fonunda Halep`in muhalefetin elinden alınmasının sevinci uzun sürmedi – "Ortadoğu'nun mirvarisi" sayılan Palmira`yı IŞİD yeniden istila etti. B.Esad`a bağlı güçler hızla şehri terk etmeli oldular. Ayrıca, IŞİD`e karşı Musul'da yapılan operasyon da başarılı görünmüyor. Bazı Uzmanlar düşünüyorlar ki, Suriye ordusunun bölümleri tahliye ettikleri topraklarda katliam yapıyorlar. Bu da sivil insanların IŞİD`in tarafına geçmesine neden oluyor. Böyle anlaşılıyor ki, gürültüyle başlayan askeri operasyonlar diğer nedenlerden etkinliğini kaybetmeye başladı.Peki çözüm nedir? Suriye'de kan dökülmesine kim engel olabilir?

Yavaş İlerleme, Hızlı Kaçış: Esad Ordusunun Bir Sendromu Hakkında

Halep`in Beşar Esad`a bağlı silahlı güçler tarafından istila edilmesinden sonra Suriye'de barışın elde edilebileceğine umutlar tamamen boşa çıkmıştır. Şam`ı destekleyen Moskova ve Tahran'ın sevinci o kadar da uzun sürmedi. Bu ülkelerin kitle iletişim araçlarında bir kaç gün süren fetih raporları şimdi baş verenlerin analizi ile ikame edildi. Mesele hiç de Rusya-İran-Şam askeri alyansının zayıf olmasında değil. Aksine, süreçler gösteriyor ki, bu, Suriye'de durumu değiştirebilecek potansiyele sahip alyanstır. Ancak gerçekte savaş sahnesine daha çok faktörler etki edebiliyor. Onun onayı gibi IŞİD`in Halep kaybedilen anda Palmira`yı hızla Esad taraftarlarından temizlemesi gösterilebilir.

Analistler bu hususu özel vurguluyorlar. Çünkü Rusya, İran ve Batı siyasi çevrelerinin raporlarında IŞİD`in çok kan kaybettiğinden, artık eskisi gibi savaşmak için güçlü olmadığından bahsediliyor. Öte yandan, Palmira`nın işte Halep`in çöküşü ile aynı zamanda yeniden terör örgütünün eline geçmesi belli sorular uyandırıyor. Üstelik Rusya uçakları ve İran'ın seçkin askerleri IŞİD`in önünü kesemiyor. Bu ne demektir?

Uzmanlar birkaç sebep gösteriyorlar (bkz.: örn., Николай Кожанов. Падение Пальмиры и Алеппо: как это изменит ситуацию в Сирии / "carnegie.ru", 15 Aralık 2016). Önce onu vurguluyorlar ki, Halep`in alınması öncelikle Rusya askeri yetkililerin hizmeti ile ilgilidir. Çünkü tecrübe gösteriyor ki, savaşta Rusya operasyonları düzenleyip hayata geçirmekte Suriye ile İran'dan hayli üstündür. Artık Suriye'de Rusya'nın sadece hava kuvvetleri değil, subayları, doktorları, istihbaratçıları ve özel kuvvetleri de mevcuttur. Ruslar işe bu tür karıştıktan sonra B.Esad ordusu ilerleyebilmiş.

Bununla birlikte, uzmanlar vurguluyorlar ki, bu başarı Moskova'nın kendisinden memnunluk duygusunu güçlendirmiş ve tedbiri elden vermiş. Öte yandan, Batı siyasi çevreleri ve medyası IŞİD hakkında yanlış bilgiler yaymışlar. Böylece, bu terör örgütünün gücünü hayli kaybettiği konusunda düzenli haber vermişler. Buna rağmen, somut hiçbir adım atılmamış. ABD esas olarak Kürt birliklerine yeni silahlar sağlamıştır. Son verilere göre, artık PKK/PYD`de amerikanların ağır silahları, "Stinger" hava savunma sistemi ve zırhlı otomobillere karşı kullanılan füzeleri vardır (bkz.: Özcan Yeniçeri. Suriye'de bilek güreşi ve Türkiye / "yenicaggazetesi.com.tr", 16 Aralık 2016).

Batı'nın bu adımları Rusya için aldatıcı manevralar mi olmuş? Burada özel amaşla mı hareket ettiler? Şimdi bazı uzmanlar bu sorulara olumlu cevap verme eğilimindeler (bkz.: örn., Önceki kaynağa). Bu bağlamda Almanya'nın Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier`in aşağıdaki fikri dikkati çekiyor. O Halep`in çöküşünden hemen sonra demiş: "Şam`daki rejim ve onu askeri araçlarla destekleyenler – Rusya ve İran Halep`in otomatik olarak Suriye sorununda dönüm noktası olması illüziyonuna kapılmışlar. Elbette, Halep`in çöküşü ciddi bir olaydır, buna şüphe yok. Ancak ben düşünüyorum ki, eğer bunu Şam'da iç savaşın sonu kabul ediyorlarsa, bu, yakında yanılsama olacaktır" (bkz.: Евгений Крутиков. Асаду дают понять, что война еще не окончена / "vz.ru", 13 Aralık 2016).

