THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Türk Askeri Suriye'de: Teröre Ağır Darbeye Uluslararası Destek

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
25362
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 26 Ağustos 2016 – Newtimes.az

Suriye krizinin sürprizleri devam ediyor. Dünyanın ve bölgenin büyük devletleri bu ülkedeki olaylara aktif müdahale etmektedirler. Açıkçası, şimdi Suriye bir bataklığı hatırlatıyor. Birkaç yıldır, ABD başta olmak üzere Batılı devletler, Rusya, İran, Suudi Arabistan burada mücadele ediyor. Fakat halen somut sonuç yoktur, silahlı çatışmalar durmuyor ve terör diğer bölgeleri de tehdit etmektedir. Bu arada Türkiye özel kuvvetleri Suriye'nin kuzey bölümünde Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) güçlü destek vermeye başladı. Artık stratejik önemli Cerablus şehri terror örgütünden temizlendi. Ankara sürecin bütün olarak bölgenin IŞİD ve PYD`den tam temizleneceği zamana kadar süreceği hakkında bilgiler yayıyor. İlginçtir ki, büyük devletler Türkiye'nin bu adımına o kadar da itiraz etmemişlerdir. Hatta Amerika, Fransa ve Almanya kesin Ankara'nın yanında olduklarını beyan etmişlerdir. Bunlarla birlikte, uzmanlar Suriye'ye asker göndermenin ciddi riskli taraflarının da olduğunu vurguluyorlar. Süreçler nasıl sonuclanabilir?

"Fırat Kalkanı": Ankara Özel Operasyonlara Başladı

Özgür Suriye Ordusu artık Türkiye özel kuvvetlerinin yardımı ile ülke sınırından 20-30 kilometre mesafede olan Cerablus kentinde temizleme çalışmaları yapıyor, burada resmi kurumların faaliyetlerinin onarımı ile meşguldür. Askeri operasyona Türkiye "Fırat kalkanı" diyor. Bunun hem askeri, hem de jeopolitik anlamı vardır. Fırat'ın Batı kıyılarını savunmak ve burada Türkiye'nin çıkarlarını sağlamak söz konusudur.

Bu olay dünya medyasında da önemli bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar sorunun jeopolitik yönü üzerinde geniş duruyorlar. Böyle anlaşılıyor ki, büyük devletler Türkiye'nin Suriye'ye askeri güç göndermesine loyal yaklaşılmaktadır. Rusya basınının yaydığı bilgiye göre, Ankara ABD, Rusya ve İran'ı bu operasyonla ilgili zamanında bilgilendirmiş. Hatta askeri operasyonların zamanını da belirlemiş – 15 gün (bkz.: örn., Антон Подковенко. Турция заранее оповестила Россию, США и Иран о вторжении в Сирию / "Vesti.ru", 24 Ağustos 2016).

Rus yazarın görüşüne göre, "her durumda, Türkiye'nin bölgedeki politikasının değişmesi ortadadır. Ankara Moskova ve Washington'la yeni temas noktaları arayır. Belki Cerablus`daki operasyonun gelişimi sırasında Suriye krizinin düzenlenmesinde yeni güçler oranının nasıl olacağını söylemek mümkün olacaktır" (bkz.: önceki kaynağa).

Onu belirtelim ki, Batılı uzmanlar da yaklaşık aynı görüşteler. Demek ki, Türkiye adım atmadan önce içeriğini ve amacını gerekli görüldüğü çevrelere oldukça doğru anlatmamıştır. ABD, Rusya, Fransa, Almanya, İran gibi ülkelerden verilen beyanatlar, belirtilen fikirler bunu doğruluyor. Böylece, Türkiye'nin modern dönemin önde gelen askeri ve iletişim yöntemlerini kullanarak davrandığı sonucuna varmak mümkündür. Bu husus oldukça büyük önem arz etmektedir.

Gözlemciler dikkati ona yöneltiyorlar ki, Cerablus`a operasyon ABD'nin Başkan Yardımcısı Jo Biden'in Türkiye'ye gelişi günü oldu. Ülkenin Başbakanı Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmeden sonra Amerikan yetkilisi Ankara'ya geç geldiğine göre özür diledi. O, Washington'un Türkiye'ye en iyi dost olduğunu beyan etti.

Başbakan Binali Yıldırım birkaç telekanala verdiği röportajda bu sözlerin arkasında somut olguların durduğunu kaydetti (bkz.: Başbakan Yıldırım Habertürk, Show Tv, Bloomberg HT ortak yayınında konuştu / "Habertürk", 24 Ağustos 2016).

Ek olarak, Washington Kürt radikal gruplarının Fırat'ın doğusuna çekileceğine teminat verdi. Devlet Bakanı John Kerry bundan toplam bir gün sonra dedi ki, PYD-YPG güçleri söz verildiği konuma çekilmeye başladılar. Bunu o, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile telefon konuşmasında söyledi (bkz.: Kerry: PYD Fırat'ın doğusuna çekiliyor / "Habertürk", 25 Ağustos 2016). J. Kerry`nin söylediğinin gerçek olup olmadığı önümüzdeki günlerde belli olacak.

Büyük Savaşın Başlangıcı: Zafer Kazanma Şansı

Tüm durumlarda şöyle izlenim oluşuyor ki, Washington Türkiye meselesine son derece hassasiyetle yaklaşmaya başladı. Bu ülkenin Batı'nın güvenliği için ciddi rol oynadığı kabul edilmektedir. NATO'dan onun çıkarılması mümkün değildir. Aksine, o da hissediliyor ki, AB'nin büyük devletleri Ankara'ya desteği güçlendirmişler. Cerablus`a operasyonu Paris "memnuniyetle karşılıyoruz" diye değerlendirmiş, Berlin ise "bu, Türkiye'nin doğal hakkıdır" söylemiş. Rusya güçlü destek vermese de, ciddi itiraz da etmedi. Kremlin süreçlerin barışa götürmesini arzuladığını belirtmiş. Beşar Esad meselesine göre ise genel durumu endiçeverici olarak değerlendirmiş.

Bunlara ek olarak, Şam'ın tepkisi merakla bekleniyordu. B. Esad yönetimi Türkiye'nin bu hareketini eleştirdi, Suriye topraklarının işgali olarak nitelendirdi. Ancak uzmanlar soruyorlar ki, Suriye'de şimdi birkaç ülkenin özel kuvvetleri vardır. O zaman böyle çıkıyor ki, bu ülkede "işgal"le egemenliğin sınırı kaybolmuş. Sadece istikrar oluşumundan sonra kimin kim olduğu bilinir.

Meselenin diğer yönü Suriye'nin Kuzeyinin Kürt grupları tarafından aslında istila edilmesine bağlıdır. Bu yüzden ABD ve hatta Irak Kürt Özerk Bölgesinin liderleri Ankara'nın hareketlerine itiraz edemiyorlar. Onlar terörle mücadelede Türkiye'nin yanında olduklarını beyan etmişlerdir.

Tüm bunlar Ortadoğu'da jeopolitik manzaranın yeniden değişmekte olduğunu gösteriyor. Somut olarak, Türkiye kendi iradesini ortaya koyarak kendisinin güvenliğini sağlamak yönünde cesur bir adım atmaya hazır olduğunu göstermektedir. Fakat sorunun başka yönlerini de unutmamak gerekir. Mesele şu ki, Suriye, gerçekten bir bataklıktır. Buraya dahil olan nasıl çıkacağını iyi düşünmelidir. ABD halen Suriye'yi terk edemiyor. Fransa askerlerini buraya göndermenin ağır bedelini ödüyor. Genel olarak Avrupa ülkeleri Suriye krizinin yarattığı göç sorununun çözümünde aciz kalmışlardır. İran seçilmiş askerlerini bölgeye göndermiş, fakat ciddi kayıplar vermektedir. Hangi başarı kazandığı ise belli değil.

Bunlardan başka, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan ve başka ülkeler de Suriye'den salim kurtulamıyorlar. Bunların arka planda Türkiye'nin adımının hayli risk taşıdığı gözükmektedir. Ancak Türkiye'nin bu konuda durumu onların hepsinden farklıdır. Mesele şuradadır ki, Suriye'de faaliyet gösteren radikal gruplar hem de Türkiye'de terör eylemleri düzenliyor, sınırdan geçerek çeşitli yerlerde katliamlar yapıyorlar. Böylece sadece Suriye'ye değil, hem de Türkiye'ye karşı tehdit olduklarını belirtiyorlar.

Onların sırasında bulunan ve PKK'nın Suriye kolu denilen PYD ise apaçık Ankara'yı tehdit etmektedir. Türkiye'nin Savunma Bakanı Fikri Işık'ın söylediği gibi, bu grup "şımarık mahalle çocuğu" gibi davranıyordu (bkz.: Fikri Işık'tan Cerablus açıklaması: PYD ve DAEŞ akıllı olurlarsa çatışmadan çekilir giderler / "Habertürk", 25 Ağustos 2016).

Bunlara rağmen, Türkiye'nin Suriye topraklarına asker göndermesinin mümkün sonuçları hakkında kesin tahminler vermek zordur. Çünkü burada faaliyet gösteren yabancı güçler Ankara'yı da aleve atmaya çalışıyorlar. Bu amaçla çeşitli provokasyonlar yapılabilir. Türk askerinin buradan çıkmaması için belli çevreler planlar hazırlarlar. Genel olarak oluşmuş durumun karmaşıklığından yararlanarak Türkiye'yi gereksiz savaşa sürüklemeye çalışırlar.

Tabii ki, bu senaryolar istisna edilemez. Ancak yine de Türkiye bu adımı atmaya mecbur idi. Ankara için mesele stratejik-jeopolitik önem arz etmektedir. Muhtemelen, Türkiye karşısına koyduğu sorunları çözdükten sonra bölgeyi terk edecek. Ancak Türk askeri artık bir sonraki kahramanlık destanı yazdı. 8 saat süreyle Cerablusun tahliye edilmesine nail oldu ve PYD`yi uyardı. Büyük devletlerin de onu anlaması gösteriyor ki, Ankara'nın karşısına ciddi engel çıkmayabilir. Onun iki cephede – PKK ve IŞİD doğrultusunda savaşmaya hazır olduğuna uzmanlar emindirler. Aslında, Cerablus operasyonu bir daha gösterdi ki, Türkiye güçlü askeri sisteme sahiptir.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...