Diplomatların bu tür görüşlerine ABD'nin radikal gruplara yeni silahlar satması ile aynı mantıksal çerçevede bakarsak, anlaşılır ki, herhangi sistematik ve düşünülmüş faaliyetten, ciddi bir süreçten, iç savaştan bahediliyor. Bu anlamda Palmira`nın yeniden IŞİD`in kontrolüne geçmesi Şam'a somut sinyaldir. Tabii ki, Moskova ve Tahran da ondan gerekli sonuçlar çıkarmaya mecburdurlar. Uzmanlara göre, Rusya ve İran emin oldular ki, sırf askeri yolla terörün önünü alamayacaklar. Orada sarf ettiği güçle kazançları arasında ciddi uyumsuzluk vardır. Çünkü uzun süre savaşıp tahliye ettikleri toprakları IŞİD heyretedici hızla geri alabiliyor.

Halep-Palmira-Musul Hattı: Kimin Kabusu?

Palmira ile birlikte, Musul'da da durum arzu edilen değildir. Orada ilk günler hızla ilerleyen Irak ordusu ve onun müttefikleri artık yerlerinde sayıyorlar. Rakka da sözkonusu değildir.Oraya olacak saldırı planı Palmira sokaklarında takılıp kalmış. Şimdi düşünüyorlar ki, Rakka, yahut Musul, İdlib alınsa bile, onları elde tutabilecekler mi? Bu soruya somut cevap veren yok. Batı şimdi daha çok PYD`nin kontrolündeki güvenlik şeridinin yaratılmasından söz ediyor.

Fakat bu örgütün bu görevin üstesinden gelmesi mümkün değildir. Çünkü, birincisi, Türkiye PYD`yi terör örgütü olarak görüyor ve onu daima vuruyor. İkincisi, Türkiye'nin kendisinin güvenlik şeridi planı vardır. "Fırat kalkanı" operasyonunun temel amacı bunu temin etmektir. Demek ki, söz konusu aslında Suriye'de Türkiye-Batı çatışması olabilir. Zor ki, taraflar buna gitsinler.İkincisi, Şam yönetimi ve çeşitli muhalif gruplar Kürt yapılanmasının etkinleşmesini kabul etmezler. Onlar PYD de dahil Kürtlerin örgütlerinin bir yere kadar etkili olmasını istiyorlar.Dolayısıyla güvenlik şeridi meselesine karşı Beşar Esad ve bazı radikal gruplar da katılacaklar. Demek ki, aslında ABD'nin bu planı durumu iyileştirmeye, sorunu gidermeye yok, daha kaotik bir durum yaratmaya hizmet ediyor.

Meseleye bölgede ilgisi olan başka devletlerin faaliyetleri bağlamında bakıldığında da, bir karışıklık görünüyor. Öyle ki, Fransa, Suudi Arabistan, İsrail ve diğer ülkelerin Suriye konusunda kendi çıkarlarının olduğu sır değil. Fransa son zamanlarda hayli passifleşmiş, Suudi Arabistan'ın başı ise Yemen'deki çatışmalara karışmış. Türkiye kendisi özel askeri operasyon yapıyor, ancak kendi içerisindeki terör saldırılarından da zarar görmektedir. Buna rağmen, şimdilik Ankara yukarıda listelenen ülkelerden daha çok Suriye süreçlerine etki edebiliyor. Ankara'yı Rusya'nın da belli konularda desteklemesi ona ek bir avantaj sağlar.

Tüm bunlar uzmanlarıı şu sonuca getiriyor ki, Şam'ın toprakları boşaltma limiti tükenmek üzeredir. Belli şartlarda herhangi yerleşim birimi boşaltılsa bile, onun elde tutulması sorunu kalıcı olacak. O halde birkaç senaryo olabilir.

Bunlardan biri Rusya ve İran'ın Suriye'ye yeni askeri güçler göndermesi ile ilgilidir. Onu gerçekleştirmek ise hayli risklidir. Çünkü yaptırımlar altında kalan Rusya ve halen kendine gelemeyen İran için bu, ağır yüktür. Dolayısıyla bu senaryonun gerçekleşmesi ihtimali yüksek görünmüyor. Başka senaryo yeni bölgeleri boşaltma amacından vazgeçerek görüşmelere öncelik vermektir. Bu da oldukça karmaşık bir süreçtir. Çünkü büyük güçler kendi çıkarlarını savunacaklar ki, süreç de uzayacak. Oluşan boşluktan yararlanan muhalifler ve Şam yeni seviyede silahlı çatışmalara revac verebilirler. Bu da bölgeyi daha derin krize sürükleyebilir.

Son olarak üçüncü senaryoya göre, Rusya her şeyi olduğu gibi bırakarak, Suriye'yi terk edebilir. Bu ise Moskova'nın kanlı olaylar arasında kalması demek olurdu (bkz.: Николай Кожанов. Падение Пальмиры и Алеппо: как это изменит ситуацию в Сирии / "carnegie.ru", 15 Aralık 2016). Zor ki, Kremlin bu seçeneği kabul etsin.

Bunlar onu doğruluyor ki, Suriye'nin ikinci büyük şehrinin büyük dağıntılarla hükümet güçlerinin eline geçmesi aslında hiçbir şeyi çözmüyor. Sadece, çatışma yeni seviyede ve farklı güçler oranı ile başka içerik taşımaktadır. Görünür, bu süreç uzun süre devam edebilir. Büyük devletler arasında somut anlaşma oluncaya kadar Suriye'de kan dökülecektir. Böyle bir risk var ki, Donald Trump döneminde Ortadoğu daha büyük ve geniş entrikalar meydanına dönüşsün. Buradaki olaylara bölge devletleri ile birlikte, diğerleri de karışabilir. Halep, Palmira ve Musul olayları daha çok bu çizgide düşünmeye zorluyor. Suriye'de savaş tüm şiddetiyle  devam ediyor.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...